Teşekkür edenler Teşekkür edenler:  0
Beğenenler Beğenenler:  0
Beğenmeyenler Beğenmeyenler:  0
Sayfa 2 Toplam 2 Sayfadan BirinciBirinci 12
11 den 16´e kadar. Toplam 16 Sayfa bulundu

Konu: İçinde FAİZ Olan ALIŞVERİŞ...!!!

  1. #11
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 11.04.12
    Mesajlar: 1
    Teşekkür ve Beğeni

    S.A Mavci

    bir kişinin vadeli aldığı malı, aynı yere peşin olarak daha düşük fiyata satmasında gizli faiz şüphesi var demişsiniz.

    Bu normalde o malı alan ve ucuza satan kişi için caiz olmuyor sanırım.

    Peki malı vadeli satan, daha sonrada düşük fiyata nakit alan işletme içinde bu geçerlimi.o da caiz değil mi?

    Vereceğiniz cevap için şimdiden teşekkürler.


    Alıntı mavci´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Faize bulaşmadan sermaye ihtiyacını karşılamak

    İyne satışı; veresiye satılan malın satıcı tarafından, akit biter bitmez ikinci bir akitle peşin olarak geri alınmasıdır.

    Teverruk satışı, bir malın taksitle alınıp üçüncü bir şahsa peşin satılmasıdır.

    Vefa satışı, satılan malın bedeli belli bir müddet sonra alıcıya iade edildiğinde malın satıcı tarafından geri alınması demektir.
    Bu satışta alıcı malı bir başkasına satmayacağını garanti etmektedir.
    Vefa satışı denmesinin de sebebi budur.

    İstiğlal satışı, vefa satış akdi ile alınan malın alıcı tarafından bizzat kullanılması veya kiraya verilmesidir ki satıcı paranın tamamını getirip geri alıncaya kadar olan zamanda alıcının kâr elde etmesini sağlar.

    Birer cümle ile tariflerini yapmaya çalıştığımız bu akit çeşitlerinin fıkhi hükümlerini, bu hükümlere ulaşılırken fakihler arasında yapılan uzun boylu müzakereleri şimdilik bir kenara bırakalım ve bunların birleşmiş olduğu ortak paydayı arayalım.
    Bu kavramların birleşmiş olduğu ortak payda sermayedir.
    Ticari bir yatırım yapacak, işleyen ticaret çarkını döndürecek veya gündelik hayatını idame ettirecek kişi veya şirketlerin finansman ihtiyaçlarını temin eder bu satış çeşitleri.

    Burada karzı hasen, ödünç, ortaklık, taksitli satış, selem dediğimiz para peşin mal vadeli, kiralama gibi akit çeşitleri de aynı amaca matuf değil mi gibi bir soru geliyor insanın aklına. Evet, son tahlilde öyledir ama iyne, teverruk, vefa ve istiğlal akitleri ihtiyaçların, zaruretlerin ortaya çıkardığı ve hile-i şer'iyye adını verdiğimiz meşru çareler kategorisinde yer alır.
    Niçin meşru çare?
    Çünkü karzı hasen, selem vb. ikinci kategorideki akitler tüccarın ihtiyacını, ihtiyacı olduğu ölçüde karşılamıyor.
    Bu durumda tüccarın karşısına çıkan yol; faizli kredi.
    Faiz ise haram.
    Öyleyse hem harama bulaşmama hem de işini devam ettirme için bir yol bulunmalı.
    İşte ilk satış çeşitleri bu ihtiyacın ürünü olan akitler.

    Pekala günümüzde nasıl?
    Değişen bir şey yok.
    Hatta ihtiyaç ve zaruretler katlanarak devam ediyor.
    Sanayi devrimi ve sonrasındaki ticaret, eskilere nisbetle çok daha büyük meblağlarla yatırımları gerektiriyor.
    Amortisman, işletme, reklam ve pazarlama giderleri başlı başına bir sorun.
    Globalleşen dünya, ulaşım ve iletişimdeki baş döndürücü gelişmeler, kaide ve kural tanımayan acımasız rekabet uygulamaları sözünü ettiğimiz zaruretin dayanakları.

    Bu durum günümüz fukahasının da erken dönemlerdeki iyne, teverruk, vefa istiglal'e benzeyen başka satış çeşitlerini devreye sokmasına vesile olmuş.
    Amaç aynı: faize bulaşmadan sermaye ihtiyacını karşılamak.
    Çağdaş murabaha, leasing dediğimiz finansal kiralama, işlem hacmi ve meblâğ farkı mahfuz teverruk akdi gibi commodity (ticari mal veya ticaret) ve reverse murabahası ve son olarak kredi kartı.
    Murabahayı anladık ama diğerleri isimlerinden de anlaşılacağı gibi bizim dünyamıza ait olmayan kavramlar diyebilirsiniz.
    Haklısınız; ama unutulmaması gerekli olan şey şu:
    Fukaha bu işlemlerin mahiyet ve tatbikat modellerinde değişiklikler yaparak onları İslami kaide ve kurallarla teoride çakışmayan bir şekle irca etmiştir.

