Teşekkür edenler Teşekkür edenler:  0
Beğenenler Beğenenler:  0
Beğenmeyenler Beğenmeyenler:  0
1 den 1´e kadar. Toplam 1 Sayfa bulundu

Konu: Yaygin Dini Yanlislar

  1. #1
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 13.06.16
    Mesajlar: 15
    Teşekkür ve Beğeni

    Yaygin Dini Yanlislar

    YAYGIN DİNİ YANLIŞLAR


    *melekler dişidir/ cinsiyetleri vardır.


    Necm Sûresi:27:Şüphesiz o kimseler ki, âhirete iman etmemektedirler, elbette onlar (“Melekler Allâh’ın kızlarıdır!” diyerek) dişi adı takmak suretiyle melekleri (birtakım bâtıl adlarla) isimlendirmektedirler.
    Zuhruf Sûresi:19:O (şirk koşa)nlar o melekleri birtakım dişiler saydılar ki, aslında onlar Rahmân’ın kullarıdırlar. Yoksa yaratılışlarına mı şâhit oldular (da, Allâh’ın onları dişi olarak yarattığını görerek bu kanaate vardılar)? (Onların: “Biz babalarımızdan böyle işittik, onların yalan söylememiş olduklarına da şâhitlik ederiz!” diyerek melekler hakkında yaptıkları) bu şâhitlikleri (amel defterlerine) muhakkak yazılmaktadır ve onlar (kıyâmet günü bundan dolayı) mes’ul tutulacaklardır.

    Sâffât Sûresi:149: (Habîbim!) Şimdi o (meleklerin Allâh’ın kızları olduğunu savuna)nlara sor ki; kızlar Rabbine aitmiş de, oğullar onlara mı mahsusmuş?
    150:Yoksa Biz melekleri, onlar şâhitlerken mi dişiler olarak yaratmışız?

    *Şeytan meleklerdendir.


    Kehf Sûresi: 50: Hani Biz meleklere: “(Kendisini selamlamak ve Bana yapacağınız secdeye kıble olmak üzere) Âdem’e secde edin!” buyurmuştuk da, onlar hemen secde etmişlerdi, ancak İblîs müstesnâ! (Çünkü) o, cinlerden idi, bu sebeple Rabbinin emrinden çıktı. Şimdi siz Beni bırakıp da, onu ve zürriyetini mi dostlar edinmektesiniz? Oysa onlar sizin için büyük düşmanlardır! O (kimi dost edineceğini bilmeyip, düşmanını dost edinen) zâlimler için bu (şekilde Allah’a itaat yerine şeytana itaati tercih) ne kötü bir değiştirme olmuştur.
    [Emir meleklere ve melekler içinde bulunan iblise de şamil olmuştur. Kendisi melek olduğu için değil.]


    *Tuvaleti yaptıktan hemen sonra abdest alınabilir.



    İdrar sızıntısının kesildiğine kalp kanaat getirinceye kadar yapılması gereken istibra farzdır.
    Zira idrarın çıkışı ile abdest bozulur. Bu yüzden kişi abdestsiz namaz kılmış olur. [Buraya bakılabilir M. Zihni Efendi, Nimet-i İslam, s. 43]
    [Kişi tuvaletini yaptıktan sonra -ki bu aslen erkekler içindir- tenasül uzvunda idrar kalır. Bu da yürüme, öksürme vb. şeyler ile giderilir. İstibralık vb. şeyler kullanılarak bu idrarın iç çamaşırına değip pisliğe ve kötü kokuya sebep olması engellenebilir. ]


    *Namazda okunacak sureler, latinize haliyle okunabilir.

