Teşekkür edenler Teşekkür edenler:  0
Beğenenler Beğenenler:  0
Beğenmeyenler Beğenmeyenler:  0
Sayfa 4 Toplam 4 Sayfadan BirinciBirinci ... 234
31 den 40´e kadar. Toplam 40 Sayfa bulundu

Konu: Birkaç sorum olacak.

  1. #31
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 26.02.13
    Mesajlar: 4
    Teşekkür ve Beğeni

    Teşekkürler size de .. yani şunu demek istedim özellikle bu siteyle ilgilenen var mı yoksa herkes kendi mi takılıyor.

  2. #32
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 08.04.12
    Mesajlar: 374
    Teşekkür ve Beğeni

    Alıntı dermurat´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    İman edenler; yani Yahudilerden, Hıristiyanlardan ve sâbiîlerden de Allah'a ve ahiret gününe hakkıyla inanıp sâlih amel işleyenler için Rableri katında mükâfatlar vardır. Onlar için herhangi bir korku olmadığı gibi onlar üzülmeyeceklerdir.
    Bakara 62
    TEFSİR OKU BİRAZ TEFSİR. Bir ton işim var seninle uğraşıyoruz. İnsan biraz otururda tefsir okur be kardeşim. Bu din bu kadar mı basit. Ohh ne ala oturduğun yerden 3 tane ayet kopyala yapıştır bunları bize de Yahudi Hristiyanlardan Müslüman olan vardı diye yuttur. Bak yazdığın ayet kimin için inmiş. İbni Kesir tefsiri

    İbn Ebu Hatim der ki; bana babam Mücâhid'den nakletti ki Sel-mân şöyle demiş : Ben Rasûlullah'a, beraberlerinde bulunduğum din ehlinden sordum, namazlarını, ibâdetlerini zikrettim. Bunun üzerine bu âyeti kerîme nazil oldu.

    Süddî der ki bu âyeti kerime Selmân el-Fârisî'nin arkadaşları hakkında nazil olmuştur. O peygamberle konuşurken kendi arkadaşlarını anlatmış ve haberlerini bildirerek demiş ki; namaz kılarlar, oruç tutarlar ve sana inanırlardı. Senin peygamber olarak geleceğine şehâdet ederlerdi. Selmân onların medh ü senasını bitirince Allah'ın Nebî'si ona demiş ki, onlar cehennem ehlidirler. Bu Selmân'a zor gelmiş, bunun üzerine Allah Teâlâ bu âyeti inzal buyurmuş. Yahudilerin imânı, Hz. İsâ gelinceye kadar Tevrat'a ve Mûsâ (a.s.) nın sünnetine tâbi olmak idi. İsâ (a.s.) gelince Tevrat'a değil Mûsâ (a.s.) nın peşinden gidenler, onu bırakıp ta Hz. İsa'ya tâbi olmadıkları için helâka düştüler. Hıristiyanların îmanı da İncil'e ve Hz. îsâ'nın şeriatına bağlanmak idi. Hz. Muhammed gelinceye kadar bu imân makbul idi. Muhammed . (a.s.) geldikten sonra Hz. îsâ'nın izini bırakıp İncil'den dönerek Hz.Peygambere tâbi olmayanlar helak oldular. İbn Ebu Hatim der ki; Saîd İbn Cübeyr'den de buna benzer bir rivayet nakledilmiştir. Ben derim ki; bu rivayet İbn Ebu Talha'nın, İbn Abbâs'dan naklettiği rivayetle çelişmez. Çünkü «Bundan sonra kim İslâm'dan başka bir din ararsa, ondan asla kabul olunmaz ve o, âhirette hüsrana uğrayanlardandır.» âyeti nazil olmuştur. Burada sözkonusu olan, geçmişlerin davranışlarından ve hareketlerinden ancak Hz. Peygamber gönderilmezden evvel kendi zamanındaki peygambere tâbi olan kişinin doğru yolda, kurtuluş tarî kinde oluşudur. Fakat Hz. Peygamber gönderildikten sonra onun şeriatına uyanlar kurtuluşa erenlerdir.

    Tefsir gayet açık bu ayet Hz.Rasulullah s.av gelmezden evvelki Yahudi ve hrsitiyanların durumu hakkındadır. Şu varki Yahudilerin durumu Hz.İsa a.s gelene kadar Hristiyanların durumuda Hz.Muhammed s.av gelene kadardır. Hz.Peygamber s.av geldikden sonra İslam ahkamını insanlığı bildirdikden sonra tüm Hristiyanlar Yahudiler Hz.Peygambere s.av biat edip kelime-i şehadet getirip MÜSLÜMAN OLMAK ZORUNDADIR. Eğer yapmadılarsa (ve hala yapmıyorlarsa) onların HEPSİ KAFİRDİR...

