Teşekkür edenler Teşekkür edenler:  0
Beğenenler Beğenenler:  0
Beğenmeyenler Beğenmeyenler:  0
1 den 9´e kadar. Toplam 9 Sayfa bulundu

Konu: Tertip Sahibi olan kimse için (Namazın Kazası) Çok önemli....?

  1. #1
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 01.02.08
    Mesajlar: 6
    Teşekkür ve Beğeni

    Tertip Sahibi olan kimse için (Namazın Kazası) Çok önemli....?

    Selamun Aleyküm…

    İnternette araştırma yaparken
    "Vitir namazı dahil bir kimse bir namazı kaçınrsa bu namazı hatırladığı halde di*ğer bir vaktin namazını kılarsa bu vakit namazının hükmü kazaya bırakılan o nama*zın kazasına (mevkufen bağlı olarak) fasit olur. Bu kazaya kalandan sonraki beş vakte ait namazı kılmadan önce bunun kazasını yaparsa o takdirde kılınan namazlar kesin olarak fasit olur ve o kaza edilmesi gerekli namazdan sonra kıldığı namazlar (kazalar) nafile namaza dönüşür. Eğer böyle bir namazı kaza etmeyip sonraki be*şinci namazın vakti de çıkacak olursa ve fasit olan namazlar altıya çıkarsa, hepsi sa*hih olur. Çünkü kazaya bırakılan namazların çok olduğu ortaya çıkar ve tertibi düşürecek şekilde tekrar edilme sınırına girer."
    böyle bir metne rastladım. Benim anlamadığım kısım ise kırmızı ile işaretlediğim kısım. Bu konu hakkında yardımcı olursanız sevinirim.

    http://www.ilahi-tr.org/namaz-abdest...in-kazasi.html
    adresinden konunun tamamını inceleyebilirsiniz.

  2. #2
    Forum Yöneticisi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 26.06.08
    Mesajlar: 3.572
    Teşekkür ve Beğeni

    AleykümSelam
    Bu bilgiler, tertip sahibi yani bulüğdan itibaren hiç namazı kazaya bırakmayan kişilerin herhangi bir sebepten dolayı bir namazı kazaya bıraktıklarında uygulaması gereken şartlar.Günümüzde böyle insana rastlamak zor.Eğer bu durumda değilsek.Önce vakit namazımızı daha sonra kılamadığımız namazlar varsa bunları kılacağız inşaAllah

  3. #3
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 01.02.08
    Mesajlar: 6
    Teşekkür ve Beğeni

    Sorunumu tam anlatamadım sanırım.
    Tertip sahibi bir kişi örneğin sabah namazını vaktinde kılamadığında vakit öğle vakti ise sabah namazının kazasını kılmadın öğle namazını kıldıktan sonra sabah namazının kazasını kılmadığını hatırlarsa, kılmış olduğu öğle namazı fasit (bozuk olan, muteber olmayan, geçersiz) olur, bu gibi durumlara düşmeden önce vakit sırası gözeterek namazları kılmak gerekiyor. Yani Öğle vakti öğle namazını kılmadan önce sabah namazının kazasını yapmak gerekiyor tertip sahiplerinin. Fakat yukarıda kırmızı ile işaretli kısımda bunun tam tersini ima ediyor. Cami hocasına bu metni gösterdiğimde ise o da hiçbirşey anlamadığını söyledi. İşte bu konu için sizlerden yardım istiyorum. Şimdiden ALLAH (c.c) razı olsun

  4. #4
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 02.10.10
    Mesajlar: 34
    Teşekkür ve Beğeni

    Vakti içinde kılınmayan beş vakit namazın kazası farz, vitir namazının kazası vacip, sünnetin kazası da sünnettir.

    Farz bir namazı vaktinde kılmaya eda, vakti geçtikten sonra kılmaya kaza, bozulan bir namazı tekrar kılmaya da iade denir.


    Bir namaz ya bile bile kasden kılınmayıp kazaya bırakılır veya bir özürden dolayı kazaya kalır. Bir vakit namazı kasdî olarak kılmayıp kazaya bırakmak büyük bir günahtır. Böyle bir hareketten uzak durmalıdır. Bu çeşit bir hatanın işlenmesi durumunda bir an önce kaza edilmeli, borçtan kurtulmalıdır. Çünkü ölümün ne zaman gelip çatacağı belli olmaz. Ölüm gelip de hazırlıksız yakalarsa âhirete borçlu olarak gidilmiş olur.

    Bu şekilde kılınmayan bir namaz her ne kadar kaza edilmekle borçtan kurtulunmuş olunsa da, işlenen günah için ayrıca tevbe istiğfar edip, Allah'tan af dikmek lâzımdır. Bunun için hem kaza, hem de tevbe edilmelidir.

    Unutmak, uyku veya meşru bir mazeretten dolayı vaktinde kılınamayan namazlar da hatırlandığı veya meşru özür geçtikten sonra fazla vakit geçirmeden kaza edilmelidir.

