Hayatımızın ayrılmaz bir parçası olan renklerin kişilik yapımızdan tutunda, sağlığımıza hatta hastaları tedavi edici bir yöntem olarak kullanıldığını biliyormuydunuz ? Bu soruların cevaplarını Prof. Dr. Ahmet Maranki ile yapılan "Renkler Dünyasına Yolculuk" adlı söyleşide bulabilirsiniz..

Kozmik bilim konusundaki çalışmalarıyla Türk kamuoyundan büyük ilgi gören Prof. Dr. Ahmet Maranki, renklerin insan hayatında önemli bir yeri olduğunu söylüyor.

Gerek eserlerinde, gerek konferanslarında ve gerekse sık sık çıktığı televizyon programlarında renklerin dünyası hakkında önemli açıklamalar yapan Prof. Maranki, “Renkler insanın merkezi sinir sistemine pozitif enerji yayarlar. Böylece sinir sistemimizin bu pozitif enerji ile beslenip vücuttaki enerji merkezlerimizi açarak enerjinin vücudumuzda dolaşması sağlanmaktadır. Bu da bize psikolojik olarak mutluluk vermekte, böylelikle de hayatımızı düzene sokmuş olmaktayız” diyor. Prof. Dr. Ahmet Maranki ile “Renklerin Dünyası”ndaki yolculuğumuzun ilginizi çekeceğini düşünüyoruz.

Hocam öncelikle renkler hakkında kısa bir bilgi verir misiniz? Renklerin kaynağı nedir, nasıl oluşur ve insanı nasıl etkiler?

Dünyadaki hayatın kaynağı olan Güneş’in yaydığı ışınlar, dalgalar ve renkler insan hayatının ayrılmaz birer unsurlarıdır. Bunlardan renkleri ele alacak olursak; renkler hayatımızı ve duygularımızı önemli derecede etkileyen unsurlardır. Renkleri hayatımızda, yerinde kullandığımız takdirde, bazı hastalıkları tedavi edici etkisinin olduğu çok eski çağlardan beri bilinmektedir.Çünkü renkler, merkezi sinir sistemine pozitif enerji yayarak sinir sistemimizin bu pozitif enerji ile beslenip vücuttaki enerji merkezlerimizi açarak, enerjinin vücudumuzda dolaşmasını sağlamaktadır. Bu da bize psikolojik olarak mutluluk vermekte, böylelikle de hayatımızı düzene sokmuş olmaktayız.Renklerin insan hayatında ve kişiliği üzerindeki bu olumlu ya da olumsuz etkileri araştırmalarla bilimsel olarak da tespit edilmiştir.

Renklerin tedavi edici özelliğinden bahsettiniz. Bu konuyu biraz detaylandırır mısınız?

Renklerin tedavi edici olması, vücuttaki enerji merkezlerinin renginin renk çarkında olmasına bağlıdır. Renk terapisinde kullanılan renkler; kırmızı, turuncu, sarı, yeşil, turkuaz, lacivert ve mordur. Bunlar renk çarkını oluştururlar.

Terapi esnasında kişiye bu renkler sunulur, sonra ona bu renklerden hoşuna gidenleri sıraya koyması söylenir. Buradaki renk seçimine göre de onun kişilik yapısı hakkında tahminler yapılır. Bu renk terapisi sonucunda kişinin duygusal ve fiziksel istifadelerini, eksikliklerini ortaya çıkarırız. Ayrıca onda gizli kalmış yetenekleri de açığa vurmasını sağlarız.

Bunun yanında psikolojik problemlerin çözümlenmesinde, vücutta fizyolojik dengesizlikleri çözümleyecek hastalıkları önlemede de renk terapisinden istifade edilir.

Vücuttaki her enerji merkezinin kendine has bir rengi vardır. Buradaki yedi renkten her biri, bağlantılı bulundukları enerji merkezi bölgesindeki organların hastalıklarının tedavisinde yüz yıllardır kullanılmaktadır. Bu süreç Şamanizmden başlayarak Hint, Çin, Mısır, Yunan ve İslam medeniyetlerince de devam etmiştir.

