İSLÂM'DA YÖNETİM NİZAMI
İSLÂM'DA YÖNETİM ŞEKLİ
İslâmi yönetim nizamı yeryüzündeki diğer tüm yönetim nizamlarından;

a- Üzerine kurulduğu esaslar açısından,

b- İşlerin yürütülmesi sırasında benimsediği fikir, mefhum, ölçü ve hükümler açısından ve

c- Uyguladığı anayasa ve kanunlar ile devlet yapısı açısından belirgin farklılıklar taşır.


İSLÂM'DA YÖNETİM NİZAMI

İslâm'da Yönetim Şekli Krallık Değildir

İslâm’ın yönetim nizamı krallıkla uzaktan yakından ilgili değildir. Bilakis, İslâm krallık sistemini ne tasvip eder, ne de en ufak bir benzerlik taşır.

Krallık sisteminde yönetim verasetle el değiştirir. Her hususta olduğu gibi yönetimde de oğullar babalarının varisi konumundadırlar. Ancak, İslâm’ın yönetim nizamında veraset yoktur. Aksine, yönetim ümmetin isteği ve rızası ile kendisine biat ettiği kişiye verilir.

Krallık sisteminde kralın tebadan hiç bir kimsenin sahip olmadığı özel hak ve imtiyazları söz konusudur. Krallık sisteminde kralın dokunulmazlığı ve kanunlar üstü bir konumu vardır. Krallık sisteminde kral ya Avrupa'da olduğu gibi sembolik bir yönetici konumundadır ya da Suud, Fas ve Ürdün krallıklarında olduğu gibi kralın fiili bir yönetim yetkisi söz konusudur. Bu krallar, yönetimin kaynağı oldukları gibi, ülkelerine ve halklarına diledikleri gibi heva ve heveslerine göre tasarrufta bulunmaktadırlar

Halbuki İslâm nizamı Halife ya da imama hiçbir zaman ayrıcalıklar ve özel haklar tanımaz. Ümmetten herhangi bir ferdin ne gibi hakları varsa Halifeninki de o kadardır. Halife ne Avrupa kralları gibi yönetimde yer alıp ta yönetime karışmayan bir semboldür, ne de ülke ve halklar üzerinde dilediği gibi tasarrufta bulunarak yönetim haklarını kullanan bir yöneticidir. Aksine Halife yönetim ve yönetim yetkisini kullanma noktasında ümmetin vekilidir. O, ümmet tarafından rızaya dayalı olarak seçilmiş ve Allah'ın şeriatını tatbik etmesi için kendine biat edilmiş bir yöneticidir. Halife her işinde ve ümmetin çıkarlarını ilgilendiren her meselede şer'i hükümlerle kayıtlıdır.

Ayrıca, İslâmi yönetim sisteminde veliahtlık da yoktur. Veliahtlık İslâm tarafından kesinlikle reddedildiği gibi, yönetimin veraset yolu ile devredilmesi de şiddetle yasaklanmıştır. İslâm’a göre, yönetim haklarının kazanılmasının tek meşru yolu, Halife ya da imamın ümmetin rızası ile alacakları biattır.