Islamiyet.gen.tr - islami forum
Geri git   Islamiyet.gen.tr - islami forum > >

Text here

account_circle Kayıt ol help Yardım Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et

Fıkıh ve Akaîd İslam Fıkıh ve Akaid Bölümü

Etikenlenen Kullanıcılar

Cevapla
 
Seçenekler Stil
mektubat mektubat isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kayıtlı Kullanıcı
mektubat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Forum Üyesi2,000+ Mesajlı ÜyeForumdaki Yaşınız
Üyelik tarihi04.10.06
Mesajlar2.309
Nerdenİstanbul
Alt 31-12-2008, 15:03
#1
Sual: Din kitabı yazarak dine hizmet etmiş şahıslara, belli bir mezhebe bağlanmadı diye mezhepsiz diye hakaret ve iftira etmek doğru mu?
CEVAP
(Mezhepsiz) tabiri dini bir tabirdir. Hakaretle falan alakası yoktur. Dini olmayana dinsiz, aklı olmayana akılsız, parası olmayana parasız, mezhebi olmayana da mezhepsiz denir. Bunun kadar tâbii [doğal] başka şey ne olabilir ki? Mesela Efgani, Abduh ve Kardavi bizim mezhebimiz yok diyorlar. Onlara, kendi söylediklerini söylemek yani mezhepsiz demek yalan ve iftira olmaz. Gerçeği açıkça söylemek olur.

Mezhepsizce kitap yazmak da dine hizmet olmaz, dini değiştirmek olur. Dört mezhebin hükümlerini bildiren bir kitap yazmak çok iyi olur. Mesela Mizan-ül-kübra, Mezahib-i erbea uygun kitaplardır. Ama her mezhebin ictihadını yazıp doğrusu budur demek yanlıştır.

Sual: Mezhepsiz bir kimse, kendi anlayışına göre bir o mezhepten bir bu mezhepten alarak ibadet etse, Ehli sünnet itikadına aykırı hiçbir itikadı da olmasa, bu kimseye ehli sünnet denmez mi?
CEVAP
Bugün için dört hak mezhepten birisine uymayan kimse Ehl-i sünnet olamaz. Ehl-i sünnet olabilmek için dört hak mezhepten birisine de uyması gerekir. Uymazsa mezhepsiz olur. Mezhepsiz olan da Ehl-i sünnet olamaz.

Mezhepsiz kime denir .:.: www.dinimizislam.com :.:.
Alıntı ile Cevapla
mektubat mektubat isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kayıtlı Kullanıcı
mektubat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Forum Üyesi2,000+ Mesajlı ÜyeForumdaki Yaşınız
Üyelik tarihi04.10.06
Mesajlar2.309
Nerdenİstanbul
Alt 31-12-2008, 15:14
#2
Sual: Bir kimsenin mezhepsiz olduğu nasıl tanınır?
CEVAP
Mezhepsizler değişiktir, kimi Mutezilenin, kimi Cebriyyenin, kimi Şianın, kimi Vehhabinin bazı fikirlerini, kimisi her gruptan bazı fikirleri benimsiyorlar. Fikirlerini benimsedikleri ve kaynak olarak gösterdikleri şahıslardan bazıları şunlardır:

Ahmet Kadiyani; Behaullah, Beykiyef, C. Efgani, Ebul ala Mevdudi, Hasan el Benna, Hasan Sabbah, İbni Hazm, İbni Kayyimi Cezviyye, İbni Rüşd, İbni Sebe, İbni Teymiye, İzmirli İsmail Hakkı, M. Şevkani, M. Abduh, M. bin Abdülvehhab Necdi, Makdisi, M. Hamidullah, M. Ebu Zehra, M. İkbal, M. Sıddık Hasan Han, N. Elbani, Reşat Halife, Reşit Rıza, S. Kutup, Seyyid Sabık, Şeyh Bedrettin, Yusuf Kandehlevi, Yusuf Kardavi, Zuhayli vs.

Mezhepsizleri tanımak için fikirlerini, inançlarını bilmek gerekir. Fikirlerinden bazıları şöyledir:

Mezhep taassubu tabirini çok kullanırlar. İctihad kapısı açık derler, sapık görüşlerini ictihad gibi gösterirler.

Telfîkı savunurlar. Mezhepleri birleştirmeye kalkarlar. Hangi mezhepteki hüküm akıllarına yatarsa onunla amel etmeye çalışırlar. Abduh gibi masonları mezhepler üstü müctehid kabul ederler.

Mezhepler bid’attir, Sahabenin mezhebi mi vardı derler.