    Yoksa neden yazalım İslamın şartlarından birinin Kelime-i şehadet olmasını. Sen bunun delili nerde dedin delili yazdık sustun oturdun.


    Alıntı dermurat´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Ehl-i kitaptan öylesi vardır ki, ona yüklerle mal emanet bıraksan, onu sana noksansız iade eder.
    Ali İmran 75

    Ayeti yazmışın ya devamını niye yazmadın bizi saf mı sandın murat efendi. İyi ayetin işine gelen tarafını yaz gelmeyen tarafını yazma. Dur ben sana ayetin tamamını yazayım.

    Ehl-i kitab'tan öylesi vardır ki; kantarla emânet bıraksan onu sana öder. Öylesi de vardır ki; bir tek altın emânet etsen, tepesine dikilmedikçe onu sana ödemez. Bu, onların: Ümmîler hakkında bize karşı sorumluluk yoktur, demelerindendir. Onlar (yani Yahudiler), bile bile Allah'a karşı yalan söylemektedirler.

    Bak tefsirde ne diyor.

    Gerçek Kitabın Ehli Olanlar

    Allah Teâlâ yahûdîlerde hainlik bulunduğunu haber vererek, mü'-minleri onlara kanmaktan sakındırıyor. Zîrâ «Onların içinde öyleleri vardır ki, kendisine kantarla mal emânet etsen onu sana geri öder. «Bundan az olanını da elbette geri Ödeyecektir.» Öylesi de vardır ki bir tek altın emânet etsen tepesinde dikilmedikçe, hakkını elinden kurtarabilmek için devamlı ısrarla başında durmadıkça onu sana ödemez.» bir tek altın hakkında böyle yaparsa daha fazlasında ne yapar bir düşünün.

    Kantar hakkında sûrenin başında bilgi vermiştik. Dînâr (altın) ise bilinen birşeydir.

    îbn Ebu Hatim diyor ki; bize Saîd İbn Amr'ın... Mâlik İbn Dî-nâr'dan naklettiğine göre o şöyle demiş : Altına dînâr denildi. Çünkü o, hem din hem de ateştir.' Kim onu hakkıyla, hakkı olarak alırsa, işte o dinidir, kim de hakkı olmadan alırsa bu kendisi için bir ateştir.

    Buhârî'nin Sahîh'inde birkaç yerde zikrettiği bir hadîsi buraya almamız uygun olacaktır. Buhârî'nin Kitâb'ül-Kefâle'de zikrettiği hadîs şöyledir :

    Leys... Ebu Hüreyre'den, o da Rasûlullah (s.a.) dan naklediyor ki; Rasûlullah (s.a.) İsrâiloğullanndan bir adamı anlattı: O adam, îs-râiloğullanndan birisinden kendisine bin dînâr borç vermesini istedi. Borç istenen: Bu işe şâhid tutacağın şâhidler getir, dedi. Adam: Şâ-hid olarak Allah yeter, dedi. O halde bana bir kefil göster, deyince de: Kefîl olarak Allah yeter, dedi.

    Adam:

    Doğru söyledin, diyerek kendisine belli bir va'de ile bin dînân verdi. Borç alan adam denize açıldı ve ihtiyâcını giderdi. Sonra söz verdiği günde yetişmek üzere binecek bir vâsıta aradı ama bulamadı. Bir ağaç parçası aldı, oydu, içine bin dînâr ile paranın sahibine hitaben bir mektup koydu. Sonra da oyduğu oyuğu kapattı, düzeltti ve bunu yanına alarak denize açıldı, şöyle dedi: «Ey Allah'ım, sen biliyorsun ki ben falancadan bin dînâr borç istedim. Benden kefîl istedi. Ben de: Kefîl olarak Allah yeter, dedim. Seni kefîl olarak kabul etti. Benden şâhid getirmemi istedi. Ben de : Şâhid olarak Allah yeter, dedim. Senin şâhidliğine razı oldu. Ona ait olan parayı yetiştirmek için bir binit bulmaya çabaladım, ama bulamadım. Şimdi ise onu Sana bırakıyorum.» Ağaç parçasını denize bıraktı ve ağaç kaybolup gitti. Adam da oradan ayrıldı ve memleketine gitmek üzere vasıta aramaya koyuldu.

