Üzerimde ne varsa

Bir çırpıda ve hınçın dilinde yırtmak istiyorum

Ne kadar riya ve takiye bulaşmışsa, taklit hala eminse çekiniyorum

Yalın ve sade , kalbi hassasiyet içinde, şekliyetten azadebir kul olmayı ne kadar diliyorum





Neden bu kadar zan

Nereye baksam, araştırmak için adım atsam

Dinlediğim, şahit olduğum, hayrete düştüğüm, insanları söylene yapsam

Hangi dinden beslendiklerini, ömürlerine mihenk seçtiklerinin samimiyetine endişe duymadan vasıl olsam





Hakkıyla bilinmeyenleri

Keyfiyet ve heva için hangi bahaneler öngördüklerini

Para kazanmak adına takla attıklarını nasıl ihsanla ahenk içinde göreceğim

Taltif edilen, rızkın onda dokuzu onda bulunduğu dile getirilen tacirliği nasıl huzurla ihya edeceğim





İnsan kimliği hala beşer kalmayı diliyor

Akıl ve izanı, vidan ve dimağdan başka bir yere ikame ediyor

Vakti hiç sual etmiyor, nefesin müddetini ne kadar eminbiliyor, asla dertlenmiyor

Fani olan ne varsa, rekabet etmek makamsa, sıfat uğruna varlık ve erdemin deminden vazgeçiyor





Ey Rabbim sen bilirsin

Sen varlığımın ve hassaten aklımın yegane sahibisin

Neden bu kadar anlaşılmazlık içinde seni anmayı, sana hakkıyla el açmayı beceremiyorum

Anlık kararlar içine zikrimi ve taatimi sıkıştırıyorum, sonra emel ve heva için edepsizce yol bakınıyorum





Sen ki kalbimin sahibisin

Akletmem için merak ve azim bahşetmiştin

Gözlerin nazar ettiği her unsurda sen varsın, ayetlerin ibret için karşımda

Ve fakat neden kalbim huzur ve sürurdan çok uzaklarda, sen hidayeti gönlüme ikram eyle, dualarımı boyun büktürme





Mustafa CİLASUN