İmam-ı a’zama, imam-ı a’zam demezler, Ebu Hanife derler.

Eshab-ı kiramdan çoğunu kötülerler. [Halbuki hepsi Cennetliktir. (Hadid 10)]

Bir kısmı, cin ve miracı inkâr eder. Bir kısmı mucizeleri, bir kısmı da kerameti inkâr eder.

Cennette de Allahü teâlâ görülmez derler. Halbuki Kıyamet suresinin (Kıyamet günü ışıl ışıl parlayan yüzler, Rablerine bakacaklardır) mealindeki 22 ve 23. âyetlerini açıklayan Peygamber efendimiz, dolunaya bakıp buyurdu ki:
(Rabbinizi de, [ahirette] böyle göreceksiniz.) [Buhari]

Günah işleyen namaz kılmayan kâfirdir, amel imandan parçadır derler.

Peygamberden, evliyadan yardım istemek şirktir, çünkü ölü işitmez derler. Halbuki Kur’anda (Onlar ölü değildir) buyuruluyor. Hadis-i şerifte de, (Kâfir ölüsü de işitir) buyuruluyor. (Buhari)

Kabir sualini, kabir azabını inkâr ederler.

Ölüye, dua fayda etmez derler. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Dirilerin duaları sebebi ile, ölülere dağlar gibi çok rahmet iner.) [Deylemi]

Sıratı, mizanı, şefaati inkâr ederler. Halbuki bunların hak olduğu âyet ve hadisle sabittir.

İskata, telkine ve kabir azabına inanmazlar. Halbuki bu konularda da sahih hadis-i şerifler vardır.

Yalnız Kur’an derler, bazıları da Kitap, Sünnet derler, dindeki dört delili inkâr ederler.
Bir çok hadis-i şerife uydurma damgasını basarlar, İsrailiyat derler. Halbuki hiçbir İslam âliminin kitabında uydurma hadis olmaz.

İyi iş yapan Hıristiyan ve Yahudiler de Cennete girecek derler. Halbuki Peygamber efendimiz buyuruyor ki:
(Bana iman etmeyen Yahudi ve Hıristiyan Cehenneme girecektir.) [Hakim]

Kur’an değişmiştir derler. Halbuki (Onu biz indirdik, biz koruruz) buyuruluyor. (Hicr 9)

Namaz üç vakittir derler. Hadis-i şerifte, (Namaz beş vakittir) buyuruluyor. (Buhari)

Yanlış olarak, dinimize aykırı olarak İslami görüş, İslam düşüncesi, İslam felsefesi, İslamcı gibi tabirler kullanırlar.
Alıntı ile Cevapla
mektubat mektubat isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kayıtlı Kullanıcı
mektubat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Forum Üyesi2,000+ Mesajlı ÜyeForumdaki Yaşınız
Üyelik tarihi04.10.06
Mesajlar2.309
Nerdenİstanbul
Alt 31-12-2008, 18:06
#3
Sual: (Peygamber tanrı değil ya, o da insan) veya (Âlimler de peygamber değil ya, onlar da insan, mesela İmam-ı a’zam da hata eder) demek doğru mudur?
CEVAP
Kötülemek maksadıyla söylenen böyle sözler, doğru da olsa yanlıştır. Bu konuda söylenenlerden bazı örnekler verelim:

1- (Peygamber, Allah’ın helal ettiğini haram edemez) deniyor. Sanki Peygamber efendimiz, böyle bir şey yapıyormuş intibaı [izlenimi] verilmeye çalışılıyor.

2- (Peygamber de, Allah’ın sözlerini değiştiremez) deniyor. Sanki böyle bir şey yapılıyormuş fikri verilmek isteniyor.

3- (Peygamber de insandır, ona tapılmaz) deniyor. Sanki tapan varmış gibi, Resulullah’ı ve onun yolunda olanları küçültmeye çalışıyorlar.

4- (Peygamber de insandır; tanrı değil ki, o da yanılabilir) deniyor. Evet, Peygamberimiz de insandır; fakat insanların ve Peygamberlerin en üstünüdür; seyyid-ül beşerdir [insanların efendisidir]. Dini hükümlerde yanılma olmaz; çünkü ictihadla söylediklerinde yanılma olursa, derhal vahiyle düzeltilir, yanlış üzere kalmaz. (Yanılabilir) denilerek, dini hükümlere gölge düşürmeye çalışılıyor.