    Bazı özürler vardır ki, bu hallerde kılınmayan namazlar daha sonra kaza edilmezler. Kadınların âdet ve lohusalık hali, beş vakit devam eden sar'a veya cinnet hali bu çeşit özürlerdendir. Zaten âdet gören ve lohusa olan kadının namaz kılması caiz olmayıp haramdır.
    Vakti içinde kılınmayan beş vakit namazın kazası farz, vitir namazının kazası vacip, sünnetin kazası da sünnettir. Kazası farz olan sünnet yalnız sabah namazının sünnetidir. Günün sabah namazı kazaya kalmış ise öğleye kadar kılınınca farzıyla birlikte sünneti de kaza edilir. Öğleden sonraya kalınca sünnet kılınmaz, sadece farz kaza edilir.

    Zamanında kılınamayan bazı vakit sünnetleri de daha sonra kılınarak kaza edilir. Meselâ, cemaate yetişmek için öğle namazının ilk sünneti kılınamadığı takdirde, farzı kılıp iki rekât sünnetten sonra ayrıca kılınır. Cuma namazının ilk sünneti hutbeden önce kılınamadığı zaman, yine Cumanın iki rekât farzından sonra kaza edilerek kılınır, îki rekât kılınarak yarıda bırakılan öğlenin ve cumanın ilk sünnetleri aynen bu şekilde dört rekât olarak kaza edilir. Bu sünnetlerin dışındaki diğer vakit namazlarının sünnetleri kılınmadıkları zamanlar kaza edilmezler. Meselâ ikindi ve yatsı namazının sünnetleri farzdan önce kılınmadıkları zaman daha sonra kılınmazlar.

    Kaza namazları nasıl kılınır?

    Vaktinde kılamayıp kazaya kalan namazları altı vakti bulan veya daha çok olan bir kimse kaza namazları arasında bir sıra gözetmediği gibi, kaza namazları ile vakit namazları arasında da bir sıra takibi yapmaz. Namaz kılmanın mekruh olduğu üç kerahet vaktinin dışında istediği ve müsait olduğu her zaman kılabilir. Çünkü kaza namazları için belli bir vakit yoktur. Meselâ, vaktinde kılınamamış olan bir ikindi namazı yatsıdan sonra, bir yatsı namazı da öğleden sonra kılınabilir.

    Kaza namazlarını kılarken vakti belirlemeye gerek yoktur. Bu çok zor olacağından kolay olanı yapmak daha uygundur. Bir kaza namazı şöyle niyet edilerek kılınır:

    Meselâ: "Vaktine yetişip de kılamadığım ilk öğle namazını" yahut "son öğle namazım Allah rızası için kılmaya niyet ettim." Böylece kazaya kalmış olan namazlar, ya ilk kazaya kalmış olanından başlanmış olur veya en son kazaya kalmış olanından başlanmış olur ki, her iki halde de belli bir düzene göre geçmiş namazlar kılınarak azalmış olur.

    Daha kolay olması bakımından "Üzerimde olan bir öğle veya ikindi namazını kaza ediyorum" şeklinde niyet etmek de yeterlidir.

    Bir vaktin namazı kaza edileceği zaman önce bir ezan okunur, sonra ikamet getirilerek kılınır. Birden fazla kaza namazı kılınacağı zaman da hepsi için bir ezan kâfi gelirken, her farz namazı için ayrı ayrı ikamet getirmek sünnettir.

    Kazaya kalmış olan namazların kaç vakit olduğunu kesin olarak bilemeyen kimse, galip tahminine göre hareket eder. Sayı bakımından tam bir tahmin yapamıyorsa, üzerinde kaza namazı kalmadığı kanaatine varıncaya kadar kılar.

    Aynı namazları kazaya kalmış olanlar bu namazı cemaatle kılabilirler. Fakat farklı farklı namazları kılmaya kalkanlar tek bir cemaat olamazlar; ayrı ayrı kılmaları gerekir.

    Kaza namazlarını, mümkünse evde kılmayı tercih etmelidir. Şayet bu namazlar mazeretsiz olarak kazaya bırakılmışsa bir günah sayılacağından bunu teşhir etmek uygun olmaz. (Mehmed Paksu, Açıklamalı İslam İlmihali, Nesil Yayınları, 2002, s. 342 ve 344)

    1-Mü'minûn sûresi, s. 51
    Halil GÜNENÇ, Günümüz Meselelerine Fetvalar II. 311

    Selam ve dua ile...

  5. #5
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 27.09.08
    Mesajlar: 5.821
    Teşekkür ve Beğeni

    Kaza namazlarıyla ilgili çeşitli sorular


    Sual: Kaza namazları nasıl kılınır, sırayla kılmak şart mı?
    CEVAP
    Aynen vakit namazı gibi kaza edilir. Kaza namazı kılarken sıra şart değildir. Fakat ne kadar kaza namazı kıldığını hesaplayabilmek için, sıra ile kılmak iyi olur.

