Sayfa 179 Toplam 291 Sayfadan BirinciBirinci ... 79129169177178179180181189229279 ... SonuncuSonuncu
1.781 den 1.790´e kadar. Toplam 2903 Sayfa bulundu
Like Tree1Kişi Beğendi

Konu: "Peygamber Duaları"

  1. #1781
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 24.07.07
    Mesajlar: 14

    CENNETİN ANAHTARI

    BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM
    SEHİDALLAHÜ ENNEHÜ AL İLAHE İLLA HÜVE VEL MELAİKETÜ VE ÜLÜL İLMİ KAİMEN BİL KIST, LA İLAHE İLLA HÜVEL AZİYZÜL HAKİYM.İNNED DİNE INDELLAHİL İSLAM.

    yatarken kim bu ayeti okursa ,Allah ondan kıyamete kadar onun için mağfiret edecek 70000 melek yaratır.
    bu ayeti okuduktan sonrada"Allah'ın şahitlik yaptıgına şahitlik ederim.Bu şehadet benim için bir emanettir" derse Allah kıyamet gününde söyle buyururKATIMDA KULUMA VERİLEN SÖZÜM VARDIR.HAYDİ ONU CENNETE KOYUN.

    *kaynak:namaz hocası arif pamuk arif yayıncılık

  2. #1782
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 06.09.06
    Mesajlar: 3.657

    RE: HADİS-İ ŞERİFLERDEN DUALAR

    m_muaz yazdı:
    selamun aleykum


    Rahman razı olsun selametle..
    V.A.S.ECMAİN.BAKİ MUHABBETLE.....

  3. #1783
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 05.08.07
    Yer: ***
    Mesajlar: 1.946

    RASÛLULLAH’IN ÖĞRETTİĞİ ÇOK ÖZEL DUALAR

    Okunuşu:
    Allâhumme eğınniy alâ zikrike ve şükrike ve hüsni ibâdetik.
    Anlamı:
    Allahım seni zikretmemi, sana şükretmemi ve güzel bir şekilde kulluk etmemi arttır,
    kolaylaştır
    Bilgi:
    Bize göre çok değerli olan bu duâyı bütün zikir formüllerimizin ilk sırasında yerleştiririz.
    Bu duâyı bize Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem Muâz bin Cebel vasıtasıyla öğretiyor.
    Muâz bin Cebel radıyallâhu anh Resûl-i Ekrem’in yakın ashâbından ve çok sevdiği
    zâtlardan biri, şöyle anlatıyor olayı:

    118
    -Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem bir gün elimi tutup bana şöyle dedi:
    - Yâ Muâz. Vallâhi seni çok seviyorum!.. Sana bir şeyler tavsiye edeyim; onları her
    namazın sonunda (selâm vermeden) oku. Kesinlikle terketme!.. Şöyle dersin:
    - Allahım, seni zikretmek, sana şükretmek ve sana güzel bir şekilde kulluk etmek
    için bana yardım et!..
    Efendimiz aleyhis-selâm’ın sevgisini bu şekilde yeminle takviye ederek ifâde ettiği bir
    zâta öğrettiği duâ ne derece önemlidir, bunu takdirinize bırakıyorum.
    Okunuşu:
    Allâhumme elhımniy rüşdiy ve eızniy şerre nefsiy.
    Anlamı:
    Allah’ım bana rüşdümü İLHAM et nefsimin şer olacak davranışlarından sana
    sığınırım.

    119
    Bilgi:
    İmran bin Husayn radıyallâhu anh müslüman olduktan sonra gelip Rasûlullah sallallâhu
    aleyhi ve selleme sordu.
    -Müslüman olursam bana (çok faydalı olacak) iki kelime öğreteceğini vaad etmiştin yâ
    Rasûlullah..?
    -"Şöyle duâ et yâ Husayn. Allâh’ım bana rüşdümü ilham et, nefsimin şer olacak
    davranışlarından sana sığınırım"
    İşte bu hadîs-i şerîfteki işaret üzere, biz genellikle günlük zikirler arasında günde üç yüz
    defa bu duânın yapılmasını çok faydalı buluruz ve dostlarımıza tavsiye ederiz!..
    Okunuşu:
    Allâhumme inniy es’elûke hubbeke ve hubbe men yuhıbbuke.
    Anlamı:

    120
    Allah’ım senden aşkını, seni sevenleri sevmeyi dilerim
    Bilgi:
    Ebû Derda Hazret-i Rasûlullah’ın Dâvud peygamber için -İnsanların en çok ibâdet
    edeniydi- dedikten sonra şöyle anlatıyor:
    -Dâvud’un duâsında sözü şuydu:
    Allah’ım senden seni sevmeyi, seni seveni sevmeyi, senin sevgini ulaştıracak ameli
    sevmeyi dilerim. Allah’ım, sevgini bana nefsimden, ailemden ve soğuk sudan daha
    sevgili kıl!..
    Kezâ yukarıda görülen duâ da başta gördüğünüz tavsiyelerimiz, duâ listemiz içinde yer
    alan bir duâdır. Daha ne diyelim ki!..