5- (Peygamber de gaybı bilmez) deniyor. En çok istismar edilen de budur. Resulullahın gaybı bilmemesi, devamlı değildir. Bir gün Resulullahın devesi kayboldu. Münafıklar bunu fırsat bilip, (Hani göklerden, Cennetten, Cehennemden bahsediyordu. Kaybolan devesinin yerini bile bilmiyor) dediler. Münafıkların bu sözü Resulullah’a ulaşınca, (Vallahi ben ancak Rabbimin bana bildirdiklerini bilirim. Başkasını bilmem. Şu anda Rabbim, bana devemin nerede olduğunu bildirdi. Devem, şu anda falanca yerdedir) buyurdu. (Mevahib-i ledünniyye)

Tarif edilen yere gidip, deveyi bir ağaca bağlı olarak buldular. Kur’an-ı kerimde de gaybı ancak Allahü teâlânın bildiği; fakat dilediği Peygamberlere de bildirdiği beyan edilmektedir:

(Allah size gaybı bildirmez; fakat resullerinden dilediğini seçip onlara gaybı bildirir. Onun için, Allah’a ve resullerine iman edin. Eğer iman edip [günahlardan] sakınırsanız size çok büyük bir mükâfat vardır.) [Âl-i İmran 179]

(Allah gaybı herkese bildirmez; ancak dilediği [mucize olarak bildirdiği] resul bundan müstesnadır; çünkü her peygamberin önünden ve ardından gözcüler [melekler] salar.) [Cin 26, 27]

Bu âyet-i kerimelere rağmen, (Peygamber gaybdan haber veremez) demeleri kasıtlıdır. Kur’an-ı kerime inanır gibi görünmeleri, batıl davaları içindir.

6- (Hadisler mucize değil; ama veciz sözlerdir) deniyor. Hadis-i şeriflerin lafızları, âyet-i kerimeler gibi mucize değildir; fakat Peygamber efendimizin dine ait sözleri vahiy mahsulüdür. Gelecekte olacak şeyleri bildirmiş, birçok mucize söz söylemiştir. Mesela, kıyametin büyük ve küçük alametlerini bildirmiş, küçük alametlerin çoğu meydana çıkmıştır. Bunlar mucizedir. Mezhepsizler daha ileri giderek, (Kur’an varken sünnete ihtiyaç yok!) diyorlar. Böylece hadis-i şerifleri inkâra kalkışıyorlar. Hâlbuki Kur’an-ı kerimin birçok yerinde, (Allah’a ve Resulüne tâbi olun, itaat edin!) buyuruluyor. Üç âyet-i kerime meali:

(Allah’a ve Onun ümmi nebi olan Resulüne iman edin, Ona tâbi olun ki, doğru yolu bulasınız.) [Araf 158]

(De ki, Allah’a ve Resulü’ne itaat edin! [İtaat etmeyip] yüz çevirenler [kâfir olanlar], bilsinler ki, Allah, kâfirleri sevmez.) [Âl-i İmran 32]

(Allah ve Resulüne itaat edin.) [Enfal 1]

Niçin, (Yalnız Allah’a itaat edin) denmiyor da, (Allaha ve resulüne itaat edin) buyuruluyor? Resulullahın bildirdiklerine uymak, haram ettiklerinden kaçmak, emrettiklerine tâbi olmak için böyle buyuruluyor. Bir hadis-i şerifte de buyuruluyor ki:
(Peygamberin haram kılması, Allah’ın haram kılması gibidir.) [Tirmizi]

Yalnız Allahü teâlâya değil, Resulüne de itaat edilmesi emrediliyor:
(Resule itaat eden, Allah’a itaat etmiş olur.) [Nisa 80]

Demek ki, Resulullahın hadis-i şeriflerine uymak, Allah’a uymaktan başka değildir.

7- (Âlimler peygamber değil ki, onların da hatası olur) deniyor. Böylece âlimlerin sözlerinde hata vardır, onlara uymak gerekmez gibi bir intiba verilmeye çalışılıyor. Bir hadis-i şerif meali şöyledir:

(Âlim, ictihadında hata ederse bir, isabet ederse iki sevab alır.) [Buhari]

O halde, âlimin hatası da dinde senettir. Onun hata ettiği de, bizce bilinemeyeceği için, Resulullahın varisleri olan âlimlerin hata ettiğini söylemek yanlış olur. Bir hadis-i şerif meali şöyledir:
(Ulema, enbiyanın vârisidir.) [Tirmizi]

Âlimlerin sözleri dinde senet ki, Kur’an-ı kerimde onlar övülüyor:

(Verdiğimiz bu misalleri ancak âlim olanlar anlar.) [Ankebut 43]