    Bu sırada borç veren adam, evinden çıktı ve deniz kenarında beklemeye başladı; belki bir vâsıta gelir de borçlu parasını getirirdi. O esnada paranın içinde bulunduğu odun parçasını gördü. Evde yakacak odun olarak onu aldı kırınca da içindeki parayı ve mektubu gördü. Sonra borç alan adam geldi ve bin dînârı getirerek: Vallahi, malını sana getirebilmek için çok vâsıta aradım. Şimdi geldiğimden daha önce hiç bir vâsıta bulamadım, dedi. Alacaklının: Sen bana birşey gönderdin mi? sorusuna : Söyledim ya, bundan Önce binecek bir vâsıta bulamadım, diye cevâb verdi. Alacaklı: Muhakkak ki Allah, senin ağaç içinde gönderdiğini bana ulaştırdı. Al bin dinarını, var safa ile git diyerek parasını iade etti. Böylece Buhârî feadîsi «muallak» olarak cezm ifâde eden kalıpla kaydediyor.

    «Bu onların, ümmîler hakkında bize karşı bir sorumluluk yoktur, demelerindendir.» âyetine gelince : Onları, Hakk'ı inkâra sevkeden husus, onların şöyle demeleridir: Dinimize göre ümmîlerin, yani arapların mallarını yememizin hiçbir mahzuru yoktur. Çünkü Allah, bunu bize helâl kılmıştır.

    Şimdi bu ayetin konumuzla ne alakası var. Al tefsiride okudun işde. Yahudi ve Hristiyanlardan hatta ateistlerden günümüzde iyi insanlar yok mu var fakat bu iyikleri itikat noktasında kendilerini kurtarırmı VALLAHİ BİLLALİ ALLAH c.c. da şahit tutarak diyorum ki kurtarmaz hepsi kafirdir ve cehhennemde ebedi çıkamayacaklardır.

    Yahudilerin ve hristyiyanların kafir olduklarına dair ayetler al buyur..

    Şüphesiz ki kitâb ehlinden (Yahudi ve Hristiyanlar) ve müşriklerden küfredenler cehennem ateşindedirler. Onlar, orada temelli kalacaklardır. Yaratıkların en kötüsü de işte bunlardır. Beyyine suresi 6

    Andolsun ki; Allah ancak Meryem oğlu Mesih' tir, diyenler kâfir olmuşlardır. De ki: Eğer, Meryem oğlu Mesih'i, anasını ve yeryüzünde olanların hepsini helak etmek isterse; kim Allah'a karşı koyabilir? Göklerin, yerin ve arasındakilerin mülkü Allah'ındır. Dilediğini yaratır. Ve Allah her şeye Kadirdir. Maide suresi 17

    Allah, gerçekten üçün üçüncüsüdür, diyenler andolsun ki; kâfir olmuşlardır. Halbuki hiç bir tanrı yoktur, ancak bir tek tanrı vardır. Söylediklerinden vazgeçmezlerse onlardan kâfir olanlara acıklı bir azâb dokunacaktır.maide suresi 73

    Gerçekte Allah katında din, İslâm'dır. Ancak kitâb verilenler, kendilerine ilim geldikten sonra aralarındaki ihtirastan dolayı ayrılığa düştüler. Kim Allah'ın âyetlerini inkâr ederse, şüphesiz ki Allah hesabı çabuk görendir. (Al-i İmran 19)

    “Muhammed’in canı, (kudret) elinde olan Zât’a yemin olsun ki; bu ümmetten Yahudi veya Hıristiyan herhangi bir kimse beni duyar da, sonra benimle gönderilen dine inanmadan ölürse, mutlaka cehennem ashâbından olur!” (Müslim, İman: 70, no:153)”

    Peygamberimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hizmetinde bulunan yahudi bir genç vardı. Bir gün hastalandı. Peygamberimiz, onu ziyarete gitti, başucuna oturdu ve ona, “müslüman olmasını” teklif etti. Çocuk, düşüncesini öğrenmek için, yanında bulunan babasının yüzüne baktı. Babası: Ebü’l-Kâsım’ın çağrısına uy, deyince, çocuk da Müslüman oldu.
    Bunun üzerine Peygamberimiz: “Şu yavrucağı cehennemden kurtaran Allah’a hamdolsun.” diyerek oradan ayrıldı. (Buhârî, Cenâiz 80)

    “Allah’tan başka ilah olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Resulü olduğuna şehadet edinceye kadar, insanlarla savaşmakla emrolundum.” (Müslim 52-53, Buhari: 1/14)

    “De ki: “Ey insanlar! Şüphesiz ki ben, O Allah’ın sizin hepinize (gönderdiği) elçiyim ki, göklerin ve yerin mülkü sadece kendisine aittir, O’ndan başka hiçbir ilah yoktur, o diriltir ve öldürür. O halde Allah’a da, o Nebiyy-i Ümmi olan Rasulüne de iman edin ki, o da Allah’a ve kelimelerine (indirmiş olduğu kitaplara) inanmaktadır. Bir de ona hakkıyla tabi olun, ta ki siz hidayet bulabilesiniz.” (Araf 158)




    Alıntı dermurat´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Hepsi bir değildir; ehl-i kitap içinde istikamet sahibi bir topluluk vardır ki, gece saatlerinde secde ederek kapanarak Allah'ın âyetlerini okurlar. Onlar, Allah'a ve ahiret gününe inanırlar; iyiliği emreder, kötülükten menederler; hayırlı işlere koşuşurlar. İşte bunlar Salih insanlardandırlar. Onların hayır cinsinde yaptıkları şeyler karşılıksız bırakılmayacaktır. Allah, takvâ sahiplerini çok iyi bilir. Ali İmran 113.114.115
    Bak sen bu ayetleri yazmışsın ya al bende sana tefsirlerini yazayım aslında ne denmek isteniyor...