    Sual: Sünnetleri kılarken kazaya da niyet ediyoruz. Öğlenin ilk dört sünnetini kılarken ilk kazaya kalan öğlenin farzına, ikindinin sünnetini kılarken ilk kazaya kalan ikindinin farzına, akşamın sünnetini kılarken ilk kazaya kalan akşamın farzını kılmaya diye niyet ediyoruz. Öğlenin sünnetini kılarken akşamın veya yatsının farzına yahut vitre niyet edemez miyiz?
    CEVAP
    Fark etmez, hangisine isterseniz niyet edebilirsiniz. Ancak bunun hesabı zor olur. Öğlenin sünnetini kılarken öğlenin farzı, diğerlerinin sünnetlerini kılarken farzları da kılınırsa hesaba lüzum kalmaz. Karışık kılınca, ne kadar kaza borcu kaldı diye hesabı zor olur.

    Sual: Kaza namazları hangi vakitlerde kılınır, hangi vakitlerde kılınmaz?
    CEVAP
    Namaz kılması tahrimen mekruh, yani haram olan vakitler üçtür. Bu vakitlerin haricinde her zaman kaza namazı kılınır. Günlük namazların arkasından da kılınır.

    Kaza namazı için mekruh vakitler:
    a- Sabah güneş doğunca, 50 dakika geçinceye kadar kaza ve nafile namaz kılınmaz.
    b- Öğleye 20 dakika kalınca, öğleye kadar kaza ve nafile kılınmaz.
    c- Akşama 45 dakika falan kaldıktan sonra artık o günün ikindisi hariç kaza namazı kılınmaz.

    Sual: Mukim ve seferi iken kazaya kalan namazlar nasıl kılınır?
    CEVAP
    Mukimken kazaya kalan farzlar, seferde de dört rekat olarak kılınır. Seferde kazaya kalan farzlar, mukimken kaza edilince, iki rekat olarak kaza edilir. Tam olarak bilinmiyorsa, hepsini dört rekat olarak kaza etmek günah olmaz.

    Sual: Hanefi fukahasının kaza namazları ile ilgili meşhur ve zahirür rivaye olan kavli şudur: Kazaya kalmış namazları kılmak nafile kılmaktan daha önemli ve daha münasiptir. Yalnız maruf sünnet ve nafileler bundan müstesnadır. Bunlar nafile niyetiyle kılınır. Fukahanın kavline ne dersiniz?
    CEVAP
    Fukahanın kavline kim ne diyebilir ki? Bu hüküm, sadece özürle kazaya kalan namazlar içindir, terk edilen namazlar için değildir. Aynı ifade bizim yazılarımızda da vardı. Böyle söyleyenlerin hatası (kasten yapılanla), (bir mazeretle kaçırılanı) aynı kefeye koymalarından ileri geliyor. Mesela, birisinin elinde kırılacak bir şey var, kazara çarpıyor ve onu düşürerek kırıyorsunuz, özür diliyorsunuz. Bir de kasten elinden alıp yere çarpıyorsunuz, sonra da özür diliyorsunuz. O zaman adam demez mi, ne özür dilemesi, kasten yapmadın mı, bunu demezler mi adama? Kasten namazı terk eden kâfir olur diye hadis-i şerif var. Uyuyarak, unutarak yani bir mazeretle kaçırılan namaz başka, günlerce, aylarca hatta yıllarca kasten terk edilen namaz başka.

    Sual: Çok sayıda kaza borcu olan kaza borcunu ödedikten sonra tekrar tertip sahibi olur mu?
    CEVAP
    Evet olur.

    Sual: Sünnetler yerine kaza kılan, sadece kazaya niyet etse vaktin sünnetini kılmamış mı olur?
    CEVAP
    Hayır vaktin sünnetini de kılmış olur, sadece niyet etme sevabı eksik olur.
    Bir örnekle açıklayalım:
    Cünüp olan, denize girip çıksa veya denize düşse, ağzına ve burnuna da su girmişse gusletmiş olur. Bu gusülle namaz kılar. Eğer denize girerken gusle de niyet etseydi gusle niyetin sevabına da kavuşurdu. Farzın yanında kaza kılan da, sünneti kılmış olur. Ancak vaktin sünnetine diye de niyet edilirse, niyetten hasıl olacak sevaba da kavuşur.

    Sual: Kaza namazı olmayan da sünnetleri kılarken kazaya da niyet etmeli mi?
    CEVAP
    Evet, iyi olur. Bir kimsenin kaza namazı olmasa da, kaza namazı kılmasında mahzur yoktur. Bazı namazlarımız sahih olmamış olabilir. İmam-ı a'zam hazretleri, abdestteki bir müstehabı yapmadığı için kırk yıllık namazını kaza etmiştir. Kaza etme mecburiyeti yoktu.

