ABDULLAH B. EL-MUBAREK'İN AKÎDESİ (V. 181 H.)

(İmam, önder Ebu Abdu'r-Rahman Abdullah b. el-Mübarek el-Hanzalî: Hişam b. Urve ile Humeyd et-Tavil'den hadis dinlemiştir.

Ahmed b. Hanbel dedi ki: İbnu'l-Mubarek döneminde ondan daha çok ilim tahsili peşinde koşan hiçbir kimse yoktur.

Şube dedi ki: Yanımıza onun gibi birisi gelmedi.

İbn Nasuru'd-Din dedi ki: İmam, büyük ilim adamı, hafız, şeyhu'l-İslam, dünya imamlarından birisi, faydalı pek çok eserlerin sahibi, geniş bölgelerde yolculuk yapmış birisidir . Ondan İbn Main, ibn Menî', Ahmed b. Hanbel ve başkaları hadis nakletmiştir.

Fudayl b. lyad dedi ki: Şu beytin Rabbine yemin ederim ki, iki gözüm İbnu'l-Mubarek gibisini görmemiştir. 181 yılında ramazan ayında vefat etmiştir. (İbnu'l-imad, Şezeratu'z-Zeheb, I, 295-297)


İbnu'l-Mubarek -Allah'ın rahmeti üzerine olsun- dedi ki:

"Mekke'de, Medine'de, Kufe'de, Basra'da, Mısır'da ve Horosan'da insanların sünnet ve cemaat üzere olmayı şöylece açıklamakta görüş birliği ettikleri ni gördüm:

Allah'tan başka ibadete layık hiçbir ilah olmadığına, Muhammed'in onun kulu ve rasûlü olduğuna şehadet eden,

İşi aziz ve celil olan Allah'a havale edip her şeyin, hayrın, şerrin, küfrün ve imanın Allah'ın kaza ve kaderi ile olduğunu bilen,

Aziz ve celil olan Allah'ın peygamber ine sahabe olmaları için seçtiği geçmiş selefin hakkını itiraf edip kabul eden,

Ebu Bekir es-Sıddîk'i, Ömer b. el-Hattab'ı, Osman b. Affan'ı ve Ali b. Ebi Talib'i -Allah hepsinden razı olsun- öne geçiren,

Küçükleriyle büyükleriyle Rasûlullah sallallah u aleyhi ve sellem'in ashabına rahmet okuyan, onların faziletle rini söz konusu eden, aralarındaki anlaşmazlıklarda bir şey söylemeyen,

İki bayram namazını Arafat'taki namazı ve cemaatle kılınan namazları iyi yahut günahkâr olsun her imamın arkasında kılan,

Kur'ân'ı Allah'ın kelâmı ve onun indirdiği kitab olarak bilip mahlûk olduğunu söylemeyen,

İmanı söz, amel ve niyet ile birlikte sünnete uygun hareket etmek olarak bilen,

İmanın kalb ve azalar(ın ameli olup) artıp eksildiğini kabul eden,

Cihadın Muhammed sallallah u aleyhi ve sellem'in Allah tarafından peygamber olarak gönderildiği zamandan itibaren Deccal ile savaşacak son mü'min topluluk gelene kadar devam edeceğini, zalim bir kimsenin zulmünün (buna) zarar vermeyeceğini bilip,

Kabir azabına, münkere, nekire, havza, şefaate, mizana, cennetlik lerin aziz ve celil olan Rablerini göreceklerine iman edendir.

Peygamber lerin ve rasûllerin -selam onlara- getirdikl erine iman ederiz. Bu hususta onlara karşı misaller getirmeyiz.
Kaynak: islami Forum, Dini Forum, islami site, islami sohbet, radyo, islami bilgiler Abdullah b. El-mubarek'in akîdesi

Ehl-i sünnetin niteliği:

Aziz ve celil olan Allah'ın kitabının gereğini; Rasûlullah sallallah u aleyhi ve sellem'in hadisleri ni ve ashab-ı kiramın -Allah hepsinden razı olsun- sözlerinin gereğini kabul etmektir. Kişisel görüşü ve kıyası terketmek tir.

İşte benim eski alimlerim izin üzerinde ittifak ettiklerini gördüğüm husus budur. Allah bizlere de, sizlere de istikameti ve salihlere kavuşmayı nasib etsin.

Yine İbnu'l-Mubarek -Yüce Allah'ın rahmeti üzerine olsun-şöyle demiştir:

"... Bizler yahudiler in, hristiyanların sözlerini naklediyorduk ama cehmiyyenin sözlerini nakledemiyorduk."

(Muhtasaru'l-Hucce fi Beyani'l-Mehacce)