Selamün Aleyküm

9
ŞUBAT
2011




Hicrî Kamerî : 6 REBÎ'UL-EVVEL 1432






Hicrî Şemsî : 1389



Rûmî : 27 Kânûn-i Sânî 1426
Kasım : 94












Çarşamba


Minârelerde kandil yakılmaya başlandı (1588) - Dünya Sigarayı Bırakma Günü











Gündüzün uzaması 2 dak. - Ezânî sâat 1 dakika geri alınır.]







Evlâdın babası üzerinde üç hakkı vardır: 1-Ona güzel bir isim koyması, 2-Kur’ân-ı kerîm öğretmesi, 3-Vakti gelince evlendirmesi. Hadîs-i şerîf





Bir kimse fakirin borcunu ödeyeceği zamanı uzatırsa, her gün için o kadar sadaka sevabı kazanır. Hadîs-i şerîf




AYET



Âl-i İmrân Sûresi

Medine döneminde inmiştir. 200 âyettir. Sûre, adını 33. âyette geçen “Âl-i İmrân” tamlamasından almıştır. İmrân, Hz.Mûsâ ile Hz.Hârûn’un babasıdır. Âl-i İmrân, İmrân ailesi demektir.









  1. لَن يَضُرُّوكُمْ إِلاَّ أَذًى وَإِن يُقَاتِلُوكُمْ يُوَلُّوكُمُ الأَدُبَارَ ثُمَّ لاَ يُنصَرُونَ

  1. ضُرِبَتْ عَلَيْهِمُ الذِّلَّةُ أَيْنَ مَا ثُقِفُواْ إِلاَّ بِحَبْلٍ مِّنْ اللّهِ وَحَبْلٍ مِّنَ النَّاسِ وَبَآؤُوا بِغَضَبٍ مِّنَ اللّهِ وَضُرِبَتْ عَلَيْهِمُ الْمَسْكَنَةُ ذَلِكَ بِأَنَّهُمْ كَانُواْ يَكْفُرُونَ بِآيَاتِ اللّهِ وَيَقْتُلُونَ الأَنبِيَاء بِغَيْرِ حَقٍّ ذَلِكَ بِمَا عَصَوا وَّكَانُواْ يَعْتَدُونَ
  2. لَيْسُواْ سَوَاء مِّنْ أَهْلِ الْكِتَابِ أُمَّةٌ قَآئِمَةٌ يَتْلُونَ آيَاتِ اللّهِ آنَاء اللَّيْلِ وَهُمْ يَسْجُدُونَ
  3. يُؤْمِنُونَ بِاللّهِ وَالْيَوْمِ الآخِرِ وَيَأْمُرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَيَنْهَوْنَ عَنِ الْمُنكَرِ وَيُسَارِعُونَ فِي الْخَيْرَاتِ وَأُوْلَـئِكَ مِنَ الصَّالِحِينَ

وَمَا يَفْعَلُواْ مِنْ خَيْرٍ فَلَن يُكْفَرُوْهُ وَاللّهُ عَلِيمٌ بِالْمُتَّقِينَ

111- Onlar size eziyetten başka bir zarar veremezler. Eğer sizinle savaşmaya kalkışsalar, size arkalarını dönüp kaçarlar. Sonra kendilerine yardım da edilmez.
112- Onlar nerede bulunurlarsa bulunsunlar, üzerlerine alçaklık damgası vurulmuştur. Meğer ki Allah'ın ipine ve insanlar (müminler)ın ahdine sığınmış olsunlar. Onlar Allah'ın hışmına uğradılar ve üzerlerine de miskinlik damgası vuruldu. Bunun sebebi, onların Allah'ın âyetlerini inkâr etmiş olmaları ve haksız yere peygamberleri öldürmeleridir. Ayrıca isyan etmiş ve haddi de aşmışlardı.
113- Hepsi bir değildirler. Kitap ehli içinde doğruluk üzere bulunan bir ümmet (topluluk) vardır ki, gecenin saatlerinde onlar secdeye kapanarak Allah'ın âyetlerini okurlar.
114- Allah'a ve ahiret gününe inanırlar, iyiliği emrederler, kötülükten vazgeçirmeye çalışırlar, hayır işlerinde de birbirleriyle yarışırlar. İşte onlar iyi insanlardandır.
115- Onlar ne hayır işlerlerse karşılıksız bırakılmayacaklardır. Allah kendisinden gereği gibi sakınanları bilir.