Bu terapinin nasıl uygulandığını anlatır mısınız?

Uygulama olarak hastalar renkli odalara renkli taşlardan da istifade edilerek yerleştirilir, ilgili uzman tarafından renklerin bedene etkisi çeşitli metotlarla sağlanırdı.

Osmanlı döneminde bu amaçlarla Edirne'de Selimiye Şifahanesi’nde hastaların renkli odalarda müzik ve su ile birlikte tedavi edildiği bilinmektedir. Bugün insanoğlunun renkler konusunda az-çok bilgisi vardır. Canlıların etrafını saran enerji ışınları alanı yani enerji alanı, sağlıklı bir canlıda baştan ayağa kadar bedenden 30 cm. ileri uzanır. Bedende yaralı bir yer varsa orada enerji alanı çok ince olur. Bu görüntüler Kirlian fotoğrafçılığı ile bilimsel olarak ispatlanmıştır.

İnsan bedeninde 7 enerji merkezi vardır. Diğer taraftan Güneş’in doğal olarak bize yansıttığı ve gözümüzle görebildiğimiz renk sayısı da 7’dir. Böylece insan bedenindeki 7 enerji merkezi gökkuşağının 7 doğal rengini almıştır.

Sağlıklı bir insan elektromanyetik bir enerji içindedir. Bu sebeple gökkuşağındaki bu renklerin enerjisi de her enerji merkezinde görülebilir. Ama sağlıksız bir vücutta bu renkler lekeli veya bulanık görülür. İşte bu renklerin bozulması vücutta ileride ortaya çıkacak hastalıkların işaretidir.

Enerji güçlü, açık, dengeli olduğu zaman enerji merkezlerinin içinden rahatlıkla geçer.

İnsan vücudunda bazen yeterli, bazen de açık enerji birikimi olur. Eğer bir enerji merkezinde yetersiz enerji mevcutsa o zaman enerji merkezi kendi rengiyle tedavi edilir.

Renk terapisinde şu hususlar önemlidir ve dikkate alınmalıdır:

- Hastaya şifa verirken ışınlarla birlikte renkleri de gönderebilirsiniz. Bu da hastalığın iyileşme sürecini hızlandırır ve yardımcı olur.

- Renklerden bilhassa sarı, yeşil, mavi ve mor daha etkili şifa verir. İkinci derecede şifa renkleri turuncu, kırmızı ve pembedir.

- Renk tedavisinde hastayı tedavi ederken gönderdiğimiz renkler parlak ve berrak olmalıdır. Çünkü donuk, kirli yani parlak olmayan renkler hastalık işaretidir.

- Sezgilerimizle vardığımız kararla hastaya hangi renk uygunsa onu uygulamak gerekir.

- Renk terapisi için en uygun zaman, sizin kalbinizden ve üçüncü gözünüzden gelen enerjiyi birleştirebildiğiniz zamandır.

- Önce 4 şifa renginin kendiliğinden belirdiğini görmeniz gerekir, şayet görünmezse dört ana rengi denemeniz gerekir.

- Sırasıyla sarı, yeşil, mavi, lacivert ve mor renklerini deneyin. En uygun rengi bulduğunuzda seans boyunca o renkte kalın.

- Rengi düşünün ve içinize, yani istediğiniz bölgeye çekin, bunu sürdürün ve sonucu görün…

Renklerin insan hayatı üzerindeki diğer etkileri konusunda neler söylemek istersiniz?

Daha önce de belirttiğimiz gibi renkler insan hayatı üzerinde çok yönlü bir etkiye sahiptirler. Fiziki ve ruhi yapı üzerindeki etkinin yanında yiyecekler, giyecekler ve hatta yaşanılan mekanlar konusunda da geçerlidir. Kozmik bilinç, işte bu noktada önemli bir görev ifa etmektedir. Zira biyolojik yaşamımızda gıdaları ve kıyafetleri kullanırken bile ayrı bir metodu insanlığın istifadesine sunmaktadır

Bu çerçevede, yiyeceklerimizi alırken ve kullanırken renklerine özen göstermeli, mümkünse çiğ olarak, tam pişirmeden, renklerini kaybetmeden ve haşlama sularını dökmeden yemeliyiz. Yine sebze ve meyveleri tüketirken renklerle tedaviyi de düşünüp ona göre tüketmekle ayrı bir şifa özelliğinden istifade edebiliriz.

