Teşekkür edenler Teşekkür edenler:  1
Beğenenler Beğenenler:  0
Beğenmeyenler Beğenmeyenler:  0
Sayfa 1 Toplam 4 Sayfadan 123 ... SonuncuSonuncu
1 den 10´e kadar. Toplam 31 Sayfa bulundu

Konu: Organ Nakli ve Beyin Ölümü?

  1. #1
    Kıdemli Moderator
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 14.09.07
    Yer: Şehr-i DONDURMA
    Mesajlar: 30.600
    Teşekkür ve Beğeni

    Organ Nakli ve Beyin Ölümü?


    Soru:
    Beyin ölümü gerçekleşen hastayı yakınları bağlı bulunduğu aletlerle yaşatmaya devam mı edecekler?
    Yoksa beyin ölümü gerçekleşti diye fişlerini çekmek caiz olur mu?
    Yani beyin ölümü dinen de ölüm sayılır mı?
    Bu konudaki şüphelere siz nasıl bakıyorsunuz?

    Cevap:
    Gerçekten de bu konuda farklı tıbbi izahlar yapılmaktadır.
    Ancak Yusuf el Kardavi'nin kitabında verdiği bilgi ile konuya bakılınca tereddüde pek yer kalmadığı da anlaşılmaktadır.
    Muhterem müellif, beyin ölümü konusunda diyor ki:

    "Tıp uzmanlarının raporlarıyla beyin ölümü gerçekleşmiş bir hasta, artık yaşayan hastalar sınıfından sayılmaz. Gerçekte o, (beyin fonksiyonlarının tümüyle ölmüş olmasından itibaren) diriler değil, ölüler sınıfından sayılır!
    Bir cenaze için yapılması gereken ne ise beyni ölmüş olana da yapılması gereken odur!
    Artık yakınları onu, sun'i yaşatma aletlerine bağlı tutmaya da mecbur olmazlar!..
    "

    Ancak beyin ölümünün vaki olduğu, salahiyetli tıp heyetinin raporu ve fıkıh uzmanlarının da bunlara iştirakleri ile netleşir.

    İslam Konferansı Teşkilatı'na bağlı fıkıh kurumu 1987 Ekim'inde Ürdün'de yaptığı toplantıda konuyu etraflıca tartışmış, fıkıh ilim heyeti, aldığı kararını şöyle açıklamıştır:

    - Bir insanda şu iki durum meydana geldiğinde dinen ölüm vaki olmuş sayılır.
    Bir cenaze için yapılması lazım gelen, o insan için de yerine getirilmesi gerekli olur.


    1- Beyin fonksiyonlarının tamamen durması ve ihtisas sahibi doktorların bundan geriye dönüşün imkansız olduğuna ve beyinde çözülmenin başladığına karar vermiş olmaları.

    2- Kalbinin ve solunum sisteminin tamamen durması ve doktorların da kalbin ve solunum sisteminin tamamen durduğuna, hastanın bir daha hayata dönemeyeceğine karar vermiş bulunmaları...

    Bu iki durum kesinleştikten sonra her ne kadar hastanın kalp ve solunum sistemi, kan dolaşımı bağlanan aletler sayesinde çalışmasını devam ettirse de, dinen ölmüş sayılan bu kimseye bağlı olan cihazın kaldırılması mümkündür.
    Bir sakınca söz konusu olmaz.

    Fıkıh heyetinin kararını böyle açıklayan Kardavi, ayrıca bu hastanın organının nakli konusunda da şöyle demektedir:

    - Aletler alınmadan dinen ölmüş bulunan bu hastanın organlarının bir başka hastaya nakledilmesinde de mahzur değil fayda olacağında şüphe yoktur.

    Kardavi şunları da ekliyor:

    - Hiçbir fıkıh alimi, beyin ölümünden sonra tıp otoritelerinin öldüğünü söyledikleri hastanın cihazlarla yaşatılmasına dinen mecburiyet vardır, şeklinde bir hüküm bildirmemiştir...
    Yani tıbben ölmüş bulunan bir hastanın cihazlarla muvakkaten yaşatmaya çalışılmasına mecburiyet olmadığı yolunda fıkıh alimleri görüş bildirmişlerdir. Anlaşılan odur ki, geride kalan yakınları, yaşam aletleriyle kabaran masrafı sürdürmeye mecbur değiller.
    Zaten tıbben ölmüş hastayı aletlerle yaşatmaya çalışmak da zahmet çekmesini uzatmaktan başka bir manaya da gelmemektedir.

