Teşekkür edenler Teşekkür edenler:  0
Beğenenler Beğenenler:  0
Beğenmeyenler Beğenmeyenler:  0
Sayfa 2 Toplam 8 Sayfadan BirinciBirinci 1234 ... SonuncuSonuncu
11 den 20´e kadar. Toplam 71 Sayfa bulundu

Konu: Hz.Muhammed(s.a.v)'in örnek ahlakı

  1. #11
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 30.03.08
    Mesajlar: 9.993
    Teşekkür ve Beğeni

    SANA KİMSE DOKUNAMAZ


    Arkadaşlarıyla oturmaktadır. Bir deve son hızla koşarak yanına gelir ve durur. Sığınmak ister gibi bir hali vardır. Az sonra da deveyi kovalayan sahipleri çıka gelir.
    "Ey Allah'ın Elçisi, bu bizim devemizdir, üç gündür onu arıyorduk, nihayet yanınızda bulduk." derler.
    Deve Hz. Muhammed'in arkasında durmaktadır. O devenin yularını bırakmadan konuşur:
    "Ama deveniz sizden çok şikâyetçi."

    Şaşıran sahipleri sorar:
    "Ey Allah'ın Elçisi, ne diyor?"
    "O yanınızda büyümüş, yıllarca sırtında yük taşımış, size bir sürü de yavru vermiş ve en sonunda onu kesip etini yemeye kalkışmışsınız."


    "Evet, ey Allah'ın Elçisi aynen öyle oldu."
    Bunun üzerine Hz. Muhammed (asv) cebinden yüz gümüş ödeyerek deveyi onlardan satın alır ve deveye dönerek:
    "Ey deve, haydi git. Allah rızası için serbestsin ve artık sana kimse dokunamaz."


    der.[

  2. #12
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 30.03.08
    Mesajlar: 9.993
    Teşekkür ve Beğeni

    KOYUNUN GÖZÜ ÖNÜNDE
    Kuzeni Abbas oğlu Abdullah anlatmaktadır. Birgün Allah'ın Elçisiyle (asm) bir yere gidiyorduk. Birisi, kesmek üzere bir koyunu bağlamış, koyunun gözü önünde bıçağı biliyordu. Hz. Muhammed (asv), o kişiye seslendi:
    “Onu defalarca mı öldürmek istiyorsun?”



  3. #13
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 30.03.08
    Mesajlar: 9.993
    Teşekkür ve Beğeni

    KONUŞAMAYAN HAYVAN
    Bir gün yolda giderken açlıktan karnı sırtına yapışmış bir deve görür.
    Yüzü bulutlanır ve devenin sahibine döner:
    “Konuşamayan bu hayvana bakarken Allah'tan kork!”



  4. #14
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 30.03.08
    Mesajlar: 9.993
    Teşekkür ve Beğeni

    ONLARA NÖBETÇİLİK EDİP

    Altmış üç yıllık hayatının en büyük zaferine yol almaktadır. On bin kişilik bir ordunun başında baba ocağı, ana vatanı Mekke'nin kapısına dayanmak üzeredir. Artık bütün Arabistan hâkimiyetini tanımıştır.
    Ordunun en önünde ilerlerken yolları üzerinde yeni doğum yapmış dişi bir köpekle yavrularını görür. Arkadaşlarından Suraka oğlu Cuayl'i çağırarak emir verir.
    "Anneyle yavrularının önünde duracak ve ordunun tamamı geçinceye kadar onlara nöbetçilik edip, ezilmekten koruyacaksın."

    Dişiyle yavruları rahatsız edilmemiş fakat on bin kişilik Fetih ordusu istikametini değiştirmiştir.

  5. #15
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 30.03.08
    Mesajlar: 9.993
    Teşekkür ve Beğeni

    KENDİ ÖNLEMİM

    Bedir düzlüğünde İslam'ın ilk ciddi meydan sınavı verilmek üzeredir. Hz. Muhammed (asv) küçük ordusunu savaş düzeninde yerleştirmiş ve kendinden üç kat kalabalık düşman ordusunun harekete geçmesini beklemektedir. Bu sırada savaş düzenleri konusunda bir uzman sayılan arkadaşlarından Münzir oğlu Hubab yanına gelir ve sorar:
    “Ey Allah'ın Elçisi! Orduyu bu şekilde yerleştirmeni Allah mı sana emretti?”
    “Hayır, benim kendi önlemim.”


