Teşekkür edenler Teşekkür edenler:  0
Beğenenler Beğenenler:  0
Beğenmeyenler Beğenmeyenler:  0
Sayfa 2 Toplam 5 Sayfadan BirinciBirinci 1234 ... SonuncuSonuncu
11 den 20´e kadar. Toplam 45 Sayfa bulundu

Konu: KOCANIN KARISI ÜZERİNDEKİ HAKLARI

  1. #11
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 25.10.06
    Yer: ~* پایتخت آن بهشت *~
    Mesajlar: 16.944
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: KOCANIN KARISI ÜZERİNDEKİ HAKLARI

    Emeğine sağlık zerrin kardeşimm.

    alalh razı olsun, selametle kal

  2. #12
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 20.01.07
    Mesajlar: 12
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: KOCANIN KARISI ÜZERİNDEKİ HAKLARI

    Hayatın temellerinin büyük bir bölümünün güçlü kılınması erkeğin haklarına kadının saygı göstermesi ipoteğindedir.

    Bu hususta kadın sadece Hak Teala’ya ve kıyameti göz önünde bulundurmalı, eşi hakkında başkalarının emriyle hareket etmemeli ve başkalarının kendi hayatına müdahalesine izin vermemelidir. Zira başkaları kendi emirlerinde hata ve yanlışlık içinde olabilir veya hayatın cemal ve celali olan kadın ve erkeğin güvenliği hususunda kötü bir amaç taşıyabilir. Nice defa yeni evlenmiş kadın ve erkeğin hayatına müdahale etmeleri hasetten kaynaklanmaktadır.

    Etkilenmek ve hislerine kapılmak, kadınlarda daha çoktur. O halde bu doğal halete ve başkalarının yanlışlık ve haset etme imkanına dikkatlice teveccüh ediniz. İnsani, İslami ve imani hakka riayet olan kocanın haklarına riayet hususunda Allah’ı göz önünde bulundurun ve kıyamete teveccüh edin.

    Erkek, kadının kendi kadını olmasını ve kadınlık haletlerini korumasını istemektedir. Kadının, kadın kalmasını gerektiğini ve kadın olarak yaratıldığını unutmamasını istemektedir. Kadının naz ve işvesini kocası için korumasını, başkalarını taklit etmemesini, yakın ve uzak akrabalarının ve komşuların ve arkadaşlarının, hayatlarına müdahalesini kabul etmemesini istemektedir.

    Velhasıl, kadın eşinin hanımı, eşinin meşru istekleri çerçevesinde yaşamalı, ev işlerini eşinin istediği gibi idare etmeli ve çocukları için bir anne olmalıdır.

    Bazı kadınlar, kadın olduklarını unutmaktadırlar. Kaba, sert ve kahramanca bir edaya bürünmektedirler. Oysa bu haletleri erkekleri üzmekte, evlenmekten ve yaşamaktan pişman hale getirmekte ve bazen de hayattan bıktırmaktadırlar.

    Kadının, eşi ihtiyaç duyduğunda teslim olması, şer’i ve ahlaki işlerde kocasına itaat etmesi ve farz hac yolculuğu dışında evinden dışarı çıkmaması erkeğin kadın üzerindeki farz haklarındandır. Bir takım hakları da müstehaptır.

    1- İtaat

    İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: “Bir kadın Peygamber’e gelerek şöyle dedi: “Ey Allah’ın Resulü! Erkeğin kadın üzerindeki hakkı nedir? ” Peygamber ona şöyle buyurdu: “Kocasına itaat etmesi ve isyanda bulunmamasıdır.”

    Allah Resulü şöyle buyurmuştur: “Eğer kadın beş vakit namaz kılar, Ramazan boyunca oruç tutar, rabbinin evini hacceder, eşine itaatte bulunur ve Ali’nin (a.s) hakkını tanıyacak olursa, istediği kapıdan cennete girer.”

    Şimdi de yüce İslam Peygamberinden nakledilen şu önemli rivayetlere dikkat edin: “Her salihe kadın, rabbine itaat eder, farzlarını yerine getirir ve eşine itaat ederse, cennete girer.”

    Hakeza: “Bir kadın namazını kılar, evinde oturur, eşine itaat ederse, mutlaka Allah, önceki ve sonraki tüm günahlarını affeder.”

    Hevle adındaki bir kadına ise şöyle buyurmuştur: “Bana nübüvvet makamını veren Allah’a andolsun ki erkeğin kadın üzerinde hakkı vardır. Erkek onu istediğinde icabet etmelidir. Emrettiğinde isyan etmemelidir ve asla onunla çatışmamalı ve muhalefet göstermemelidir.”

