Nice gönlün umutları tohumken
Nefesin müddetinde tevdi edilenle bizzat sorumluyken
Hak ve hakikat adına gerekçeli ve vadeli mühletken aldırmazlık niye
Şayet utanmak edepse, ar aşkın ikliminde umutları yıkayan sadelikse ölüm bize

Vakıadır sabırla direniş letafeti
Kul ruhi serencamında bunun suhuletiyle aşkı dilemeli
Bir hedefin mükellefiyeti yıldırmamalı ve asla hali solgunlaştırmamalı
Bahtın toprağına ekilen niyetler muhabbetle aşkın umudu olmalı vuslatı anlamalı

Şayet o ezalar bir lanet içinse
Derdi halk eden bilinmedikçe ve hatta akıl ötelendikçe
Kalp insanın sıratı müstakimi bulmasına kifayet etmez bile, ecir nafile
Hesap akıl içindedir, vuslat idrakin güzelliğinde erktir, lakin edep ihsanla güzeldir

Beklemek ve aşkı nefeslenmek
Vaktin insicamında gerekçedir, kudret sahibiyle ahenktir
Her muvazenesiz nefes şirrettir zira hesabi olmak azamet içinde şevktir
Nitelik niye zevkle örtüşendir, kültür bir örfü ananedir ve etiktir insan için haslettir

La derken neyi reddediyorsun
İlla’yı nefeslenirken kalbin sahibini aşkla tasdik ediyorsun
Ve illaki gülü anıyorsun ve ötelerin serinliğinde umutlarla buluşuyorsun
Dirilmek için ruhun tevdi edildiğini biliyorsun, bizzat nefsinle bedelleşip gidiyorsun

Peki, neyi bekliyorsun vakitte
Edebin rengârenk güzelliğinde ve resmedilen urba bedende
Ölüm vuslat için neyin tınısında anlamlaşan hakikatse sen imtina etme
Yaşa ki hayatı hakkıyla anla, mavera hedefinden asla sapma, korkuyu da hiç anma

Nice aşklar zevkin idrakindedir
Bu anlamda kalbi soluklar sessizliğin meşkinde bir umuttur
Sevdalanmak yanmanın ilk tadımı ve hasret muhabbetin yegâne tanımıdır
Hani “haydan geldi, huya gitti” tabiri vardır ve fakat ne kadar anlaşıldığı muğlâktır

Oysa o idrak adına bir şahittir
Geldiğin yer belliyse, göçeceğin erdemde illaki bir keyfiyettir
Neden göçmeler bir hicranı demdir ve hüzünle iç içedir muhabbet nerdedir
Ve teslimiyet bu zaman lâfzîdir, ruh zaten kendi âleminde bir hazinedir, öyle bilinir

Beklemek hırstan arî sabırdır
Kalbin sesiyle nefeslenmek, hikmetin baharında illa umuttur
Nedamet aklı durdurur, asabiyet arızilik olur işte bu vakit aşk nefsi tanımlanır
Ölüm o zaman gerçek anlamından soyutlanır ve bir kahır olarak ruha azabı hatırlatır

Peki, öyleyse kim kimi kandırır
Hani hesabi olmak ve aklı vicdanın sultasında aklamak sanattı
Marifet niye vardı, vasıf insan için kul olabilmekte ancak hakiki aşkla bir farktı
Ve vuslatı bu anlamda anmak, mukadderat için sadakati kuşanmak fazilete sığınaktı



Mustafa CİLASUN