A. NEFSİN KÖTÜ SIFAT VE ÖZELLİKLERİ


Kötülüğü emreden, insanlara dünyadaki imtihanlarını kaybettiren nefsin yaklaşık 12 temel kötü sıfatı vardır: Açık ve gizli şirk, zulüm, küfür, yalancılık, şehvetperestlik, nefs arzusunu tanrı edinme, alaycılık-dedikodu, kibir, israf, cimrilik, hased-kıskançlık, ihanet-vefasızlık, öfke-kin.

Maun 107/1-7: " Gördün mü o dini yalan sayanı. İşte odur yetimi iter-kakar, yoksulu doyurmaya ön ayak olmaz. Vay haline o namaz kılanlara ki, namazların da gaflet içindedirler, ikiyüzlülüğe sapanlar onlar. Ve yardıma engel olurlar. "

ZULÜM - EZİYET ETME


3/57: ... Allah, zalimleri sevmez.
28/50: ... Allah, zalimler topluluğunu güzele ve doğru yola eriştirmez.
5/45: ... Allah'ın indirdiği ile hükmetmeyenler zalimlerin ta kendileridir.
Küfür; gerçeği örtme, nimeti gizleme, inkâr etme, nankör olma manalarına gelir. Küfre sapana da kâfir denir

ALAYCILIK - DEDİKODU , ŞÜPHECİLİK

49/11: Ey İnananlar! Bir topluluk başka bir topluluk ile alay etmesin. Olabilir ki alay ettikleri topluluk kendilerinden hayırlıdır. Bazı kadınlar başka kadınlarla alay etmesinler. Alay ettikleri, kendilerinden hayırlı olabilir. Kendi kendinizi ayıplamayın. Birbirinizi kötü takma isimler ile çağırmayın...
49/12: ... Şüphecilikten çok sakının. Çünkü şüpheciliğin bir kısmı ağır günahtır. Sinsi casuslar gibi ayıp aramayın. Biriniz diğerinin arkasından çekiştirmesin. Sizden biri ölmüş kardeşinin etini yemek ister mi?
104/1: Arkadan çekiştiren, kaş ve göz hareketleriyle alay eden kimselerin vay haline!

Dedikodu (gıybet) yani arkadan çekiştirme de,nefsin en kötü sıfatlarından biridir

Bir kimsenin arkasından onun hoşlanmayacağı şeyler söyleyerek dedikodu yapmak, doğru dahi olsa günahtır. Eğer yapılan çekiştirme yalan ise, iftira olacağından çift günah işlenmiş olur. Ancak kötü bir kimsenin kötülüğünden korunmak için arkasından konuşulursa, bu çekiştirme olmaz.

Rasul-i Kibriya(s.a.v); Dedikodudan sakınınz, çünkü dedikodu zinadan daha ağır bir
günahtır. Zira zina eden bir kimse tevbe edince tevbesi kabül edilebilir, fakat dedikodu yapılan kimse affetmedikçe dedikoducunun affedilmesi mümkün değildir buyurdular

Hz.Fatıma pencereden boyu çok kısa bir adamın geçtiğini görünce:
-Babacığım şu adam kısa boyludur diyerek, pencereden bakmasını ister.
Rasul-i Kibriya(s.a.v);
-Çabuk kızım hıh et. Hıh edince ağzından et parçası düşer.
Fatıma annemiz:
-Babacığım bu nedir?
Rasul-i Kibriya Efendimiz(s.a.v);
-Şu kısacık adama bak demekle giybet yapmış oldun, dolayısıyla adamın etini yemiş oldun
o ağzından gelen giybet etidir diye cevap verdi. Allah; sizden biriniz ölmüş bir kardeşinizin etini yemek istermi?(Hucurat:12) buyuruyor çünkü.

Aksi takdirde küle dönersin giybet aleviyle. Hesabı yapılmayan acı bir dille ömür sermayeni tüketirsin de haberin bile olmaz, yıllarca işlediğin salih amellerin biranda işe yaramadığının farkına vardığında şok olursan sakın şaşma haline,

Çünkü Hz. Peygamber(s.a.v), Ateşin kuru odunu yakması gibi, giybette insanı yer bitirir(sevaplarını) buyurmakta.

Allahü Teala ; Arkadan çekiştimeyi, yüze karşı eğlenmeyi adet edinen herkesin vay haline

Ya Rabbi! bana hatalarımı göster ki başkalarının hataları ile meşgul olmayayım

KİBİR

31/18: Kibirlenerek insanlardan yüzünü çevirme, yeryüzünde kasılarak yürüme! Çünkü Allah, kurula kurula kendini övenlerin hiçbirini sevmez.
25/21: ... Kendi benliklerinde büyüklük kuruntusuna düştüler ve korkunç bir biçimde azdılar.

Hased; çekememezlik, kıskançlık demektir. Bu duyguyu taşıyanlar, kendilerinde olmayanın başkalarında da olmasına katlanamazlar, o nimetin de mahvolmasını isterler, bu gayelerine erişmek için de her türlü kötülüğü yapabilirler. Cenâbı Allah, hasedçinin kötülüğünden ancak Rabbine sığınılırsa kurtulmanın mümkün olduğunu vurgulamaktadır. Hz. Muhammed (s.a.v.) bir hadisinde şöyle buyurmaktadır: " Hased bir şeytandır, öfke de bir şeytandır. "

İHANET - VEFASIZLIK


4/107: Nefslerine hıyanet edenlerden yana mücadele etme. Çünkü Allah, hainlikte aşırı giden, çok günah işleyenleri sevmez.
12/52: ... Allah hainlerin hilesini başarıya ulaştırmaz.

3/134: O Takva sahipleri ki... kızdıklarında kin ve öfkelerini yutarlar ve insanların kusurlarını affederler...
3/118: Ey iman edenler! Sizden olmayanları dost edinmeyin... Onlar sıkıntıya düşmenizi isterler... Ağızlarından kin ve öfke taşmaktadır...

Takvâ sahiplerini yaptığı gibi, kin ve öfkelerinizi yutunuz ve insanların kusurlarını da affediniz ki iyiye ve güzele yönelebilesiniz. "