    Peygamber (s.a.a) çok önemli bir sözünde ise şöyle buyurmuştur: “Kadın eşinin haklarını ödemedikçe, aziz ve celil olan Allah’ın haklarını ödeyemez.”

    Bu rivayetlerde de gördüğünüz gibi sadece eşine itaat etmek, kurtuluş ölçüsü değildir. Aksine kadının imanı, ibadeti, farzları eda etmesi, haramları terk etmesi de onun kurtuluşu hususunda büyük bir etkiye sahiptir. Öyle ki bütün bu gerçekler, kadının varlığında toplanacak olursa, onun dünya ve ahirette kurtuluşuna sebep olacaktır.

    2- İmkan Sağlaması

    Şer’i açıdan sınırlılık olan hususlar dışında kadın, erkeğin isteğine ve kendisinden lezzet almasına teslim olmalıdır. Hatta bu konuda önce davranması ve hazırlığını ilan etmesi müstehaptır.

    Allah Resulü (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Kadının güzel kokular kullanması, güzel elbiseler giymesi, en güzel takılar takması, sabah akşam kendisini eşine sunması gerekir ve erkeğin hakları bundan daha çoktur.”

    Eğer kadın bu şekilde Allah Resulü’nün (s.a.a) emirleriyle amel edecek olursa, eşini kendisi için korumuş, onu harama bakmaktan, başkalarına heveslenmekten veya hatta meşru bile olsa onun bunun peşine düşmekten alı koyar.

    Bir çok ihtilaflar, işte buradan kaynaklanmaktadır. Kadın, sadece misafirliğe ve düğüne gittiği zaman güzel kokular, elbiseler ve süsler takmaktadır. Eşine karşı ise normal bir şekilde davranmaktadır. Misafirlikten döndüğü zaman da, eşinin kendisini o halde görmesine izin vermemektedir. Hemen güzel elbiselerini çıkarmakta, ev elbiselerini giymekte, süs ve ziynetlerini toplamakta, normal bir hale gelmektedir. Böylece eşini üzen, inciten, rahatsız eden, ilişkilerin soğumasına sebep olan ve diğer bir çok kötülüklere neden olan bir iştir bu.

    3- Evden Dışarı Çıkmak

    Ne yazık ki bu çok faydalı gerçek, yani evinden dışarı çıkma hususunda kadının eşine itaatin farz oluşu, kadın olma ilahi haysiyetinden el çeken ve eşlerine karşı erkek gibi davranan kadınlar tarafından kenara itilmiş durumdadır.

    Eğer kadının evden istediği zaman ve özgürce dışarı çıkması maslahat olsaydı, şüphesiz merhamet sahibi olan Allah bunu erkeğin iznine bağlı kılmazdı.

    İzinsiz dışarı çıktılar, bir çok fesat ve fitneye sebep oldular, toplumun temizlik ve metanetini altüst ettiler. Üstelik normal bir şekilde de dışarı çıkmadılar, en güzel elbiselerini giyindiler, en güzel şekilde süslendiler, saçlarını ve yüzlerini açığa vurdular. Sokak ve pazardaki insanlar karşısında nazlı edalar sergilediler ve işvelendiler. Bazen bu hususta erkeğin kıskançlık ve gayret meşalesini de söndürdüler, böylece onun oynaşmalarına itiraz etmemesini sağladılar, Yahudi ve Hıristiyanların şeytani kültürlerine kendi tabirlerince medeniyet ve yenilikçiliğe tabi oldular ve kıyamete kadar telafi edilmesi mümkün olmayan bir çok musibet ve belaları İslam ve Müslümanların başına getirdiler.

    “Resulullah (s.a.a) kadının eşinin izni olmaksızın evinden dışarı çıkmasını yasaklamıştır. Eğer çıkacak olurlarsa, geri dönünceye kadar göklerdeki bütün meleklerin ve yanından geçtikleri insan ve cinlerin laneti onların üzerine olur.”

    İmam Sadık (a. s) şöyle buyurmuştur: “Ensardan bir şahıs yolculuğa çıkınca eşine geri dönünceye kadar evden dışarı çıkmamsını önemle vurguladı. O kadının babası eşinin yolculuk sırasında hastalandı. Kadın birisini Allah Resulü'nün yanına gönderdi ve babasını ziyaret için izin vermesini istedi. Peygamber şöyle buyurdu: “Eşine itaat et ve evinde otur.” Hastanın durumu kötüleşti ve kadın yine İslam peygamberine mesaj gönderdi ama İslam peygamberi aynı cevabı verdi. Böylece babası dünyanda göçtü, kadın peygambere yeniden mesaj göndererek babasının cenaze merasimine katılmasını istedi. Peygamber (s.a.a) aynı cevabı verdi. Babasını toprağa gömdüler kadın evinde kaldı. Peygamber ona şöyle mesaj gönderdi: “Ey kadın! Allah kocana böylesine itaat ettiğin için babanı ve seni bağışladı.”