    “Öyleyse ey Allah'ın Elçisi! Ordu yanlış yerleştirilmiş...”
    Ve askerlik bilimi açısından doğrusunu anlatır. Hz. Muhammed (sav) hiçbir tepki ve kapris eseri göstermeksizin arkadaşının sözüne uyar. Ordunun savaş düzeni değiştirilir. Birkaç saat sonra da İslam ilk zaferini kazanmıştır

    Hz. Peygamber (sav), devlet idaresi için çeşitli kademelerde görevli tayininde, ehliyet ve liyakat esasına riayet eder; layık olan kişileri yaşları küçük olsa da, soylu ailelerden olmasalar bile görevlendirirdi. Hak olan hususlarda kendisine ve görevlilerine itaat edilmesini ister; ancak hakka ve hakikate uymayan konularda halkın itaat sorumluluğunda olmadıklarını belirtirdi. Böylece hak sınırları içerisinde emîre itaati gerekli görmekle birlikte, halkı kendi hizmetine mecbur kişiler olarak görmez, kendini onların üstünde saymazdı; bilakis onların içinden, aralarından biri idi.


  6. #16
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 30.03.08
    Mesajlar: 9.993
    Teşekkür ve Beğeni

    BİZİ ALDATAN


    Çarşıyı denetlemektedir. Bir dükkânın tezgâhında duran buğday çuvalına elini daldırır. Üstteki buğdaylar iri, parlak ve kalitelidir. Fakat çuvalın içinden eline ıslak ve kötü buğdaylar gelir. Kaşlarını çatarak dükkancıya nedenini sorar:
    "Böyle yapmazsam satamam.. cevabını alınca da
    "Bizi aldatan bizden değildir."


    der.

    Emir verir, ıslak buğdaylar çuvalın üzerine çıkarılır ve öyle satılır.

  7. #17
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 30.03.08
    Mesajlar: 9.993
    Teşekkür ve Beğeni

    MUHAMMED'İN KIZI FATMA DA OLSA

    Mekke yeni fethedilmiştir. Mahzumoğulları kabilesinin reisinin kızı hırsızlık yapar. Hırsızın adı Fatma'dır. Cezalandırılması için Hz. Muhammed (asv)'e getirilir. Fakat günün siyasi dengeleri Mahzumoğullarıyla aranın bozulmamasını gerektirir. Durumun nezaketini değerlendiren bazı arkadaşları araya, Hz. Muhammed (asv)'in kıramayacağını düşündükleri birini koyarlar. Bu, Hz. Muhammed (asv)'in evlatlığı Zeyd'in oğlu, genç Üsame'dir. Yani bir bakıma manevi torunu. Üsame:
    "Ey Allah'ın Elçisi! Bu kadını babasının hatırı için affetseniz..." der.
    Fakat Hz. Muhammed (asv)'in hayatının en kızgın anlarından biriyle karşılaşır. Cevap şiddetlidir:
    “Bu istediğiniz şey sizden önceki toplulukların yok edilme sebebidir. Onların içinde de hatırlı ve güçlü biri bir suç işledi mi affedilir, halktan biri işledi mi cezalandırılırdı. Allah'a yemin ederim ki, bu suçu işleyen Mahzumoğullarının reisinin kızı Fatma değil de Allah'ın Elçisinin kızı Fatma olsaydı aynı cezayı verirdim.”


    Emir verir. Hırsızın cezası uygulanır.