    121
    Okunuşu:
    Allâhumme inna neseluke min hayri ma seeleke minhu nebiyyuke Muhammed
    sallallâhu aleyhi ve sellem ve neuzü bike min şerri ma esteaze minhu nebiyyuke
    sallallâhu aleyhi ve sellem ve ente MÜSTEAN!..
    Anlamı:
    Allah’ım Nebîn Muhammed aleyhis-selâm hayırdan neler istemişse senden ben de
    onları isterim; şerden nelerden sığınmışsa sana, ben de onlardan sana sığınırım.
    MÜSTEAN (yardım istenilen - yardım eden) sensin!.
    Bilgi:
    -Ebû Umame radıyallâhu anh anlatıyor:
    -Bir gün Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem uzun bir duâ etti ki, bundan hiç bir şey
    ezberliyemedik. Bunun üzerine dedik:
    -Yâ Rasûlullah öyle uzun bir duâ ile duâ ettiniz ki, biz bundan bir şey ezberliyemedik..?
    Bunun üzerine buyurdu ki, Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem:
    -Size bütün bu duâyı toplayan bir şey göstereyim mi?.. Şöyle duâ edersiniz:

    122
    "Allah’ım Rasûlün Muhammed’in hayırdan dilediklerinin aynısını ben de dilerim;
    Rasûlün Muhammed’in şerden sığındığı şeylerden biz de sana sığınıyoruz. Yardım
    istenecek sensin. Varış sanadır. Kuvvet ve kudret ancak Allâh iledir".
    Bütün istekleri ve de sığınılacak şeyleri içine alan en özlü duâyı yukarıdaki şekilde gene
    Efendimiz Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem bize öğretiyor. Artık bu duâyı da
    etmeyene diyecek söz yok!..
    Okunuşu:
    Yâ mukallibel kulûb sebbit kalbiy alâ diynike.
    Anlamı:
    Ey kalbleri dilediği tarafa döndüren, kalbimi dinin üzere sabitle!..
    Bilgi:
    Ümmü Seleme radıyallâhu anhaya soruldu:

    123
    - Ey müminlerin annesi, senin yanında olduğu zaman Peygamberin en çok duâsı ne idi?..
    Efendimiz’in kutlu zevcesi Ümmü Seleme radıyallâhu anha anlattı:
    - Resûl-i Ekrem’in en çok yaptığı duâ şu idi:
    Ey kalbleri çeviren, kalbimi dinin üzerine sâbit kıl!..
    Bunun üzerine sordum:
    - Senin duânın en çoğu, neden, Ey kalbleri çeviren kalbimi dinin üzerine sâbit kıl,
    duâsıdır?..
    Resûl-i Ekrem buyurdu ki:
    - Yâ Ümmü Seleme, gerçek şu ki, kalbi Allâh’ın iki parmağı arasında olmayan insan
    yoktur. Dilediğini sebât ettirir, dilediğini de kaydırır."
    Yükselen burcu ya da ayı, ikizler, yay, başak ve balık olanlara bu dua kesinlikle
    tavsiye edilir.

    124
    Okunuşu:
    Allâhumme innâ nec’âluke fiy nuhurihim ve neuzü bike min şurûrihim.
    Anlamı:
    Allâhım, senin, onların karşısına çıkmanı ister; onların şerlerinden sana sığınırız.
    Bilgi:
    Efendimiz, Rasûlullah salla’llâhu aleyhi ve sellem’in öğretmekte olduğu bu duâ son
    derece önemli ve üzerinde dikkatle durulması zorunlu bir niyâzdır!.. Niçin bu böyle.?
    İnsanın, karşılaştığı tehlikeli olaylara ya da kişilere karşı, kendi beşerî imkânları ile
    mücadele vermesi son derece doğaldır.
    Allah’tan yardım isteyip O’na yönelmesi de doğaldır.Ancak bu duâda bir incelik vardır ki,