    Sual: Akşam ve yatsının iki rekat olması gereken sünnetleri kaza kılarken üç rekat olarak kılınıyor bu sünneti değiştirmek olmaz mı?
    CEVAP
    Peygamber efendimiz, farzlardan önce veya sonra bir namaz kılardı, o kıldığı için bize sünnet oluyor. Akşam ve yatsıdan sonra iki rekat kıldığı gibi daha fazla da kılmıştır. Mesela altı rekat evvabin namazı kıldığı da olmuştur. Sünnet yerinde kaza kılmakla sünnet de yerine geliyor. Rekatın farklı olması buna mani değildir.

    Sual: Cemaati beklerken kaza namazı kılınır mı yoksa farzı kılıp sonra mı kaza kılmalı?
    CEVAP
    Cemaate yetişilebilirse, kaza kılmak iyi olur. Mekruh vakitler hariç her zaman kaza kılınır.

    Sual: Özür ile kaçırılan namazların kazalarını sünnetler yerine kılınca niye sünnet de yerine gelmiş olmuyor?
    CEVAP
    Kuşluk namazı, tehıyyat-ül-mescid namazı ve diğer nafile namazlar hakkında Hadis varit olmuş, nafile namazları kılmak da kaza kılmaktan evladır. Çünkü kazayı bir özürle bıraktık. O an ölsek kaza borcu ile ölmüş sayılmayız. Böyle kazaya kalmış namaz, birkaç vakit olur. Fazla olmaz. Sünnet ve bu nafileleri kılmak, kaza kılmaktan evladır. Sünnetle kazayı beraber kılmaya hiç ihtiyaç yoktur. Ama birkaç sene gibi çok kaza borcu olunca bir zaruret doğuyor. Geciktirdikçe günah yazılıyor.

    Diğer üç mezhebe göre özürle kaçırılan kazalar varken sünnet kılmak haramdır. Özürle kaçırılan kaza da geciktirilmemeli diyorlar. Bunlar da hak mezhep. Kaza namazının önemini anlamalıdır.

    Sual: Camide kaza namazı kılmakta mahzur var mıdır?
    CEVAP
    Namazı kazaya bırakmak büyük günahtır. İşlenmiş bir günahı açıklamak da günahtır. Eskiden hiç kimsenin kaza namazı olmazdı. Bu bakımdan kaza kılınca, o namazı terk ettiği anlaşılırdı. Fakat bugün hemen herkesin kaza namazı bulunmaktadır. Camiye müslüman gelir. Müslüman da namaz kılanı ayıplamaz. Bugün kaza namazı kılmak yadırganmaz. Aksine takdir edilir. Hatta "Falanca namaza başlamış, kılmadıklarını da kaza ediyor" diye övülür. Sonra bir insanın hiç kazası olmadığı halde, kaza kılsa mahzuru olmaz.

    İmam-ı a'zam hazretleri, kazaya kalmış namazı olmadığı halde, senelerce kaza namazı kılmıştır. Bu devirde kaza kılmak ayıplanmadığı için, camide kaza kılmakta da mahzur yoktur.

    Camide Tehıyyat-ül mescid gibi çeşitli nafile namazlar da kılınır. Bir kimse, camide herkesten çok namaz kılsa, ne namazı kıldığı nasıl bilinebilir? Akşam namazından sonra evvabin namazı kılınır. Evvabin namazı kılana "Kaza kılıyor", kaza kılana "Evvabin kılıyor" denebilir mi? Nafile namazları kılarken, mesela tehıyyat-ül mescid namazı kılarken kazaya da niyet edilirse, her ikisi de kılınmış olur. (Redd-ül-muhtar)

    Camide kaza kılmak
    Sual: Camide kaza namazı kılmak mekruh olduğuna göre, sünnetleri kılarken kazaya da niyet ettiğimiz için, kaza kıldığımız belli olmuyor; fakat vitri ve akşam namazının kazası belli oluyor. Mekruh oluyor mu?
    CEVAP
    Eskiden herkesin kazasının olmadığı veya çok az olduğu dönemlerde, camide kaza kıldığını göstermek mekruhtu; fakat bu zamanda çok kimsenin kazası olduğu için, belli olmasının mahzuru olmaz.

    Sual: Sabah namazını kaçırınca, nasıl olsa kazaya kaldı diye öğleden sonra kılmakta mahzur var mıdır?
    CEVAP
    Özürsüz geciktirme günahı pek büyüktür. Öğle vaktine 20 dakika kalıncaya kadar sünneti ile birlikte kaza edilmelidir.

    Sual: Kaza namazı için "ilk veya son" demeden rastgele, "Kazaya kalmış namazımı kılmaya" diye niyet etmek sahih olur mu?
    CEVAP
    Hangi namazı kıldığını bilmek farzdır. Bir kimse, öğle vakti (Allah için namaz kılmaya) diyerek on rekat namaz kılsa, o günkü öğlenin farzını kılmış olmaz. (Bugünkü öğle namazının farzı) diye niyet etmesi gerekir. Fakat kazaya kalan namaz çok ise, böyle falanca günün kazası diye niyet etmesi mümkün olmayacağı için, (ilk kazaya kalan) veya (son kazaya kalan) diyerek niyet etmek sahih olur.

