Teşekkür edenler Teşekkür edenler:  0
Beğenenler Beğenenler:  0
Beğenmeyenler Beğenmeyenler:  0
Sayfa 3 Toplam 4 Sayfadan BirinciBirinci 1234 SonuncuSonuncu
21 den 30´e kadar. Toplam 38 Sayfa bulundu

Konu: Kafam çok karıştı nolur yardım edin....

  1. #21
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 20.03.13
    Mesajlar: 91
    Teşekkür ve Beğeni

    Mesela ben şuan Cizrede memurluk yapıyorum ve buradaki kadınların %60 %70i çarşaflı

    batıda gelen cicili bicili öğretmenler o kadar dikkat çekiyor ki burada

    hayır burdaki genç kızları da özendiriyorlar öyle giyinmeye,batı bitmiş zaten bu konuda
    bari burayı bozmayın diyorum bazen içmden :/

  2. #22
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 22.04.13
    Mesajlar: 1.794
    Teşekkür ve Beğeni

    Alıntı mehtap58´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    o zaman bana şöyle söyleyin
    siyah çarşaf kesin ve kesin farzdır. böyle giyinmeyenler tesettürlü değildir deyin...
    Kimse kesin olarak bunu söyleyemez. Böyle bir kesinlik nerde ?
    Dinimiz islam, bulunduğu döneme uyan bir dindir.
    Biz, allahın kitabını anlayalım - okuyalım - ezberleyelim, peygamber (s.a.v.) ın sünnetlerini takip edip onun şefaatine ulaşalım allahın izniyle de, bırak çarşaf giymeyelim ama kendimizi bilelim. İnsanları sevelim, sınıflandırmayalım. Ahlakımız ve davranışlarımız düzgün olsun. Yoksul fakir gözetelim, zekaat ve sadaka verelim. Birlikte kalkınalımi kimselere muhtaç olmayalım. Bir tek Allah (c.c) nin önünde eğilelim ve O' ndan isteyelim...

  3. #23
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 20.03.13
    Mesajlar: 91
    Teşekkür ve Beğeni

    Alıntı mehtap58´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    o zaman bana şöyle söyleyin
    siyah çarşaf kesin ve kesin farzdır. böyle giyinmeyenler tesettürlü değildir deyin...
    -Ben hiçkimsenin çarşaf dışında şerri hükümere göre giyinip giyinmediğini bilemem

    -Lakin örtünmek adına kusursuz olan çarşaftır

    bir kadın çarşaf dışında başka şeyler tercih ediyorsa örtünmede ve tercih ettiği bu şeyler sebebiyle ziynet eşyaları belli oluyorsa yada vücut hatları belli oluyorsa ve bu kadın bu sebeplerden dolayı günaha giriyorsa çarşaf bu kadın için farz olur

    yapmadığın yada yapamadığın birşeyden dolayı günaha girebiliyorsan bu yapmadığın şey senin için farz değil midir?

    -örneğin namaz kılarken aklımıza dünyalık şeyleri getirmemek yada 1-2 kere de olsa göz ucumuzla sağa sola bakmak namazı bozmuyor olabilir
    ama bu değildir ki namazı bozmuyor diye bu yaptıklarımız bu rahat tavırlarımız yüzünden Allaha hesap vermeyeceğiz....

    -Namaz yüzünden, NAMAZ KILMADI diye sorguya çekilmeyebiliriz ahirette ama bu namaz kılarken çiğnediğimiz hassasiyetlerin hesabını vermeceğiz anlamına gelmez
    Şunu da söylemek isterim ki,namazın hakkını vermeyecek derecede lakayit bir tavra bürünür yada başka bir sapık inançla namaz kılarsak belki ahirette NAMAZ KILDI diye de sorguya çekilebiliriz

    -Örtünmede böyle belki ÖRTÜNMEDİ diye hesaba çekilmeyebilir kadınlarımız
    ama örtünürken ciddiye almadığı yahut önemsemediği yada basit gördüğü onca şey için sorguya çekilebilir

    -Kimbilir belki de Örtündü diye hesaba çekilir bazı kadınlarımız Allah korusun

    mesela aklıma peygamberimizin saçlarını deve hörgücü gibi yapan kadınlara ithafen söylediği o hadis geliyor

    Ateş (cehennem) ehlinden iki sınıf vardır, henüz onları görmedim. (Birinci sınıf) Yanlarında sığır kuyruğu gibi bir şeyler taşıyıp onlarla insanlara vuran kimseler (İkincisi) Giyinmiş çıplak kadınlar ki, bunlar Allah’a taatten (itaatten) dışarı çıkmışlardır. Bunlar (hem kendileri baştan çıkmıştır), hem de başkalarını baştan çıkartırlar. Başları deve hörgücü gibidir. Bu gibi kadınlar, Cennet’e girmek şöyle dursun, onun kokusunu bile alamazlar. Halbuki Cennet’in kokusu şu şu kadar uzak mesafeden hissedilir” (Hadîsin ravisi Ebu Hureyre hazretleridir)

  4. #24
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 22.04.13
    Mesajlar: 1.794
    Teşekkür ve Beğeni

    Alıntı Z4F3R_´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    -Ben hiçkimsenin çarşaf dışında şerri hükümere göre giyinip giyinmediğini bilemem

    -Lakin örtünmek adına kusursuz olan çarşaftır

    bir kadın çarşaf dışında başka şeyler tercih ediyorsa örtünmede ve tercih ettiği bu şeyler sebebiyle ziynet eşyaları belli oluyorsa yada vücut hatları belli oluyorsa ve bu kadın bu sebeplerden dolayı günaha giriyorsa çarşaf bu kadın için farz olur

    yapmadığın yada yapamadığın birşeyden dolayı günaha girebiliyorsan bu yapmadığın şey senin için farz değil midir?