    4- Erkeğe Eziyet Etmekten, Kötü Ahlaklı ve Kötü Dilli Olmaktan Sakınmak

    Bir kadın şöyle arz etti: Biz de annelik ediyoruz, çocuklarımızı aylarca karnımızda taşıyoruz, ona süt veriyoruz, evleri idare eden bu kızlar ve kardeşlere merhametli davranan bu bacılar bizim türümüzden değiller midir? ” Peygamber (s.a.a) şöyle buyurdu: “Elbette, sizler hamile olmakta, çocuk doğurmaktasınız, süt vermektesiniz, merhamet ve duygu sahibisiniz. Eğer eşinizle uyumsuzluk içinde olmasaydınız ve de ona eziyet etmeseydiniz namaz kılan hiçbir kadın kıymet ateşinde yanmazdı.”

    Altıncı İmam (a.s) şöyle buyurmuştur: “Üç kişinin namazı kabul edilmez: Sahibinin yanına geri dönünceye kadar kaçan hizmetçinin, sabaha kadar eşinin kendisinden razı olmadığı kadının ve insanlar istemediği halde onlara önderlik eden önderin.”

    Ali b. Cafer (a.s) kardeşi İmam Kazım’a (a.s) şöyle sordu: “Eşini öfkelendiren kadının namazı olur mu? Bu kadının Allah nezdindeki hali nasıldır? ” İmam Kazım (a.s) şöyle buyurdu: “Kocası razı olmadıkça isyan içindedir.”

    Allah Resulü (s.a.a) Havle’ye şöyle buyurdu: “Beni doğruluk ve dürüstlük üzere risalet makamına seçen Allah’a yemin olsun ki, erkek eşine öfkelenince Allah da o kadına öfkelenir.”

    Allah Resulü (s.a.a) kadınlardan, eşlerinin gücünün yetmediği şeylerle mükellef kılmamasını ve eşinin saygınlığını akraba ve yakınlarının yanında korumasını istemektedir.

    Altıncı İmam (a.s) şöyle buyurmuştur: “Eşini üzen ve ona eziyet eden bir kadın melundur, melundur. Eşini yücelten, ona eziyet etmeyen ve bütün hallerinde eşine itaat eden kadın ise saadet ehlidir, saadet ehlidir.”

    5- Evde Hizmet

    Allah Resulü (s.a.a) Havle’ye şöyle buyurmuştur: “Eşi için güzel yemek yapan bir kadına, Allah da cennette çeşit çeşit yemekler hazırlar ve şöyle der: “Dünyada çektiğin zahmetlere karşılık ye ve iç.”

    Allah Resulü (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Güzel görünüm kazanmasını isteyerek evinde bir şeyi başka bir yere intikal ettiren her kadına Allah rahmet gözüyle bakar. Allah kendisine rahmet gözüyle baktığı bir kimseye ise asla azap etmez.”

    İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz Hz. Fatıma (a.s) evin içinde çalışmayı, hamur yoğurmayı, ekmek pişirmeyi ve evi süpürmeyi üstlenmişti. Müminlerin Emiri Ali (a.s) ise odun taşıma ve eve yiyecek getirme gibi evin dışındaki işleri üstlenmişti.

    6- Kocaya İhtiram Etmek ve O’na Karşı Güzel Davranmak

    Yedinci İmam (a.s) şöyle buyurmuştur: “Kadının cihadı eşine güzel eşlik etmesidir.”

    Erkeğin çektiği zahmetleri takdir etmek, ona karşı sevgi ve muhabbet ile konuşmak, erkeğin fakirlik ve yokluğuna sabretmek, onu candan ağırlamak, eve geldiği zaman karşılamak, gittiği zaman uğurlamak, caiz olan günlerde sorgusuz sualsiz erkeğine teslim olmak, süslenmek, güzel takılar takmak, güzel elbiseler giyinmek, en güzel ve uygun şekilde ve uyumlu şekilde yaşam işlerini idare etmek, giderlerinde kanaat içinde olmak, eşine gücünün yetmediği şeyleri yüklememek ve benzeri şeyler İslam Peygamberi ve Masum İmamların (a.s) kadının eşinin kocası karşısındaki görevleri olarak belirledikleri şeylerdir ve bütün bunlar kadının cihadı ve eşine güzel eşlik etmesidir.

    İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: “Kadın için Rabbi nezdinde, eşini razı etmekten daha güçlü ve kurtarıcı bir şefaatçi yoktur.”

    Allah Resulü (s.a.a) Havle’ye şöyle buyurdu: “Zorluk ve refah durumunda eşiyle uyuşan, ona itaat eden her kadını Allah Eyyub’un eşiyle haşreder, kocasının kötü ve acı sözlerine tahammül eden her kadına ise Allah-u Teala her kelimesi için oruç tutan mücahidin sevabını inayet buyurur.”

    Allah Resulü (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Erkeğin kadın üzerindeki hakkı evin ışığını yakması, yemek yapması, kapıya geldiğinde onu karşılayıp kendisine “hoş geldin” demesi, kendisi için bir leğen ve havlu hazırlaması eline su dökmesi ve bir özrü olmaksızın kendini ondan esirgememesidir.”

    Müminlerin Emiri Ali (a.s), Hz. Fatıma’nın (a.s) vefatından sonra cenazesinin yanda durdu ve şöyle arz etti: “Allahım! Ben Peygamberinin kızından razıyım. Allahım!, sen onun munisi ol.”

    7- Kocanızdan Başkası İçin Süslenemeyiniz

    Allah Resulü (s.a.a) Havle’ye şöyle buyurdu: “Süs ve ziynetini kocandan başkalarına göstermemeli; kocanın gıyabında güzel koku sürme; dikkat çeken başörtüsünü ve kol bileğini başkasına gösterme. Böyle yapacak olursanız dininizi helak etmiş olur ve Allah’ı gazaplandırırsınız.”

    “Peygamber (s.a.a) kadının evin dışında başkalarının dikkatini çekecek göz alıcı elbiseler giymesini ve ses çıkaran takılar takınmasını yasaklamıştır.

    Allah Resulünden (s.a.a) çok önemli bir hadis rivayet edilmiştir. Müslüman kimseler bu hadise çok ilgi ve dikkat göstermelidirler. “Bir erkeğin eşi süslenir ve de evinin kapısından dışarı çıkarsa, o erkek deyyustur. Onu deyyus olarak adlandıran kimse günah işlemiş sayılmaz. Bir kadın süslenerek evinden çıkar ve erkeği de buna razı olursa erkeği için kadının attığı her adıma karşılık ateşte bir ev bina edilir. O halde eşlerinizin kanatlarını kırpınız ve kanatlanmasına izin vermeyiniz. Şüphesiz kanatlarını kırpmakta hoşnutluk ve mutluluk vardır.”

    8- Kocanızın İzni Olmadan Malında Tasarrufta Bulunmayınız

    Altıncı İmam (a.s) şöyle buyurmuştur: “Kadının kocasının izni olmaksızın köle azat etmesi, sadaka vermesi, bir tedbirde bulunması, bağışta bulunması veya adakta bulunması caiz değildir. Ama farz olan zekat, iyilik ve sıla-i rahimde bulunmak izne bağlı değildir.”

    Allah Resulü (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Kadın kocasının izni olmaksızın bir bağışta bulunamaz, bunu yapacak olursa kadına günah, erkeğe ise mükafat vardır.”

    Son olarak şu nükteyi hatırlatmayı gerekli görüyorum ki kadın ve erkeğin hakları ile ilgili rivayetler değerli Vesail kitabının 20 ila 22. ciltleri (Alu’l Beyt baskısı) ile birkaç rivayet de Bihar’ul Envar’ın, 103. cildinden istifade edilmiştir. Bütün bunlar bu bölümdeki sayısız rivayetlerden bir kaçıdır. Daha detaylı bilgi almak isteyenler o değerli kitaplara müracaat etmelidirler.

    حَمَلَتْهُ أُمُّهُ وَهْنًا عَلَى وَهْنٍ وَفِصَالُهُ فِي عَامَيْنِ

    “Annesi onu, güçsüzlükten güçsüzlüğe uğrayarak karnında taşımıştır. Çocuğun sütten kesilmesi de iki yıl içinde olur.”

    (Lokman/14)

    alıntıdır

    selamunaleykum

  3. #13
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 26.07.06
    Mesajlar: 2.181
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: KOCANIN KARISI ÜZERİNDEKİ HAKLARI

    Allah razı olsun sizlerdende kardeşlerim..