    Sual: Mesela öğle ve ikindiyi kılamayan kimse akşam namazından sonra bu namazları kaza edebilir mi?
    CEVAP
    Elbette kaza eder, kaza etmesi farzdır, geciktirmesi haram olur.

    Sual: Şafii’de kaza namazı olanın, sünnet veya nafile kılması haram. Peki sünnet kılmak haram da, namazı kaza etmeyip boş oturmak haram değil midir?
    CEVAP
    Namaz iki türlü kazaya kalır. Biri uyku, unutma gibi meşru bir özürle kazaya kalır. Diğeri de özürsüz, kasten kılmamakla kazaya kalır. Uyumak, unutmak gibi meşru özürle kazaya kalmış namazları kılmak farzdır. Acele edilmesi müstehaptır. Fakat terk edilen, yani özürsüz kılınmayan namazları ise acele kılmak farzdır. Kendisinin ve bakmakla mükellef olduğu kimselerin geçimini temin etmek için çalışması gibi zaruri işler dışında, kaza namazı kılması farzdır, boş oturması günah olur. Hatta namazlarını kaza etmeden vaktin sünnetlerini kılması da günah olur. Bunların yerine kaza namazı kılmalıdır! (Mugnil muhtaç, Tenvir-ül-kulub, İrşad-ül-ibad)

    Sual: 4 rekatlı kazaların son 2 rekatta zammı sure okunmasa da, yine vaktin sünneti kılınmış olur mu?
    CEVAP
    Evet olur. Kazası olmayan kimse, sünnetler yerine kaza kılarken, son iki rekatta zammı sure okusa da olur okumasa da. Hiç kazası olmayan, ikindinin sünnetini kılarken, kazaya da niyet etse, kıldığı nafile olur. Ama farzın yanında kıldığı için sünnet sevabına da kavuşur.

    Sual: Kazası olmayan, ahir zuhurun dört rekatında zammı sure okumalı ne demektir? Farzdır, vaciptir, sünnettir gibi bir şey mi?
    CEVAP
    Burada okumalı demek, okumak farz, vacip demek değil, okunması iyi olur demektir.

    Sual: Kaza namazı kılarken kamet okunur mu?
    CEVAP
    Evet erkekler okur.

    Sual: Erkeklerin kaza namazı kılarken kamet okumalarının sünnet deniyor. Peygamberimiz, kaza namazı kıldı da mı kamet okumak sünnet olsun?
    CEVAP
    Evet Peygamber efendimiz de kaza namazı kılmıştır. Bir savaşta namaz kılma imkanı olmadı, sonradan kaza ettiler. Fakat Peygamber efendimiz, kılmasa bile, eshabına, ümmetine, namazınız kazaya kalınca ikamet okuyun buyurdu. Sabah namazına uyuyarak kalkamayanlar, kamet okuyup okumayacaklarını soruyorlardı.

    Bir şeyin sünnet olması için onu mutlaka Peygamber efendimizin yapması gerekmez. Yapın diye emretmişse o sünnet olur. Yahut yaparken görüp de men etmemişse, o yine sünnet olur. Ezan okumak da sünnettir. Fakat Peygamber efendimizin ezan okuduğu kitaplarda açıkça yazmıyor. Peygamber efendimiz ezan okumamış bile olsa, ezan okumak sünnet değil, denebilir mi? Hem de İslam’ın şiarı olan bir sünnettir.

    Sual: On yıldır dolgu dişle namaz kılan, şimdi bunları Şafii veya Maliki’ye göre kıldım derse, hepsi kaza edilmiş olur mu?
    CEVAP
    Zaruret olduğu için evet.

    Sual: İkindinin farzından sonra ikindinin sünneti veya nafile namaz kılınmaz. Kaza namazı da kılınmaz mı?
    CEVAP
    İkindi namazını kıldıktan sonra kaza kılınır. Akşama 40 dakika kalıncaya kadar kılınır. İkindi geç kılınmışsa, yani akşama 40 dakikadan az kalmışsa artık kaza kılınmaz. Ama ikindi namazı çok geç kalsa da mesela akşama birkaç dakika kalsa da yine kılmak farzdır. Terk edilmesi haram olur.

    Sual: Kaza borcu olmadığı için üçüncü ve dördüncü rekatlarda zammı sure okuması gerekir mi?
    CEVAP
    Gerekmez. Çünkü vaktin sünneti yerinde bir namaz kılınmakla sünnet de kılınmış olur. Akşam namazının sünnetini kılarken üç rekat akşam namazının kazasını kılmaya niyet edince de, sünnet kılınmış olur. Kazası olmayan, sünnetleri kılarken kazaya da niyet edince üçüncü ve dördüncü rekatlarda zammı sure okusa da olur, okumasa da.

