Ey insanlar! Sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabbinize ibadet ediniz. Umulur ki, korunmuş olursunuz"

(Bakara Suresi 21-22. ayetler)


Namaz, dinin direği, mü'minin mi'racıdır.
Namaz, Allah'a karşı yapılması gereken kulluk görevlerinin en önemlisidir. Çünkü Allah, imandan sonra namazdan daha üstün bir ibadeti emretmemiştir. Namaz, Kur'an-ı Kerim'in pek çok yerinde ,çeşitli vesilelerle geçmektedir. Namaz, kalp, söz ve beden ile yapılan ibadetleri bir araya toplamış bulunmaktadır.

Değerli dostlar ,her gün 5 vakitte ifa ettiğimiz , Allah'ın izniyle belkide cennetimizin anahtarı olacak olan bu güzel ibadeti şekil olarak inceleyelim.

Şimdi bir düşünün . İnsan Namazı eda ederken

KIYAMDA ..hangi.. şekile.

*****
RÜKUDA ..hangi..... şekile

******
SECDE DE ...hangi...... şekile

********

OTURUŞTA ...hangi... şekile benzer..

********************************
Evet Mümin namaz kılarken.

kıyamda 'Elif ' Şeklini,
Rukü da 'Ha' şeklini,
Secde de 'Mim' şeklini,
Oturuşta 'Dal' şeklini alır.

Ayrıca secdede duruş şekli

Muhammed (sallallahualeyhi ve sellem) ismini temsil eder.

Cenab-ı Hak insanı Muhammed isminin suretinde yaratmıştır.

İnsanın başı 'Mim'

Kolları 'Ha' şeklinde

Dizleri 'İkinci Mim' şeklinde

Ayakları da ' Dal ' şeklindedir...

Gönül ustası Hazret-i Mevlânâ, insanı ilâhî huzura ulaştıran tekbir, kıyam, rükû, secde, selam ve dua gibi namaz rükünlerine oldukça düşündürücü mânâlar kazandırır.

Namaza tekbirle girmek, "İlâhî, biz Senin huzurunda kurban olduk" demektir. (Tekbir getirerek kurban kesildiği gibi, tekbirle namaza başlamak da 'Allah'ım, canımız sana feda olsun' anlamındadır.)

Namazda kıyama durmak, 'ın huzurunda kıyametteki muhasebeyi hatırlatır. Kul, biraz sonra hakkıyla yerine getiremediği kulluğundan ve işlediği günahlardan dolayı, utancından ayakta durmaya dermanı kalmaz, rükû'a eğilir

Başı rükû'da iken "Hakk'ın sualle-rine cevap ver!" diye İlâhî ferman gelir. Kul, rükûdan başını mahcup olarak kaldırır. Ayakta duramaz, yüz üstü secdeye kapanır.

Tekrar ona "Secdeden başını kaldır! Yapmış olduklarından haber ver!" diye ferman gelir. O, yine mahcup bir halde başını kaldırırsa da, tekrar yüzüstüne kapanır.

O ağır yükün tesirinden dizleri üstüne çöker. Sağa selam verir; peygamberler ve melekler tarafına bakar, onlardan şefaat talep eder. Onlar derler: "Çare ve yardım günü geçti. Çare, ancak dünyada olabilirdi. Orada salih amellerde bulunmadınız, o günler gitti."

Sola selam verir; akraba ve yakınlarının tarafına bakar. Onlardan da bir fayda göremez.

Herkesten ümidini kesince, dua için iki elini kaldırır. "Ya Rabbi, herkesten ümidimi kestim. Kuluna melce ancak Sensin. Senin rahmet ve mağfiretine sınır yoktur