Orjinal boyutu icin tiklayin 720x477px and 119KB.









Biliyorum, uçsuz
bucaksız bir serabın mahkumuyum
Kör kuyuların sancısıyım,
ıssız sokakların efkarıyım, neden şimdi firaktayım

Ne hasretin
naadı sinemi yakar, ne vuslatın
şadı ruhumda umutlarım da şaha kalkar

Peki, o vakit
niye hülyalar zihnime akar, yalnızlık
bir yelkenli misali dalgaları anbean aralar

Kalbim ruhun
didarında anlamlaşan ulvi nazardır
Aklım ve izanım idrakimle bedelleşen
hicrandır, iradem hakikat için yalvarandır

Zafiyetler
neden yalandır, bu kadar sancı
niye sinemde cenge davet eden sancıy-ı azaptır

Hevesler neden
gün yüzüne hasret kalan tortulardır,
vicdanım ne zaman aşka aday olacaktır

Yangınlar var içimde,
haşyetiyle izmihlal nefesime
Korkular erişir kalbime, merak etmek hangi
vecdin saikiyle,fikretmek mi ilm-i fakirlikle

Camiler yapılıyor,
vakti saatinde ezanlar davet için
okunuyor peki, cemaattaki tefrika niye

Ne oldu
sadakatli gönüllere rızkın taksiminde
bin bir şüphe mi vardüşüncesi hangi sefilliğe

Adetler değişti,
töreler telakkilere kurban mı gitti
Devlet-i aliyede neler değişti, vatandaş olmak,
milli birliğimize ve dirliğimize hucum etti

Kuvvetin banisi
neden kalplerden feragat etti, hangi
nasipsiz ruhlar vicdanları tarumar etti

Artık sessizlik ve
sükûnet hanelere mi meyletti,
muhabbeti varlığa ihale eden nefsanilik yetti

Gözyaşları çare
sunmuyor artık, nerde yanıldık
Neden futursuz birşekilde sekülerliğe daldık,
şek ve şüphe içinde aymazlığı ne yaptık

Kahkaha atmak için
çareler mi aradık,tefekkür etmeyi
ilimsiz yaptık, o taklide yakınlaştık

Hani nefesin
müddetine inanmıştık, lebbeyk
demeyi ne sandık, akıl ve virfandan uzaklaştık



Mustafa CİLASUN