Günün Hadisi










Hz.Peygamber (s.a.v.) : '' İkindi namazını kaçıran kimse, sanki ailesi ve malı gasbedilip kaybedilen kimse gibidir.'' buyurmuştur.












Günün Sözü





Nefsini suçlayan kusurunu görür. Kusurunu itiraf eden, bağışlanma diler. Bağışlanma dileyen Allah'a sığınır. Allah'a sığınan şeytanın şerrinden kurtulur. Kusurunu görmemek, o kusurdan daha büyük bir kusurdur. Ve kusurunu görse, o kusur kusurluktan çıkar. İtiraf etse affa müstehak olur.



Bediüzzaman









Günün Duası


Binite, Ata veya Arabaya Binerken Okunacak Duâ




"Bir binite bindiğinde:





"Hiç de lâyık olmadığımız halde bize bunu müsahhar kılan Allah'ı tesbîh ederim." (19) diyen kimse, bu bineğinden inmeden ölürse şehîd olarak ölmüş olur."


Ayrıca binite binerken:





denilmelidir. (20)





(19) Zuhruf Sûresi, 13.



(20) Hûd Sûresi, 41 Meâli: "O nun yürümesi ve durması Allah'ın adıyladır. Rabbim bağışlar ve merhamet eder."











NASİHAT



Üç seyi unutma :


1- Dünyanin geçiciligini


2- Ölümü


3- Basa gelecek afeti


Tenbihül Gafilûn/22


Ölümü düsünene Üç sey verilir:


1- Bir an önce Tevbe etmek


2- Az rizikla yetinmek


3- $evkle ibadet etmek









GÜNÜN KISASI



DUA İÇİN RİCA







Bir şahıs, heyecan ve ıstırapla, İmam Sadık (a.s)ın huzuruna gelerek:


- Ne olursunuz efendim, Allah'a bana daha fazla rızık vermesi için dua da bulunun, çünkü çok yoksulum, dedi.



İmam:


-Hayır, asla dua edemem buyurdu.


-Niçin edemezsiniz efendim?


-Zira Allah bu iş için bir yol tayin etmiştir; rızk peşinden koşun ve onu elde edin diye de emir buyurmuştur. Halbuki sen evinde oturup, dua etmek suretiyle, rızkın senin peşinden gelmesini istiyorsun.








DEĞİŞEN TÖRELERİMİZ


Dinî törenler, töreler, âdetler, bütün dinlerde olduğu gibi Müslümanlıkta da kolayca değişmez...


Hanımların, cenaze ve cuma namazı kılmaları, kesinlikle eskilerin (bid’at-i kabîha) dedikleri eylemlerdir. Cenazelerde kadınların ağlayıp, yırtınıp, çırpınarak mersiye okumaları âdeti İstanbul kültüründe yoktur. Ama evlerde kemâl-i ciddiyetle Kur’ân ve ilâhî okunur. İlâhîlere küçük mekânlarda, evlerde, dinleyenler de katılabilir. Kur’ân-ı kerîm, rastgele konulmaz, göğüs hizası üzerinde bir yerde bulundurulur. Saygıyla alınır, üç defa öpüp başa konduktan sonra sayfaları açılır. Türk örfünde de böyledir.


Cenazeye kadınların ve çocukların katılması, epey yeni bir bid’attir. Daha önce 14 yaşlarından küçük erkek çocuk da alınmazdı. Kadın ve çocukların feryat ve figanları, hem teessürü arttırdı, hem töreyi bozdu. Kadınlar, cenazeyi, evin dış kapısından uğurlar, asla sokağa çıkmazlardı. Tabiatiyle defin kısmına da katılmamışlardır.Hanımların, çocukların kabristanı ziyareti, sonraki günlerde olur. Hanımların başlarını bir örtü ile (şapka olmaz) örtmeleri, İstanbul kültüründe şarttır. Cenazeye çelenk de son yarım asırda görüldü. Cenazede alkışa gelince, yalnız komünistlere mahsustur. Onları takliden şimdi saygı zannedip alkışlayanlar çoğaldı...









MENKIBE - HELAL LOKMA



Haram yiyen insandan kerâmet beklenmez, böyle şey olmaz, mümkün de değildir. Helal lokma, kalbi nurlandırır, insan daha kolay ibâdet eder. Haram lokma ise, insanı şeytanın oyuncağı yapar.


Birgün İbrahim Ethem hazretlerine dediler ki:


- Efendim, bir genç var, gece gündüz ibâdet ediyor, vecde gelip kendinden geçiyor. Her hareketi kerâmet, uçuyor ve uçuruyor.