  4. #14
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 20.10.06
    Mesajlar: 2.187
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: KOCANIN KARISI ÜZERİNDEKİ HAKLARI

    S.A
    BİZDE KATKIDA BULUNALIM İNŞAALLAH

    Sual: Erkeğin hanımı üstündeki hakkı nedir?
    CEVAP
    Erkeğin de hanımı üzerinde hakkı çoktur. Kadın kocası ile iyi geçinmelidir! Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
    (Kadının cihadı, kocası ile iyi geçinmektir.) [Taberani]

    Bir kadın, kocasını güzel karşılar, güzel sözler söyleyerek hoşnutluğunu kazanmaya çalışırdı. Peygamber efendimiz aleyhisselam, kadının bu hareketinden dolayı kocasına buyurdu ki:
    (Hanımına selam söyle, yarı şehid sevabına kavuştuğunu haber ver!) [Şir’a]

    Kadınların Cennete girmeleri erkeklere göre daha kolaydır:
    (Kadın, beş vakit namazı kılar, orucunu tutar, kendini yabancılardan korur ve kocasına muti olursa, Cennete girer.) [İbni Hibban]

    Erkeğini razı eden kadın için korku yoktur:
    (Kocası razı olduğu halde ölen kadın Cennete girer.) [Tirmizi]

    (Kocasına muhabbet gösteren, çocuk doğuran, öfkelendiği an veya kocası kendine kızdığı zaman, kocasını razı edinceye kadar uyumayan kadın Cennetliktir.) [Taberani]

    Kadına ziynet eşyası mubahtır. Ziynet almak için kocasını müşkül duruma düşürmemeli, yabancılara ziynetlerini göstermemelidir! Böyle olunca ziynetleri Cennete girmelerine mani olmaz:
    (Cennette kadınların az olduğunu gördüm. Sebebini sordum. "Onları altın ve ziynet eşyası meşgul etti" dediler.) [İ. Ahmed]

    Kocasına, elinden geldiği kadar güler yüzlü davranıp, sevgi göstermeli, dili ile de onu incitmemelidir:
    (Kıyamette Allahü teâlâ, kocasına dili ile eziyet eden kadının dilini 70 arşın uzun yapıp, boynuna dolar. Kocasına kötü gözle bakan kadını da başı kesik ve bedeni parçalanmış hale çevirir.) [Şir’a]

    (Senden ne gördüm) diyerek küfran-ı nimette bulunmamalıdır!
    (Eğer kocalarına karşı küfran-ı nimette bulunmasalar, namaz kılanlar hemen Cennete girerdi.) [Şir’a]

    (Cehennem halkının ekseriyetini kadınların teşkil ettiğini gördüm. Sebebi de, çok lanet ederler ve kocalarına karşı küfran-ı nimette bulunurlar.) [Buhari]

    Kocasına bir iyilik yapmışsa, başına kakmamalıdır. Yeme ve giyme gibi hususlarda kocasını üzmemeli, yapamayacağı şeyi ondan istememelidir! Kocasının şerefini korumalı, her işte onun rızasını kazanıp gönlünü hoş etmeye çalışmalıdır!
    (Kocanın hanımı üzerindeki hakkı, benim sizin üzerinizdeki hakkım gibidir. O halde kocasının hakkını gözetmeyen, Allahü teâlânın hakkını gözetmemiş olur.) [Şir’a]

    Kadın, kocasını üzmemelidir.
    Bir gün Hz. Fatıma, ağlayarak babasının huzuruna geldi. Resulullah buyurdu ki:
    - Ya Fatıma, niçin ağlıyorsun?
    - Kasıtsız söylediğim bir sözden Ali bana kızdı. Özür diledim. Fakat onu üzdüğüm için ağlıyorum.
    - Kızım, bilmez misin, Allahü teâlânın rızası kocanın rızasına bağlıdır. Ne mutlu o kadına ki daima kocasının rızasını arar, kocası ondan razı olur. Kadınlar için en üstün ibadet, kocasına itaattir. Erkek, hanımından razı olunca, o kadın istediği kapıdan Cennete girmeye hak kazanır. Kocasını üzen kadın, onu razı edinceye kadar, Allahü teâlânın lanetinde olur.) [R. Nasıhin]

    Koca hakkına riayet, kadına cihad etmiş gibi sevap kazandırır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Koca hakkına riayet, Allah yolunda cihad etmek gibidir.) [Taberani]