    Tâtârhâniye'de, kazaya kalmış namazı olup olmadığını bilemeyenin öğle, ikindi ve yatsının sünnetlerinde zammı sure okuması daha iyi olur buyuruldu. Bu, sünnetleri kılarken kazaya da niyet etmek ve zammı sure okumak daha iyi olur demektir. (Uyun-ül-besâir s.100)

    Sual: Zekat borcumuz var iken, sadaka vermemiz uygun olur mu? Yahut zekat parası ile yol, köprü, çeşme, cami yaptırsak mahzuru olur mu? Kaza namazı borcumuz var iken, çok sevap olan tesbih namazı, kuşluk namazı kılsak sakıncası olur mu?
    CEVAP
    İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:
    Nafile, farzın yanında denizde damla bile değildir.
    Milyarlarca sadaka vermekle, binlerce çeşme ve cami yaptırmakla hasıl olan sevap, bir kuruş zekat sevabına eşit olamaz. Çünkü çeşme ve cami yaptırmak nafile ibadettir, zekat ise farz ibadettir.

    Peygamber efendimiz, kaza namazı borcu olanın nafilelerinin kabul olmayacağını bildiriyor. Ömür boyu nafile namaz kılınsa, iki rekat farz namaz sevabına kavuşulamaz.

    Nafile namaz kılmak ve farz olmayan ibadetleri yapmak yerine farzı ayn olan [herkesin kendisine lazım olan namaz, oruç gibi] ilimleri öğrenmek lazımdır. Bir kimse ömür boyu nafile ibadet etse, bir sayfa farzı ayn olan ilmi öğrenmenin sevabına kavuşamaz.
    Farz-ı ayn ilimden bir şey öğrensen eğer,
    Dünyanın hazinesi etmez bu kadar değer

    Sual: Sünnetleri kılarken kaza namazına da niyet ediyoruz. Ancak bir arkadaş, (Yatsının son sünneti iki rekat, akşamın sünneti iki rekat iken bunu üç olarak kılmak sünneti değiştirmek olur, bid’at olur) dedi. Üç kılmak sünnete aykırı mıdır?
    CEVAP
    Sünnet olan farzın yanında bir namaz kılmaktır, rekat sayısı değildir. Peygamber efendimizin akşam namazından sonra altı rekat namaz kıldığı da olmuştur. Öğlenin son sünnetini dört rekat olarak da kılmıştır. Yatsının farzından sonra çok namaz kıldığı da olmuştur. Tekrar ediyoruz: Farzlardan önce veya sonra bir namaz kılmak sünnettir, rekat sayısı değil. Bu bakımdan kaza namazı kılmakla vaktin sünnetini de kılmış oluyoruz. Sünnet de terk edilmiş olmuyor.

    Sual: Dört mezhepte de kılınmayan namazları kaza etmek gerekir mi?
    CEVAP
    Evet.

    Sual: Bir başlayışta birkaç günlük veya birkaç vakit kaza kılınınca, hepsine birden bir ezan okumak bir defa tesbih çekmek ve bir defa dua etmek kâfi gelir mi?
    CEVAP
    Evet.

    Sual: Kaza kılarken her namazda ikamet okumak gerekir mi?
    CEVAP
    Evet.

    Sual: Kaza namazlarını tamamen kılan tertip sahibi olabilir mi?
    CEVAP
    Kazası kalmayan tertip sahibi olur.

    Sual: Peş peşe 4-5 vaktin kaza namazını kılacaksanız sabah, öğle, akşam, yatsı, vitir şeklinde sıraya dikkat etmek gerekir mi?
    CEVAP
    Hayır sıraya riayet etmek gerekmez. Ancak hesabın kolay olması için, ne kadar kaza kıldığımızı bilmek için sıra ile kılmak iyi olur.

    Sual: Geçmişte seferi iken kazaya kalmış olan namazlarımı bilmiyorum bunların kazası nasıl olur?
    CEVAP
    Bilinmeyince mukim olarak kılmakta mahzur yoktur.

    Sual: Kaza namazlarını tamamlamadan vefat eden kişilerin ahirette hali ne olur?
    CEVAP
    Eğer samimi olarak kazaya başlamışsa, o zaman affa uğrayabilir, şefaatle affedilebilir veya ölünce iskat yaparlar, iskat sayesinde affa uğrayabilir yahut ahirette cezasını çeker ama bu daha az ihtimaldir. Çünkü kılmak için çalışmış ama bitiremeden ömrü kâfi gelmemiş. Hiç kılmayanların hâli kötü olur.

    Sual: Sünnet yerine kaza kılarken, fasid olsa, bu namazı yeniden kılmak vacip olur mu?
    CEVAP
    Evet.

    Sual: Namazı bir iş sebebiyle kazaya bırakmak günah mıdır?
    CEVAP
    Farz namazı, özrü olmadan kazaya bırakmak haramdır. Bu günah kaza edince affolmaz. Kaza ettikten sonra, ayrıca tevbe etmek de gerekir. Kaza edince, yalnız namazı kılmamak günahı affolur. Kaza kılmadan tevbe edilince, terk günahı affolmadığı gibi, tehir günahı da affolmaz. Zira tevbenin kabul olması için, günahtan sıyrılmak şarttır. (Dürr-ül-muhtar)

    Sual: Akşam, yatsı ve sabahın farzı gündüz kaza edilirken sesli okumak caiz midir?
    CEVAP
    Evet caizdir.