    Merak edilen bir diğer soru:
    Organı alanın işleyeceği günahtan, organı bağışlayan sorumlu olur mu?

    - Olmaz! Çünkü günahı işleyen organ değil, irade sahibi insandır.
    İradesi olmayan organ, irade sahibi insanın işlediğinden sorumlu olmaz

    Alıntı: Ahmet ŞAHİN

  2. #2
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 28.01.09
    Yer: istanbul
    Mesajlar: 15.429
    Teşekkür ve Beğeni

    "selamun aleyküm ve rahmetullahi ve berekatuhu"
    kiymetli hocam;
    paylaşimiz için allah razi olsun.çok merak ettiğim bir konuydu.açiklamalarinizla netliğe kavuştu.selametle kalin.yolunuz hey hayirli ve açik olsun.

  3. #3
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 27.09.08
    Mesajlar: 5.821
    Teşekkür ve Beğeni

    Selamünaleyküm kıymetli abim
    Rabbim razı olsun gerçekten çok merak ettiğim bir konudur bu emeğine sağlık..
    Yalnız abi beyin ölümü gerçekleşip yani bitkisel hayata giren bir insanın yıllar sonra uyanmasıda söz konusu olabiliyor..Benim bu noktada kafam karışıyor..
    Hatta bilmem hatırlarmısınız böyle bir olay gerçekleşmişti yıllar önce..
    Tabiki fıkıh alimleri doğrusunu bilirler ,onlar sakınca olmadığını söylemişse bizede bunu kabul etmek kalır..
    Allahım kimseyi böyle bir seçim yapmak zorunda bırakmasın inşaALLAH..
    En doğrusunu Allah bilir..
    Selam ve dua ile...

  4. #4
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 24.04.08
    Mesajlar: 676
    Teşekkür ve Beğeni

    organ nakli ; Kişinin geride dikili ağacının kalmasına benzer.

    SEvap defteri kapanmaz.

    Örneğin kalp nakli olsun.

    Kalp her atmasına kişi sevap kazanır.

    Hayat kurtarma sevabı var o ayrı bi güzel.

    organ bağıslayalım dostlar.

    Ne insanlar var ORGAN diye kıvranıyor hastanelerde.

    Biligilendirdiğiniz için allah razı olsun.

  5. #5
    Kıdemli Moderator
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 14.09.07
    Yer: Şehr-i DONDURMA
    Mesajlar: 30.600
    Teşekkür ve Beğeni

    Ve Aleykumselam...Ve Rahmetullahi...Ve Berâkatühü...

    Alıntı kardelele´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    "selamun aleyküm ve rahmetullahi ve berekatuhu"
    kiymetli hocam;
    paylaşimiz için allah razi olsun.çok merak ettiğim bir konuydu.açiklamalarinizla netliğe kavuştu.selametle kalin.yolunuz hey hayirli ve açik olsun.
    Allah CC. cümlemizden razı olsun inşallah kardeşim...
    Yeni bir tıp dalı olduğu için maalesef fazla bilgimiz olmayan bir konu...
    Paylaşmak istedim...
    Allaha emanet olun...

  6. #6
    Kıdemli Moderator
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 14.09.07
    Yer: Şehr-i DONDURMA
    Mesajlar: 30.600
    Teşekkür ve Beğeni

    Ve Aleykumselam...

    Alıntı gülsengül´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Selamünaleyküm kıymetli abim
    Rabbim razı olsun gerçekten çok merak ettiğim bir konudur bu emeğine sağlık..
    Yalnız abi beyin ölümü gerçekleşip yani bitkisel hayata giren bir insanın yıllar sonra uyanmasıda söz konusu olabiliyor..Benim bu noktada kafam karışıyor..
    Hatta bilmem hatırlarmısınız böyle bir olay gerçekleşmişti yıllar önce..
    Tabiki fıkıh alimleri doğrusunu bilirler ,onlar sakınca olmadığını söylemişse bizede bunu kabul etmek kalır..
    Allahım kimseyi böyle bir seçim yapmak zorunda bırakmasın inşaALLAH..
    En doğrusunu Allah bilir..
    Selam ve dua ile...