  8. #18
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 30.03.08
    Mesajlar: 9.993
    Teşekkür ve Beğeni

    HZ. FATIMA (r.anha)'YA HİZMETÇİ

    Kızı Hz. Fatıma (r.anha) son derece sıkıntılı bir evlilik yaşamı sürmektedir.
    Kocası Hz. Ali (ra)'nin anlatımıyla:
    "Evimizde hizmetçi yoktu. Bütün işlerini bizzat Fatıma kendisi yapıyordu. Zaten, bütünü bir tek odadan ibaret olan bir hücrecikte kalıyorduk. O hücrecikte, Fatıma ocağı yakar ve yemek pişirmeye çalışırdı. Çok kere, ateşi alevlendirmek için eğilip üflerken, ateşten çıkan kıvılcımlar benek benek elbisesini yakardı. Onun için elbisesi delik deşik olmuştu. Yaptığı sadece bu değildi. Ekmek yapmak, evin ihtiyacı olan suyu taşımak da onun yüklendiği işlerdendi. Ayrıca değirmen taşını çevire çevire eli, su taşıya taşıya da sırtı nasır bağlamıştı."
    O günlerde Medine'ye savaş esirleri getirilir.
    Bunlar ihtiyacı olan Müslümanlar arasında ev işlerine yardım etmeleri için dağıtılmaktadır.
    Hz. Ali (ra)eşine:
    “Git babandan bir tane de bizim için iste." der.
    Hz. Fatıma (r.anha) ister. Fakat peygamber babanın cevabı olumsuzdur.
    "Kızım" der "Mescid'te yatıp, kalkan, öğrenimle meşgul olan fakir arkadaşlarımın ihtiyacı senden önceliklidir. Kusura bakma onlarınkini gidermeden, senin için bir şey yapamam."



  9. #19
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 30.03.08
    Mesajlar: 9.993
    Teşekkür ve Beğeni

    BAZEN OLUR

    Bir arkadaşı kimseye açamadığı büyük bir sıkıntıyı Hz. Muhammed (asv)'e getirir:
    “Ey Allah'ın Elçisi! Karım bir çocuk doğurdu, teni esmer. Ben ise beyazım?..”
    Hz. Muhammed (asv) sorunu anlamıştır. Nezaketi daha ileri gidilmesine izin vermez. Arkadaşının sözünü bitirmesini beklemeden bir soru sorar:
    “Senin develerin var mı?”
    “Evet, var.”
    “Peki, renkleri nedir?”
    “Genellikle kırmızı”
    “İçlerinde boz renkli de olur mu?”
    “Evet, bazen olur.”
    “O boz renk nereden gelmiştir?”
    “Herhalde atalarından birine çekmiştir.”
    “Karının doğurduğu çocuk da belki atalarından birine çekmiştir.”
    Arkadaşı tatmin olmuş bir vicdan ve mutlu bir yüz ile yanından ayrılır.

  10. #20
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 30.03.08
    Mesajlar: 9.993
    Teşekkür ve Beğeni

    YOLUNU KAYBETTİĞİNDE



    Bir göçebe Arap, Müslüman olma niyetiyle gelmiştir; fakat henüz kararı kesin değildir. Netleştirmek için Hz. Muhammed (asv)'e sorar
    “İnsanları neye çağırıyorsun?”
    “Yalnız Allan’a ibadet etmeye. O Allah ki, başın bir derde girdiğinde O’nu çağırırsın, seni kurtarır. O Allah ki, bir kuraklık olduğunda O’nu çağırırsın. Yeri yeşertir. O Allah ki, çölde yolunu şaşırdığında O’nu çağırırsın, yolunu buldurur.”


    Gelen adamın bütün soru işaretleri silinmiştir. Çünkü Hz. Muhammed (asv) davet ettiği dini onun anlayacağı şekilde anlatmıştır.

Sayfa 2 Toplam 8 Sayfadan BirinciBirinci 1234 ... SonuncuSonuncu

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Benzer Konular

  1. Ev İçin........Pratik Bilgiler
    Konu Sahibi deniz14 Forum Genel Konular
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 19-07-2012, 19:46
  2. Kolay kurabiye
    Konu Sahibi Bilnur Forum Yemek Tarifleri
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 07-10-2008, 02:48
  3. cennette evlilik hadisesi
    Konu Sahibi efzairem Forum Bize Ayıracak 5 (beş) Dakikanız var mı
    Cevaplar: 13
    Son Mesaj: 31-12-2007, 16:27

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu açma yetkiniz yok
  • Cevap yazma yetkiniz yok.
  • Eklenti yükleme yetkiniz yok.
  • Mesajınızı değiştirme yetkiniz yok.
  •