    Hepsi bir değildir. Onlardan secdeye vararak geceleri Allah'ın âyetlerini okuyup duran bir topluluk vardır.Onlar Allah'a ve âhiret gününe inanırlar. îyi-liği emreder, kötülükten alıkoyarlar. Hayırlara koşuşurlar, işte onlar sâlihlerdendir. Ne hayır yaparlarsa, ondan mahrum bırakılacak değildirler. Ve Allah, takva sahiblerini bilir..Ali İmran 113,114,115

    İnananlar ve İnanmayanlar

    Ebu Necîh diyor ki; Hasan İbn Yezîd'in Abdullah İbn Mes'ûd'-dan olduğunu sandığı bir rivayete göre; «hepsi bir değildir...» âyetini o; Ehl-ikitâb ile Muhammed (s.a.) ümmeti bir değildir şeklinde tefsir etmiştir.

    Süddî de böyle dedi. Bu kavli, Ahmed İbn Hanbel'in Müsned'inde rivayet ettiği şu hadîs de te'yîd etmektedir: Bize Ebu'n-Nadr ve Hasan ibn Mûsâ... îbn Mes'ûd'dan rivayet ettiler ki o, şöyle dedi:

    Rasûlullah (s.a.) yatsı namazını geciktirdi, sonra mescide çıktı ve ashabın namazı beklediğini görerek :

    Bu dinlerin mensûblarından (Yahûdî ve Hıristiyan) bu saatte sizden başka Allah'ı zikreden kimse yoktur, buyurdular ve bu âyetlerin nazil olduğunu haber verdiler..

    Muhammed İbn İshâk ve başkalarının zikrettiği, Avfî'nİn de îbn Abbâs'dan rivayet ettiği ve birçok müfessirden nakledilen meşhur görüşe göre; bu âyetler ehl-i kitâb bilginlerinden îmân edenler hakkındadır. Abdullah İbn Selâm, Esed Ibn Ubeyd, Sa'lebe İbn Sa'ye, Useyd îbn Sa'ye ve diğerleri bunlar arasındadır. Buna göre âyet şöyle anlaşılmalıdır : Daha önce zemmedilen ehl-i kitâb ile îmân eden bunlar elbette aynı değildirler. Bunun İçin Allah: «Hepsi bir değildir» Hepsi aynı seviyede değildirler. Bilâkis onlardan îmân edenler ve günahkârlar vardır, buyuruyor: Ehl-i kitâb'dan, Allah'ın emrini yerine getiren, Allah'ın şeriatına itaat eden, Allah'ın peygamberine uyan ve doğru yolda olanlar vardır. Onlar secdeye vararak geceleri Allah'ın âyetlerini okurlar, ibâdet ederler, fazlasıyla teheccüd namazı kılarlar, namazlarında Kur'an okurlar. Bu topluluk, Allah'a ve âhiret gününe inanırlar. İyiliği emreder, kötülükten vazgeçirirler. Hayırlara koşuşurlar. İşte onlar sâli İllerdendir.

    Sûrenin sonunda; «Ehl-i kitâb'dan öyleleri vardır ki; Allah'a size indirilen ve kendilerine indirilmiş olana Allah'a hûşû' duyarak inanırlar. (Âl-i İmrân, 199) âyetinde zikredilenler de bunlardır. Burada da şöyle buyruluyor:

    «Ne hayır yaparlarsa ondan mahrum bırakılacak değildirler.» Yaptıkları hayırlar Allah katında boşa gitmez. Tersine Allah onları en güzel şekilde mükâfatlandırır. «Ve Allah takva sahiplerini bilir » Güzel iş işleyenlerin amelleri Allah'a gizli değildir ve O'nun katında güzel amel sahihlerinin eseri kaybolmaz.

    Sonra Allah Teâlâ müşrik kâfirlerden haber vererek buyuruyor ki: «Küfredenlerin malları ve çocukları Allah'a karşı kendilerine hiçbir fayda sağlamıyacaktır.» Allah istediğinde bunlar, Allah'ın azabını onlardan geri çeviremeyecektir.