    (Kadın, kocasından izinsiz olarak nafile oruç tutamaz. Eğer tutarsa, aç ve susuz kalmış olur, sevap kazanamaz. Kocasından izinsiz evinden dışarı çıkamaz. Çıkarsa, gökteki melekler, geri evine dönünceye kadar ona lanet eder.) [Taberani]

    (Bir erkek, ihtiyacı için hanımını çağırsa, kadın tandır başında olsa da, hemen ihtiyacına cevap versin!) [Tirmizi]

    (Kocası çağırdığı halde yatağa gelmeyen kadına melekler sabaha kadar lanet eder.) [Buhari]
    (Kadının üzerinde en büyük hak sahibi kocasıdır, erkeğin de anasıdır.) [Hakim]
    (Kadın, kocasının izni olmadan kendi malını da harcayamaz.) [Taberani]

    (İzinsiz evden çıkan kadına, kocası razı oluncaya kadar, güneşin ve ayın doğduğu her şey lanet eder.) [Deylemi]

    (Kadın, kocasının hakkını ödemedikçe, Allahü teâlânın hakkını ödemiş olmaz.) [Taberani]
    (Benden sonra erkeklere kadınlardan daha zararlı fitne bırakmadım.) [Buhari]

    (Kadın, kocasından izinsiz [ana, baba, kardeşleri dahil] hiç kimseyi evine alamaz, nafile namaz kılamaz.) [Taberani]

    (Kadınlarınızı süslü giyinmekten men ediniz! Beni İsrail kadınları süslü giyinip camiye gururlanarak yürüdükleri için lanetlenmişlerdir.) [İbni Mace]

    (Kocası razı oluncaya kadar, kadının namazları ve hiçbir iyiliği kabul olmaz.) [Taberani]

    (Kadının namazları kabul olmaz) demek, namaz borcundan kurtulur, fakat namaz kılmakla meydana gelecek büyük sevaba kavuşamaz demektir. Namazı boşa gider demek değildir.

    Bir kadından kocası razı olmazsa, kadın, günahının cezasını çektikten sonra, Cennete girer. Cennete sadece kâfirler girmez. Müslümanın günahı çok olsa da, sonunda mutlaka Cennete girer. Karı koca iyi geçinip, birbirlerinin rızalarını almaya çalışmalıdır.

    Sual: Beyimden habersiz, mevlit için, vaaz dinlemek için, namaz kılmak için camiye, komşuların evlerine gitmem doğru mudur?
    CEVAP
    Zaruri gereken din ilimlerini beyi öğretmeyen kadın, münasip bir kadın hocadan bunları öğrenebilmek için izinsiz gidebilir. Beyiniz izin verse bile, komşularda uygunsuz şeyler konuşulan toplantılara gitmenizi tavsiye etmeyiz. Kadınların camilere de gitmeleri uygun değildir. Birkaç kadının toplanıp uygun bir ilmihal kitabı okumaları çok iyi olur.

    Sual: Ben Şafii mezhebindeyim. Eşim Hanefi. Şu an doğum iznimden dolayı bir yıl ücretsiz izinliyim. Dışarı çıkarken her defasında eşimden izin almak durumunda mıyım?
    CEVAP
    Bir defa izin alınır. Yani ben istediğim zaman dışarı çıkabilir miyim dersiniz. Tamam derse her zaman çıkabilirsiniz. Çıkamazsın derse işe de gidemezsiniz. Evde ona ait malları da dilenciye veya misafirlere izinsiz veremezsiniz. Yani misafirinize bir bardak çay veremezsiniz. Ama (İstediğin şeyi istediğin yere harcayabilirsin ve istediğin zaman istediğin yere gidersin) gibi izin alırsanız istediğinizi istediğiniz gibi harcarsınız ve istediğiniz yere gidersiniz. İzinsiz yapmamak gerekir.

    Sual: İstanbul’da ailesi ile oturan bir hanım Ankara’da bulunan anne ve babasını sıla-i rahim maksadıyla ziyaret etmek istiyor. Kocası ise onu götürmek istemezse, kendisi bir hanım arkadaşını da yanına alarak Ankara’ya gidebilir mi?
    CEVAP
    Gidemez.

    Sual: Peki, Şafii, Maliki ve Hanbeli mezhebinde ruhsat var mı? Taklit ile caiz mi?
    CEVAP
    Hiçbir mezhepte ruhsat yoktur.

    Sual: Kadın, gittiği yerde, gıybet ediyor, yalan söylüyorsa işlediği günahlar kocasına da yazılır mı?
    CEVAP
    Bilmezse yazılmaz. Günah işleyeceğini bilerek gönderirse yazılır.

