Teşekkür edenler Teşekkür edenler:  0
Beğenenler Beğenenler:  0
Beğenmeyenler Beğenmeyenler:  0
Sayfa 3 Toplam 5 Sayfadan BirinciBirinci 12345 SonuncuSonuncu
21 den 30´e kadar. Toplam 49 Sayfa bulundu

Konu: Hz. Ali ve Alevilik

  1. #21
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 04.09.06
    Yer: .........
    Mesajlar: 7.341
    Teşekkür ve Beğeni

    Bu esirler, bu vesile ile, şeyhe olan muhabbetlerini aşırı derecede ziyâdeleştirdiler. Şeyhin bu sofilerinin bir kısmı Anadolu'ya döndü, bir kısmı da Erdebil'de kaldı. Erdebil Şeyhi, Anadolu'ya dönen bu müritleriyle alâkasını devam ettirdi. Erdebil Şeyhi'nin tarikatında “Hz. Ali muhabbeti” esas alındığı için, bu tarikata devam edenler Hz. Ali sevgisi ile tamamen boyandılar. Bunlara bu niteliklerinden dolayı “Alevî” denildi.

    Aslında bu esirlerin ecdatları ve kendileri, bu tarikat ile bağ kuruncaya kadar, Ehl-i Sünnet inanışında idiler. Bu tarikatla irtibatlarını yoğunlaştırdıktan sonra, tamamen Erdebil tekkesinin emrine girdiler. Oradan gelen her emri, harfiyen yerine getirmeye gayret gösterdiler. Öyle ki, bu müritler vergi, sadaka ve zekâtlarını bile Erdebil'e tahsis ettiler.

  2. #22
    Yasaklı Kullanıcı
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 22.01.12
    Mesajlar: 186
    Teşekkür ve Beğeni

    esselamu aleykum. öncelikle bu konuyu açan sevgili kardeşime teşekkür ederim. kesinlike ırkçı ve şovenist değilim ancak Allah'ın kitabını ayetlerini yok sayan, önceden 80.000 ayetti de değiştirilip 6000 ayete indi diyen kişiler kafir değildir de nedir? peygamber efendimizi şarapçı, kadın düşkünü ilan eden, onun alini ve ashabını dünya düşkünlüğüyle suçlayan kişiler sapığın önde gideni değil de nedir? evet alevi sünni ayrımı yoktur diyen kardeşlerimi anlıyorum ve takdir ediyorum, onlar barıştan yanalar. ancak şunu lütfen unutmayın arkadaşlar, peygamber efendimiz sav'in şöyle bir cümlesi var ki:herkese şefaatim yetişir ancak ashabıma sövene değil... başka bişey demiyorum gerisini siz düşünün.

  3. #23
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 04.09.06
    Yer: .........
    Mesajlar: 7.341
    Teşekkür ve Beğeni

    Bunların bu fedakârane gayretleri ve karşılıklı diyalogları, gidip gelmeleri devam etti. Hattâ Erdebil'den gönderilen ve şeyhin “halifesi” olarak isimlendirilen şahıslar, Anadolu'da “nezir” ve “sadaka” namıyla para topluyor ve bu paraları gizli olarak İran'a gönderiyorlardı. Böylece Erdebil Şeyhi'nin tekkesi gittikçe genişliyor, müritleri çoğalıyordu.

    Bu Şeyh'in asıl amacı, gerek İran'da, gerekse Anadolu'da müritlerini çoğaltarak irşat postundan saltanat tahtına, şeyhlikten şahlığa geçmekti. Ancak bu arzusuna nâil olamadan ölünce, yerine oğlu Şeyh Cüneyd geçti. O da babasının gizli emelini sürdürmeye devam etti. Bunu hisseden o zamanın İran hükümdarı Cinahşah, kendisini İran'dan sürdü. Bunun üzerine Şeyh Cüneyd Anadolu'ya geldi. Onun altı yıl süren bu Anadolu ziyareti, tarikatına çok mürit kazandırdı.