    125
    ona çok dikkat etmek gerekmektedir. Efendimiz bu duâ ile, kendilerinin yerine, ilâhî
    güçlerin karşılık vermesi için niyâzda bulunuyor. Bu ilâhî güç, dışarıdan o kişiler üzerine
    karşı çıkabileceği gibi, kendilerinden de zuhur edebilir.
    Nitekim böyle bir duruma işaret şu âyet-i kerîmenin ışığında olayı anlamaya çalışırsak,
    meseleyi çok daha kolaylıkla çözeriz:
    "Attığın zaman sen atmadın, ALLAH ATTI"!.. (8-17)
    İşte aynı şekilde, Allah’ın karşı çıkması için niyâz ediliyor burada da. Bu konuyu daha
    fazla açmak istemiyorum. Arzu eden anlamaya gayret göstersin!..
    Bilgi:
    Efendimiz, Rasûlullah salla’llâhu aleyhi ve sellem’in öğretmekte olduğu bu duâ son
    derece önemli ve üzerinde dikkatle durulması zorunlu bir niyâzdır!.. Niçin bu böyle.?
    İnsanın, karşılaştığı tehlikeli olaylara ya da kişilere karşı, kendi beşerî imkânları ile
    mücadele vermesi son derece doğaldır.
    Allah’tan yardım isteyip O’na yönelmesi de doğaldır.Ancak bu duâda bir incelik vardır ki,
    ona çok dikkat etmek gerekmektedir. Efendimiz bu duâ ile, kendilerinin yerine, ilâhî
    güçlerin karşılık vermesi için niyâzda bulunuyor. Bu ilâhî güç, dışarıdan o kişiler üzerine
    karşı çıkabileceği gibi, kendilerinden de zuhur edebilir.

    126
    Nitekim böyle bir duruma işaret şu âyet-i kerîmenin ışığında olayı anlamaya çalışırsak,
    meseleyi çok daha kolaylıkla çözeriz:
    "Attığın zaman sen atmadın, ALLAH ATTI"!.. (8-17)
    İşte aynı şekilde, Allâh’ın karşı çıkması için niyâz ediliyor burada da. Bu konuyu daha
    fazla açmak istemiyorum. Arzu eden anlamaya gayret göstersin!..
    Okunuşu:
    Allâhumme ahricniy min zulûmatil vehmi ve ekrimniy binûril fehmi
    Anlamı:
    Allah’ım VEHİM karanlığından beni çıkart ve nurunla anlayış ikrâm et!..
    Bilgi:
    Tasavvuf yolundakilerin bileceği gibi, insan için en büyük belâ "VEHİM" hükmü altında

    127
    kalmaktır. Allâh’tan insanı ayrı düşüren en büyük perde "VEHİM" perdesidir.
    "VEHİM" perdesi kalkıp, Allâh Nûru ile anlayış ikrâm olan kişi derhal Allâha erer, YAKÎN
    sahiplerinden olur!.. Bunun, ne derece büyük bir nimet olduğunu, ancak bu nimete
    ermişler bilebilir!..
    Şayet, dünyada yaşarken "VEHİM"den kurtulup "YAKÎN"e ermek istiyorsanız, mutlaka,
    en az günde yüz defa bu duâya devam ediniz.
    Okunuşu:
    Rabbiy zidniy ilmen ve fehmen ve iymanen ve yakıynen sadıka.
    Anlamı:
    Rabbim ilmimi, anlayışımı, imanımı ve sıdk üzere yakînimi çoğalt!.
    Bilgi:

    128
    Bu duâ çok önemli bir kaç hususu içine alan geniş kapsamlı bir metindir.
    Kur’ân-ı Kerîm’de Rasûlullah aleyhi’s-selâm’a emir verilmiştir, İlmimi arttır diye duâ et,
    şeklinde.
    Hadîs-i şerîflerde ise anlayışın, imânın ve sıdk üzere yakînin artması talebedilmektedir.
    İmânın artması çok önemlidir. Çünkü, iman ne derece artarsa, beşer şartlanmasıyla
    bloke olmuş aklın kavrayıp kabul edemediği şeyler o nisbette iman yollu kabullenilmeye
    başlar ve neticesinde de o şeylere vukûf meydana gelir. Bu konuda "AKIL ve İMAN"
    isimli ses kasetimizde çok tafsilâtlı bilgi vardır. Nereye kadar akılla ve nereden sonra
    imanla gidileceği hususunu oradan tetkik edebilirsiniz.
    Yakîn’e gelince.
    Bir "yakîn" vardır ki sonunda "küfür" yani gerçeği örtmek vardır.
    Bir "yakîn" vardır ki, neticesi "sıdk" üzere "vuslat"tır!..
    "Yakîn", kişide "Allâh BAKÎ"dir hükmünün yaşanmasıdır!..
    Allâh kolaylaştıra!..
    Hiç değilse günde yüz defa bu duâya devam edenler çok büyük faydalarını birkaç ay
    içinde görürler.