    Sonuç; geçen haftaki yazımızda da belirttiğimiz gibi hayat devam ediyor ve bizler bugünün çocuğu olarak günümüzü yaşıyoruz.
    Dünü bugüne taşımak imkânsız.
    Ama dünden ilham alıp geleceği de şekillendirecek ölçüde bugünü yaşamak mümkün. Ecdadımız bu felsefeden hareketle dinin belirlediği kırmızı çizgilere tecavüz etmeden, haramı helal yapmadan ticari hayatta sermaye/finansman sağlama konusunda karşılaştıkları zorlukları ortaya koydukları akit modelleri ile aşmışlar.
    Aynı şey bugün bizler için geçerli.
    Çünkü ticaretin doğası değişmiyor.
    Katılım bankaları ve bu bankaların uygulayageldikleri çağdaş murabaha, commodity murabaha ve kredi kart akitleri bu ihtiyaç ve zaruretin ürünleri.
    Yalnız pratiğe intikal ettiğinde teorik safhada kılı kırk yararcasına belirlenen kurallardan sapmamak şartıyla.

    Alıntı: Ahmet Kurucan

  2. #12
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 04.09.06
    Yer: .........
    Mesajlar: 7.341
    Teşekkür ve Beğeni

    İhtiyaçtan fazla elde bulunan Türk Lirası’nın değerini düşürmemek için pek çok meşru ve İslam’ın da kabul ettiği yollar vardır. Bakara Suresi’nde
    “Allah alışverişi helâl, faizi ise haram kıldı.” (Bakara, 2/275.)
    buyurulurken, aslında sermayenin nasıl değerlendirileceğine de işaret ediliyor. Bu yollardan birisi müspet ve helâldir, diğeriyse zararlı ve haram. Müspet ve doğru olan ticarettir, yani alışveriştir. Kur’ân’ın yasakladığı kazanç yolu ise faizdir
    Meşru çerçevede sermaye, ticaret ve alışveriş yoluyla korunup artırılabilir. Faizse alışveriş değildir. Zaten bu ayet, müşriklerin “Faiz de alışveriştir.” şeklindeki iddialarına bir cevaptır. Böylece faiz kanalıyla ceplerini dolduranların meşru işlerden çıktıkları anlaşılıyor.
    Demek ki bu para da zulme, haksızlığa, hırsa ve tembelliğe dayanan “uğursuz” bir paradır. İlâhî fermanla bu yol kapatılıyor. Müslümanların o yola girmemeleri emrediliyor. Bugün meşru ve gayrimeşru kavramlarını hayatına geçiren inançlı insanlar da rahatlıkla sermayelerini artırabiliyorlar.
    Bu artırma işlemi sanayi ve tarım yoluyla mümkün olduğu gibi, ticaretle de mümkündür. Şayet şahsın kendisi ticaretten anlıyor, bu işi bizzat çevirebiliyorsa, bunu bizzat kendisi yapar. Sermayesini bir ticaret eşyasına bağlar, onun alım-satımını yapar. Böylece hem kendi geçimini temin eder, hem kâr sağlayarak durumunu geliştirir. Ayrıca bu yolla ekonomiye katkıda bulunarak manevî bir kazanç yolunu açmış olur.
    Fakat ticarî hayatı fazla bilmiyor, tek başına yapabileceğine de kanaat getiremiyorsa farklı yollara başvurabilir. Güvendiği, tecrübesine inandığı bir tüccara veya şirkete birikimlerini götürür, verir. Elde edilecek kâra da, zarara da ortak olur. Bu iki yolla elindeki parasını hem kendinin hem milletin yararına kullanmış sayılır. Parasını alışveriş yoluyla değerlendiremeyenlerse, paralarının değerini koruyabilmek için şu yollara başvurabilirler:
    Bugün artık faize ciddi bir alternatif vardır. Faizsiz birer banka olarak çalışan katılım bankaları, hiçbir biçimde faize bulaşmadan mevduat sahiplerini koruyor, kâra ve zarara ortak ediyor. Bu bankalar işlemlerini İslam ticaret hukuku esaslarına göre yürüttükleri için, gün geçtikçe ekonomik alanda gelişme gösteriyorlar.
    Bu arada birikimlerini korumak isteyenler, altına yatırım yapabilirler. Yani yatırımcı, mevcut parasıyla altın alır. “pasif” bir şekilde, yani durduğu yerde hem kazanç sağlar hem sermayesini korumuş olur. Fakat ticarette kullanmak mümkünse, ticarette değerlendirmek daha doğru olacaktır.
    Gerçi kişinin, servetini bu şekilde kullanması kendi tercihidir. Ancak “pasif duruşta” millî ekonomiye doğrudan bir katkı sağlanmadığı için, en son olarak bu çareye başvurmak gerekir. Daha bunlardan başka çok çeşitli şekillerde de sermayeler değerlendirilebilir.
    Meşru ve helâl dairede kalmak şartıyla çeşitli seçeneklerden her birisi kullanılabilir. Ancak bu yollardan birisini deneyip de, diğer imkânlara bakmadan pes etmek yanlıştır. Hele hele faizi “kurtarıcı” olarak görmek hiçbir şekilde makul görülemez.
    Çünkü Kur’ân meşru ve helal bir şekilde yaşamanın yollarını göstermiş ve öğretmiştir. Keyfî sebeplerle harama girmeye gerek yoktur. Bu nedenle faize açılan kapıları aralamaya İslam hiçbir şekilde müsaade etmiyor.