İbrahim Ethem hazretleri buyurdu ki:


- Bunda bir iş var.


- Siz de gelin görün efendim, tuhaf bir genç!


- Hay hay, hemen gidelim.


Gidip baktı ki anlattıkları gibi; “Yâ Rabbi! İnşâallah şeytandan değildir.” diye düşündü. Gence dedi ki:


- Delikanlı ben seni çok sevdim. Akşam bana gel de yemek yiyelim.


Delikanlı akşam olunca geldi. İbrahim Ethem hazretleri torbasından bir lokma ekmek çıkarıp buyurdu ki: “Al evlâdım bunu ye!” Genç; “Bismillah” deyip lokmayı yedi. Ancak, bütün hâlleri gitti, bir şey kalmadı. Şaşkın hâlde sordu:


- Hocam, sen bana ne yaptın öyle?


- Ben bir şey yapmadım, sadece ekmek verdim.


- Bendeki kerâmetler ne oldu?


- O kerâmet zannettiğin şeyler şeytandandı. Her tarafın şeytanlarla dolmuş. Helal bir lokma yiyince esas hâlin meydana çıktı.








SOHBET - SAĞIN ÖNEMİİslâmiyette de sağın önemi vardır. Birkaç örnek şöyledir:
  1. İmam-ı Nevevî hazretleri buyuruyor ki:




  1. Mübârek, şerefli ve temiz işleri yaparken sağdan başlanır. Bu müstehabdır. Ayakkabı, elbise giyerken, (Yatıp kalkarken), baş tıraş ederken ve tararken, bıyık keserken, misvak kullanırken, tırnak keserken, el, ayak yıkarken, mescide, Müslümanın evine ve odasına girerken, helâdan çıkarken, sadaka verirken, yemek yerken, su içerken sağdan başlanır.
  2. Her insanın sağ omzunda sevabı, sol omzunda günahı yazan melekler bulunur.
  3. Namazda önce sağa, sonra sol omuza selâm verilir.
  4. İyilerin amel defterleri sağından, kötülerin sol ve arka tarafından verilir.
  5. Kur’ân-ı kerîmde, amel defteri sağdan verilenler övülmekte, soldan verilenler kötülenmekte, mealen şöyle buyurulmaktadır: “Amel defterleri sağdan verilenler; ne mutlu o sağcılara! Kötülük işlediklerini belirtmek üzere, amel defterleri soldan verilenler; ne yazık o solculara!” [Vakıa 8, 9]
Sağ ruhtur, sol maddedir. İsimleri ayrı olsa da komünizm, faşizm ve kapitalizm gibi bütün izmli sistemlerin hepsi birer sol sistemdir.




Sol, yokluk ve hiçliktir. Onlar için ölüm sondur. Sağ ise ebedîdir. Ölüm son değil, gerçek hayatın başlangıcıdır.




Politika pazarında, herkes sağı solu kendine göre tarif etmekteyse de, ilmî sağ farklıdır.








NÜKTE - ELİ AÇIK OLMAK



Sadi Şirazi hazretleri Hindistan’da maymunları nasıl avladıklarını şöyle anlatır:
Maymunun elinin sığacağı bir kavanoza muz koyarlar. Maymun muzu almak için eli açıkken kavanoza elini sokar, muzu eline alınca yumruk yapar. Elini kapatınca kavanozdan çıkaramaz ve yakalanır.
Elini açan kurtulur, elini açmayan, elindekini bırakmayan kurtulamaz. İnsanın başına felâketler eline aldığını bırakamayışından gelir. Eline aldığını bırakabilen saadete kavuşur, bırakamayan felâkete gider. Hiç kimse verdiğinden sıkıntı çekmez, ama aldığından sıkıntı çeker. Cömert olan, vermesini bilen, elini açan her zaman rahat eder. Eli sıkı olan, eli kapalı olan, veremeyen her zaman sıkıntı çeker...







ÇOCUKLARINIZA İSİMLER



Erkek : Hamza - Kız : Hacer




Yemek :
Şehriye Çorbası, Fırında balık, Salata, Sütlaç







Bediüzzaman'dan VECİZE SÖZLER
***
(Ey Nefsim!), Hevesli akılsız çocuklar gibi, muvakkat, ehemmiyetsiz lezzetlerin peşinde koşma! Emirdağ L.1 - 199




***

Hakikat Damlaları
***
Gülde bile diken vardır. İnsanın, gülün kokusunu duymayıp dikenine takılması biraz da kendi ruhundaki dikenlerden kaynaklanır.
***