    Sual: Çok kaza borcum var. Fıkıh bilgilerini öğrenmek için de Tam İlmihali okuyorum. Hiç vakit kaybetmeden kazaları ödemeye mi çalışmalı, yoksa fıkıh bilgilerini mi öğrenmeli?
    CEVAP
    Kitap okumadan yani fıkıh bilgilerini öğrenmeden yanlış namaz kılarsanız ne olacak? Kitaptan fedakârlık olmaz, yani kitap okumak lazım. Kazaları da kılmaya devam edilir.

    Sual: Doğru dürüst kılamadığım namazlarım olmuştur. Şimdi bunları kaza etmem lazım mı?
    CEVAP
    İmam-ı a’zam hazretleri kırk senelik namazını kaza etmiştir. Halbuki bir yanlışlığı da yoktu. Hep kaza namazı kılmak iyi olur.

    Sual: Namaz ve oruç kazalarının sayısını tam bilmeyen nasıl hesaplar?
    CEVAP
    Zannı galibe göre hesaplar.

    Tertibin düşmesi
    Sual: Tertip sahibi bir kimse, gece kılarım diye yatsıyı kılmadan yatsa, uyanınca güneş doğmasına az bir zaman kalsa, yatsıyı kaza edince güneş doğacağını, sabahı kılamayacağını anlasa, yatsıyı mı kaza eder, yoksa sabahı mı kılar?
    CEVAP
    Vaktin dar olması tertibi düşürür. Yani sabahı kılar, yatsıyı kuşluk vaktinde kaza eder. Vaktin dar olması, kazayı kıldıktan sonra, edaya vaktin kalmaması, demektir. (Hindiyye)


  6. #6
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 01.02.08
    Mesajlar: 6
    Teşekkür ve Beğeni

    Öncelikle herkesin yorumları için teşekkür ediyorum. Fakat Tertip sahipi kişi için yukarıda vermiş olduğum metni bir türlü sağlam kaynaklara dayandıramım. Her türlü araştırmam karşılıksız kaldı. Bende yukarıdaki açıklamanın yanlış olduğu (daha doğrusu eksik olduğu diyelim) kanaatine vardım.
    Fakat sayın gülsengül'ün yazmış olduğu soru cevap kısmında birkaç bölüm kafamı kurcaladı. Bunlarda biri aşağıdaki soru ve cevaptır.
    Sual: Sünnetler yerine kaza kılan, sadece kazaya niyet etse vaktin sünnetini kılmamış mı olur?
    CEVAP
    Hayır vaktin sünnetini de kılmış olur, sadece niyet etme sevabı eksik olur.
    Bir örnekle açıklayalım:
    Cünüp olan, denize girip çıksa veya denize düşse, ağzına ve burnuna da su girmişse gusletmiş olur. Bu gusülle namaz kılar. Eğer denize girerken gusle de niyet etseydi gusle niyetin sevabına da kavuşurdu. Farzın yanında kaza kılan da, sünneti kılmış olur. Ancak vaktin sünnetine diye de niyet edilirse, niyetten hasıl olacak sevaba da kavuşur.


    Benmi yanlış anlıyorum, yoksa bizlere anlatanlarmı yanlış biliyorlarda anlatıyorlar ya da insanlar duydukları şeyleri kendilerine göremi yorumluyorlar birtürlü anlıyamıyorum. Sakın söylediklerim ve söyleyeceklerim yanlış anlaşılmasın. Şahsa veya kuruma herhangi bir sözüm yoktur. Hepsi genel bir düşüncedir.
    Sorulan soruda sünnete değilde kazaya niyet etsem olurmu. Cevap ise tamamen enterasan kısaca tabiki neden olmasın…
    Yapılan ibadette ilk yapılması gereken şart Niyet değilmi oruç tutarken niyet, namaz kılarken niyet, her ibadetimizin başında niyet vardır. Ve niyet ne için hangi amel ve hangi görev için ibadet yaptığımızı, sorumluluklarımızı yerine getirdiğimizin en önemli kanıtı ve başlangıcıdır.
    Yukarıdaki soru ve cevapta olduğu gibi yaparsak misal mesike kurbanı keserken mesike kurbanı demeyipte kurbanı kesmeye diye eksik bir niyet düşünemiyorum veya Zekat verirken veya oruç tutarken veya veya veya bu örnekler çoğaltılabilir.
    Sorumda da belirttiğim internet sitesinin vermiş olduğu cevapları çelişkili, inandırıcı, güvenilir bulmadığım için İslamiyet.gen.tr adresinde bu konuyu paylaştım. Çünkü şimdiye kadar okuduğum bilgilerde herhangi bir şüphe duymamıştım. Fakat benim sormuş olduğum soruya böyle bir soru cevap şekli ile cevap veremeyişinizi bir tarafara bırakıyorum. Ama niyet ile ilgili böyle bir bilgiyi neye dayanarak verdiğinizi çok merak ediyor ve cevapınızı veya cevapları merak içinde sabırsızlıkla bekliyorum. ALLAH kimseyi doğru yoldan ve imandan ayırmasın. Saygı ve Selam olsun tüm gönül dostlarına… ALLAH'a emanet olun.