    Allah CC. cümlemizden razı olsun kardeşim inşallah...
    Evet...
    Şu zamanımızda merak edilen ve açıklığa kavuşması arzu edilen ve dinen caizliği konusunda çok olmasa da farklı görüşler olan bir konu bu...
    Benim buraya eklediği ve paylaştığım kaanatime göre uygun ve mantıklı olanı...
    Rabbim en doğrusunu bilir tabi ki...
    Allah CC. bizleri her türlü şüpheli durumlardan uzak buyursun inşallah...
    Allaha emanet olunuz..

  7. #7
    Kıdemli Moderator
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 14.09.07
    Yer: Şehr-i DONDURMA
    Mesajlar: 30.600
    Teşekkür ve Beğeni

    Esselamüaleykum...

    Alıntı Gülfidan´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    organ nakli ; Kişinin geride dikili ağacının kalmasına benzer.

    SEvap defteri kapanmaz.

    Örneğin kalp nakli olsun.

    Kalp her atmasına kişi sevap kazanır.

    Hayat kurtarma sevabı var o ayrı bi güzel.

    organ bağıslayalım dostlar.

    Ne insanlar var ORGAN diye kıvranıyor hastanelerde.

    Biligilendirdiğiniz için allah razı olsun.

    Allah CC. razı olsun...
    Ahir zamandayız...
    Haram belli, helal belli...
    Peygamberimiz SAV. ise şüpheli şeylerden kaçının diyor...
    Rabbim yar ve yardımcımız olsun değerli kardeşim...

  8. #8
    Yasaklı Kullanıcı
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 25.08.08
    Mesajlar: 1.222
    Teşekkür ve Beğeni

    Alıntı Gülfidan´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    organ nakli ; Kişinin geride dikili ağacının kalmasına benzer.

    SEvap defteri kapanmaz.

    Örneğin kalp nakli olsun.

    Kalp her atmasına kişi sevap kazanır.

    Hayat kurtarma sevabı var o ayrı bi güzel.

    organ bağıslayalım dostlar.

    Ne insanlar var ORGAN diye kıvranıyor hastanelerde.

    Biligilendirdiğiniz için allah razı olsun.
    Kardeşim İnsan kalbini bağışlasa o kalbin her atmasında sevap kazanmasını nerden çıkardın.Bu kanıya ulaşmandaki Delilin nedir..
    Bu arada Beyin ölümü gerçekleşti diye öldüğü anlamına gelmiyor..Çünkü kanıtlanmıştır ki beyin ölümü gerçekleşen insanlarda sonraki yıllarda iyileşme gözleniyor.

  9. #9
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 20.05.09
    Mesajlar: 2.014
    Teşekkür ve Beğeni

    selamün aleyküm,

    bu konu, geçen haftalarda Teke Tek programına katılan Cübbeli Ahmet Hoca'ya da sorulmuştu. Hoca makinelerle yaşasa bile o kişinin canlı sayılacağını, hatta makineye bağlı olan kişiden organ naklinin yapılmasını cinayet olarak değerlendirmişti, %100 ölüm gerçekleştikten sonra ancak organlar alınabilir demişti,

    Rabbim böyle zor bir durumda kalıp da karar vermeyi nasip etmesin kimseye, çok yönlü bir olay

  10. #10
    Forum Yöneticisi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 09.09.08
    Mesajlar: 2.980
    Teşekkür ve Beğeni

    Selamünaleyküm ...

    Konunun daha net anlaşılabilmesi için farklı kaynaklardan da istifade etmemiz gerekmektedir.

    Rabbimizin hiçbir kulunu bu karara muhtaç olacak şekilde imtihan etmemesi için dua ediyoruz.

    Hayırlı akşamlar ...




    Soru

    Organ bağışı yapmak caiz midir dinen? Bir kişi çıktı, organ bağışlayanları cehennemlik ilan etti. Bu doğru mu? Bir de fetva ehlinde aranan şartlar nelerdir? Her önüne gelen fetva verebilir mi?