    -örneğin namaz kılarken aklımıza dünyalık şeyleri getirmemek yada 1-2 kere de olsa göz ucumuzla sağa sola bakmak namazı bozmuyor olabilir
    ama bu değildir ki namazı bozmuyor diye bu yaptıklarımız bu rahat tavırlarımız yüzünden Allaha hesap vermeyeceğiz....

    -Namaz yüzünden, NAMAZ KILMADI diye sorguya çekilmeyebiliriz ahirette ama bu namaz kılarken çiğnediğimiz hassasiyetlerin hesabını vermeceğiz anlamına gelmez
    Şunu da söylemek isterim ki,namazın hakkını vermeyecek derecede lakayit bir tavra bürünür yada başka bir sapık inançla namaz kılarsak belki ahirette NAMAZ KILDI diye de sorguya çekilebiliriz

    -Örtünmede böyle belki ÖRTÜNMEDİ diye hesaba çekilmeyebilir kadınlarımız
    ama örtünürken ciddiye almadığı yahut önemsemediği yada basit gördüğü onca şey için sorguya çekilebilir

    -Kimbilir belki de Örtündü diye hesaba çekilir bazı kadınlarımız Allah korusun

    mesela aklıma peygamberimizin saçlarını deve hörgücü gibi yapan kadınlara ithafen söylediği o hadis geliyor

    Ateş (cehennem) ehlinden iki sınıf vardır, henüz onları görmedim. (Birinci sınıf) Yanlarında sığır kuyruğu gibi bir şeyler taşıyıp onlarla insanlara vuran kimseler (İkincisi) Giyinmiş çıplak kadınlar ki, bunlar Allah’a taatten (itaatten) dışarı çıkmışlardır. Bunlar (hem kendileri baştan çıkmıştır), hem de başkalarını baştan çıkartırlar. Başları deve hörgücü gibidir. Bu gibi kadınlar, Cennet’e girmek şöyle dursun, onun kokusunu bile alamazlar. Halbuki Cennet’in kokusu şu şu kadar uzak mesafeden hissedilir” (Hadîsin ravisi Ebu Hureyre hazretleridir)

    Ne demek istediğini anlayamadım, çünkü anlatamamışsın. Yazdıkça batmışsın. Çarşafla ilgili bir konuya, bir çok ayet ve hadislerle sabit olan; miraç hediyesi namazı karıştırmışsın. Bu elmayla dolu bir çuvala armut atman gibi bir şey olmuş. Benden tavsiye yazma. Bu konuda düşüncelerin sana kalsın. Allahın rahmeti üzerine olsun...

  5. #25
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 25.12.12
    Mesajlar: 672
    Teşekkür ve Beğeni

    Tesettürün Ölçüsü - Nureddin YILDIZ - YouTube

    konuşması çok hoşuma gitti kardeşim inşallah yardımı olur sanada

  6. #26
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 06.02.13
    Mesajlar: 48
    Teşekkür ve Beğeni

    Alıntı nazlı ceylan´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Ben kapanalı 3 ay oldu gerçekten Allah'a tam teslimiyet göstermek için bunu yaptım. Giyim tarzımda da dikkat çekmicek vücud hatlarını belli etmeyecek giysiler tercih ediyorum. Ancak erkeklerin cübbe kadınların çarşaf giymesi gerektiği tarzındaki yazılar bu aralar kafamı allak bullak etti. Bunları yapmayan kafir olur benzeri söylemler beni gerçekten kendimi ve kararımı sorgular bi hale getirdi.

    Günümüzde açık bir bayandan daha dikkat çekici ve teşhir edici başörtülüler var evet ama bunun muadili kara çarşaf mıdır yani. Ayrıca örtünme emredildiği gibi insanları yargılamama kötü düşünmeme namaz oruç ve zekat da emredilmedi mi ?

    Her insan açık olsun kapalı olsun dinini yaşayabilir namaz oruç zekat ibadetlerini yapabilir kalbini temiz tutabilir tek baz örtünüp hakemlik selamlık olmak mıdır?

    kafam karıştı çarşaf ve cübbe konusunda bunlar Arapların o zamanki giysileri değil mi? Bilmediğim için soruyorum gerçekten herkez farklı bişey söyliyor. Örtünme yok diyen profesörlerimiz bile varken ne yapıp nasıl yapacağımı şaşırmış durumdayım. Doktora öğrencisiyim ve kayıt dondurdum şimdi başörtüsüyle nasıl devam ederim hesapları yaparken zaten gereğini yerine getiremiyomuşum hissi beni üzdü açıkçası bilemiyorum...
    Allah'ın selamı üzerinize olsun. Allah bir kimsenin inanarak yaptığı iyiliklere nankörlük etmez. Çünkü Allah her şeyi yazmakta ve kaydetmektedir.Sen gücünün yettiğinden sorumlusun. Eğer Allah'tan sana vahyedilene uyarsan sana bu Kur'an'ı farz kılan Allah seni dönülecek yere döndürecektir. Ne giyersen giy bil ki en hayırlı elbise takva elbisesidir. Takva Allah'tan korkmak olduğu için yalnız kalbinin giyebileceği bir giysidir. Çarşafa bürünmek iyilik ya da takva sahibi olmak değildir. Allah'tan gereği gibi korkup sakınmaktır inşallah. Nice çarşafa bürünüp günah işleyenler ve bunları çıkarları için kullananlar gördük Allah'ın izniyle. Önemli olan görünmeyen nefsi terbiye edebilmektir inşaAllah. Bilmeliyiz ki Allah görüneni de görünmeyeni de bilendir. O gereken her şeyi açıklamış, açıklamadığından da sorumlu tutmamıştır. O halde bizler O'nun emrettiklerini yapıp sakınalım, geri kalan Rabbimize aittir. Dilerse azap eder, dilerse rahmet eder. Ama O kullarına zulm etmez. Bu yüzden bizlere ayetlerini açıklamıştır.