  7. #7
    Forum Yöneticisi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 26.06.08
    Mesajlar: 3.572
    Teşekkür ve Beğeni

    Kaza konusundaki anlatılmak istenen bir tertip sahibinin bir vakti kazaya kaldığında onu kılmadan 5 vakti aşmadan namaz kılarsa ve daha sonra kazaya kalmış namaz aklına gelirse kazadan sonra kıldığı 5 vakit fasit olur.Daha sonra kazayı kılınca bu 5 vakit kıldığı namaz nafileye döner anlatılmak istenenin bu olduğunu anladım.

    Sünnete niyet konsunda ise değişik bilgilerin oması değişik gösüşlerin olmasından kaynaklanmaktadır.Bu doğrudur bu yanlıştır demek en azından benim çin zor iki durumada fetva veren alimler var.Ama kurban kesme niyeti ile namaz kılma niyetni karıştırmamak gerek iki ayrı konudur bu çünkü.
    Sünnet yerine kaza niyetinin geçerliliğini savunanların şöyle izahları var.Aslolan vakit içerisinde sünnet miktarı namaz kılnmasıdır.Bu kılınan namazın sünnet olarak değilde kaza olarak kılınmasıda vakit içerisinde farz dışında sünnet miktarıda kılınmış olacağından sünnet yerine gelmiş olacak.
    Toparlarsak mesela ikindi namazı 8 rekat 4 farz 4 sünnet.Bu vakit içersinde 8 rekat kılınması hem farzı hem sünneti eda anlamına gelir.Farz olan 4 rekatı mecburen kılacağız ama sünneti kılarken sünnet değilde kaza namazı kılarsak ne olmuş olacak.Vakit içerisinde kılınması gerken 8 rekat kılınmış olacak ama sünnet+farz değilde kaza+farz olarak kılınmış olacak.Umarın anlatabildim

  8. #8
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 01.02.08
    Mesajlar: 6
    Teşekkür ve Beğeni

    Yusuf bey açıklamalarınız için teşekkür ederim.
    Tertip sahibi kişinin kazaya kalan namazı hususunda vermiş olduğunuz bilgi hakkında bir itirazım yok. Yalnız "Bu kazaya kalandan sonraki beş vakte ait namazı kılmadan önce bunun kazasını yaparsa o takdirde kılınan namazlar kesin olarak fasit olur ve o kaza edilmesi gerekli namazdan sonra kıldığı namazlar (kazalar) nafile namaza dönüşür." Bu kırmızı kısımdan anladığım daha doğrusu anlayamadığım şeyi ne ben nede cami hocası hiçbir şekilde anlayamadık. Ve Diyanet İşleri İlmihalinden bu konuya baktığımızda olayın Kaza namazı olan tertip sahibinin kaza namazını kılmadan vakit namazını kılamayacağı, kıldığı takdirde namazın fasit olacağı yönünde. Fakat kırmızı ile yazılı kısımda bunun tersi yani sabah namazı kazaya kalan kişi, öğle namazını kılmadan bunu kıldığı takdirde Öğle, İkindi, Akşam, Yatsı namazlarının fasit olacağını söylemekte. Bu tahmin ettiğimce eksik ve yanlış bir bilgi olarak siteye konulmuş.
    Sünnet namazlar konusunda ise Diyanet işleri ile görüşüp bu konu hakkında bilgi aldıktan sonra cevabı sizlerede ulaştırırım. ALLAH kimseyi doğru yoldan ve imandan ayırmasın. Saygı ve Selam olsun tüm gönül dostlarına… ALLAH'a emanet olun.

  9. #9
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 01.02.08
    Mesajlar: 6
    Teşekkür ve Beğeni

    Sünnete niyet etmeyipte kaza namazına niyet etmeyi cami hocasına sordum ve Şafii mezhebinin böyle yaptığını yani kaza namazına öncelik verdiğini öğrendim. Sizlerden ricam böyle sorularda ve cevaplarda mezhepleri belirtmeniz insanların tereddüt etmemelerine ve bilgilenirken doğru bilgi edinmelerine yardımcı olacaktır. Saygı ve selam tüm gönül dostlarına. ALLAH'a emanet olun…

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Benzer Konular

  1. tanışma
    Konu Sahibi imported_gül_sultan Forum Tanışma Köşesi
    Cevaplar: 17
    Son Mesaj: 20-03-2010, 22:53
  2. Kolaylık dini
    Konu Sahibi kemal12 Forum İslami Bilgi ve Kaynaklar
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 24-12-2007, 01:45

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu açma yetkiniz yok
  • Cevap yazma yetkiniz yok.
  • Eklenti yükleme yetkiniz yok.
  • Mesajınızı değiştirme yetkiniz yok.
  •