    Cevap

    Organ nakli ile ilgili kısımdan başlayarak cevaplayacak olursak;

    Organ nakli, hakkında en fazla soru sorulan ve ihtilaf edilen güncel meselelerden birisi. Konuya mesafeli duranlar birkaç gerekçe ileri sürüyor. Belli başlılarını şöyle özetleyebiliriz:

    1. İnsan bütün uzuvlarıyla muhterem/mükerrem bir varlıktır. Dolayısıyla herhangi bir uzvunun dokunulmazlığının –canlı veya cansız iken– ihlal edilmesi, insanın hürmetine tecavüz anlamına gelir.

    2. Kendisine organ nakledilen kişi sağlığına kavuştuktan sonra ma’siyet işleyecek olursa, bunda o organın da payı olacağından, organını veren kişi de sorumlu olur.

    3. Organ nakli, organı nakledilecek kişi tam anlamıyla ölmeden, yani ruhu bedenini terk etmeden önce yapıldığından, işkence ve cinayet anlamı taşımaktadır.

    Buna karşılık organ naklinin cevazına hükmedenler –yine kısaca– şu gerekçeleri ileri sürmektedir:

    1. Zaruret hali haramı mübah kılar. Nasıl ki açlıktan ölme tehlikesiyle yüzyüze bulunan kimse, başka bir şey bulamazsa, kendisini hayatta tutacak miktarda insan eti yiyebilir ve bu, zaruret durumu dolayısıyla insanın ihtiramını tecavüz anlamına gelmez; aynı şekilde özellikle hayatı tehdit eden hastalıklar söz konusu olduğunda, tedavi için insan organı –mezkûr kaideye binaen– kullanılabilir.

    2. Kendisine nakledilen organ vasıtasıyla sağlığına kavuşan kimsenin işlediği ma’siyet, organı bağışlayana tesir etmez. Zira sevap ve ma’siyette esas olan “irade”dir.

    3. Bazı organların nakli, “beyin ölümü” hadisesi gerçekleştiği zaman olmaktadır. Beyin ölümü, kalbin cihaza bağlı olarak çalıştırılması suretiyle vücuda kan pompalanması durumunu ifade etmektedir. Bu esnada beyin geri dönüşsüz olarak ölmüştür. Şayet kalbi çalıştıran cihazın fişi çekilecek olursa, birkaç dakika içinde beden bütün fonksiyonlarını tamamen yitirmektedir.

    Bu karşıt görüşlerin detaylarına girmek kafaları iyice karıştırmak anlamına geleceğinden, burada bundan sarf-ı nazar ederek –ve fetva olarak alınmaması gerektiğini belirterek– düşüncemi arz edeceğim:

    Her iki yaklaşım bakımından da açıklığa kavuşturulması gereken noktalar bulunduğunu düşünüyorum. Bir yanda insan hayatının ve sağlığının korunması ve devamı, diğer yanda insana ihtiram… Hangisini diğerine tercih etseniz, ortaya birtakım soru işaretleri, sakıncalar ve problemler çıkıyor.

    Dolayısıyla bu mesele hakkında bir sonraki yazıda arz edeceğim noktalar açıklığa kavuşmadıkça tevakkufu tercih ediyorum.

    Diyelim ki “zaruret” durumu bahis konusudur ve gerek bu temelden, gerekse “iki zarardan hangisi daha hafif ise o tercih edilir” gibi kaidelerden hareketle insan uzuvlarının muhterem/mükerrem olduğu gerçeği organ nakli bağlamında göz ardı edilebilir.

    Ancak bu durum, organ naklinin cevazına hükmedenler bakımından açıklığa kavuşturulması gereken başka noktalar bulunduğu gerçeğini değiştirmiyor. Bu babda en önemli noktalardan biri, donör (verici) durumundaki kişinin ölümünün tam anlamıyla gerçekleşip gerçekleşmediğinin tesbitidir. Beyin ölümü gerçekleştiği halde kalp atışı cihaza bağlı olarak sürdürülen hastalar arasında, cihazdan çıkarıldığı zaman dahi –nadiren ve düzensiz de olsa– kalbi çalışmaya devam edenler bulunduğu, konunun ilgililerinin malumudur. Bu durumdaki bir insanın ruhunun bedenini terk ettiği, yani gerçek anlamda öldüğü söylenebilir mi?

