Teşekkür edenler Teşekkür edenler:  27
Beğenenler Beğenenler:  52
Beğenmeyenler Beğenmeyenler:  1
Sayfa 1 Toplam 11 Sayfadan 123 ... SonuncuSonuncu
1 den 10´e kadar. Toplam 103 Sayfa bulundu

Konu: Filört!(haram sevda)

  1. #1
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 21.01.13
    Mesajlar: 6.699
    Teşekkür ve Beğeni

    Filört!(haram sevda)


  2. Teşekkür edenler leyla-1 Bu yazı için teşekkür etti
    Beğenenler leyla-1 Bu yazıyı beğendi
  3. #2
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 21.01.13
    Mesajlar: 6.699
    Teşekkür ve Beğeni

    Evlenecek gençlerin flört denilen bir arkadaşlığa asla ihtiyaçları yoktur. Hatta flörtün birçok sakıncası da vardır:

    Flörtte tuzak vardır. Flörtte çok defa, kız, erkek tarafından kandırıldıktan sonra terkedilir.

    Flört, gençlerde gafilce tecrübelere yol açar. Bu tecrübelerin çoğu, kötü şekilde sonuçlanır. Tecrübe için insan, cebine barut koyup kendini tehlikeye atmaz. Ateşle barut bir arada durmaz. Yılan acaba nasıl sokar diye yılanla oynanmaz.

    Flört, akıl mantık hislerini alt üst eder. Flörte alışan, sık sık arkadaş değiştirir. Kızı kandırıp terkeden erkek hain, kandırılan kız da maskara durumuna düşer. Flörtte çok defa, iffet elden gider. Namuslu Müslüman bir kız için bundan büyük felâket olamaz. Flört, birçok gençleri serseri, müsrif ve perişan eder. Gençler arasında aşağılık kompleksi, kıskançlık, kin, nefret, karamsarlık, düşmanlık, anarşi ve çeşitli ruhî bunalımlar doğurur.

    Flört arzusu, tenhada buluşmaya davet eder. Sonunda, birçok gencin başı belâya girer. Bu arkadaşlıkta iş eğlenceye dökülünce, genç erkeğin güveni sarsılır. Önce kızı zorlar, arzusuna kavuşunca da kızı ayıplar, ahlâksız diye ona hakaret eder. Genelde bu hissî eğlencelerden sonra hep soğukluk olur.

    Genç erkek, kokladığı çiçekten hemen doyar, sonra başka bir renk, başka bir çiçek arar. Artık bu sahne onu avutmaz, ondaki esrar, onu çeken cazibe, bağ ve düğümler çözülmüştür. O artık başka bir cazibe, daha esrarlı bir düğüm ister, başka eğlenceleri kovalar. Bu bakımdan flört hususunda kız veya kadın, çok hassas olmalıdır.

    Başından böyle işler geçmemiş bir gence, bunlar anlamsız gelir. Çünkü birine gönlünü kaptıran genç, kendisine verilecek nasihati, deli saçması kabul eder. Onun için Peygamber efendimiz, (Sevgi insanı sağır ve kör eder) buyurdu.

    Sağıra ne anlatsanız duymaz. Köre bütün renkleri gösterseniz, birini diğerinden ayıramaz. Seven kimsenin de gözüne bir şey görünmez. Morfinman gibi olur. Her bakımdan yanlış da olsa, yine onunla evlenmeyi ister.

    Bütün bu mahzurlarından başka asıl önemli olan, dinimiz, nikâhsız gezip tozmayı haram etmiştir. Haram edilen bir şeyde ise, fayda aranmaz. Bir hadis-i şerif meali şöyledir:
    (Allahü teâlâ haramda şifa tesiri yaratmadı.) [Buhari, Hâkim]

    Evlenecek olsalar bile, dini nikahı olmayan erkekle kadın, dinen birbirine yabancıdır. Bu konudaki birkaç hadis-i şerif meali şöyledir:
    (Erkeğin kadına, kadının da erkeğe [şehvetle] bakması haramdır.) [Taberani]

    (Kişinin başına demirden bir şişin batırılması, nikah düşen bir kadına dokunmasından daha hafif kalır.) [Taberani, Beyheki]

  4. Teşekkür edenler leyla-1, mir_erhan Bu yazı için teşekkür etti
    Beğenenler leyla-1, mir_erhan Bu yazıyı beğendi
  5. #3
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 21.01.13
    Mesajlar: 6.699
    Teşekkür ve Beğeni

    (Yabancı kadınla kucaklaşan, şeytanla beraber zincire vurulup ateşe atılır.) [Şirââ‚]

    (Kadınlarla bir arada yalnız kalmaktan sakının. Allahâ yemin ederim ki, bir kişi bir kadınla yalnız kalınca, aralarına şeytan girer. Bir kimsenin çamurlu bir domuzla sıkışmış durumda olması, o kimse için kendine helal olmayan bir kadına dokunmasından daha hafiftir.) [Taberani]

