Gücün ve kuvvetin asli sahibi yardır
Akıl ve azme teslim edilmiş olan bela adına imtihandır
Sır olan, esrarın içinde anlam bulan kuvvet kulluğunikmalinde ki vefay-ı sanattır
Nefes vakte tabi, kalp nazar gâh olmaya sevdalı, ruhhilkatine ne kadar yabancı merak aslonan zihni ferahlılıktır

Tagutu ve belamı bilmeyen azdır
Nefs adına şöhrete adanmış zavallılıktır, kahır içindekahreden nazardır
İlah olmaya heveslenen, kibir ve enaniyetten ödün vermeyen,gücü kendinde gören arsızdır
İnsanı ve toplumu hiçe sayan, şart koşan, tehdidi sıralayan,esir etmeyi reva gören kalbi karartılmış ahmaktır

İnsan ancak bilgi ve edebiyle irfan sahibidir
Ruhu ve kalbi letayıflar adına ceht eden, haktan kat avazgeçmeyen nasiptir
İnsan aklı kadar, akıl bilgi kadar düşünebilir, tasavvuretmek, edebilmek ziyadeyi gerektirir
Bu bakımdan ruh ölüme yabancı olduğu kadar, kalpte cehaleteyabancıdır, akıl azmin ve emeğin hasredilmesinden hâsıl olan hakkı galiptir

İnsan neden meydana geldiğini önemsemeli
Şek ve zan içinde varlığına temayül edip, nefsi emareyle nazaretmemeli
Mazlum sahipsiz değildir, söz güce nispet edilen riyadadeğildir, kalem ve kelam hak adına ve insan varlığına hizmet için vaat edilmiş furkandır,bilinmeli
Gözün kaşa ihtiyaçlı olduğu kadar, ruhunda ihsan ve irfankapısında ki takvaya ihtiyacı olduğu muhakkaktır, yoksa kalbe ne demeli

Mustafa CİLASUN