    Kovulmuş şeytanın şerrinden,vesvesesinden ve yanımızda bulunmasından Allah'a sığınırız.Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla.
    24/31. Mü’min kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar.
    görünen kısımlar müstesna, zînetlerini göstermesinler. Başörtülerini ta yakalarının üzerine kadar
    salsınlar. Zinetlerini, kocalarından, yahut babalarından, yahut kocalarının babalarından, yahut
    oğullarından, yahut üvey oğullarından, yahut erkek kardeşlerinden, yahut erkek kardeşlerinin
    oğullarından, yahut kız kardeşlerinin oğullarından, yahut müslüman kadınlardan, yahut sahip
    oldukları kölelerden, yahut erkekliği kalmamış hizmetçilerden, yahut da henüz kadınların mahrem
    yerlerine vakıf olmayan erkek çocuklardan başkalarına göstermesinler. Gizledikleri zinetler bilinsin
    diye ayaklarını yere vurmasınlar. Ey mü’minler, hep birlikte tövbe ediniz ki kurtuluşa eresiniz!
    7/26. Ey Âdemoğulları! Size açık yerlerinizi örtecek giysi ve süslenecek elbise verdik. Takva (Allah’a karşı
    gelmekten sakınma) elbisesi var ya, işte o daha hayırlıdır. Bu, Allah’ın rahmetinin
    alametlerindendir. Belki öğüt alırlar.
    7/27. Ey Âdemoğulları!Aaçık yerlerini kendilerine açmak için, elbiselerini soyarak ana babanızı cennetten
    çıkardığı gibi, şeytan sizi de saptırmasın. Çünkü o ve kabilesi, onları göremeyeceğiniz yerden sizi
    görürler. Şüphesiz biz, şeytanları, iman etmeyenlerin dostları kılmışızdır.
    7/28. Çirkin bir iş işledikleri vakit, “Biz atalarımızı bunun üzerinde bulduk, Allah da bize bunu emretti”
    derler. De ki: “Şüphesiz, Allah çirkin işleri emretmez. Siz bilmediğiniz şeyleri Allah’ın üzerine mi
    atıyorsunuz?”
    7/29. De ki: “Rabbim adaleti emretti. Her secde yerinde yüzlerinizi doğrultun. Dini Allah’a has
    kılarak O’na ibadet edin. Sizi başlangıçta yarattığı gibi döneceksiniz.”
    7/30. Allah, bir kısmına hidayet etti, bir kısmına da sapıklık lâyık oldu. Çünkü onlar Allah’ı bırakıp şeytanları
    dost edinmişlerdi. Kendilerinin de doğru yolda olduklarını sanıyorlardı.
    7/31. Ey Âdemoğulları! Her mescitte ziynetinizi takının. Yiyin için fakat israf
    etmeyin. Çünkü O, israf edenleri sevmez.
    7/32. De ki: “Allah’ın, kulları için yarattığı zîneti ve temiz rızkı kim haram kılmış?” De ki: “Bunlar, dünya
    hayatında mü’minler içindir. Kıyamet gününde ise yalnız onlara özgüdür. İşte bilen bir topluluk için
    âyetleri, ayrı ayrı açıklıyoruz.”
    7/33. De ki: “Rabbim ancak, açık ve gizli çirkin işleri, günahı, haksız saldırıyı, hakkında hiçbir delil
    indirmediği herhangi bir şeyi Allah’a ortak koşmanızı ve Allah’a karşı bilmediğiniz şeyleri söylemenizi
    haram kılmıştır.”
    64/15. Mallarınız ve çocuklarınız ancak birer imtihandır; Allah katında ise büyük bir mükâfat vardır.
    64/16. O hâlde, gücünüz yettiği kadar Allah’a karşı gelmekten sakının. Dinleyin, itaat edin, kendi iyiliğiniz
    için harcayın. Kim nefsinin cimriliğinden korunursa, işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.
    79/34,35. En büyük felaket geldiği zaman, o gün insan yaptıklarını hatırlar.
    79/36 Cehennem, görenler için apaçık bir şekilde gösterilir.
    79/37,38,39. Kim azgınlık eder ve dünya hayatını tercih ederse, şüphesiz, cehennem onun sığınağıdır.
    79/40,41. Kim de, Rabbinin huzurunda duracağından korkar ve nefsini arzularından alıkoyarsa, şüphesiz,
    cennet onun sığınağıdır.
    91/7,8,9. Nefse ve onu düzgün bir biçimde şekillendirip ona kötülük duygusunu ve takvasını (kötülükten
    sakınma yeteneğini) ilham edene andolsun ki, nefsini arındıran kurtuluşa ermiştir.
    91/10. Onu kötülüklere gömüp kirleten kimse de ziyana uğramıştır.
    86/11 Dönüşlü göğe andolsun,
    86/12 Yarılan yere andolsun.
    86/13 Şüphesiz o Kur’an, hak ile batılı ayırd eden bir sözdür.
    86/14 O, boş bir söz değildir.
    13/17. O, gökten su indirdi de dereler kendi ölçülerince dolup aktı ve sel üste çıkan köpüğü aldı götürdü.
    Süs eşyası veya yararlanılacak bir şey elde etmek için ateşte erittikleri şeylerden de böyle köpük olur.
    İşte Allah, hak ile batıla böyle misal getirir. Köpüğe gelince sönüp gider. İnsanlara yararlı olan ise
    yerde kalır. İşte Allah, böyle misaller verir.
    13/18. Rablerinin emrine uyanlar için mükâfatın en güzeli vardır. Ona uymayanlar ise, yeryüzünde olan her
    şey ve onun yanında bir katı daha kendilerinin olsa, kurtulmak için hepsini kurtuluş fidyesi olarak
    verirlerdi. İşte hesabın kötüsü bunlar içindir. Varacakları yer de cehennemdir. O ne kötü yataktır!
    13/19. Rabbinden sana indirilenin gerçek olduğunu bilen kimse,kör gibi olur mu?
    ancak akıl sahipleri anlar.
    29/52. De ki: “Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter. O, göklerde ve yerde olanları bilir. Batıla
    inanıp Allah’ı inkâr edenler var ya; işte onlar asıl ziyana uğrayanlardır.”
    3/95. De ki: “Allah, doğru söylemiştir. Öyle ise hakka yönelen İbrahim’in dinine uyun. O, Allah’a ortak
    koşanlardan değildi.”