  3. #13
    Kıdemli Moderator
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 14.09.07
    Yer: Şehr-i DONDURMA
    Mesajlar: 30.870
    Teşekkür ve Beğeni

    Alıntı myoglu´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    S.A Mavci

    bir kişinin vadeli aldığı malı, aynı yere peşin olarak daha düşük fiyata satmasında gizli faiz şüphesi var demişsiniz.

    Bu normalde o malı alan ve ucuza satan kişi için caiz olmuyor sanırım.

    Peki malı vadeli satan, daha sonrada düşük fiyata nakit alan işletme içinde bu geçerlimi.o da caiz değil mi?

    Vereceğiniz cevap için şimdiden teşekkürler.
    Bu da aynı şey gibi görülüyor...
    Zaten kişi yada işletme ayırımı yapılmamış yazıda...
    Yine faiz şüphesi görülüyor...

  4. #14
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 20.05.12
    Mesajlar: 2.153
    Teşekkür ve Beğeni

    Kredi kartları kullanmak günah mı ??

  5. #15
    Kıdemli Moderator
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 14.09.07
    Yer: Şehr-i DONDURMA
    Mesajlar: 30.870
    Teşekkür ve Beğeni

    Alıntı Sedaa_*´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Kredi kartları kullanmak günah mı ??
    Kredi kartları kullanmak zamanın getirdiği bir kolaylık...
    Borcun tamamı ödendiğinde bir günah görünmüyor ancak aylık olarak en az tutar ödendiğinde kalan kısımlar faizlendirilmektedir.
    Bu yüzden en az ödeme tutarı ödendiğinde caiz görülmemektedir.
    Mümkün olduğunca da faizsiz bankaların kredi kartı tercih edilmeli ve mutlaka her ay borcun tamamı ödenmelidir.

    Selam ve DUA ile...

  6. #16
    Kıdemli Moderator
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 14.09.07
    Yer: Şehr-i DONDURMA
    Mesajlar: 30.870
    Teşekkür ve Beğeni

    Dileğimiz:
    Peşin paraya acil ihtiyaç duyanların, bünyesinde gizli faiz barındıran bu türlü şaibeli alışverişlere mecbur kalmamaları, Hazret-i Kur'an'ın, sevabı, bağışlamaktan da fazla dediği karz-ı hasen (ödünç para) ile acil ihtiyaçlarını karşılayacak hayır sahiplerini bulmalarıdır.

Sayfa 2 Toplam 2 Sayfadan BirinciBirinci 12

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Benzer Konular

  1. Murat yaman-şehadet bir burak-son albüm
    Konu Sahibi senol77 Forum İlahiler ve Ezgiler
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 18-03-2013, 16:35
  2. ஐ Takva (İmam-ı Azam'ın babası) ஐ
    Konu Sahibi ping_pong Forum Dini Hikayeler
    Cevaplar: 21
    Son Mesaj: 13-11-2009, 09:58
  3. Haber7 Genel Yayın yönetmeni: Hamas Terörist Ruhludur
    Konu Sahibi whamzaw Forum Bize Ayıracak 5 (beş) Dakikanız var mı
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 09-02-2009, 20:59
  4. karneee...
    Konu Sahibi nurukübra Forum Fıkra, Mizah Bölümü
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 28-08-2008, 22:51
  5. Fondan
    Konu Sahibi FEYZAADALI Forum Yemek Tarifleri
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 18-12-2007, 14:39

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu açma yetkiniz yok
  • Cevap yazma yetkiniz yok.
  • Eklenti yükleme yetkiniz yok.
  • Mesajınızı değiştirme yetkiniz yok.
  •