    435- Namaz içinde meydana gelen bir okuyuş yanlışlığı ile namaz bozulur mu, bozulmaz mı hususu pek mühimdir. Buna dikkat gerekir. Kur'ân okurken bir hata yapılmasına veya okuyucunun sürçmesine Zelletü'l-Karî (Okuyucunun Sürçmesi) denir. Bu hususta başlıca esaslar şunlardır:
    436- Kur'ân-ı Kerîm'in bir kelimesi kasden değiştirilir de, bununla mana değişmiş olursa, namaz ittifakla bozulur. ( Zelletü'l-Kari'ye (Okuyucunun Yanılmasına) Ait Esaslar[Büyük İslam İlmihali-Ömer Nasuhi Bilmen])
    Mesela; Latin harfleriyle -ilk harfi ancak “Z” olarak yazılan “zelle” kelimesi Arapçada şu farklı anlamlara gelebilir:
    a. Türkçedeki yazılışta olduğu gibi “z” ile “zelle” kelimesi, bir yerden kaymak manasına gelir.
    b. Arapçadaki noktalı “zı” ile “zalle” kelimesi, olmak, bir durumdan başka bir duruma geçmek anlamına gelir.
    c. Zel harfiyle “zelle” kelimesi, zelil olmak, rezil-perişan olmak anlamına gelir. Türkçe’de “Zı-zel” harfleri yoktur. Aynı kökten olan “zıl” kelimesi gölge demektir.
    Söz gelimi; Nahl suresinin 58. ayetinde geçen ve “yüzü siyahlaştı / siyaha döndü” manasına gelen “zalle vechuhu müsvedden” cümlesindeki “z” harfini kalın “zı” olarak okumazsanız, “yüzü kayar” veya “alçalır” manasında olur.
    d. Arapçada ilk harfi noktalı “hı”, son harfi iki noktalı “kaf” olan “Halık / Hellak” kelimesi, yaratan anlamındadır. Ancak Türkçedeki harflerle yazılması durumunda bu kelime “berber ve helak olan kimse” manasına da gelir.
    e. Necm suresinin ikinci ayetinde geçen “ma delle sahibukum” cümlesi “arkadaşınız (Hz. Muhammed s.a.s) dalalete düşmedi / yolunu şaşırmadı” manasına gelir. Latin harfleriyle okunmasında ise “Arkadaşınız, size rehberlik edemedi” manasına gelebilir!.. Misalleri çoğaltmak mümkündür.
    Kur’an’ı Arapça harflerinden okumak, mecburidir. Hiç olmazsa namazda okunan Fatiha ve kısa sureler güzelce ezberlenmelidir.


    *şaka kastıyla yalan söylenebilir.


    : 8462 - حدثنا يونس، ثنا ليث، عن محمَّد عن سعيد بن أبي سعيد عن أبي هريرة عن رسول الله - صلى الله عليه وسلم - أنه قال: "إني لا أقول إلا حقاً" قال بعض أصحابه: فإنك تداعبنا يا رسول الله. فقال: "إني لا أقول إلا حقًا".
    (Ebu Hureyre’den rivayet edildiğine göre Peygamberimiz:”Yalnızca doğru olanı söylerim” buyurmuştur. Ashabından bazıları ona:”Ya Rasulallah. Sen bizle şakalaşıyorsun.” Demişlerdir. O da:”Ben sadece doğru olanı söylerim.” Buyurmuşlardır.) Müsned-i Ahmed


    4990 - حَدَّثَنَا مُسَدَّدُ بْنُ مُسَرْهَدٍ، حَدَّثَنَا يَحْيَى، عَنْ بَهْزِ بْنِ حَكِيمٍ [ص:298]، قَالَ: حَدَّثَنِي أَبِي، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ: سَمِعْتُ
    رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَقُولُ: «وَيْلٌ لِلَّذِي يُحَدِّثُ فَيَكْذِبُ لِيُضْحِكَ بِهِ الْقَوْمَ، وَيْلٌ لَهُ وَيْلٌ لَهُ»
    Behz İbnu Hakim anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:"Yazıklar olsun o kimseye ki, insanları güldürmek için konuşur ve yalan söyler! Yazık ona, yazık ona!" [Ebu Davud, Edeb 88, (4990); Tirmizî, Zühd 10, (2316).]

    *İnanç(itikat/akide/akaid) gibi hususlarda cehalet, şaka ve öfke mazeret sebebidir.


    158 - (1067) حَدَّثَنَا شَيْبَانُ بْنُ فَرُّوخَ، حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ بْنُ الْمُغِيرَةِ، حَدَّثَنَا حُمَيْدُ بْنُ هِلَالٍ، عَنْ عَبْدِ اللهِ بْنِ الصَّامِتِ، عَنْ أَبِي ذَرٍّ، قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «إِنَّ بَعْدِي مِنْ أُمَّتِي - أَوْ سَيَكُونُ بَعْدِي مِنْ أُمَّتِي - قَوْمٌ يَقْرَءُونَ الْقُرْآنَ، لَا يُجَاوِزُ حَلَاقِيمَهُمْ، يَخْرُجُونَ مِنَ الدِّينِ كَمَا يَخْرُجُ السَّهْمُ مِنَ الرَّمِيَّةِ، ثُمَّ لَا يَعُودُونَ فِيهِ، هُمْ شَرُّ الْخَلْقِ وَالْخَلِيقَةِ»
    Ebu Zerr’den rivayet edildiğine göre peygamberimiz şöyle buyurmuşlardır: ”Benden sonra ümmetimden bir topluluk gelir ki Kur’an okurlar, ancak boğazlarını geçmez. Okun yaydan çıktığı gibi dinden çıkarlar da sonra dine geri dönmezler. Onlar mahlukatın en şerlileridir.” (Müslim)
    [Bu hadis kişinin başka bir dine girme veya dinden çıkma niyeti olmasa da dinden çıkabileceğine delil olarak getirilmiştir. Bunu bilmesine veya dinden çıkmayı ikrar etmesine hacet yoktur.]