  7. #27
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 30.05.13
    Mesajlar: 5
    Teşekkür ve Beğeni









    Alıntı nazlı ceylan´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster

    Ben kapanalı 3 ay oldu gerçekten Allah'a tam teslimiyet göstermek için bunu yaptım. Giyim tarzımda da dikkat çekmicek vücud hatlarını belli etmeyecek giysiler tercih ediyorum. Ancak erkeklerin cübbe kadınların çarşaf giymesi gerektiği tarzındaki yazılar bu aralar kafamı allak bullak etti. Bunları yapmayan kafir olur benzeri söylemler beni gerçekten kendimi ve kararımı sorgular bi hale getirdi.
    Hayırlı olsun kıyafetiniz.Okuduklarınız tamamen yanlıştır.İslam'da cüübe ve çarşaf giyeceksin diye bir mecburiyet yoktur.Erkeğin cübbe giymesi sünnet bile değildir.






    Alıntı nazlı ceylan´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster

    Günümüzde açık bir bayandan daha dikkat çekici ve teşhir edici başörtülüler var evet ama bunun muadili kara çarşaf mıdır yani. Ayrıca örtünme emredildiği gibi insanları yargılamama kötü düşünmeme namaz oruç ve zekat da emredilmedi mi ?
    Aynen öyle diğer emirler de emredildi.fakat herkese kadının kıyafetiyle uğraşmak daha kolay geldiği için herhalde müslümanlıklarını kadının örtüsü üzerinden göstermek daha çok işlerine geliyor.Sanki kendilerini ve başkalarını örtü ile baskı altına alınca daha iyi müslüman olduklarını zannediyorlar herhalde.Böyle bir görüntü var.






    Alıntı nazlı ceylan´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster

    Her insan açık olsun kapalı olsun dinini yaşayabilir namaz oruç zekat ibadetlerini yapabilir kalbini temiz tutabilir tek baz örtünüp hakemlik selamlık olmak mıdır?
    Elbetteki tek baz örtü ve haremlik selamlık değildir.Hele haremlik selamlık hiç değildir.

    NurSuresi 61.ayet
    Köre güçlük yoktur; topala güçlük yoktur, hastaya güçlük yoktur. Sizin için de gerek kendi evlerinizden gerekse şu kişilerin evlerinden yemek yemenizde bir sakınca yoktur: Babalarınızın evleri yahut annelerinizin evleri yahut kardeşlerinizin evleri yahut kızkardeşlerinizin evleri yahut amcalarınızın evleri yahut halalarınızın evleri yahut teyzelerinizin evleri yahut anahtarı size teslim edilmiş olan evler yahut arkadaşlarınızın evleri. Hep birlikte yahut ayrı ayrı yemenizde sizin için hiçbir sakınca yoktur. Evlere girdiğinizde, Allah katından bir esenlik, bir bereketlilik, bir temizlik dileği olarak kendinize de selam verin. Allah size ayetleri işte böyle ayan beyan bildiriyor ki, aklınızı çalıştırabilesiniz.






    Alıntı nazlı ceylan´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster

    kafam karıştı çarşaf ve cübbe konusunda bunlar Arapların o zamanki giysileri değil mi? Bilmediğim için soruyorum gerçekten herkez farklı bişey söyliyor. Örtünme yok diyen profesörlerimiz bile varken ne yapıp nasıl yapacağımı şaşırmış durumdayım. Doktora öğrencisiyim ve kayıt dondurdum şimdi başörtüsüyle nasıl devam ederim hesapları yaparken zaten gereğini yerine getiremiyomuşum hissi beni üzdü açıkçası bilemiyorum...
    Çarşaf Arapların değil hırıstiyanların rahibelerinin giyisisidir.Osmanlı zamanında bize de karışmış bir kıyafettir.Cübbe o zamanlarda giyiliyormuydu?Nereden çıkarıyorlar bilmiyorum.Rahip kıyafetine daha çok benziyor.Ne olursa olsun kesinlikle Peygamberimizin sünneti değildir.Çünkü Peygamberimiz ne kıyafet giymişse müşrikler de aynı kıyafeti giyiyorlardı.Velhasıl kelam Kılık kıyafetle müslüman olunmaz.

    Buyrun rahibe ve papazların resmi


    Resigzed Image Resmin orjinal boyutu için tıklayın.
    eyvallah çelebiler kardeş, yazmak istediklerimin hepsini yazmışsın; o yüzden bana yazacak bi' şey kalmadı.
    yazdıklarının hepsini kalın puntoyla yazılmışçasına okuyor ve altına da imzamı atıyorum... Allah râzı olsun...

  8. #28
    Forum Yöneticisi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 26.06.08
    Mesajlar: 3.572
    Teşekkür ve Beğeni

  9. #29
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 30.03.08
    Mesajlar: 9.993
    Teşekkür ve Beğeni

    İslamda tesettür Nedir?

