Tevhid ve ALLAH'ın Hakimiyeti

Tevhid, bütün beşeriyetin, sahte ilah ve rablere başkaldırarak esaret zincirinden kurtulması ve ALLAH'tan başkasına kul olmaması demektir.

Bu yüzden, tevhid kavramı aynı zamanda, kullara kul olmanın pençesinden kurtularak yalnız ALLAH'a kul olmaya yönelmek ve bunun tabii neticesi olarak da ALLAH'ın hakimiyetini kabul etmek; ALLAH'ın egemenliğinin dışında her gücü, sultayı, otoriteyi, sistemi, fikri, ideolojiyi, dünya görüşünü, kısacası hangi kılıf, örtü ve görüntü altında olursa olsun hakimiyet / egemenlik iddiasında bulunan her şeyi reddetmek anlamlarını da içerir.
"Rabb'in, yalnız kendisine kulluk etmenizi�emretti."
(İsra 23)

"Hüküm, hakimiyet yalnız ALLAH'ındır. O, yalnız kendisine tapmanızı emretmiştir. İşte dosdoğru din budur."
(Yusuf 40)

Bu ayetler şu gerçeği açıkça ortaya koyuyor:
ALLAH'a inanmanın, tevhid dinine dahil olmanın ve muvahhid sayılabilmenin şartı, kişinin ALLAH'ın hakimiyetini kabul ederek, O'nun isteğini, kendi dilediğine veya başkalarının isteklerine tercih etmek ve tüm diğer arzuları O'nun yolunda feda etmektir.

Müslüman olmak, kısaca ALLAH'ı kural koyucu sıfatlarıyla tek, emir verici olarak tek, yasak koyucu olarak tek ve insan hayatına hükmedici olarak tek olarak kavramak, inanmak ve bu doğrultuda yaşayıp tavır koymaktır.


Ahmed KALKAN
Müslümanın Akaidi