  4. #24
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 04.09.06
    Yer: .........
    Mesajlar: 7.341
    Teşekkür ve Beğeni

    Sadece bir şeyh değil, aynı zamanda bir “seyyid” unvanı ile de dolaştığı için beklediğinin çok üstünde taraftar topladı. Artık Erdebil tekkesi Anadolu'da güçlenmiş, küçümsenmeyecek kadar büyük bir etki sahasına sahip olmuştu.

    Şeyh Cüneyd de babasının âkıbetine uğradı. Yerine geçen oğlu Şeyh Haydar da aynı gayeyi takip etti. Bütün gayret ve ihtiraslarına rağmen o da siyasî amacına eremedi. Nihayet oğlu Şah İsmail, babasının ve dedelerinin rüyalarını gerçekleştirmeye maalesef muvaffak oldu. 13 yaşında iken Anadolu'daki müritlerinden teşkil ettiği bir orduyla, o gün İran'da hâkim olan Akkoyunlulara harp ilân etti ve Akkoyunlu hükümdarını devirerek irşat postundan saltanat tahtına çıkmaya muvaffak oldu ve Safeviler Devleti'ni kurdu.

  5. #25
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 08.04.12
    Mesajlar: 374
    Teşekkür ve Beğeni

    Alıntı özgeöz´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    esselamu aleykum. öncelikle bu konuyu açan sevgili kardeşime teşekkür ederim. yedi sülalesi alevi olan ve onca sapık içinde Allah'ımın merhamet edip de hidayete erdirdiği bir aciz kulum arkadaşlar. kesinlike ırkçı ve şovenist değilim bilakis siyasi olarak komünizmi, dini mezhep olarak aleviliği seçmiş bir sülaleden gelmiş biri olarak açık ve net diyorum ki, aleviler ve sünniler asla kardeş değildir. Allah'ın kitabını ayetlerini yok sayan, önceden 80.000 ayetti de değiştirilip 6000 ayete indi diyen kişiler kafir değiildir de nedir? peygamber efendimizi şarapçı, kadın düşkünü ilan eden, onun alini ve ashabını dünya düşkünlüğüyle suçlayan kişiler sapığın önde gideni değil de nedir? evet alevi sünni ayrımı yoktur diyen kardeşlerimi anlıyorum ve takdir ediyorum, onlar barıştan yanalar. ancak şunu lütfen unutmayın arkadaşlar, peygamber efendimiz sav'in şöyle bir cümlesi var ki:herkese şefaatim yetişir ancak ashabıma sövene değil... başka bişey demiyorum gerisini siz düşünün...
    Iclerinde cok degisik gruplar var. Bektasiler biraz daha ehli sunnete yakin. Fakat oyleleri varki Peygamber Eendimizin s.a.v eslerini de (annelerimizide) inkar ediyorlar. Peygamber Efendimizin s.a.v tek esi vardi diyorlar. Yani olaya feministlikde girmis.Bir iman catilari olmadigi (Ehli SUnnet gibi) icin her akim gelip aradan kiyidan birsey sokup SIKISTIYOR.

  6. #26
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 30.03.12
    Mesajlar: 110
    Teşekkür ve Beğeni

    Anlatabildim mi bu sapık adnan oktar'ın videolarını kaldırın burdan...

  7. #27
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 11.11.07
    Mesajlar: 10
    Teşekkür ve Beğeni

    SelamünAleyküm... Yazılanları okuyunca çok üzüldüm ; ki ben bu forumu çok seviyorum her bir köşesinden bişeyler öğrenmeye çalışıyorum.. Anlamadan araştırmadan yargılıyorsunuz İnsanları, basma kalıp belirli cümleleriniz var devamlı onları söylüyorsunuz. Hiçbir insan bir değildir. Neden genelleme yapıyorsunuz. Alevilerde de namaz kılıp oruç tutan olduğu gibi, sünnilerde de namaz kılmayan oruç tutmayan insanlar vardır. Biraz araştırma yapalım. Tv. de bile hocalar her konuda bilgilendiriyorlar cahil kalmamamız için soralım, öğrenelim. Kimsenin kimseyi yargılama gibi bir lüksü yok ki, kişilerin dini bir siteye üye olmaları beni hayrete düşürdü. Daha iyi bir müslüman olmak için uğraşıyoruz sözde. Bu nasıl oluyor ki. Başkalarımın hatalarını görerek, onların hakkında konup gıybet ederek, netretle bakarak ki bu kişi müslüman, müslüman içinde ayrım yaparak vb... Kişi kendinden sorumludur başkasından değil. Bence siz islamı tam anlayamamışsınız... Nefret ile içi dolan arkadaşlarımı Allah, içini insan sevgisiyle donaltsın İnşallah....

