Düşün ki bir gün sende öleceksin. Bütün sevdiklerin seni yalnız bırakacak. Bir metrelik toprak evinde herkesten, her şeyden ayrı; sadece yapıp ettiklerinle baş başa kalacaksın... Unutma Şu fani Dünyadaki amellerinle ebedi bir yurdu kazanmak ya da kaybetmek şimdi senin elinde. Hele bir düşün! Elindeki fırsatın büyüklüğünü ve bunu boşa harcamakla uğrayacağın kaybını dehşetini...

Düşünki, sevdiklerinin üzerine bir kürek toprak atmak için yarıştığı bugünde kabrin ya cennet bahçelerinden bir bahçe ya da cehennem çukurlarından bir çukur olacak.

Unutma ki burada bir sınavdan geçmektesin! Düşün ki; omuzlarında taşıdığın iki kameraman hayatım filme almakta. Bugün ki yaptıkların, yarın dev bir ekrana yansıyacak... İşte o zaman; "Aman Allah'ım! Bunlarda her şeyi kayda almışlar, büyük küçük hiçbir şeyi atlamamışlar" diye hayıflanmayasın... O filmi bütün insanlık izleyecek... Yaptığın hiçbir şey gizli kalmayacak. Hiçbir ameli yeniden işleme şansın yok, bunu unutma! Hakikatle arana perde olabilecek aile, mal, mülk, makam gibi engellerini aş!

Öldüğün günü bir düşün: Ortada duran cenaze sensin. İşte o gün, orada, o anda senin için hayat bitti. Canlı cansız bütün sevdiklerin, sahip olduğun her şey seni bıraktı. Yakınların, seni gideceğin yere hazırlamanın telaşı ile, aralarında uçup gitmiş olmanın şaşkınlığım yaşamakta. Düşünki, seni elbiselerinden soymuşlar. Sevdiğin bütün giysilerin artık birer ölü elbisesi olmuş şuna buna verilecek. Senden bir koku sinmiştir diye saklanacak. Değerli takıların yüzüklerin parmaklarından alınacak... Akıp giden zamanı gösteren saatin kolundan çıkarılacak oysa zaman yine akıp gitmekte ama sensiz. Saatinin akrebi, yelkovanı yine belirli vakitleri göstermekte, ama artık sana değil. Senin görmeyeceğin zamanlara tırmanıyor saatin.

Çok sevdiğin kimin eşyaların uğruna nice fedakarlıklara katlandığın evin, araban, mülkün birer "tereke" artık. Onlar başkalarına hesabım vermek sana düşecek. Eşin dul, çocukların yetim kalacak.

Düşünki, artık akşam senin eve gelmen beklenmeyecek. Sofralar sensiz kurulacak. Sevdiklerin, doğan her günü sensiz karşılamaya alışmanın çabasına girecekler. Sıkça tekrarladıkları söz "ölenle ölünmez ki" olacak beklide... Artık sen, adın anıldıkça dostlarının boğazına takılan bir ilmek, yanaklarına süzülen birkaç damla yaş olacaksın sadece...

Duvarlara sinen koku, elbiselerinde kalan terin uçup gidecek. Sesinin tonu unutulacak gün geçtikçe. Boyun endamın yüz hatların gözlerin unutulacak.
Anma toplantılar düzenlenecek senin için filancaların filanca sene Ölen bir yakım olacaksın zamanla.

Sensiz zamanlarda koşan saatin, sensiz yıllara tırmanmaktan yorulup; eskiyince atılacak. Sağa sola dağıtılan kıymetli elbiselerin yıpranacak paspas, yapılacak. Malın mülkün el değiştirecek.

Hep gözüne bakan yakınların farklı yerlere dağılacak. Çünkü artık sen yoksun. Senin gözlerin yok... Varlığın tozlu albümlerin arasında, yılların soldurduğu resimlerde kalmış.

Yakınların hiç gelmemek üzere gittiğine iyice inanmışlar. İçinde senin olmadığın bir dünya kurmuşlar kendilerine.

Düşünki sevdiklerin gözlerinin rengini unutmuşlar başka gözlere bakıyorlar çünkü. Sevgilerini gülümseyişlerini sımsıcak bakışlarım onlara yöneltiyorlar.

Yıllar birbirini kovaladıkça senin için yapılan ihtifallerin arası açılıyor. Başka acılar, taze ölümler girmiş araya... Şimdi, yakında yitirdiklerinin acısına alışma gayretinde yaşayanlar... "Bir tanem! Ciğerim!" dediklerin, yıllar geçtikçe senin varlığını unutmuşlar.

Yıllar sonra buralarda, oralarda senin yaşadığından söz etmek insanlara masal gibi gelecek... Şu yalan Dünyada bir zamanlar seninde var olduğunun bircik kanıtı olan mezarını ziyaret eden kalmayacak. Mezarın dümdüz olacak. Başucunda beklemekten yorulan mezar taşın yıkılacak da, onu bir düzelten bulunmayacak. Çünkü sen artık kimsenin ölüsü değilsin.

Ey! İnsan Bir gün "unutanlar'in" unuttuklarından bir unutulmuş olacağını unutma!... Adın unutulacak, mezar taşın yıkılacak, bir metrekarelik toprak evin sahipsiz kalacak. Ve Sen kimsenin ölüsü olmayacaksın! Dünyada adını anan kalmayacak. Kimsesizler kervanına'katılmış bir yolcu adı unutulmuşlar denizine düşmüş bir damla olarak anılacaksın sadece.

Ey İnsan! Yaşadığın her anın paha biçilmez bir hazine kıymetinde olduğunu bil! Sonsuzluk yurduna kıymetli armağanlar hazırla. Azığım tamamlayıver. Amelini kusursuzca yapmaya bak. Bu nefes bir gün bitecek... Önemli dünya hayatının ve amellerinin Allahın huzuruna, huzur-u Rasulullah'a bütün insanlık Önünde arz olunacağının bilincine varmandır. Ve o günde yüz akıyla hesabım verebilmendir.

Rabbim cümlemizin yar ve yardımcısı olsun. Amin.


Ölüm Size Çok Yakın | Gizli ilimler Sitesi - Gizli ilimler Sitesi