Teşekkür edenler Teşekkür edenler:  0
Beğenenler Beğenenler:  3
Beğenmeyenler Beğenmeyenler:  0
Sayfa 2 Toplam 2 Sayfadan BirinciBirinci 12
11 den 18´e kadar. Toplam 18 Sayfa bulundu

Konu: HELAL Dairesi !

  1. #11
    Kıdemli Moderator
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 14.09.07
    Yer: Şehr-i DONDURMA
    Mesajlar: 29.226
    Teşekkür ve Beğeni

    "Helâl dairesi geniştir, keyfe kâfi gelir.
    Harama girmeye hiç lüzum yoktur."
    (Sözler)

  2. #12
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 04.09.06
    Yer: .........
    Mesajlar: 7.341
    Teşekkür ve Beğeni

    Alıntı mavci´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    HELAL DAİRESİ



    Bir balık, bitkilerden ve cansızlardan farklı olarak, dilediği yöne doğru hareket etme hürriyetine sahip.
    Ama bu hürriyet, deniz ile sınırlı.
    Ondan dışarı çıkması yasaklanmış.
    Karalar, ormanlar onun için yasak bölge.
    Tilkilerle, aslanlarla arkadaşlık etmesi, sanki, haram kılınmış.
    O, denizde yaşayacak ve ömrünü diğer balıklarla geçirecektir.

    İnsanın denizi de "helâl dairesi" dir.

    "Helâl dairesi geniştir, keyfe kâfi gelir. Harama girmeye hiç lüzum yoktur."
    (Sözler)

    İnsan, bu daire içinde kalmak şartıyla, istediği gibi hareket edebilir, dilediği gibi safa sürebilir.
    Ama bu dairenin dışı, onun için cehennem tarlasıdır.
    Buna göre, hürriyeti şöyle de tarif edebiliriz:
    "Hürriyet, helâl ve haram dairelerinden dilediğini seçebilme yetkisi ve netice itibariyle de cennet ve cehennem yollarından istediğine girme serbestisidir."

    Kul, hür olmaz, dedik.
    Nasıl olsun ki, kölenin bile hürriyeti söz konusu değil.
    Kulluk ise, kölelikten çok daha ileri bir bağımlılık.
    Mutlak mânâda ve sınırsız bir hürriyete sahip olmadığımızı nefsimize iyice kabul ettirmek için şöyle bir düşünelim:
    İnsanoğlu, eliyle işitip, gözüyle koku alıp, kulağıyla görebiliyor mu?
    Hayır.
    Aklıyla hıfzedip, kalbiyle anlayıp, hafızasıyla sevebiliyor mu?
    Cevap; yine hayır.

    Demek ki, insan her organını ve duygusunu yerinde kullanmaya mecbur.
    Onu yaratan, organlarını yerli yerine koyan ve ruh âlemini akıl almaz bir şekilde tanzim eden, her duyguyu, her hissi ayrı vazifelerde çalıştıran biri var.
    Şu var ki, bu organların ve duyguların önüne iki saha açılmış:
    Helâl ve haram meydanları.

    Ayağıyla dilediği yere gidip gözüyle istediği yöne bakabildiği gibi, aklını her sahada kullanabiliyor ve hafızasına, olur- olmaz, her şeyi doldurabiliyor.
    Bu sermayelerden her biri insanın akıl ve vicdanına emrediyorlar ki:
    "Bizi dilediğin gibi yönlendiremezsin! Sen irade sıfatını doğru değerlendirmeli ve bizi yaratılış gayemizde kullanmalısın!"
    İnsan iradesine tanınan bu hürriyet, bu serbesti, bu seçme hakkı, ne yazık ki, çoklarınca yanlış değerlendiriliyor.

    İnsanoğlu, babasına, amirine, devletine karşı gelme hürriyetine sahip olmadığını çok iyi bildiği halde, nasıl oluyor da, Rabbine, Hâlıkına, Mâlikine karşı kendini hür ve serbest sanabiliyor!?..

    Nur Müellifi, hürriyet konusunda çok önemli bir noktaya da şöyle parmak basıyor:

    "Bazı sefih ve lâübaliler hür yaşamak istemediklerinden, nefs-i emmarenin esaret-i rezilesi altına girmek istiyorlar."
    (Hutbe-i Şamiye)

    Hür olduğunu, dilediği gibi hareket edebileceğini iddia eden bir insan, gerçekte nefsinin esareti altına girmiştir.
    Nefsi ona kötülüğü emreder; o da bu emre kayıtsız şartsız itaat eder.

    Ve bu esaret, rezil bir esarettir.
    Bir alimin hizmetine girmiş bir insanla, bir soygun şebekesinde çalışan bir başka insan ilk bakışta aynı noktada birleşirler:
    İkisi de emir altındadır.
    Ama birincisi büyük bir şereftir, sonu ilim ve irfana çıkar.
    Diğeri ise rezalettir; neticesi azap ve zindandır.


    Alıntı: Prof.Dr.Alaaddin Başar

    Allah razi olsun.....

  3. Beğenenler mavci Bu yazıyı beğendi
  4. #13
    Kıdemli Moderator
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 14.09.07
    Yer: Şehr-i DONDURMA
    Mesajlar: 29.226
    Teşekkür ve Beğeni


  5. #14
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 25.09.09
    Yer: Konya
    Mesajlar: 6.132
    Teşekkür ve Beğeni

    boşuna mazaret üretmek çok yanlış onun yerine yapmamak yaparsak ta hata yaptığımızı kabul etmek en doğrusu olur.

    yoksa isyan etmiş oluruz. ALLAH bize zulum ediyor demeye getiriririz ALLAH korusun.

  6. #15
    Kıdemli Moderator
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 14.09.07
    Yer: Şehr-i DONDURMA
    Mesajlar: 29.226
    Teşekkür ve Beğeni


  7. #16
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimiçi
    Üyelik Tarihi: 21.01.13
    Yer: dünya
    Mesajlar: 3.778
    Teşekkür ve Beğeni


  8. Beğenenler mavci Bu yazıyı beğendi
  9. #17
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimiçi
    Üyelik Tarihi: 21.01.13
    Yer: dünya
    Mesajlar: 3.778
    Teşekkür ve Beğeni


  10. Beğenenler mavci Bu yazıyı beğendi
  11. #18
    Kıdemli Moderator
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 14.09.07
    Yer: Şehr-i DONDURMA
    Mesajlar: 29.226
    Teşekkür ve Beğeni


Sayfa 2 Toplam 2 Sayfadan BirinciBirinci 12

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Benzer Konular

  1. Mehmet Emin Tokadi Hz.
    Konu Sahibi _AYDIN_ Forum İslam Alimlerimiz - Büyüklerimiz
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 27-04-2010, 13:46
  2. dikkate alınması lazım
    Konu Sahibi ATİ-ATİ Forum Nasihatler
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 06-11-2008, 00:59
  3. El Ensar Adanadaki Broşür çalişmamiz
    Konu Sahibi sad b ebi vakkas Forum Bize Ayıracak 5 (beş) Dakikanız var mı
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 23-01-2008, 17:44

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu açma yetkiniz yok
  • Cevap yazma yetkiniz yok.
  • Eklenti yükleme yetkiniz yok.
  • Mesajınızı değiştirme yetkiniz yok.
  •