Her renkli sebze ve meyvenin, vücudun enerji bölgesinin renklerine göre yendiğinde bedenimizde ayrı bir şifa verdiği mutlaka görülecektir.Bunun bazı örneklerini şöyle ifade edebiliriz:

- Kök enerji merkezi kırmızı; yani kan tedavisi; kırmızı lahana, kiraz, böğürtlenle beslenebilir.

- Kalp enerji merkezi yeşil; yeşil fasulye, çam yaprağı, yeşil otlar ve yeşil çayla beslenir.

- Mide ve safra kesesi rengi sarı; şifası limon suyu ve zeytinyağı vs. ile beslenir

Renklerin kıyafetler üzerinde de etkisi olduğunu ifade ettiniz. Bu konuda neler söylemek istersiniz?

Yapılan çeşitli araştırmalar, renklerin giysilerimizdeki etkisini fiziki ve ruhi yönden ispat etmektedir. Güneş ışığının etkisiyle doğal kristalden çıkan renkler; bedenimizin o bölgelerinde kullanılacak giysilerle bedenimize müspet enerji verebileceği gibi, menfi enerjiler vererek enerji merkezlerimizi bloke edip "hastalanmalara" da yo açabilir.

Dolayısıyla hastalıkların tedavisinde kişinin sadece fiziksel rahatsızlıklarıyla ilgilenmek yanlış olur. Bunun yanında problemi oluşturan metafizik öğeleri de ortaya çıkarmak gerekir.

Özellikle giysiler, insanların kendilerini değişik renklerle ifade etmelerini sağlarlar.

Kişiliğinize ters düşen renklerle fiziksel ve ruhsal durumunuzu dengelemeniz mümkün olmaz.

İnsanlar renkli giysileri örtünmek için veya dikkat çekmeye yarayan bir araç olarak kullanırlar. Bunu sadece biriyle anlamak çok yanlıştır. Halbuki renklerin enerjilerinden giysilerde yararlanıldığı taktirde daha yapıcı ve üretken olabilirsiniz. Zira bunlar vücudumuzu saran renk filtreleri gibidirler. Fiziksel ve ruhsal yönden vücuda almamız gereken renk enerjisinin miktarını ayarlarlar.

İnsanların giysilerinde seçtiği renkler, onların kişilikleri hakkında çok şey söyler. Ayrıca tercih edilen bu renkler kişilerin sağlıklı yaşamalarına yardımcı olurlar.

Bunları birkaç örnekle şöyle ifade edebiliriz:

- Sarı ve tonlarında giyilen giysiler şişmanlamaya,

- Kırmızı renkli iç çamaşırları, cinsel içgüdünün artmasına,

- Lacivert ve mor tonları ciddiyete ve düşünme yeteneğinin artmasına,

- Yeşil ve tonları sükunet ve kalp huzuruna,

- Mavi ve tonları rahatlık ve iç huzuruna,

- Mor ve tonları ise insan ufkunun açılıp beyin fonksiyonlarının normal çalışmasına ve dış etkilerden etkilenmemeye yardımcı olur.

Son olarak, renklerin insanların yaşadığı mekanlardaki etkisi konusunda bilgi verir misiniz?

İnsan hayatının önemli bir kısmı kapalı mekanlarda geçtiği için bu konu büyük önem arzetmektedir. Özellikle ev hanımlarının zamanının çok önemli bir kısmı bu kapsamda ele alınmalıdır. Dolayısıyla insanın bulunduğu mekanın rengi kişiliği ile uyumlu olmalıdır. Bu amaçla dekorasyonda doğru renkler seçmeli, odanın şeklini doğru ayarlamalıyız.

Oturma Odası:

Oturma odası, ev sakinlerinin en fazla vakit geçirdikleri mekandır. Bu kısımlar için doğal ve yumuşak renkler tercih edilmelidir. Oturma odalarında dikkat dağıtıcı renklerden uzak durulmalıdır. Yeşilden mora açık renkler tercih edilmeli, kanepe, halı ve sandalyelerin renkleri duvarların renklerinden koyu olmalıdır.