    129
    Okunuşu:
    Enzelallâhu aleykel kitâbe vel hikmete ve âllemeke mâ lem tekûn tâ’lem.
    Anlamı:
    Allah sana kitabı ve hikmeti inzâl etti ve bilmediklerini öğretti.
    Bilgi:
    Rasûl-i Ekrem efendimiz aleyhi’s-selâm’a gelen bu âyet-i şayet günde üç yüz defa
    okumağa devam edersek, ilim ve sistemi kavrama yeteneğimizin şaşılacak ölçüde
    gelişmeye başladığını hayretle farkederiz.

    130
    Okunuşu:
    Allemel insane ma lem yâ’lem
    Anlamı:
    İnsana bilmediklerini öğretti
    Bilgi:
    Bu âyet-i kerîmeyi dahi günde üçyüz defa okuyanlar denenmiştir ki kısa zamanda büyük
    gelişme göstermişlerdir. Unutmayın Allâh’a yakîn ilimle elde edilir!..

    131
    Okunuşu:
    Ve kezâlike evhaynâ ileyke ruhan min emrina; ma künte tedriy melkitabu ve lel
    imanu ve lâkin ceâlnahu nura, nehdiy bihi men neşâu min ibadina; ve inneke
    letehdiy ilâ sıratın müstakıyma.
    Anlamı:
    İşte sana buyruğumuzla Ruh’u gönderdik. Sen kitab nedir, iman nedir bilmezdin
    önceleri. Biz O’nu, kullarımızdan dilediğimizi hidayete ulaştırıcı nur eyledik.
    Şüphesiz ki sen de sıratı mustakıyme hidayet edersin.
    Bilgi:
    Ruhaniyetin güçlenmesi, basîretin keskinleşmesi, verilenlerin daha iyi
    değerlendirilebilmesi ve çevreye daha yararlı olunabilmesi için okunması tavsiye edilen

    132
    bir âyettir, bu yazdığımız âyet.
    Şartları elverişli olanın, bir yetiştirici kontrolunda, elinden geliyorsa oruçlu olarak günde
    1000 (bin) defa olmak üzere kırk veya seksen gün devam edilmesi tavsiye
    olunmaktadır. Biz, zamanında hayli nimetine kavuştuk. Dileyene tavsiyemizdir.
    Okunuşu:
    Kemâ erselnâ fiykum resûlen minkum yetlû aleykum âyâtina ve yüzekkiykum ve
    yuallimukumul kitabe vel hikmete ve yuallimukum ma lem tekûnu tâ’lemun.
    Anlamı:
    Size İÇİNİZDEN bir RESÛL irsâl eyledik ki sizi arındırıyor (temizliyor), size kitab
    ve hikmeti öğretiyor, bilemediklerinizi bildiriyor.

    133
    Bilgi:
    Bakara sûresinin bu âyetini (151) yukarıda vermiş olduğum âyet-i kerîme ile birlikte
    bana öğreten, Abdülkerîm Ceylî hazretleridir. Bunlara devam ile sayısız faydalar hasıl
    oldu. "KİTABI OKUMADA", hikmete ermede, hiç aklıma gelmeyecek olan şeylerin
    sırlarına ermemde Takdiri Huda ile âyetlere devam etmenin çok büyük faydalarını
    gördüm!..
    Biz fanîyiz, kısa bir süre sonra aranızdan ayrılır gideriz; ama isteriz ki biz de nîcelerinin
    hayra hikmete ermesine vesile olalım, ardımızdan üç ihlâs bir fatiha ile, "Allâh râzı olsun
    " diyenlerimiz olsun!
    Bu sebeble, çok istifâde ettiğim bu âyetleri burada sizlere açıklıyorum. Arzu edenler bu
    âyetlere günde yüz defa devam ederler!. Veya daha alâsı, önce birini günde bin defa ve
    oruçlu olarak kırk veya seksen gün devam ederler; sonra onu günde yüz defaya
    düşürüp ikincisini gene günde bin defa olarak kırk veya seksen gün yaparlar; sonra da
    her ikisine günde yüzer defa olarak devam ederler.
    Kesinlikle bilelim ki bu âyetler Kur’ân-ı Kerîm’deki en değerli mücevherlerden ikisidir!..
    Allah kolaylaştıra!..


    KAYNAK: www.yorumsuz.net.tc - DuaveZikir Kitabı ... ( Allah Razı Olsun.) Ecmain.