    Tesettür Kavramı


    Örtünmek, gizlenmek, bir şeyin içinde veya arkasında gizlenmek. "STR" kökünden "tefe'ul" vezninde bir mastar. Bir fıkıh terimi olarak erkek veya kadının şer'an örtülmesi gereken yerlerini örtmesi demektir. Bir kimsenin örtmesi gereken ve başkasının bakması haram olan yerlerine "avret yeri" denir. Başka erkek veya kadının başkasının yanında avret yerlerini örtmesi gerektiğinde görüş birliği vardır. Sağlam olan görüşe göre, bir kimse tek başına olduğu zaman da örtünmelidir. Buna göre, bir kimse temiz elbisesi bulunduğu halde kimsenin olmadığı bir yerde, karanlık bir odada bile olsa çıplak olarak namaz kılarsa bu caiz olmaz (İbn Âbidîn, Reddü'l-Muhtâr, Mısır, (t.y) I, 375).
    Yıkanma, tabiî ihtiyaç, taharetlenme gibi hâcetler dışında, tenha bir yerde de bulunsa, namazda veya namaz dışında avret yerlerinin örtülmesi farzdır. Bunun delili Kur'an ve sünnettir.
    Allah Teâlâ şöyle buyurur: "Ey Ademoğulları! Her mescide gelişinizde güzel elbiselerinizi giyerek gelin" (el-A'raf, 7/31). İnsanın örtünme ihtiyacının ilk insan Âdem ve Havva ile başladığı, çıplaklığın çirkin bir şey olduğu âyette şöyle belirtilir: "Ey Ademoğulları! Şeytan ana ve babanızı kötü yerlerini kendilerine göstermek için elbiselerini soyarak nasıl cennetten çıkardıysa, sakın size de bir kötülük yapmasın"(el-A'râf; 7/27). "Ey Ademoğulları! size çirkin yerlerinizi örtecek bir giysi, bir de giyip süsleneceğiniz bir giysi indirdik. Takva örtüsü ise daha hayırlıdır" (el-A'raf, 7/26). Hayvan yünlerinden giysi için yararlanmanın gereğine şöyle işaret edilir: "Davarları da O Yaratmıştır ki, bunlarda sizin için ısıtıcı ve koruyucu maddeler ve nice nice yararlar vardır" (en-Nahl, 1 6/5).
    Örtünmenin amacı başkasının bakışlarından korunmak ve ırzı meşru olmayan cinsel isteklerden sakınmaktır.
    Erkeklerin gözlerini sakınması, kadınların iffetini korumak içindir. Ayette şöyle buyurulur: "Mümin erkeklere söyle: Gözlerini sakınsınlar ve ırzlarını korusunlar. Bu kendileri için daha temizdir" (en-Nûr, 24/30). Kadınların örtünmesi konusunda da şöyle buyurulur: "Mümin kadınlara da şöyle: Gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. Zinet yerlerini açmasınlar. Bunlardan kendiliğinden görünen kısmı müstesnadır. Baş örtülerini yakalarının üstüne koysunlar. Zinet yerlerini kendi kocalarından, babalarından, kocalarının babalarından, oğullarından, kocalarının oğullarından, kendi erkek kardeşlerinden, kendi kardeşlerinin oğullarından, kız kardeşlerinin oğullarından, kendi kadınlarından, kölelerinden, erkeklik duygusu kalmayan hizmetçilerden veya henüz kadınların gizli yerlerine muttali olmayan çocuklardan başkasına göstermesinler. Gizleyecekleri zinetleri bilinsin diye ayaklarını da vurmasınlar. Ey müminler! Hepiniz Allah'a tövbe edin. Böylece korktuğunuzdan emin" umduğunuza nail olasınız" (en-Nûr, 24/31).
    Diğer yandan kadın yaşlanıp ay halinden kesilir ve cinsel yönden erkeklere istek duymaz olursa, bunun için örtünmede bazı kolaylıklar getirilmiştir. Ayette şöyle buyurulur: Ay halinden kesilmiş ve evlenme için ümidi kalmamış olan yaşlı kadınlar zinet yerlerini erkeklere göstermemek şartıyla dış elbiselerini bırakmalarında onlar için bir günah yoktur. Bununla birlikte yine de sakınmaları kendileri için daha hayırlıdır" (en-Nûr, 24/60).
    Kadınların ev dışında veya yabancı erkeklerin yanında normal ev içi elbisesinin üstüne bir dış elbise daha giymeleri gerekir. Ayette şöyle buyurulur: "Ey Peygamber! Eşlerine, kızlarına ve müminlerin kadınlarına dış elbiselerinden üstlerine giymelerini söyle. Bu onların tanınıp, kendilerine sarkıntılık edilmemesi için daha uygundur. Allah çok yarlığayıcı ve çok esirgeyicidir" (el-Ahzâb, 33/59) .
    Cahiliye döneminde Araplar Kâbe'yi çıplak tavaf ederlerdi. Gündüz erkekler, gece kadınlar gelirler, tavaflarını anadan doğma yaparlar ve "içinde günah işlediğimiz elbiselerimizle tavaf etmeyiz" derlerdi. Diğer yandan İslâm'da her müminin namazını en güzel ve temiz görünüş ve giyim içinde kılması sünnet gereğidir. Ayette şöyle buyurulur: "Ey Âdemoğulları! Her mescide gelişte zinetinizi giyin" (el-A'râf, 7/31). Ayet, tavafı ve namaz için mescide gelmeyi kapsar. Başka bir ayette gizli yerlerini örtüp koruyan erkeklerle kadınların Allah'ın affına ve büyük bir mükâfata ulaşacakları belirtilir (bk. el-Ahzâb, 33/35)
