Teşekkür edenler Teşekkür edenler:  0
Beğenenler Beğenenler:  0
Beğenmeyenler Beğenmeyenler:  0
1 den 4´e kadar. Toplam 4 Sayfa bulundu

Konu: Gavs-ul Azam Seyda Muhammed el-KONYEVİ(k.s)'dan hikmetli sözler..

  1. #1
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 20.03.12
    Mesajlar: 836
    Teşekkür ve Beğeni

    Gavs-ul Azam Seyda Muhammed el-KONYEVİ(k.s)'dan hikmetli sözler..

    Yeryüzünde iki neseb vardır:
    "Biri hatasından tevbe eden Adem(as) nesebi, biri de hatasında ısrar eden şeytanın nesebi."(Seyda Muhammed Konyevi k.s.)


    1- 'Ben dünyada yaşadığım sürece, daima ALLAH-u Zülcelal'in rahmetinden bahsedeceğim. Ümit ediyorum ki, ALLAH-u Zülcelal mahşer gününde bizlere, İnşALLAH-u Teala rahmeti ile muamele edecektir.'



    2- 'ALLAH-u Zülcelal, nefsin istek ve arzularını yaratmış bir tarafa koymuştur. Bunun karşısına da rızasını koymuştur. Bunun için de;

    'Kullarım benim rızamı mı seçecek, yoksa nefsinin arzularını mı seçecek! ' diye imtihan etmektedir.



    3- Akılsız insan odur ki, yaşadığı süre içinde, ahiret mutluluğunu düşünmeden, kendi ateşini kendi eliyle tutuşturur. Ne yazık ki insan ALLAH-u Zülcelal'den o kadar gafildir ki, arkasında cehennem olduğunu bildiği halde, gülmeye devam eder. Halbuki tek kurtuluş yolu, çok ağlamak ve daima ALLAH-u Zülcelal'e yalvarmaktadır.



    4 -Kim ki hayata nefsinin isteklerinin gözüyle bakarsa, daha dünyada iken kendi cehennem ateşini yakmış demektir. Onun için insan hata ve günahlar üzerinde konaklamadan kendisini ALLAH-u Zülcelal'e yöneltmelidir.'



    5- ALLAH-u Zülcelal bu kadar şevkat ve merhamet sahibidir. O'na dönmek lazımdır. Bizim günahlarımızı affetmek O'nın yanında hiçbirşey değildir. Ne olur bizde kendimizi, O'nun merhametine layık hale getirelim. O'nun rahmetine müstehak olabilmek için de ALLAH-u Zülcelal'e çok yalvarmak ve tevbe etmek lazımdır.'



    6- 'İnsanın, ALLAH dostlarının, ilmiyle amel eden alimlerin cemaatinde bulunmaya gayret etmesi, onlara yakın olmaya çalışması, onların sohbetlerine devam etmesi lazımdır. Bunlardan daha faydalı bir şey yoktur.



    7- bu dünyada biraz olsun düşünmeyip, önümüze her geleni yaparsak, kıyamet gününde perişan oluruz. Tabii ki o gün pişmanlık günüdür. Ama oradaki pişmanlığın kimseye faydası dokunmayacaktır.'



    8- 'Cüneyd-i Bağdadi (Kuddise Sirruh) 'nin dediği gibi; Tasavvuf ehli, içine hertürlü pislik atıldığı halde ondan hep güzel şeyler çıkan toprak gibi olmalıdır. Tasavvuf ehli bulut gibi olmalıdır ki, herkesi gölgelendirsin. Tasavvuf ehli yağmur gibi olmalıdır ki, herkes ondan istifade etsin.' buyurmuştur.



    9- 'Ey İnsan! Eğer gerçekten ALLAH-u Zülcelal'in sevgisine talib isen, o zaman henüz vakit varken elinde olan fırsatları değerlendir. Ve sende ALLAH-u Zülcelal'in sevdiği kullarının arasına girmeye gayret et, yoksa bu fırsat elinden kaçacak ve pişmanlık sana fayda vermeyecek.



    10- 'Mü'min iman ve maneviyat bakımından kuvvetli olmazsa, nefsin arzu ve isteklerinden kendisini kurtarıp manevi olarak tedavi olmazsa, şeytana karşı mücadele ve harb edemez.'



    11- 'ALLAH-u Zülcelal'in merhameti olmazsa, hiçbir mahlukat kendisini kurtaramaz. Onun için ALLAH-u Zülcelal'in merhametinden bahsetmek, daima O'nun merhametine sığınmak ve O'na yalvarmak lazımdır.'