  4. #1784
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 05.08.07
    Yer: ***
    Mesajlar: 1.946

    Ism-i âzâm bahsi

    “İSM-İ Â’ZÂM” konusu, bu mevzûu bilenlerin asırlar boyu kafasın meşgul edip
    durmuştur… Belki siz, hiç duymadığınız bu ismi ve şu anda soruyorsunuz kendi
    kendinize, nedir “İsm-i Â’zâm” diye…
    “İSM-İ Â’ZÂM”, Hazret-I Rasûlullâh Salla’llâhu Aleyhi ve Sellem’in bize bildirmiş olduğu
    bir kavramdır…
    “Allahu Teâlâ’nın öyle bir İsm-i Â’zâm’ı vardır ki, şayet bir kimse bu ismiyle O’na
    duâ ederse , kesinlikle duâsı kabul edilir”buyurarak; Rasûl-u Ekrem, dikkâtlerimizi bu isme çekiyor…

    Ancak, bu konuda kesin ve net bir açıklama da yapmayarak, sadece bu isim hakkında
    bazı işâretler vermekle yetiniyor…
    Bu işâretler, Kur’ân-I Kerîm’de bulunan bâzı Âyetlere oluyor… Falanca ve flânca
    Âyetlerde bu isim vardır, gibilerden…
    İşte bu yüzdendir ki, işâret edilen çeşitli Âyetler araştırılarak hepsinde ortak olan, Allah’ın o çok yüce ismi tesbit edilmeye çalışılmıştır asırlardır…
    İşte bu araştırmalara yön veren Rasûlullâh Aleyhi’s-Selâm’ın Hâdislerinden bir tanesi
    şu:Bureyde Radı’yallâhu Anh naklediyor…
    “Rasûlullâh Sallallâhu Aleyhi ve Sellem bir adamın ( Ebû Mûsâ-el Eşarî ) duâ ederken
    dediklerini duydu… Şöyle diyordu:
    -Allah’ım senin O ismin adına isterim ki, Ahad, Sâmed ki doğurmayan ve doğrulmayan
    ve hiçbir şey kendisine denk olmayansın”
    Bunun üzerine Rasûlullâh şöyle buyurdu:
    -Şüphesiz ki bu adam, Allahın İsm-i Â’zâm’ı ile dua etti…O İsm-i Â’zâm ki O’nunla
    Allah’tan bir şey istendiği zaman verir ve O’nun ile çağrıldığı zaman icabet eder…”

    * * *
    Bitmez tükenmez isteklere sahip olan insanoğlu elbette ki, imkânsızlıklar ölçüsünde
    Allah’a sığınacak, O’ndan isteyecek, nâzını niyâzını hep O’na yönlendirecektir…
    İşte bu üzden yapılan çalışmalar sonucu “İsm-i Â’zâm” olması muhtemel olan şu isimler
    tesbit edilmiştir:
    ALLAH…
    Lâ ilâhe illallâh…
    Errahman-ur Rahîym…
    El Hayy-ul Kayyûm…
    Allahu Rahmân-ur Rahîym…
    Allahu lâ ilâhe illâ HU, el Hayyul Kayyum…
    Lâ ilâhe illa HU vel Hayy-ul Kayyûm…
    Rabb…
    Allahu Lâ ilâhe illa HU, el Ahad’us Samed’ulleziy lem yelid ve lem yûled ve lem yekûn lehû kûfuven ahad.
    Hannân-el Mennân Bedî’üs semâvâti ve’l arz Zü’l Celâli vel ikrâm.
    Evet, şimdi biz önce İsm-i Â’zâm olduğu hakkında çok kuvvetli işâretler olan iki duayı
    yazıp, sonra da kendi mütâlâmızı beyân edelim…Şüphesiz ki gerçeği bilen Allah’tır!..

    Okunuşu:
    Allahümme innî es’elüke bienniy eşhedü enneke entellahülleziy lâ ilâhe illa entel
    vâhıdül ahaddüssamedülleziy lem yelid ve lem yûled ve lem yekün lehû küfüven
    ehad.

    Anlamı:
    Allahım, muhakkak ki şu (bilinç, iman) olarak istiyorum; şahadet ediyorum ki ilah yok,
    sen (O) Allahsın ki ancak Vahid’ül Ehad (bir tek), Samed, doğurmamış, doğmamış ve
    dengi-misli olmayan sen varsın.