    Örtünmenin ahiret hayatında da söz konusu olacağı, iman edip, güzel amel işleyenlerin mükâfatı arasında şöyle açıklanır: "Onlar tahtlar üzerinde kurularak orada altın bileziklerle bezeneceklerdir, ince ve kalın saf ipekten yeşil elbiseler giyeceklerdir, Ne güzel sevap ve ne güzel dayanak!" (el-Kehf, 18/31). "Şüphesiz Allah iman edip, güzel iş yapanları altından Irmaklar akan cennetlere sokacak. Orada bunlar altından bileziklerle, incilerle bezenecekler. Orada giysileri de ipektir" (el-Hacc, 22/23). "Onlara (cennete) gümüşten yapılmış billur şeffaf kaplar, kupalar dolaştırılır" (el-İnsân, 76/15). "Üzerlerinde ince ve kalın ipekten yeşil elbiseler vardır. Gümüşten bileziklerle süslenmişlerdir. Rableri de onlara son derece temiz bir şarap içirmiştir" (el-İnsân, 76/21).
    Hz. Peygamber (s.a.s) örtünme ile ilgili bu ayetlerin tefsirini yapmış ve uygulama esaslarını göstermiştir. Hz. Âişe'den rivâyete göre, bir gün Hz. Ebû Bekir'in kızı Esmâ ince bir elbise ile Allah Resulunun huzuruna girmişti. Resulullah (s.a.s) ondan yüz çevirdi ve şöyle buyurdu: "Ey Esma! Şüphesiz kadın erginlik çagına ulaşınca, onun şu ve şu yerlerinden başkasının görünmesi uygun değildir." Hz. Peygamber bunu söylerken yüzüne ve avuçlarına işaret etmişti" (Ebu Davûd, Libâs, 31). "Allah Teâlâ ergin kadının namazını başörtüsüz kabul etmez" (İbn Mâce, Tahâre, 132; Tirmizî, Salât, 160; Ahmed b. Hanbel, IV, 151, 218, 259).
    Erkeklerin örtülmesi gereken uzuvları göbekleri altından dizleri altına kadar olan kısımdır. Sağlam görüşe göre diz kapağı da uyluktan olup avret yeri sayılır. Delil, Hz. Peygamberin şu hadisidir: "Erkeğin avret yeri göbeği ile diz kapağı arasıdır" (Ahmed b. Hanbel, II, 187). Diz kapağı avret yerindendir" (Zeylai, Nasbu'r-Raye, I, 297).
    Kadınların yüzleriyle ellerinden başka, sarkan saçları dahil bütün bedenleri avrettir. Yüzleriyle elleri ise bir fitne korkusu bulunmadıkça namazda da namaz dışında da avret değildir. Sağlam görüşe göre, ayaklar da avret sayılmaz. Çünkü ayaklarla yolda yürünür ve yoksullar için bunları örtme zorluğu vardır. Yine sağlam görüşe göre, hür kadınların kolları ile kulakları ve salıverilmiş saçları da örtülmelidir. Kadınlar kendiliğinden görünen yerler dışında, zînetlerini göstermesinler" (en-Nûr, 24/31) ayetinde kastedilen, zinetlerin takıldığı yerler olup, eller ve yüz bundan müstesnadır. Hadiste şöyle buyurulur: "Kadın örtülmesi gereken avrettir. Dışarı çıktığı zaman şeytan ona gözünü diker" (Tirmizî, Radâ, 18). Hz. Âişe (R.anhâ)'dan nakledilen; "Allah Teâlâ erginlik çağına ulaşan kadının namazını başörtüsüz kabul etmez" (İbn Mace, Tahâre, 132; Tirmizî, Salât, 160) hadisi saçları da kapsamına alır.
    Hz. Âişe (r. anhâ) ilk başörtüsü uygulamasını şöyle anlatır: "Allah ilk muhâcir kadınlara rahmet etsin onlar; "Baş örtülerini yakalarının üstüne taksınlar..." (en-Nûr, 24/31) ayeti inince etekliklerini kesip bunlardan başörtüsü yaptılar". Yine Safiyye binti Şeybe şöyle anlatır: "Biz Âişe ile birlikte idik. Kureyş kadınlarından ve onların üstünlüklerinden söz ettik. Hz. Âîşe dedi ki: Şüphesiz Kureyş kadınlarının birtakım üstünlükleri vardır. Ancak ben, Allah'a yemin olsun ki, Allah'ın kitabını daha çok tasdik eden ve bu kitaba daha kuvvetle inanan Ensar kadınlarından daha faziletlisini görmedim. Nitekim Nûr sûresinde "Kadınlar başörtülerini yakalarının üstüne taksınlar...” ayeti inince, onların erkekleri bu ayetleri okuyarak eve döndüler. Bu erkekler eşlerine, kız, kız kardeş ve hısımlarına bunları okudular. Bu kadınlardan her biri etek kumaşlarından, Allah'ın kitabını tasdik ve ona iman ederek başörtüsü hazırladılar. Ertesi sabah, Hz. Peygamberin arkasında başörtüleriyle sabah namazına durdular. Sanki onların başları üstünde kargalar vardı" (Buharî, Tefsîru Sûre, 29/12; İbn Kesîr, Muhtasar, M. Alî, es-Sâbûnî, 7. Baskı, Beyrut 1402/1981, II, 600).
    Örtüde Bulunması Gereken Nitelikler
    1- Örtünün sık dokunmuş ve altını göstermeyen kalınlıkta olması gerekir. Cildin rengini gösterecek derecede ince olan elbise ile avret yeri örtülmüş sayılmaz. Bu yüzden derinin beyazlığı veya kırmızılığı belli olan elbise ile namaz geçerli olmaz ve bununla örtünme gerçekleşemez. Eğer elbise kalın olmakla birlikte uzvu belli ederse ve hacmi ortaya koyarsa bu, kötülenmiş olmakla birlikte namaz geçerli olur. Çünkü bundan kaçınmakta güçlük vardır.