  8. #28
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 04.09.06
    Yer: .........
    Mesajlar: 7.341
    Teşekkür ve Beğeni

    Bununla beraber Şah İsmail Anadolu'dan elini çekmedi. Zaman zaman birçok halifeler göndererek Anadolu'daki nüfûzunu kuvvetlendirmek için çalıştı. Bu çeşit faaliyetler, Çaldıran Muharebesi'ne kadar artan bir hızla devam etti. Bu muharebeden sonra İran'la Osmanlı Devleti arasında kesin hudutlar çizildi. Böylece Erdebil sofileriyle Anadolu arasındaki irtibat kesilmiş oluyordu. Bunun neticesi olarak Anadolu'daki müritler, pirlerin tesirinden gitgide uzaklaştılar.

  9. #29
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 04.09.06
    Yer: .........
    Mesajlar: 7.341
    Teşekkür ve Beğeni

    Alıntı salavatqetir´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    bencede Allah hepsine hidayet nasip etsin
    İslam'ın emirlerini Kitabımız Kur'an ve Peygamberimiz Hz. Muhammed'in (s.a.) sünnetinden öğreniyoruz. İslamın şartları bellirlenmiştir. İsmi ne olursa olsun hangi grup, hangi fırka namazı ve orucu inkar edemez. Bu sebebten dolayı burada tatmin edici bir cevap zaten olamaz. Bir Müslüman ancak Kur'an ve Sünnet ile tatmin olur. Bunun dışında tatmin edici bir delil yoktur.

    Ayrıca tüm aleviler için namaz kılmıyor oruç tutmuyor denilmez. Bir kısım aleviler namaz kılıyor ve Ramazan orucu tutuyorlar.

  10. #30
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 04.09.06
    Yer: .........
    Mesajlar: 7.341
    Teşekkür ve Beğeni

    Bu tarikatın Anadolu'da kalan mensupları, Erdebil tekkesinden aldıkları tesirle, kendilerinin dışında kalan Müslümanları Ehl-i Beyt'e gerektiği gibi muhabbet beslemedikleri zannına kapıldılar. Onların bu anlayış ve davranışları diğer Müslümanlarla aralarında bir soğukluk ortaya çıkardı. Bu soğukluk, zamanla ayrılığa dönüştü. Bu ayrılık sonucunda, Erdebil tekkesine bağlı Anadolu Türkleri medreseden uzak kaldıkları için, İtikada, ibadete,... ait birçok hükümleri gereği gibi öğrenemediler. Sadece babadan oğula intikal eden birtakım telkinlerle yetindiler.

Sayfa 3 Toplam 5 Sayfadan BirinciBirinci 12345 SonuncuSonuncu

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Benzer Konular

  1. Şu an ne dinliyorsun?
    Konu Sahibi bir_umut Forum Bize Ayıracak 5 (beş) Dakikanız var mı
    Cevaplar: 2002
    Son Mesaj: 23-11-2018, 18:49
  2. Boş vehimlerini kesip at!
    Konu Sahibi zekaikc Forum Kitap Tavsiyesi ve Tanıtımı
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 08-11-2011, 21:40
  3. ◊ Bı®ak BeLâ KaPıNı Ç@LsIŋ ◊
    Konu Sahibi aliye_aliye Forum Bize Ayıracak 5 (beş) Dakikanız var mı
    Cevaplar: 65
    Son Mesaj: 23-06-2011, 11:54
  4. Taha \ Doğum Gününüz Kutlu Olsun Efendimiz (2009)-Yeni Albümü
    Konu Sahibi dijiland Forum İlahiler ve Ezgiler
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 26-08-2009, 02:18

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu açma yetkiniz yok
  • Cevap yazma yetkiniz yok.
  • Eklenti yükleme yetkiniz yok.
  • Mesajınızı değiştirme yetkiniz yok.
  •