    Okunuşu:
    Lâ ilâhe illâ ente yâ Hannân yâ Mennân Ya Bedies semâvati vel ardı Zel Celâl-i vel
    ikrâm.
    Bilgi:
    Bu iki duâ da, Hazret-i Rasûlullâh Aleyhi’s-Selâm’ın bu konudaki buyruklarına isnad
    etmekte… Duaya bu şekilde başlanırsa ,o duâların kabul olacağına işâretleri var…
    * * *
    Evet, bütün bu işâretlerden bize göre ortaya çıkan netice şudur… Eğer ortak nokta
    aranırsa …Hemen hemen bütün işâretlerede dikkati çeken iki isim görülüyor:
    ALLAH

    Esasen bu iki isim dahi birbirinden ayrı olmayıp; bu konunun derinliklerine ve sırlarına
    nüfuz etmiş Evliyâullah tarafından bir olarak kabul edilmektedir…
    Vahdet konusunun zirvedeki isimlerinden biri olan “İNSÂN-I KÂMİL”yazarı Abdülkerim
    Geylânî (Ceylî) Kaddesallahu Sırrahu Azîzan, bu konuda özetle şöyle demektedir:
    “ALLAH isminin sonundaki H harfi hüviyeti Zât’a işaret eder ki, bunu HU ismi olarak
    da bilir ve bu hususa HU ismiyle işaret ederiz”
    Nitekim, Efendimiz,büyüğümüz Hazret-i Âli dahi, “HU” ismine çok riâyet eder, bu ismi
    çok zikreder, özellikle şu şekilde söyler ve yakınlarına tavsiye ederdi:
    “Yâ HU ya men HU, lâ ilâhe illâ HU”

    “İsm-i Â’zâm”ın gerçekten “HU” olduğuna inanabilmek veya bunu müşâhede
    edebilmek için tasavvufun çok derinliklerindeki bazı gerçekleri Allahu Teâlâ’nın
    müşâhede ettirmesi icap eder.
    Rasûlullâh Aleyhi’s-Selâm’a bir gün şu sual sorulur:
    -Yerleri ve gökleri yaratmazdan evvel Rabbimiz neredeydi?..
    Cevaben buyururlar ki:
    “- Altında ve üstünde hava olmayan A’mâ da idi!..”
    Bu Hadîs-i Şerîf’te işâret edilen husus Allahu Teâlâ’nın Zâtıdır…
    * * *
    “ALLAH” ismi, toplayan bir isimdir…Yâni, Allah’ın hem Zât’ını, hem vasıflarını, hem de
    sayısız özelliklerini içeren bir isimdir…
    Allah ismiyle işaret edilen ZÂT’ın Hüviyetine ise “HU” ismi işâret eder…AHADİYYET
    sıfatıyla idrâk edildikten sonra, gerçek manâsıyla “Allah’a imân” meydana gelir ve
    “yakîn” hasıl olur; iş taklitten çıkar, Tahkike varır…Aksi halde, hep Allah “İSMİNE”
    iman edilir ki, bu da ehli taklidin mertebesidir… Tahkike ermişlerin ismi ise
    “müferridûn” veya “mukarrebun”dur ki; Allah “İSMİNDE” değil; ALLAH’IN
    AHADİYYETİNDE benlikleri yok olmuş; “el ân öyledir” sırrına binâen, Allah Bakîdir mânâsı yaşanır olmuştur…
    İşte bu yaşantı içinde olanlar, “İsm-i Âzâm” sırrına ermiş olanlardır ki;her nefeste “HU”
    diyenin mutlak bilinciyle yaşarlar…
    Bu zevâtı kirâm, duâ edip de “Yâ ALLAH”, “YÂ HU” dedikleri zaman;
    “dillerinden söyleyen ben olurum”Hadîs-i Kudsî’si mânâsınca; dileyen kendi olur ve
    elbette kendi dileği de havada kalmaz, yerini bulur!..
    * * *
    Peki ya bizler?..
    Hazret-i Rasûl Aleyhi’s-Selâm’ın tuttuğu ışık altında, deriz ki…
    DUA’sına icâbet bekleyen kişi, şâyet iki rek’ât namaz kılar ve her rek’âtında yirmi bir
    ihlâs okursa Fatiha’dan sonra ve son secdesinde de şu şekilde Allahu Teâlâ’ya
    yönelirse, inancımız odur ki, kendisine icabet edilir…
    Yalnız,Cenâb-ı Hak kendisine duâda ısrar edilmesini sevdiği için bunu yedi kere
    yapmak gerekir…
    * * *
    “Estağfirullâh Yâ Rabbel arşıl aziym… Esağfirullâh Yâ Rabbel arşıl kerîm…
    Estağfirullâh Yâ Rabbel âlemiyn. Allahümme salli alâ seyyidina Muhammedin
    biadedi ilmike… (Mağfiret et ey azim arşın Rabbi olan Allah... Mağfiret et ey kerim arşın
    Rabbi olan Allah... Mağfiret et ey Rabbül alemiyn olan Allah. Allahım, efendimiz
    Muhammed’e ilmin adedince salat et...)
    Yâ HU yâ men HU, Lâ ilâhe illâ HU, Entel Hayyul Kayyûm ve lâ şeriyke lek ve lekel
    mülkü ve lekel hamdü ve inneke alâ külli şey’in kadir. (Ey O; ey kimdir O; kendinden
    gayrı vücud olmayan O, Hay ve Kayyum olan sensin ve senin ortağın yok, ve mülk
    senindir, ve Hamd senindir, ve sen herşeye Kadir’sin).