    «Onlar cehennem yaranıdırlar, orada ebediyyen kalacaklardır.»

    Evet Murat efendi, senin anlamadığın şu Hz.Muhammed s.av in öncesi için (yani önceki dönemleri anlatan ayetleri) haber verilen ayetleri sen Hz.Peygamber s.av den sonra da varmış gibi anlamışsın (yada biri sana söylettiriyor) Yada günümüzde iyiklikler yapan Yahudi ve hristiyanlarıda bu ayetleri alarak Müslüman olarak görüyorsun. Hayır onlar kafirlerdir. Zira müslümanlık Hz.Peygamberi s.a.v tastik ederek ve Kuranı (yani son dini) kabul ederek elde edilir. Bu yapmayan herkes kafirdir kardeş.

    Sana tavsiye ayet değil tefsir oku. Ben daha sana ehli sünnet alimlerin fetvalarını sözlerini görüşlerinin yada Hristiyan ve Yahudilerin kafir olduklarına dair hadislerin hepsini yazmadım bile zira eğer biraz akıllı isen benim sana yazdığım bu mesaj yeterlidir.

    Ama dur son bir fetva yazayım Reddül Muhtardan sanırım biliyorsun Reddül muhtarı.

    Amentüdeki altı esastan birini inkâr eden kâfir olur. Sadece ALLAH’a inandım demek kâfi değildir.Hıristiyan ve Yahudiler, bizim peygamberimiz dahil bütün peygamberlere inanmadıkça kâfirlikten kurtulamazlar. Yahudiler, Hz. İsa’ya, Hıristiyanlar da, Muhammed aleyhisselama inanmadıkları için kâfir oldular. Amentüde bildirilen altı husustan birini, mesela kaderi inkâr eden, kâfir olur, bütün iyi amelleri yok olur

    Eyvallah

  3. #33
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 08.04.12
    Mesajlar: 374
    Teşekkür ve Beğeni

    Alıntı dermurat´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Kardeşim Hz.Allah evliya diyor. [/B]Dost değil. Dost edinmeyin derseniz mana 180 derece döner.
    .
    Şimdi biz yok mana 180 derece döner 140 derece döner diye kendi kafamızdan yorum yapamayız. Peki ne yapıcaz alimlerin görüşlerini başvurucaz.

    Ey îmân edenler, yahûdî ve hıristiyanlan dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostudurlar. ^Sizden her kim ki, onları dost endinirse, o da onlardandır. Şüphesiz ki Allah, zâlimler güruhunu hidâyete erdirmez.maide suresi 51

    Buyrun ibni kesir tefsiri

    Ey İmân Edenler, Yahûdî ve Hıristiyanları Dost Edinmeyin

    [B]Allah Teâlâ; mütmain kullarını, Yahûdî ve Hıristiyanlan dost edinmekten alıkoyuyor. Çünkü onlar, İslâm'ın ve müslümanların düşmanıdırlar. Allah onları kahretsin.[/B] Ayrıca onların, birbirlerinin dostu olduklarını da bildirmiştir. Ve onları dost edenleri tehdîd ederek şöyle buyuruyor : «Sizden her kim ki, onları dost edinirse; o da onlardandır.»

    İbn Ebu Hatim der ki: Kesîr İbn Şihâb... İyâz'dan nakletti ki; Hz. Ömer; bir deride ne alınıp ne verildiğinin kendisine iletilmesini Ebu Mûsâ el-Eş'arî'den istedi. Ebu Mûsâ el-Eş'arî'nin Hıristiyan bir kâtibi vardı. Ona istediğini götürdü. Hz. Ömer hayret ederek işte bu bekçi, dedi. Sonra sen Şam'dan gelmiş bir mektubu mescidde bize okuyabilir misin? dedi. O, bunu yapamayacağını bildirdi. Hz. Ömer, cünüp müdür? diye sordu. O, hayır, ama hıristiyan, dedi. Ebu Mûsâ el-Eş'arî der ki: Hz. Ömer bana kızarak baldırıma vurdu ve çıkarın şunu,dedi. Sonra da : «Ey îmân edenler, Yahûdî ve Hıristiyanlan dost edinmeyin...» âyetini okudu. Sonra Hasan İbn Muhammed der ki: Bize Osman İbn Ömer, Muhammed İbn Sîrîn'den nakletti ki; Abdullah İbn Utbe; sizden biriniz farkına varmadan Yahûdî veya Hıristiyan olmaktan kaçınsın, dedi. Muhammed İbn Şîrîn der ki: Biz, onun bu âyeti kasdet-t iğini sandık.

    Evet ayet de tefsirde gayet açıktır. Yahudi ve Hristiyanlar kafirdirler ve bir Müslüman onları dost edinemez. Fakat alışverişleri yada ticaretleri olabilir fakat dostluğa gelince bir Müslüman kafiri dost edinemez.