(Bilmiyorsanız âlimlere sorun.) [Nahl 43]

(Allah’tan en çok korkan âlimlerdir.) [Fatır 28]

Peygamberlerin vârislerine dil uzatmak, vârisin sahibi olan Peygambere dil uzatmak olur.
Alıntı ile Cevapla
mübin mübin isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kayıtlı Kullanıcı
mübin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Forum ÜyesiForumdaki Yaşınız
Üyelik tarihi13.02.08
Mesajlar219
Alt 11-01-2009, 22:03
#4
Sevgili yöneticiler yazıları siliyorsanız kökünden silin. Madem siz daha iyi biliyorsunuz bildiklerinizi yazın ve kimse yazı gönderemesin olsun bitsin bu yazdığım bütün konularda kestiğiniz bölümler içinde geçerli emeğe haksızlık yapıyorsanız yapın ama tarafsız olun
Alıntı ile Cevapla
mübin mübin isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kayıtlı Kullanıcı
mübin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Forum ÜyesiForumdaki Yaşınız
Üyelik tarihi13.02.08
Mesajlar219
Alt 11-01-2009, 22:05
#5
Maide
(56) Kim Allah'ı, onun peygamberini ve inananları dost edinirse bilsin ki şüphesiz Allah taraftarları galiplerin ta kendileridir.
Alıntı ile Cevapla
mübin mübin isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kayıtlı Kullanıcı
mübin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Forum ÜyesiForumdaki Yaşınız
Üyelik tarihi13.02.08
Mesajlar219
Alt 11-01-2009, 22:31
#6
Hucurat
(9) Eğer inananlardan iki grup birbirleriyle savaşırlarsa aralarını düzeltin. Eğer biri ötekine karşı haddi aşarsa, Allah'ın buyruğuna dönünceye kadar haddi aşan tarafa karşı savaşın. Eğer (Allah'ın emrine) dönerse, artık aralarını adaletle düzeltin ve (onlara) adaletli davranın. Çünkü Allah, âdaletli davrananları sever.
Alıntı ile Cevapla
El_Kassam El_Kassam isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kayıtlı Kullanıcı
El_Kassam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Forum ÜyesiForumdaki Yaşınız
Üyelik tarihi08.01.09
Mesajlar232
Alt 11-01-2009, 22:36
#7
Alıntı:
mübin´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Maide
(56) Kim Allah'ı, onun peygamberini ve inananları dost edinirse bilsin ki şüphesiz Allah taraftarları galiplerin ta kendileridir.

Güzel Kardeşim Sorun Şurdaki Allah c.c ın buyurduğu bu ayetteki Peygamberimi Dost edinin ibaresine uymuyorsunuz...

Çünkü Ehl-i Sünneti İnkar eden Peygamberi İnkar etmiş Olur..!!

İşte Bu sorunu ne hikmetse göremiyorsun...
Alıntı ile Cevapla
El_Kassam El_Kassam isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kayıtlı Kullanıcı
El_Kassam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Forum ÜyesiForumdaki Yaşınız
Üyelik tarihi08.01.09
Mesajlar232
Alt 11-01-2009, 22:40
#8
Alıntı:
mübin´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Hucurat
(9) Eğer inananlardan iki grup birbirleriyle savaşırlarsa aralarını düzeltin. Eğer biri ötekine karşı haddi aşarsa, Allah'ın buyruğuna dönünceye kadar haddi aşan tarafa karşı savaşın. Eğer (Allah'ın emrine) dönerse, artık aralarını adaletle düzeltin ve (onlara) adaletli davranın. Çünkü Allah, âdaletli davrananları sever.
Kardeş İyi Bakarsan Bizim Yazmış Olduklarımızda Sildi Yönetici Kardeşlerimiz...

Yani Sana Haksızlık Yapıldığı Falan Yok...

Ayetleri Gereksiz Yere ve En Önemliside Nefis İçin Kullanmayalım...!!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Yer imleri


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Bediüzzaman’nın Dokuz Işığı mavci Risale-i Nur 7 05-10-2009 17:21
Medyada ramazan hazırlığı ! KAAN ERDEM Bize Ayıracak 5 (beş) Dakikanız var mı 38 21-08-2008 06:06
Şeri'ata Feda Edilen Canlar.... Peçeli-Bülbül Risale-i Nur 3 14-07-2008 17:09


Şu Anki Saat: 20:43


Powered by vBulletin® Version 3.8.9
Copyright ©2000 - 2016, Jelsoft Enterprises Ltd.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204