    Yâ Hannân yâ Mennân Yâ Bedî’es semâvâti vel arz yâ Zel Celâli vel ikrâm , Eşhedü
    enlâ ilâhe illallâhul Ehâdus Sâmedulleziy lem yelid ve lem yûled ve lem yekûn lehû
    kûfuven ahad… (Ya Hannan, ya Mennan, ya Semavat ve Arz’ın Bedi’i ve ey celal ve
    ikram sahibi! Şehadet ediyorum ki ilah yok, ancak Vahid’ül Ehad (bir tek), Samed,
    doğurmamış, doğmamış ve dengi-misli olmayan Allah var…)

    Allah’ım senin indinde fevkâlâde âciz, zâif ve nefsine zulmeden biri olduğumu itiraf
    eder, Senin Azâmet ve kibriyândan, eşsiz yüceliğinden, sonsuz bağışlayıcılığın
    dolayısıyla, kereminden niyâz ederim…

    Allah’ım senden İsm-i Â’zâm’ın hürmetine, Habibin Muhammed Mustafa hürmetine,
    henüz hiç kimseye bildirmediğin indindeki en yüce ismin hürmetine senden niyaz
    ederim ki…”

    (Burada önce Allah’ın kendine seçtiklerinden olmayı, Allah’ın çok sevdiklerinden olmayı, O’nun indinde en değerli olanlarla bir arada olmayı isteyip, O’nun yolunda Rasûlünün
    rızasına uygun çalışmalar yapmayı kolaylaştırmasını talep edip,ondan sonra da ne
    isteğiniz varsa onu söyleyebilirsiniz)

    Ve sonra duânızı şöyle bitirmenizi tavsiye eder bu fakîr:

    “Allahhümme salli ve sellim ve bârik alâ Seyyidina Muhammed ve alâ âlihi ve
    sahbihi ve sellim. Amin Amin Amin Yâ Rabbel arşıl Azîm. Biliyorum kesin olarak ki,
    sen benim duâmı işittin ve duâlara icâbet eden VAHHAB’sın sen… Senden, Zât’ının
    hakkı için; indindeki yüce isminin işâret etttiği mana hakkı için, duâma icâbet
    etmeni niyâz ederim. Amin Amin Amin…”

    Rabbimin bu fakîre bildirdiği bu duânın değerini elbette ki bu konunun ehilleri takdir
    eder… Ve değerlendirir…

    Taklîden Allah yoluna baş koymuşlar da samimiyetle bu duâya devam ederlerse, elbette
    neticesini apaçık bir biçimde görürler…

    Elinizdekileri paylaşınız, hükmünce, öğrettiklerini naklediyoruz… Allah, cümlemize
    mübârek eylesin.
    Konu Naksibendi tarafından (01-02-2010 Saat 22:19 ) değiştirilmiştir.

  5. #1785
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 05.08.07
    Yer: ***
    Mesajlar: 1.946

    Seytani mahveden dua

    Bismillahi Rahmani Rahim

    „Euzu bivechillahil keriym
    ve kelimatillahit tammatilletiy la yucaviz hunne berrun
    ve la facirun min serri ma yenzilu mines semai
    ve ma ya’rucu fiyha ve min serri ma zerae fil ardi
    ve ma yahrucu minha ve min fitenil leyli
    ven nehari illa tarikan yatruku bihayrin ya Rahman.“
    Cinlerin aralarindan Ifrit diye bilinen en güclüleri, Resuli Ekrem’in Mi’rac olayinda semaya yükseldigini haber alinca, büyük telasa düsüyorlar…
    „Sayet Muhammed (a.s.) semalari tanir, Allah’la biraraya gelirse, artik önüne gecilemez olur“ diyerek bütün gücleri ile Rasulullah Aleyhi’s-Salam’in üzerlerine saldiriyorlar.
    Iste o zaman Cebrail Aleyhi’s-Selam Efendimize bu duayi vahyederek korunmasini ögretiyor… Bu duayi okuyunca da Rasulullah Aleyhi’s-Selam, zarar vermek isteyenlerin hepsi yaniyorlar!..