    Eyvallah

  4. #34
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 26.12.10
    Mesajlar: 23
    Teşekkür ve Beğeni

    Alıntı El-Endulusi´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Sana tavsiye ayet değil tefsir oku.
    Allah'ın ayetini bırakıyım tefsir okuyum ha. öylemi. Sen bunu mu tavsiye ediyorsun. Ayetleri ne zaman okuyacağız. Ahirette mi?.
    Yanlışsın. Bana tavsiyede bulunacağına ayetleri olduğu gibi anla. Evliyaya sen dost dersen Allah'ın dediğini çarpıtırsın. Evliya'nın üstünü örtmüş olursun. Arapça biliyorsan ayeti oku. Bilmiyorsan. Ekleyeyim. Ben sana Allah'ın ayetini yazıyorum. Tefsir değil. Sana tavsiyem Allah'ın ayetlerini oku. Tefsir değil.


    يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ لاَ تَتَّخِذُواْ الْيَهُودَ وَالنَّصَارَى أَوْلِيَاء بَعْضُهُمْ أَوْلِيَاء بَعْضٍ وَمَن يَتَوَلَّهُم مِّنكُمْ فَإِنَّهُ مِنْهُمْ إِنَّ اللّهَ لاَ يَهْدِي الْقَوْمَ الظَّالِمِينَ

    Yâ eyyuhâllezîne âmenû lâ tettehızûl yehûde ven nasârâ evliyâe ba’duhum evliyâu ba’d(ba’din) ve men yetevellehum minkum fe innehu minhum innallâhe lâ yehdîl kavmez zâlimîn(zâlimîne).

    1. yâ eyyuhâ : ey!
    2. ellezîne âmenû : âmenû olanlar
    3. lâ tettehızû : edinmeyin
    4. el yehûde : yahudiler
    5. ve en nasârâ : ve hristiyanlar
    6. evliyâe : evliya
    7. ba'du-hum : onların bazısı
    8. evliyâu : evliya
    9. ba'dın (ba'du-hum...ba'dın) : bazısı (birbirinin)
    10. ve men : ve kim
    11. yetevelle-hum : onlara dönerse
    12. min-kum : sizden
    13. fe inne-hu : artık o mutlaka
    14. min-hum : onlardan
    15. inne allâhe : muhakkak ki Allâh (cc.)
    16. lâ yehdî : hidayete erdirmez
    17. el kavme : kavim, toplum
    18. ez zâlimîne : zâlimler

  5. #35
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 08.04.12
    Mesajlar: 374
    Teşekkür ve Beğeni

    Alıntı dermurat´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Allah'ın ayetini bırakıyım tefsir okuyum ha. öylemi. Sen bunu mu tavsiye ediyorsun. Ayetleri ne zaman okuyacağız. Ahirette mi?.
    Eyvah eyvah o zaman sen Allah Rasulünü s.a.v niye iman ediyorsun al eline bir kuran oku. Bu arada o kuranda ayetlerden o ahkamları nasıl çıkaracaksın. Sen müçtehid misin? Bırakın çocukca lafları kardeşim.

    Ben sana kesinlikle tefsir okumanı tavsiye ediyorum. tabi hayatında bir tane tefsir alıp okusaydın tefsirlerin başında ayetler sonra kırık manalar sonra mealler ve sonrada tefsirin geldiğini görecektin. Yani böylece tefsiri okurken ayetide okumuş olucaktın.

    Yani ben seni bu kadar ısrarla ayet yazıp bir ilim ehli sandım ama şu söylediğin cümleyi 5 yaşındaki çocuk söylemez. Kurandan başka bir şey kabul etmeyen Vehhabiler bile alır tefsir okurlar. Senin şu sözünden sonra yazdığın hiçbir mesajın ilmi bir değeri yok.

    Sen şimdi müçtehidsin ya, al bakalım imam murat şu ayete mana ver bakalım..

    Sure-i Ali İmran 7.ayet

    Kitab'ı sana indiren O'dur. Onun bir kısmı muhkem (hüküm ihtiva eden, mânâsı açık olan) âyetlerdir, onlar Kitab'ın esasıdır ve diğerleri, muteşâbihtir (yoruma açık âyetlerdir). Fakat kalplerinde eğrilik (bâtıla meyil) bulunanlar, bu sebeble muteşâbih olanlara (yorum gerektirenlere) tâbî olurlar. Ondan fitne çıkarmak için, onun te'vilini (yorumunu) yapmak isterler. Ve onun te'vilini Allah'dan başka kimse bilmez ve ilimde rusuh sahipleri ise: "Biz O'na îmân ettik, hepsi Rabbimizin katındandır" derler, onlar da tezekkür edemezler, sadece Ulûl'elbab (daimi zikrin ve sırların sahipleri) (tezekkür edebilir).