    Sual: Mukim bir bayan başka şehirdeki kocasının veya mahrem bir akrabasının yanına mahremsiz gidebilir mi?
    CEVAP
    Mukim iken gidemez. Seferde ise gidebilir. Mesela kocası ile İstanbul’da oturuyor. Kocası ile Ankara’ya gitmiştir. Sonra kocası İstanbul’a gelmiştir. Kadın bir hafta sonra yanında mahremi olmadan da İstanbul’a kocasının yanına gelebilir.

    Sual: Babam beş vakit namazını kılan bir kişi. Kendisi hiçbir tarafa arkadaşa ve komşuya gitmiyor. Aynı zamanda annemin de kadınlar ile beraber olmasını istemiyor. Gerekçe olarak da kadınların gıybet ettiklerini gösteriyor. Bu durumda aralarında tartışmalar yaşanıyor. Bu durumda babam mı yoksa annem mi haklı? Annemin hanımlar toplantısına gitmesinde bir sakınca var mı?
    CEVAP
    Hanımın hanımların toplantılarına gitmesinde mahzur yok. Ancak babanız gitme diyorsa anneniz gidemez. Git ama gıybet etme derse, anneniz orada kadınlarla gıybet etse bile, babanıza günah olmaz. Babanızın yetkisi vardır, annenizi hiçbir yere göndermeyebilir.

    Kadının cihadı
    Sual: Kadının cihadı nasıl olur?
    CEVAP
    R. Nasıhinde buyuruluyor ki:
    Resulullah efendimiz, ev işlerini Hz. Fatıma’ya, dış işlerini Hz. Ali’ye vermiş, bu hususta şöyle buyurmuştur:
    (Hanımının evde oturması için, işlerini gören, ihtiyaçlarını karşılayan, onu yabancı erkeklerin görmesinden koruyan, ümmet-i Muhammedin düşmana esir düşenlerini satın almış, azat etmiş gibi sevaba kavuşur.)

    (Ya Fatıma, ne mutlu o kadına ki, kocası ondan razı olur. Allahü teâlânın farz kıldığını yapmaktan ve kocasına itaatten sonra kadınlar için, yün eğirmekten, iplik bükmekten üstün iş yoktur. Bir saat yün eğirmek, iplik bükmek veya dokumak, kadınlar için bir yıl ibadet etmekten daha sevaptır. Dokudukları her iplik için amel defterlerine bir şehid sevabı yazılır.)

    (Beş vakit namazını kılan, malının zekatını veren, Ramazan-ı şerif orucunu tutan, kocasının günah olmayan işlerinde ona itaat eden ve tesettüre uyan kadın, Cennete istediği kapıdan girer.) (Karı-koca Hakları bahsi)

    Peygamber efendimiz, kendi kızına ve diğer kadınlara şehid sevabı kazanmak için ev işleri ile meşgul olmalarını emretmektedir. Başka bir hadis-i şerifte de, (Kadının cihadı, kocası ile iyi geçinmektir) buyuruldu. (Şir’a)

    Geçimsiz kocanın hakkı
    Sual: Huysuz bir kocaya da dinin emrettiği şekilde mi davranmalıdır?
    CEVAP
    Zalime de, mazluma da dinin emrettiği şekilde hareket edilir. İyilik eden, hanımını üzmeyen kocanın nesine sabredilir? Kadın huysuz olursa, kocası sabreder, kocası huysuz olursa hanımı sabreder. Bu imtihanda sabreden çok sevap alır. Kötülük eden, kendine eder.

    Mazlumların, sabredenlerin yardımcısı Allah’tır. Allahü teâlâ, kimsenin hakkını kimsede koymaz. Sabredenlere sayısız mükafat verir.

    Karı-koca birbirinin kötü huylarına sabretmelidir! Hadis-i şerifte, (Hanımının kötü huylarına katlanan erkek, belalara sabreden Hz. Eyyüb gibi mükafatlara kavuşur. Kocasının kötü huyuna sabreden kadın da, Hz. Asiye gibi sevaba kavuşur) buyuruldu. (İ.Gazali)

    Kur'an-ı kerimde de, Allahü teâlânın sabredenlerle beraber olacağı ve sabredenlerin mükafatlarının hesapsız verileceği bildirilmiştir. (Enfal 46, Zümer 10)

    İyi insan, yalnız başkalarına kötülük etmeyen kimse demek değildir. Başkalarından gelen kötülüklere de güzel sabreden kimsedir.

