İSLÂM'DA YÖNETİM NİZAMI
GİRİŞ
Allah Sübhanehu ve Taâla İslâm risaletini "Lailahe illallah Muhammedun Rasulullah" tevhid akidesi üzerine kurup göndermiştir.

İslâm risaleti tüm insanlığa yönelik kapsamlı ve evrensel bir mesajdır. Öyle ki insan hayatına ilişkin tüm olayları, hayatın öncesi ve sonrası ile ilişkilendirerek düzenler. İnsanlığın sorunlarını, hem insanı her yönü ile bilerek hem de yaratıcısı, nefsi ve diğer insanlarla olan ilişkilerini, zamana ve mekana bağlı olmaksızın düzenleyerek bir çözüme kavuşturur.

İslâm, yaratıcı olan Allah'ın kainat, insan ve hayatla bağını, yaratma, tedbir (yaratılanı bir düzene ve yola koyma), ölüm, hidayet ve dalalet, rızık verme ve yardımlar açısından yorumladığı gibi, Allah Azze ve Celle'nin kendini vasıflandırdığı, kudret, hikmet, tedbir, tasarruf, irade ve kainatı kuşatıcı ilim kavramları bağlamında da ele alıp bunların gerçeğini ortaya koyan İslâm mesajı aynı zamanda insanın ve hayatın yaratıcısı olan Allah ile ilişkisini de bir düzene koymuştur.

İslâm bu düzenlemeyi yaparken aşağıdaki hususlarda hassasiyetle durmuştur.

- Ubudiyet (kulluk) ve teşride (yasamada) Allah'ı birleme

- Hiçbir yaratılmışı Allah'a ortak koşmama

- Allah'ın kulları için koyduğu kurallar çerçevesinde Allah'a ibadet

- Allah'ın emirlerine bağlanma ve yasaklarından kaçınma farziyeti

- Rasul Muhammed ne getirdi ise onu alıp ona bağlanma farziyeti.

- Yalnızca Rasul Muhammed 'e tabi olma, yalnız onun getirdiklerini alma ve ondan başkasına tabi olmama ve onun dışında hiçbir beşerden (şer'iat) benimsememe.

Belirli bir çerçevede sınırlandırılmış fikirlerle gönderilen İslâm mesajı, kendine bağlananlarda seçkin bir kültür doğurmuştur. Bu kültür hayata ilişkin tüm kavramları yerli yerine oturtarak iman edenlerin bakış açılarını ve zevklerini bu kavramlarla billurlaştırmıştır. İslâm mesajı helal ve haram anlayışını kendisine merkez edinerek belirli bir bakış açısı ve hayata ilişkin metodla; fikirlerinde, duygularında nizamlarında ve bireylerinin şahsiyetlerinde kendine has özgün bir toplum oluşturdu.

Aynı zamanda devlet ve topluma ait ilişkileri düzenleyen kamil bir şeriat ortaya koydu. Bu şeriat ile de aşağıdaki hususları düzene kavuşturmuştur:

- Yönetim, ekonomi, iç ve dış siyaset, eğitim, devlet-fert ilişkisi, devlet-teba ilişkisi, savaş ve barış anında diğer devletlerle ilişkiler, halklar ve ümmetler arasındaki ilişkilerin esasları, kadın-erkek ilişkileri, toplumun fertleri arasındaki özel ilişki çeşitleri v.b. Kısaca İslâm insan hayatının tamamını kapsayan bir nizamlar bütünüdür.

Bu nedenle tüm Müslümanlara İslâm nizamını Hilafet sistemi ile temsil edilen bir devlet eliyle tatbik etmek farz kılınmıştır.