    Acele etme bizim zamanımız var

    Hadi Eyvallah

  6. #36
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 26.12.10
    Mesajlar: 23
    Teşekkür ve Beğeni

    Müçtehid olmaya gerek yok. Hz.Allah Kur'anda evliya diyor. Tercüme edemler dost diyor. Evliyanın karşılığı dost değil. Bizde evliya diye tercüme ediyoruz. Düşmanlık bitsin diyoruz. Biz sana Allah'ın dediğini diyoruz. Allah diyoruz. Sen hala tefsir diyorsun. Sen neyden bahsediyorsun.

    o 5 yaşındaki çocuğa sor bakalım evliya yı. Sana anlatsın evliyayı. Desin ki. AbdulKadir Geylani, Şemsi Tebrizi, Mevlana, Taptuk Emre,
    Maide suresi muteşabih ayet değildir. Değişmez. Kanundur. Hz.Allah'ın kullarına ikramıdır. İzaha da gerek yoktur. Açık.

    ‘‘Ey İman edenler Yahudi ve Hıristiyanların Evliyalarını Evliya edinmeyin. Zira onlar kendilerinin evliyasıdır. İçinizde onların evliyalarını evliya edinenler onlardandır. Allah zalımlar toplumuna yol göstermez.
    Maide 51

    Açık. Siz kendi evliyanızı bulun ona tabi olun diyor. Onların evliyası var mı diye soracaksın. Hz.Allah var diyor işte. Ama sen bunu kendine kabul ettirebiliyormsun. Allah ne dediyse iman edebiliyormusun. Amenna diyebiliyormusun. İşte kitaplara iman.


    Asra yemin ederim ki, insan gerçekten ziyan içindedir. Bundan ancak iman edip salih ameller işleyenler, birbirlerine hakkı ve sabrı tavsiye edenler müstesnadır.
    Asr suresi


    Adem den sıyrılıp İnsan olduğun zaman bile ziyan içidesin. Kim bu iman edip salih amel işleyenler, birbirlerine hakkı ve sabrı tavsiye edenler. Endülüs, seni demiyorum. Çünkü sen tefsiri tavsiye ediyorsun. İşte maide 51 ayete dost değil evliya dersen. İnsanlar kim bu evliya diyecekler. Ama dost dersen. Birbirimize düşman edersin. Sadece Senin için demiyorum. Meal edenler için diyorum.

  7. #37
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 08.04.12
    Mesajlar: 374
    Teşekkür ve Beğeni

    Ben Şems Tebrizinin k.s tam dibindeyim sen bir kere o mübareklerin isimlerini ağzına alma. Hele ki Hz.Mevlana k.s hayatını biraz okusaydın aşk eri olmadan önce eşsiz bir alimdi. Şimdi alim bir insana mı tefsir sormuycaz. Almışın bir ayet ağzında geveleyip geveleyip duruyorsun. Maide 51 de dost edinmeyin deniyor cumhur ulema da hadisler ışında Yahudi Hristiyanları dost edinmeyin diyor. Senin gibi ilimsiz birinin sözü itibar değildir bizim gözümüzde. Birde yazmışın ya ilk mesajlarında yok amelde mezhebim itikatde mezhebim diye o mübareklerin hayatını biraz oku bakalım neyle meşgul olmuşlar ondan sonra salla ne sallıycaksan.

    Ben sana ayet yazdım onun manasını bekliyorum senden

  8. #38
    Yasaklı Kullanıcı
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 25.02.12
    Mesajlar: 3.370
    Teşekkür ve Beğeni

    dermurat ; Olmuşsun bir derbeder murat ...
    Yazıyı okumak yerine temcit pilavı karıştırır gibi karıştırıyorsun ..
    Tabi ki Kur'an-ı Kerimde ,Evliya yazılı bölümler var...
    Senin evliyadan anladığını biz genel manada yaşamaktayız...
    Sen söyle ...sen dinle misali ...kendini... kendi mürşidine götürmeye çalışıyorsun...
    Kardeşim senin mürşidini biz iyi tanıyoruz...o değil mi...İsa A.S. Ruhullah değildir...Musa A.S. Kelimullah değildir diyen...
    Mürşid dediğinin problemi var, Kur'an-ı Kerimle kardeşim..
    Önce sen... sana Mürşid olanı düzelt...
    Biz... Mevlana ..Şems..R.A. leri...Yunus Emre ..Taptık Emre 'yi senden iyi biliriz...
    Önce İhlas yoluna gel...Sırat-ul Müstakimde yürü...
    Şeytan Lain eşliğinde Kabe ye bile gitmiş olabilirsin ancak bu gidişin şeytani bilgi içindir...şeytana hizmet içindir...
    Adem A.S. 'a secdeden yoksun İLMİN ... yok hükmündedir...