Yemek Odası:

Açık ve orta koyu renklerde olmalıdır. Yemek odası için seçim yaparken yiyeceklerin doğal renklerini gözünüzün önünde bulundurmalısınız. Yeşil ve tonlarından uzak durmalısınız.

Çünkü bu renklerin hastalık hissi veren özellikleri vardır. Masa örtüsü ve peçeteler dikkat çekici sarı tonlarında olmalıdır.

Mutfak:

Mutfakta pembemsi sarı tonlu heyecan ve enerji veren renkleri seçmelisiniz. Bu renkler tembelliği yok eder, enerji verir, beyin gelişimini artırır. Mutfakta iyi aydınlatma olmalı, mutfak tezgahı canlı renkte olmalıdır. Mutfakta kullanılan gereçler, mekanın hakim rengiyle uyum içerisinde olmalıdır.

Yatak Odası:

Gençler ve yeni evliler yatak odalarında yumuşak ve huzur veren, kırmızıya yakın hoş renkleri seçmeli. Bu yaş grubundan büyükler ise yumuşak maviye yakın sarımsı renkler seçmelidirler. Ayrıca seçilecek renkler bulunulan yerin havasına göre uyum içinde olmalıdır. Mesela soğuk yerlerde sıcak renkler, sıcak yerlerde serinlik hissi veren renkler tercih edilmeli.

Çocuk Odası:

Ergenlik çağına gelene kadar çocuk odalarında kırmızı, turuncu ve sarı gibi neşe ve canlılık veren renkleri tercih edilmeli. Daha ileri yaşlarda ise mavinin ve yeşilin tonları kullanılabilir. Bu odalar için koyu renklerden uzak durulmalıdır.

Çalışma Odası:

Bu mekanlarda, insanın anlama ve çalışma yeteneğini artıracak maviden mora kadar olan renkler tercih edilmelidir.

Renklerin dili, yani neyi ifade ettiği konusunda neler söylemek istersiniz?

Yaratılan ve görülebilen bütün renkler pozitiftir ve insanı rahatlatır, ona mutluluk verir. Renklerle kişinin iç dünyasını okur ve insanların hayatını daha düzenli hale getirmiş oluruz. Renklerin dili, yani insan psikolojisine etkisi şöyledir:

Kırmızı:

Bu renk insanın kendisini daha enerjik ve harekete hazır hissetmesini sağlar. Heyecanı ve hareketi sevenler bu rengi seçerler. Bu rengin etkisinde yaş faktörü önemlidir.

Turkuaz:

Dikkatlerin size yönelmesini sağlar. Genellikle insanlara açık bir iç dünyanız vardır.

Bu renkten hoşlananların duygu ve düşüncelerinin saf ve açık olduğu görülür.

Giysilerinizde turkuazı kullanırsanız genç ve dinamik kalırsınız.

Beyaz:

Temizliğin, sağlığın ve masumiyetin ifadesidir. Tarafsızlığın rengidir.

Turuncu:

Bu renk de kırmızı kadar olmasa da enerji ve heyecan veren bir renktir. Turuncu rengi seviyorsanız cesur ve maceracı bir kişiliğe sahipsiniz demektir. Bu rengin insanları gülmeyi ve güldürmeyi severler. Turuncu, diyalog ve mizah yeteneğini artırır.

Yeşil:

Bu renk dinlendirici, yatıştırıcı ve dengeleyici bir atmosfer verir. Denge ve uyum sembolüdür. Giysilerinizde yeşili kullanmanız örf ve adetlere bağlılığınızı gösterir.

Bu rengi sevenler aynı zamanda doğayı ve huzuru da severler. Yeşile ilgisi olanların kalbi duygu düzeyleri yüksek olur.

Lacivert:

Bu renk, düzenin ve ruhsallığın ifadesidir. Bu rengin insanları huzur, barış ve sadelikten hoşlanırlar. Giysilerinizde lacivert renge ağırlık verirseniz, sadık ve dürüst, araştırıcı ve başarılı birisiniz demektir.