    2- Hanefî ve Mâlikîlere göre zaruret halinde karanlık bir yerde bulunmak örtünme sayılır. Çünkü farz olan örtünme, avret yerlerinin başkaları için örtülmesidir, kendisi için değildir. Bu yüzden örtünmenin başkaları tarafından görülemeyecek bir şekilde bulunması yeterlidir. Meselâ bir kimse namaz kılarken geniş bulunan yakasından kendi avret yerini görecek olsa, bununla namazı bozulmaz. Fakat başkası görecek olursa bozulur.
    Namazda bir uzvun dörtte birden fazlası, namaz kılanın kendi fiili ile açılsa, bir rükun eda edecek kadar beklemeğe gerek olmaksızın derhal namaz bozulur. Kadının başörtüsünü namazda iken kendisinin çıkarması gibi. Bu durumda başörtüsünü yeniden örtse namaz geçerlilik kazanmaz. Ancak avret yerleri olan ön ve arka uzuvları ile, bu iki yer dışındaki "hafif avret" sayılan uzuvlardan birinin tamamı veya en az dörtte biri kendiliğinden açılır ve bu durum bir rükun edecek kadar devam ederse namaz bozulur. Eğer açık kalma süresi bir rükun eda edecek süreden az olursa namaz bozulmaz. Düşen başörtüsünün hemen başa konulması gibi. Meselâ; bir kimsenin karnının veya uyluğunun, yahut hayalarının, yine bir kadının saçlarından sarkan kısmın dörtte biri bir rükun eda edecek kadar açık kalırsa namaz bozulur (ez-Zühaylî, el-Fıkhu'l-İslâmî ve Edilletüh, Dimaşk 1405/1985, I, 585, 586).
    Şâfiî ile Hanbelîlere göre örtülecek olan avret yerinin elbise ve benzeri şeylerle örtülmesi şarttır. Bu yüzden dar anlamda çadır ve karanlık, avret yerlerinin örtülmesi için yeterli değildir.
    3- Hanefilerde sağlam görüşe ve diğer fakihlere göre örtünmenin yanlardan olması yeterlidir. Alttan veya gömleğin üst kısmından örtünme şart değildir. Çünkü bunda güçlük vardır.
    Bu yüzden giyilen bir elbisenin veya kadının giydiği uzun eteğin aşağıdan açık bulunması tesettüre engel teşkil etmez.
    Hür ve Müslüman Kadının Örtünme Şekli
    1- Müslüman bir kadının yabancı erkeklere ve müslüman olmayan kadınlara karşı yüzü, bileklere kadar elleri ve ayakları dışında vücudunun tamamı avrettir. Ayaklarda görüş ayrılığı olmakla birlikte sağlam görüşe göre ayaklar açık kalabilir. Bu yerlerin gerek namaz içinde ve gerekse namaz dışında örtülmesi farzdır.
    2- Kadınların mahrem olan hısımları yanında el, ayak, kol, saç ve benzeri zinet yerlerini açmaları caizdir (en-Nûr, 24/31-32).
    3- Kadının kadınlara karşı avret yeri göbekle diz kapakları arasında kalan kısımdır. Bunun dışındaki yerleri kadınların yanında açabilirler (el-Mavsılî, el-İhtiyâr, I, 45).
    4- Tedavi gibi zaruret sebebiyle erkek veya kadının avret yerlerine doktor, ebe, iğneci ve pansumancı gibi kimselerin bakması caizdir. Ancak kadınların bu gibi tedavilerinde kadın doktor, ebe ve sağlık personelinin tercih edilmesi gerekir. Bunlar bulunmayınca "Zarûretler sakıncalı olan şeyleri mübah kılar" kuralı işletilir. Ancak zaruretler de miktarlarınca takdir olunur (bk. Mecelle, madde, 21, 22).
    Karı-koca birbirinin vücutlarının her yanına bakabilirler. Eşler arasında örtünme zorunluluğu söz konusu olmaz. Ancak "galîz avret" sayılan haya yerlerine bakmaması edebe daha uygundur.
    Mâlikîlere göre, erkekler için avret yeri yalnız ön ve arka, yani galiz avret sayılan yerlerdir. Onlara göre uyluk kısmı avret sayılmaz. Delil, Enes (r.a)'ten nakledilen şu hadistir: "Hz. Peygamber Hayber günü izarını uyluğunun üzerinden kaldırdı, öyle ki, ben onun uyluğunun beyazlığını görür gibiyim" (eş-Sevkânî, Neylü'lEvtâr, II, 64). Şu hadis de bunu desteklemektedir: "Rasûlüllah (s.a.s) uyluğunu açmış olarak oturuyordu. Ebu Bekir, yanına girmek için izin istedi, ona bu durumda iken izin verdi. Ömer izin istedi, bu durumda iken ona da izin verdi. Sonra Hz. Osman izin istedi, o zaman uylukları üzerine elbisesini örttü" (eş-Şevkânî, a.g.e, II, 63).
    Ancak çoğunluk fakihlere göre, ön ve arka ile diz kapağı arasında kalan uyluk da avret yeri kapsamına girer. Çünkü uyluğun avret yeri olduğunu bildiren başka hadisler vardır (bk. Buharî, Salât, 12; Ebû Dâvud, Hamâm,1; Tirmiz3i, Edeb, 40; Ahmed b. Hanbel, III, 478, 479, V, 290).
    Küçük Çocukların Avret Yeri
    Çok küçük çocukların avret yeri yoktur. Bunun sınırı dört yaşa kadardır. Bu yaştan küçüklerin bedenine dokunmak veya bakmak mübahtır. Sonra kendilerine cinsel istek duyulabilecek çağa kadar, yalnız haya yerleri avret yeri sayılır. Daha sonra on yaşına kadar sadece ön ve arka uzuvları ve bunların çevresi ile uyluklar avret kabul edilir. Çocukların on yaşından sonra erkek olsun kız olsun, avret yerleri, namazda ve namaz dışında, erginlik çağına ulaşmış kimselerin avret yeri gibi sayılır (İbn Abidîn, Reddü'l-Muhtâr, Mısır, (t.y), I, 378).