    Sual: Kocanın dine aykırı emirlerine uyulur mu?
    CEVAP
    Hiçbir koca, hanımına dine aykırı emir veremez. (İçki içeceksin, namaz kılmayacaksın, açık gezeceksin) diyemez. Derse, yapılmaz. Peygamber efendimiz, (Halıka isyan olan işte, kula itaat edilmez) buyuruyor. (Hakim)

    Ana-baba da dese, âmir de dese, yapılmaz. Fakat yine de güzellikle yapmamaya çalışmalıdır.


  5. #15
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 26.07.06
    Mesajlar: 2.181
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: KOCANIN KARISI ÜZERİNDEKİ HAKLARI

    Allah (c.c.) razı olsun abim. güzel eklemelerde bulunmuşsun..

  6. #16
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 19.01.07
    Mesajlar: 34
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: KOCANIN KARISI ÜZERİNDEKİ HAKLARI

    ALLAH (c.c)razı olsun insanlarımızın bu konularda eğitilmeye bilinçlendirilmeye çok ihtiyacı var.

    günümüzde evleneceklere tavsiye babında anne baba işte kendi yaşadıklarından dünyalık işlere göre nasihat ediyorlar bunları bilmeleri daha yararlı olacaktır inşaallah.

  7. #17
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 25.07.06
    Mesajlar: 1.015
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: KOCANIN KARISI ÜZERİNDEKİ HAKLARI

    ELİNİZE SAĞLIK KARDEŞİM ALLAH CC RAZI OLSUN.

  8. #18
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 30.01.07
    Mesajlar: 8
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: KOCANIN KARISI ÜZERİNDEKİ HAKLARI

    Çok değerli ve anlamlı bir paylaşım olmuş tşekkürler.Böyle güzellikleri yaşatabilmek her iki insan içinde saygı,sevgi ,itaat ve sadakat gerektirir diye düşünüyorum.Ama temelinde mutlaka bir güzel ahlak yatmalı ki ;bu güzelliklere sebep olsun..Bunlar aslında aşılacak şeyler olmaktan daha çok kalbe kazılacak olmalı ki fayda sağlasın bizlere ...Böylece hem dünyamızı hem de ahiretimizi güzel bir şekilde sonlandırmış olalım.Bu kadar güzellik te insanı mutlu etmeye yetiyor olmalı zaten... HAYIRLI GÜNLER DİLERİM

  9. #19
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 18.11.06
    Mesajlar: 969
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: KOCANIN KARISI ÜZERİNDEKİ HAKLARI

    ALLAH RAZI OLSUN ZERRİNCİM NE O SENDE Mİ MERAK SALDIN BU KONULARA

  10. #20
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 29.08.06
    Mesajlar: 74
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: KOCANIN KARISI ÜZERİNDEKİ HAKLARI

    TAMAM HERŞEY GÜZEL ANLATILMIŞ HER HANIMDA BİLİR PEKİ BAYANLARIN KOCASI KADINLARIN NE HAKKI VARDIR KOCALARINDAN.....KOCALAR SAYGIDAN OTURU BABALARI VE ANNELERİ HANIMLARINA SÖZ SÖYLERKEN LAF ATARKEN GELİN HAKLI İKEN HAKSIZ YERE DÜŞÜNCE KOCA DA SESİNİ ÇIKARMADAN ANNESİNE BABASINA KARŞI GELMEZ.AMA EŞİNİ BİR KENARA ATMIŞ OLUR.VE BUNA BENZER OLAYLARDA ERKEKLERE NE GÖREV DÜŞÜYOR......

Sayfa 2 Toplam 5 Sayfadan BirinciBirinci 1234 ... SonuncuSonuncu

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu anda 2 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 2 misafir)

Benzer Konular

  1. Kolay tatli.... Hemde çok kolay...
    Konu Sahibi EFRUZ AFİF Forum Yemek Tarifleri
    Cevaplar: 13
    Son Mesaj: 29-10-2008, 01:02
  2. lütfen okuyun ve dinleyin
    Konu Sahibi ekremeee Forum Şiirler
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 25-06-2008, 14:16
  3. şimdi kapı çalsaaaa.... kim gelsin istersiniz?
    Konu Sahibi hafize Forum Fıkra, Mizah Bölümü
    Cevaplar: 25
    Son Mesaj: 14-04-2008, 15:57
  4. İslam ve İnsanlık:
    Konu Sahibi -Yalancı_Dünya- Forum Dini sohbet
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 11-12-2007, 15:32
  5. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 04-11-2007, 20:32

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu açma yetkiniz yok
  • Cevap yazma yetkiniz yok.
  • Eklenti yükleme yetkiniz yok.
  • Mesajınızı değiştirme yetkiniz yok.
  •