    12- 'Kim ALLAH-u Zülcelal'in koyduğu kural ve kaideye karşı gelirse, cehennemde azab bulacak, kim de O'na itaat ederse, ondan razı olup cennetine koyacaktır. Demek ki insanoğlunun tek çaresi, ALLAH-u Zülcelal'e hakiki bir kul olmaktır.'



    13- 'İnsan devamlı zikir ve sohbet meclisine gittiği zaman, günahkar da olsa ALLAH-u Zülcelal'in af ve mağfiretine mazhar olur.'



    14- 'İnsanın başına ne gelirse, nefsinin şerrinden ve dünya keyf-ü sefasından gelir. Dünya ve içindeki keyf-ü sefa başımıza bela olmuştur. Onun için ALLAH-u Zülcelal'in kuvvet ve rahmetine sığınalım. Çünkü bundan başka çaremiz yoktur. O'nun ibadetinden ve zikrinden geri kalmayalım.'



    15- 'Eğer insan, ALLAH-u Zülcelal'in kudret ve azametini layıkı ile bilseydi, bülbülün güle aşık olduğu gibi, ALLAH-u Zülcelal'e aşık olurdu ve her nereye giderse gitsin, daima O'ndan bahsederdi.'



    16- 'İnsanın önünde cennet ya da cehennem vardır. Herkes hazırlığını hangisine gitmek istiyorsa ona göre yapmalıdır.'



    17- Seyda-i Konyevi (Kuddise Sirruh) , bir defasında sevenlerine şöyle bir nasihatte bulundu; 'Ey kardeşlerim! Kendime ve sizlere tavsiyem şudur; bu dünyaya bir defa geldik. Öldükten sonra bir daha gelmeyeceğiz. Zaman azdır. Bütün azalarımızı seferber yapmak suretiyle, yani ALLAH-u Zülcelal azalarımızı, hangi işi yaparak rızasını kazanmak için yaratmışsa onları o işte kullanarak, Rabbimizin rızasını kazanmaya çalışalım.



    18- Kıyamet gününü sanki bugün olacakmış gibi bilmemiz gerekir. Bakın bizden öncekiler gittiler. Biz de nöbetimizi bekliyoruz ve bizim nöbetimiz de bir gün bitecektir.



    19- Bizler, ALLAH-u Zülcelâl'in ayetlerinden gafil olmamalıyız. ALLAH-u Zülcelâl çok şefkat ve merhamet sahibidir. O, kıyamet gününde bizleri azabı ile azablandırmayı istemiyor. Daima bizleri ayet-i kerimelerle ikaz ediyor. Bizim de bu durumdan gafil olmamamız gerekir.



    20- Yaşadığımız zamanın, nasıl bir zaman olduğunu hepimiz görüyoruz. Bu günah bataklığının içinde ALLAH-u Zülcelâl'e yalvarmak ve O'ndan imdat istemek lâzımdır. Dua, ALLAH-u Zülcelâl'in yanında çok makbuldur. Ben böyle inanıyorum ki; Biz ALLAH-u Zülcelâl'e samimi olarak yalvarırsak, istediğimizi bize verecektir. Çünkü her şey O'nun emrindedir.



    21-ALLAH-u Zülcelâl'in rızası ve muhabbeti, insanın çok kıymeti ve her an kaybolabilecek bir cevheridir. İnsanın daima onu araması lâzımdır. İnsan bunu aramadığı zaman kesinlikle bulamaz.



    22- İnsan günah işlerken, onu kimse görmese dahi, o, ALLAH-u Zülcelâl'in yanında sabittir. ALLAH-u Zülcelâl, bazı günahlar sebebiyle insanı dünyadan imansız olarak ayırabilir. Onun için, insanın, kendini bütün günahlardan muhafaza etmesi gerekir.



    23- Şunu unutmamamız lâzımdır ki bu dünya hayatı gelip geçicidir. Çok kısa bir zamandır. Ahiret ise ebedü'l-ebeddir. Onun için ALLAH-u Zülcelâl'in emir ve nehiylerini unutmayalım. ALLAH-u Zülcelâl'in bizlere emrettiklerinden vazgeçmeyelim.


    24- Bir kimsenin işlediği amel-i salih, ALLAH-u Zülcelâl'e hiç bir menfaat vermediği gibi, insanın işlemiş olduğu günah da ALLAH-u Zülcelâl'e hiçbir zarar veremez. Madem ki biz, dünyada nefsimizi o kadar çok seviyoruz, o halde neden onu ahiret azabına müstehak ediyoruz!