    Tevbe:65: (Habibim!) Andolsun ki; gerçekten sen(in aleyhine niye konuştuklarını) onlara soracak olsan, elbette: “Biz ancak (lafa) dalmıştık, (eğlenip) oynuyorduk (, yoksa senin hakkında kötü bir niyetimiz yok)!” derler.(Habîbim! Sen) de ki: “Yoksa siz, Allâh ile, O’nun âyetleriyle ve Rasûlüyle mi alay etmekte bulunmuştunuz?”
    Rivayete göre; münafık bir topluluk Tebûk gazasında Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)`in yanından geçerken: “Şu adamı görmüyor rmusunuz, Şam’ın köşklerini ve kalelerini fethetme peşin de, heyhat!” dediler. Allâh-u Te`âlâ bunu Habîbine bildirince kafileyi durdurup onları çağırttı ve: “Siz böyle böyle dediniz!” buyurdu. Onlar ise: “Hayır! Vallâhi biz ne seninle ne de ashâbınla alâkalı bir mevzuda değildik! Lâkin yolu kısaltalım diye birbirimizle şakalaşıyorduk!” dediklerinde bu âyet-i celîle nâzil oldu.
    66: (Artık, boşuna) özür dile (mekle kendinizi meşgul et)meyin! Gerçekten de siz imanı (açıklama)nızın ardından kâfir(liğinizi meydana çıkarmış) oldunuz. İçinizden bir cemaati(n samimiyetle tevbe edeceğini bilerek, kendilerini) affedecek olsak bile, diğer bir tâifeye azap edeceğiz. Çünkü gerçekten onlar(münafıklıkta ısrarcı) mücrim kimseler olmuşlardır.
    عن أبي هريِرة، قال: قال رسول الله - صلى الله عليه وسلم -: "إن الرجل ليتكلم بالكلمة لا يرى بها بأسَا، يهوي بها سبعين خِريفًا في النار".

    Kişi bir söz söyler de bu sözünde bir beis görmez.(Lakin) Bu sözü sebebiyle cehennemde 70 yıl yuvarlanır.
    [70 yıl ile varılan yer cehennemin dibi olup yalnızca kafirlere hastır. Bu da kişinin kendi sözünde hiçbir sıkıntı görmese de, islama muhalefet gibi bir fikri olmasa da kafir olabileceğine delil olarak getirilmiştir ]
    6635 - حدثنا حسن حدثنا ابن لَهِيعة حدثنا دَرَّاج عن عبد الرحمن بن جُبير عن عبد الله بن عمروِ: أنه سأل رسول الله -صلي الله عليه وسلم -: ماذا يباعدني من غضب الله عز وجل؟، قال: "لا تغْضَب".
    Abdullah bin Amr’dan rivayet edildiğine göre kendisi Allah Rasulü’ne şöyle sormuştur: Ne, beni Allah’ın(azze ve celle) gazabından uzak tutar? O da şöyle buyurmuştur:”Öfkelenme!”( Müsned-i Ahmed)

    *Mevlid olmazsa olmazdır, Kur’an yerine bile okunur.



    Hususi manası:Süleyman Çelebi’nin (ö. 825/1422) asıl adı Vesîletü’n-necât olan meşhur eseri.( TDV İslâm Ansiklopedisi)
    Umumi manası: İslâm edebiyatı ve sanatında Hz. Peygamber’in doğum yıl dönümünde yapılan törenlere verilen isim; bu törenlerde okunmak üzere yazılmış eserlerin ortak adı. ( TDV İslâm Ansiklopedisi)
    [Bunu dinin bir parçası olarak görmek, olmazsa olmaz yapmak, Kur’an’dan daha ehemmiyetli bir mevkie getirmek elbette yanlıştır ve bid’attır.]


    *Kur’an’da geçen cilbab 2 parça da olabilir.



    Devamı ve Word hali: Скачайте папку
    или обновите браузер
    Konu Kamil1 tarafından (01-09-2018 Saat 16:32 ) değiştirilmiştir.

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Bu Konu için Etiketler

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu açma yetkiniz yok
  • Cevap yazma yetkiniz yok.
  • Eklenti yükleme yetkiniz yok.
  • Mesajınızı değiştirme yetkiniz yok.
  •