    Sana Ezan okumayı ve Kur'an-ı Kerimi Mealen okumayı ... Arapça olarak okumanı tavsiye ederim...
    Bilgilerini toparla Mürşidini iyi izle ...
    Zikirde iken ...İlahide olmasın kulağın...
    Yek vücuda Allah C.C. aşkı gerek...

    Mürşidlik konusunu çıkarsan daha iyi olur sana tavsiyem bu...
    Boş ve Mürşidini yüceltmeyi vs...
    Sen ... Allah C.C. yoluna dön...Muhammed Mustafa A.S. a dön...
    Bak Ahmet diyorsun...A.S. Ahmed 'e ...Adem 'e gel A.S.

    Allah C.C. seni uyandırsın İnşallah...

  9. #39
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 26.12.10
    Mesajlar: 23
    Teşekkür ve Beğeni

    ---------------------------------------------------------------------------------------------------
    “Uyun sizde hiçbir ücret istemeyen o kimselere onlar hidayete ermiş zatlardır.”
    Yasin 21
    ---------------------------------------------------------------------------------------------------

    Mürşidi Kamil kime talim eyledi,
    Her varaktan okuyup tefsiri Kur’an eyledi,
    Levhi dilden o okuyup, bi harfi ümmi kitap,
    Hak Teala ilmi hıdri ona ihsan eyledi.


    Hızır A.S.’a verdiği ilimden, Allah verdi ona. Ona ihsan eyledi.
    Her varaktan okudu tefsiri Kur’an eyledi. Hangi kitaptan okursa okusun tefsirdir.

  10. #40
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 08.04.12
    Mesajlar: 374
    Teşekkür ve Beğeni

    Alıntı yakais´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    dermurat ; Olmuşsun bir derbeder murat ...
    Yazıyı okumak yerine temcit pilavı karıştırır gibi karıştırıyorsun ..
    Tabi ki Kur'an-ı Kerimde ,Evliya yazılı bölümler var...
    Senin evliyadan anladığını biz genel manada yaşamaktayız...
    Sen söyle ...sen dinle misali ...kendini... kendi mürşidine götürmeye çalışıyorsun...
    Kardeşim senin mürşidini biz iyi tanıyoruz...o değil mi...İsa A.S. Ruhullah değildir...Musa A.S. Kelimullah değildir diyen...
    Mürşid dediğinin problemi var, Kur'an-ı Kerimle kardeşim..
    Önce sen... sana Mürşid olanı düzelt...
    Biz... Mevlana ..Şems..R.A. leri...Yunus Emre ..Taptık Emre 'yi senden iyi biliriz...
    Önce İhlas yoluna gel...Sırat-ul Müstakimde yürü...
    Şeytan Lain eşliğinde Kabe ye bile gitmiş olabilirsin ancak bu gidişin şeytani bilgi içindir...şeytana hizmet içindir...
    Adem A.S. 'a secdeden yoksun İLMİN ... yok hükmündedir...

    Sana Ezan okumayı ve Kur'an-ı Kerimi Mealen okumayı ... Arapça olarak okumanı tavsiye ederim...
    Bilgilerini toparla Mürşidini iyi izle ...
    Zikirde iken ...İlahide olmasın kulağın...
    Yek vücuda Allah C.C. aşkı gerek...

    Mürşidlik konusunu çıkarsan daha iyi olur sana tavsiyem bu...
    Boş ve Mürşidini yüceltmeyi vs...
    Sen ... Allah C.C. yoluna dön...Muhammed Mustafa A.S. a dön...
    Bak Ahmet diyorsun...A.S. Ahmed 'e ...Adem 'e gel A.S.

    Allah C.C. seni uyandırsın İnşallah...
    Abi Eyvallah, mesajının altına imzam atılmıştır.

Sayfa 4 Toplam 4 Sayfadan BirinciBirinci ... 234

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Benzer Konular

  1. kendinizle barışık olmak
    Konu Sahibi kayip-gönül Forum Nasihatler
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 27-05-2009, 12:50
  2. Nasılsınız :)
    Konu Sahibi ~ESRA~ Forum Dini sohbet
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 10-12-2008, 06:17
  3. taksici
    Konu Sahibi su misali Forum Fıkra, Mizah Bölümü
    Cevaplar: 9
    Son Mesaj: 28-12-2007, 10:00

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu açma yetkiniz yok
  • Cevap yazma yetkiniz yok.
  • Eklenti yükleme yetkiniz yok.
  • Mesajınızı değiştirme yetkiniz yok.
  •