    25- Şeytan, nefis ve dünya, yırtıcı hayvanların karanlık bir gecede insana hücum ettiği gibi, bizlere hücum ediyor. Eğer bizler, bunları gözümüzle görmezsek, o zaman bizi helak edeceklerdir. Buradaki gözün görmesinden maksad; kalben ve ruhen düşünüp, tefekkür etmektir.



    26- O halde mü'mine gerek olan, ALLAH'u Zülcelâl'in azabından emin olmamak ve rahmetinden ümit kesmemektir. Yine bazı evliyalar buyururlar ki; Mü'min daima ölümü hatırlamalı, ölümü göz önünde tutup unutmamalıdır. Bütün lezzetleri makas gibi kesen ölümdür.



    27- Eğer tövbesiz olarak, gafletle dünyadan ayrılıp ahirete gidersek, halimiz çok perişan olur. Onun için tek çaremiz; ALLAH-u Zülcelâl'in merhamet kapısına varmak, tövbe etmek ve devamlı olarak ağlamaktır. Çünkü ağlamak insanı, cehennem ateşinden muhafaza edecek bir durumdur. Hz.Peygamber (S.A.V) bir hadis-i şerifte şöyle buyuruyor: “Herhangi bir kimsenin gözünden, ALLAH'ın korkusundan dolayı bir sineğin başı kadar yaş aksa, o da yüzündeki herhangi bir yere değse, o yaşın değdiği yere cehennem ateşi değmez”



    28- Aklı güzel kullanmak için, daima dini sohbetlere gidilmeli ve o sohbetlerde ALLAH'u Zülcelal'in kelamına, Hz. Peygamber (S.A.V) 'in hadis-i şeriflerine ve büyük zatların menkıbelerine yer verilmelidir.



    29- Hz. Peygamber (S.A.V) bir hadis-i şerifte şöyle buyurmuştur: “Mü'minler birlerine karşı sevgi ve muhabbette, adeta bir vücut gibidirler. Nasıl vücudun bir organı rahatsız olduğunda, diğer bütün organlar rahatsız oluyorsa, öyle rahatsız olurlar. Onu tedavi etmek için hep beraber uğraşırlar”



    30- Neyin doğru, neyin yanlış olduğunu bilmek, birbirinden ayırt etmek için bizden önceki seleflerin, Ashab-ı Kiram'ın hal ve hareketlerini öğrenmemiz lazımdır. Bunları öğrendiğimiz zaman, hem kendi noksanlığımız, hem de diğer mü’min kardeşlerimizin noksanları meydana çıkar.


    GAVS-I SAKALEYN SEYDA MUHAMMED EL-KONYEVİ (K.S) HAZRETLERİ...Rabbim şefaatlerine nail eylesin(amin).

  2. #2
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 20.03.12
    Mesajlar: 836
    Teşekkür ve Beğeni

    Bir insan ne kadar akıllı olursa olsun, kendisini yetiştirebilmesi için nasıl okula ve öğretmene ihtiyacı varsa, Allah-u Zülcelal’in yolunda ilerlemek isteyenlerin de tasavvuf yoluna ihtiyaçları vardır.
    Kutbus-Sakaleyn Seyda Muhammed el-Konyevi Hz.(k.s)

  3. #3
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 04.01.13
    Mesajlar: 12
    Teşekkür ve Beğeni

    Seyda'mızın değerini bilmek lâzımdır.
    Okadar büyük bir nimet ki bü dünyaya Rasulullah'ın (s.a.v.) ümmeti olarak gelmek.
    Ahir zamanda işlenen sevaplara daha da kat kat daha büyük sevaplar yazılacağı söyleniyor.

    Ne mutlu Müslüman olana !

  4. #4
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 20.03.12
    Mesajlar: 836
    Teşekkür ve Beğeni

    güncel.....

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Benzer Konular

  1. Bunları biliyor musunuz??????
    Konu Sahibi yemregucer Forum Güzel Sözler
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 26-12-2008, 16:32
  2. SeLamun aLeykum..
    Konu Sahibi Qaraqiz Forum Tanışma Köşesi
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 25-11-2008, 09:46
  3. Bunları biliyor musunuz
    Konu Sahibi yemregucer Forum Güzel Sözler
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 23-11-2008, 17:39

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu açma yetkiniz yok
  • Cevap yazma yetkiniz yok.
  • Eklenti yükleme yetkiniz yok.
  • Mesajınızı değiştirme yetkiniz yok.
  •