    Eğer bu durumdaki bir kimsenin ruhunu teslim etme süreci devam ediyorsa, “sekerat-ı mevt” dediğimiz o dehşetli süreç sona ermemiş demektir. Zaten bu aşamada insanın yaşadığı sıkıntı tarife gelmez boyuttadır; bu sıkıntıya bir de kalbinin, ciğerlerinin vs. yerinden sökülmesinin vereceği korkunç ızdırap eklendiğinde ortaya çıkan duruma “işkence” demek bile hafif kalacaktır!

    Ruhun bedeni terk etme süreci ne kadar devam etmektedir? Bu, insandan insana değişebilen bir süreç ise, tıbbın “beyin ölümü” dediği hadise gerçekleşmiş olsa bile, ruhun bedeni terk etme süreci henüz tam anlamıyla bitmiş olmayabilir. Bu durumda henüz ölmüş olmayan bir insana kadavra muamelesi yapılmış olacağı açıktır.

    Kısacası, organ nakli için, nakledilecek organa kalp tarafından kan pompalanıyor olması şart olduğuna ve kalbi –şu veya bu şekilde– çalışmaya devam eden insana “ölü” denip denmeyeceği –yukarıda dile getirmeye çalıştığım durum çerçevesinde– tartışmalı olduğuna göre, bu mesele hakkında kesin konuşmanın çok da doğru olmayacağı kanaati ağır basmaktadır.

    Bu meseleyi değerlendirirken –muhterem Osman Karabulut hocanın da yıllar önce kaleme aldığı bir risalecikte değindiği gibi– bu alanda görülen istismar ve “ticaret” unsurunu da dikkatte tutmakta fayda var.

    Buna karşılık, giriş cümlesinde dile getirdiğim hususlar çerçevesinde –tek böbrek ya da kemik iliği nakli gibi– donörün hayatî fonksiyonlarını etkilemeyen operasyonların yapılabileceğini söylemek mümkün görünmektedir. Bunların nakli donörün hayatî faaliyetlerini etkilemeyeceği için beyin ölümü şartı da aranmamaktadır.

    İlaveten, bu gibi organların naklinde donörün seçici davranması da mümkün olduğundan, bir önceki yazının 2. maddesinde dile getirilen çekinceye de mahal kalmayacaktır. Hatta belki bunu kan nakline kıyas etmek de mümkündür.

    Yine ilaveten bir insanın, herhangi bir uzvuna yapılan tecavüze ve verilen zarara karşılık Fıkh’ın öngördüğü diyeti almaktan vaz geçme hakkı bulunması, insanın, hayattayken kendi uzuvları üzerinde kısmî de olsa tasarruf selahiyeti bulunduğunu gösteren bir husus olarak değerlendirilebilir. Ancak bu selayihet öldükten sonra ortadan kalkmaktadır.

    Bütün bu hususlar, organ nakli meselesinde donörün hayatiyet durumunun ve verilecek organın mutlak surette göz önünde bulundurulması gerektiğini göstermektedir.

    ( Ebubekir Sifil - Milli Gazete )

Sayfa 1 Toplam 4 Sayfadan 123 ... SonuncuSonuncu

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Benzer Konular

  1. Sen ki, kâinat kitabının Fâtiha’sısın.
    Konu Sahibi Muhtazaf Forum Peygamberimiz Hz. Muhammed ( sav )
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 27-04-2012, 22:02
  2. Takımlar Ne Yapıyor ?
    Konu Sahibi mavci Forum Duyuru Panosu
    Cevaplar: 44
    Son Mesaj: 09-02-2010, 16:07
  3. Huzur arayan yürek..
    Konu Sahibi ş-e-v-v-a-l Forum Edebiyat
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 20-12-2008, 15:39
  4. Meraba
    Konu Sahibi KaMuRaN__ Forum Tanışma Köşesi
    Cevaplar: 7
    Son Mesaj: 23-09-2008, 18:45
  5. Zinhar Gözü Firarda
    Konu Sahibi hafize Forum Fıkra, Mizah Bölümü
    Cevaplar: 10
    Son Mesaj: 04-11-2007, 12:05

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu açma yetkiniz yok
  • Cevap yazma yetkiniz yok.
  • Eklenti yükleme yetkiniz yok.
  • Mesajınızı değiştirme yetkiniz yok.
  •