    Şafiîlere göre, küçük kız çocuğunun avret yerleri namazda ve namaz dışında büyük kadınlar gibidir.
    Mâlikîlere göre, yedi yaşındaki erkek çocuğun namazda avret yeri ön ve arka uzuvları ile uyluk kasık ve kaba etleridir. Böyle bir çocuğun bu yerlerini ergin erkekte olduğu gibi örtmesi mentuptur. Namazla emrolunan küçük kız çocuğunun avret yerleri ise göbek ile diz kapağı arasıdır. Ancak bu kız çocuğunun ergin kadın gibi örtünmesi menduptur. Namaz dışında ise, sekiz yaştan küçük çocuklarda avret yeri yoktur (ez-Zühaylî, a.g.e., I, 596).
    Kadının Açık Olarak Yanına Çıkabileceği Kimseler
    Müslüman bir kadının diz kapağı ile göbeği arası, karın ve sırtı dışında diğer yerlerini yanlarında örtmek zorunda bulunmadığı hısımları ya da birlikte yaşanacak durumunda olduğu kimseler Nûr sûresi 31. ayette sayılmıştır. Bunlar yedi sınıf olup şunlardır:
    1- Kocası: Kadın kocasının yanında dilediği gibi giyinebilir. Eşler arasında örtünme bakımından bir sınır söz konusu değildir.
    2- Babası
    3- Kayınpederi
    4- Oğlu
    5- Kocasının oğlu
    6- Erkek kardeşi
    7- Erkek kardeşinin oğlu
    8- Kız kardeşinin oğlu.
    9- Müslüman kadın. Çünkü mümin bir kadın, gayri müslim kadınların yanında diğer yakın hısımlarının yanında açıldığı gibi açık oturamaz. Burada, gayri müslim kadının kendi erkeklerinin yanında müslüman kadını tasvir etmesi ve onu anlatması engellenmek istenmiştir. Hz. Ömer, Ebû Ubeyde (r.a)'ye yazdığı bir mektupta şöyle demiştir: "Bana, müslüman kadınların hamamlara müşrik kadınlarla birlikte girdikleri haberi ulaştı. Bu, daha önceden kalma bir âdettir. Allah'a ve ahiret gününe inanan hiç bir kadının kendi dininden olmayanın avret yerine bakması helal olmaz" (İbn Kesîr, Muhtasaru't-Tefsîr, II, 600, 601).
    10- Kölesi ve câriyesi: Bir kadın, köle veya câriyesinin yanında örtüsüz kalabilir, çünkü Hz. Peygamber, Fâtıma (r.an)'ya bir köle bağışlamıştı. Bu sırada Hz. Fâtıma'nın üzerinde başını örtse ayakları, ayaklarını örtse başını açık bırakan bir elbise vardı. Hz. Peygamber bu durumu görünce şöyle buyurdu: "Senin için bir sakınca yoktur. Çünkü bu köle senin baban ve oğlun yerindedir" (Ebû Dâvud, Libâs, 32).
    11- Erkekliği kalmamış hizmetçiler: Denk olmama, yaşlılık, hastalık vb. sebeplerle kadınlara karşı istek duymama veya hadım olma gibi nedenlerle evin sahibi kadına cinsel bakımdan zararı dokunmayacak hizmetçiler, bahçıvan ve aşçı gibi kimseler, kadın için diğer hısımlar gibidir.
    12- Kadınların gizli yerlerine bakmaktan anlamayan küçük çocuklar: Kadınların yanında bulununca onların konuşma, yürüme ve giyimlerinden cinsel bakımdan etkilenmeyecek derecede küçük yaştaki çocukların yanında örtünme zorunluluğu bulunmaz. Ancak çocuk erginlik çağına yaklaşmış olursa, artık yabancı kadınların yanına girmemelidir, çünkü, Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur: "Kadınların yanına girmekten sakının" "Ey Allah'ın Resulu! kocanın erkek kardeşi için ne buyurursunuz?" diye sorulunca, "Kayın birader ölümdür" buyurmuştur (Tirmizî, Radâ, 16; Ahmed b. Hanbel, IV, 149, 153).
    Bunlardan başka dede, amca, dayı, süt kardeş gibi kendileriyle sürekli olarak evlenmek yasaklanan hısımların yanına da kadın süs yerleri açık olarak çıkabilir. Ancak bir fitne korkusu olunca kadının örtünmeyi tercih etmesi daha temiz ve daha uygundur.
    Hamdi DÖNDÜREN

  10. #30
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 11.01.12
    Mesajlar: 1.036
    Teşekkür ve Beğeni

    İnşallah yardımcı olurum canım



Sayfa 3 Toplam 4 Sayfadan BirinciBirinci 1234 SonuncuSonuncu

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Benzer Konular

  1. Güller açsın yüzünde
    Konu Sahibi melissa26 Forum Şiirler
    Cevaplar: 5
    Son Mesaj: 22-07-2012, 00:15
  2. merhaba
    Konu Sahibi lcnygn Forum Tanışma Köşesi
    Cevaplar: 6
    Son Mesaj: 25-02-2010, 16:52
  3. Can dedim
    Konu Sahibi ~~sule~~ Forum Dini Hikayeler
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 03-02-2009, 17:56

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu açma yetkiniz yok
  • Cevap yazma yetkiniz yok.
  • Eklenti yükleme yetkiniz yok.
  • Mesajınızı değiştirme yetkiniz yok.
  •