    Insallah bu duanin degerini iyi anlariz.

  6. #1786
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 06.08.07
    Yer: konya
    Yaş: 31
    Mesajlar: 57

    RE: Seytani mahveden dua

    paylaşım için saol Allah razı olsun.

  7. #1787
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 06.09.07
    Mesajlar: 6

    RE: Seytani mahveden dua

    ALLAH RAZI OLSUN KARDEŞİM. ALLAHIM İNŞAALLAH BÜTÜN MÜSLÜMAN DİN KARDEŞLERİMİZİ İNSAN SURETİNE BÜRÜNMÜŞ İFRİTLERDEN KORUSUN...
    AMİİİİİNNNN...

  8. #1788
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 28.08.07
    Mesajlar: 489

    RE: İSM-İ ÂZÂM BAHSİ

    ~schwarzkopf
    S.A....
    KARDEŞ...
    BU YAZININ KAYNAĞINI
    ÖĞRENEBİLİRMİYİM...
    YUKRIDA
    ABDÜL KERİM GEYLANİ(KUDDİSE SIRRUH)
    DEMİŞSİNİZ ACABA ONUN MU YOKSA....
    BİRDE KARDEŞ
    YAZILARI NUMARALARDAN
    TEMİZLERSEN
    SEVİNİRİM
    OKUMAKTA GÜÇLÜK ÇEKTİM....
    Kİ HER YAZIN İÇİN BÖYLEYSE....
    YANDIK...
    S.A.

  9. #1789
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 06.05.07
    Yer: ½ $@K@RY@'dannn:D *1984*
    Mesajlar: 1.966

    RE: İSM-İ ÂZÂM BAHSİ

    ESSELAMUNALEYKÜM VERAHMETULLAHİ VEBEREKATUHU.
    ALLAH'IN (CC) 99 İSM_İ ŞERİFİ VARDIR(ESMA_ÜL HÜSNA).KİM BUNLARLA DUA EDERSE DUASI KABUL OLUR İNŞALLAH..

    PAYLAŞIMIN İÇİN

    SELAM VE DUALARIMLA..

  10. #1790
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 05.08.07
    Yer: ***
    Mesajlar: 1.946

    VE ALEYNA ALEYKÜM SELAM RAHMETULLAHİ VE BEREKATÜHÜ RABBİM SELAM VERENDEN DE ALANDAN DA RAZI OLSUN SELAM BÜTÜN ÜMMED-İ MUHAMMEDİN ÜZERİNE OLSUN VESSELAM ...ZEHRA KARDEŞİM HAKLISIN YAZIYI SABAHA KARSI YOLLADIGIM İÇİN FAZLA DİKKAT ETMEMİŞİM.HAKKINIZI HELAL EDİN.HEMEN YAZININ TEMİZİNİ DE MESAJIN ASRDINDAN YOLLUYORUM.KAYNAK OLARAK SANA BİR KAÇ KAYNAK VERİYORUM..
    1.Ahmed Baki'nin Tasavvuf ve Bilim Sayfası
    2.E-Kitap.. Düsünen Beyinlere UCRETSIZ Dagitim DuaveZikir Kitabından konuya ulaşabilirsin.


    Selametle.

Benzer Konular

  1. anlamlı bir hihaye..."""""tıkla""""
    Konu Sahibi gül-bahçesi Forum Dini Hikayeler
    Cevaplar: 8
    Son Mesaj: 16-08-2010, 22:40
  2. Cevaplar: 41
    Son Mesaj: 10-04-2009, 06:48
  3. """""""İlginç Bir Hikaye""""""""
    Konu Sahibi -Yalancı_Dünya- Forum Dini Hikayeler
    Cevaplar: 25
    Son Mesaj: 13-02-2009, 21:53
  4. peygamber (sav) efendimizin hutbeleri "izle"
    Konu Sahibi ismaile Forum Dini sohbet
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 08-01-2009, 17:46

Bu Konu için Etiketler

İşaretlemeler

Yetkileriniz

  • Konu açma yetkiniz yok
  • Cevap yazma yetkiniz yok.
  • Eklenti yükleme yetkiniz yok.
  • Mesajınızı değiştirme yetkiniz yok.
  •