Mor:

Kendine güven ve özgürlük duygularını harekete geçiren bir renktir mor. Ruhsal özellikler taşıdığından ilahidir ve sanatın rengidir.

Sarı:

Bu renk, entelektüel kişiliğe sahip insanların rengidir. Yönetmeye ve hükmetmeye olan ilgiyi gösterir. Güneşin rengi olduğu için insanlara pozitif duygular aşılar. Zihni açar ve insanın dikkatini artırır.

Siyah:

Bu, tabiatta olmayan bir renktir. Ölüm ve kederi sembolize eder. Işığı reddeder. Bu rengin insanları ruhlarındaki ışığı söndürmeye çalışırlar ve ışık enerjisini vücutlarına sokmazlar. Siyah renk canlılığın ve diğer renklerin reddini ifade eder. Kişiliğin karanlık yönlerini ifade eder. İnsanlar bu rengi saklanmak ve birtakım şeyleri saklamak için giyinirler.

Kahverengi:

Toprak ve bağlılıkla ilgili nitelikleri taşır. Kahverengi kırmızı ve siyah renklerden elde edildiği için her iki rengin özelliklerini de taşır.

Giysilerde kahverengi kullanmak bir yere bağlı olma ve gelecek için sağlanan ilişkiler kurma isteğini gösterir. İnsanlar bu rengin pozitif etkisi ile gerçekçi bir kişilik geliştirebilirler. Negatif etkisi ise değişken ve güvensiz bir yapı gösterir. Kahverengi insanlarda düzen duygusunu ve serbest duyguları harekete geçirir.

Prof. Dr. Ahmet Maranki’den, renklerin hayat tarzındaki etkileri konusunda çarpıcı değerlendirmeler

- Rengi bir ışık olarak üstünüzde taşıyabilir, yiyecekler, içecekler ya da renkli bir su olarak içinize sindirebilirsiniz. Bunu yaparken çeşitli yöntemlerden istifade edebilirsiniz. Bunlar ışık kutuları, ışıklı ambarlar, renkli ampuller, kumaş ve dekorlardır.

- Giydiğiniz elbiselerin renklerinde, kullandığınız çarşaf gibi eşyalarda mavi, pembe, yeşil ya da sarı kullanırsanız daha derin ve rahat nefes alabilirsiniz. Bu renkler akciğerleri ve diyaframı güçlendirir.

- Sinirli veya aşırı hareketli bir çocuk turuncu veya kırmızı yatak takımının içinde uyumamalıdır. Böyle çocuklar için yeşil ya da mavi uygundur.

- Halı ve perdeler kişiliğe uygun renklerde olmalıdır. Örneğin sürekli kavga eden bir ailenin duvardaki turuncu renkli halıyı maviye, hatta pembeye çevirince daha iyi anlaşmaya başladıkları görülmüştür.

- Duvar ve mobilyalar da hem insanın ruhi halini hem de sağlığını etkilemektedir.

- Renkli tablolarla dekorasyon insana canlılık verir. Bunu yaşadığınız mekanlarda uygulayabilirsiniz.

- Doğada her tür renk bulunur. Bu güzelliklerden faydalanarak onu yaşantımıza sokabiliriz.

- Ev bitkileri renkli ya da yeşil bir ev, bitkiler yaşantımızda oldukça iyi sonuçlar verir.

- Renkleri içinizde var olan gücünüzde canlandırarak üçüncü gözün renklere karşı olan dikkatini artırabilirsiniz.

- Gözlerinizi kapatıp, bir rengi hayalinizde canlandırarak, kendinize enerji yükleyin.

- Renkleri içinize çekerek ve bunu vücudunuzun enerji merkezlerine yollayarak nefes alın ve verin. Rengi orada tutarak o bölgenize enerji yükleyip tedavi edin ve tedavi olduğunuzu düşünün. Düşünün ve “ben iyileştim” diyin. Sonuçta iyileştiğinizi göreceksiniz.

Kaynak : Röportaj: Kozmik Yaşam Dergisi