    (Ey gençler, namusunuzu koruyun, zina etmeyin! İyi bilin ki, namusunu koruyana Cennet vardır.) [Hakim]

    (Kötülükten korunmak için, nikahlı yaşayın ve iffetli olun!) [İbni Asakir]

    (Ey kadınlar, ancak mahreminiz olan erkeklerle konuşun, mahreminiz olmayanlarla konuşmayın!) [İbni Said]

    (Yabancı kadına şehvetle bakmak göz zinasıdır, onu tutmak el zinasıdır, ona gitmek ise ayakların zinasıdır.) [R.Nasıhin]


  6. Teşekkür edenler leyla-1 Bu yazı için teşekkür etti
    Beğenenler leyla-1 Bu yazıyı beğendi
  7. #4
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 21.01.13
    Mesajlar: 6.699
    Teşekkür ve Beğeni


  8. Teşekkür edenler leyla-1 Bu yazı için teşekkür etti
    Beğenenler leyla-1 Bu yazıyı beğendi
  9. #5
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 21.01.13
    Mesajlar: 6.699
    Teşekkür ve Beğeni

    HARAMMM....

  10. Teşekkür edenler leyla-1 Bu yazı için teşekkür etti
    Beğenenler leyla-1 Bu yazıyı beğendi
  11. #6
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 21.01.13
    Mesajlar: 6.699
    Teşekkür ve Beğeni


  12. Teşekkür edenler leyla-1 Bu yazı için teşekkür etti
    Beğenenler leyla-1 Bu yazıyı beğendi
  13. #7
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 21.01.13
    Mesajlar: 6.699
    Teşekkür ve Beğeni


  14. Teşekkür edenler leyla-1 Bu yazı için teşekkür etti
    Beğenenler leyla-1 Bu yazıyı beğendi
  15. #8
    Kıdemli Moderator
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 14.09.07
    Yer: Şehr-i DONDURMA
    Mesajlar: 30.722
    Teşekkür ve Beğeni



    Ayet-i Kerimenin zinaya yaklaşmayın demesi çok manidardır...
    Aslında ona götüren yollara da girmemek gerekiyor...



  16. Teşekkür edenler leyla-1, Dil_Dar Bu yazı için teşekkür etti
    Beğenenler leyla-1, Dil_Dar Bu yazıyı beğendi
  17. #9
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 21.01.13
    Mesajlar: 6.699
    Teşekkür ve Beğeni

    Dinimizde Evleneceğiniz kişi ile Yüz Yüze Sadece Bir kere ve 3. bir kişinin
    refakati ile görüşebilirsiniz. Yani o ve siz bir odaya çekilir uzun uzun birbirinizi tanımak için konuşursunuz Dedikodu Gıybet olmasın diye de genelde Bayan Tarafından 3. Bir Şahıs aynı evin içinde (farklı oda olabilir) sizinle beraber olmalıdır. şimdide Konunun Sorularla islamiyetteki
    Ahmet Şahin in Aile ilmihalinden alınan cevabını paylaşalım;


    islamda Flört çıkmak sevgili olmak var mı?

    1- Flört Müslümanlarların lügatında yeri olan bir kelime olmadığı gibi, ifade ettiği mânâ da Müslümanlarda hayat bulan bir olay değildir. Flörte kimler ne mânâ yüklerse yüklesin. İslâm böylesine hissi bir konuda erkekle kadına sınırlar çizer ve Efendimizin meşhur ikazı iki tarafı da kesin ölçülerle korumaya alır, muhafaza eder.

    Nedir Efendimizin kesin ve çok makul olan ikazı?

    – Yabancı bir kadınla bir erkek iki ikiye, baş başa kalırlarsa üçüncüleri şeytandır!

    Evet, biribirine yabancı iki karşı cinsin tenha bir yerde baş başa kalışları; hislerinin isyanına, yaratılışta var olan duyguların ayaklanmasına vesile teşkil eder. Cinsi hislerin ayaklanması ve isyanından sonraki safhaları ise kimse kestiremez. Nerede başlar, nerelere kadar gider. Zaten toplum hayatındaki pişmanlıkların, hatta cinayetlerin ve kötülüklerin büyük çoğunluğunun bu ikaza kulak asmayıştan, aradaki sınırı aşıp taşmaktan kaynaklandığı da yaşanan günlük olaylarla sabittir.
    Bunun istisnası yok mu, her kadın, her erkek böyle mi?

    Elbette öyle bir iddiamız olmaz. Elbette her kaidenin istisnası olur. Lakin istisnalar hep müstesna kalır, umumi hükmü değiştirmez. Bildiğim gerçek odur ki kadın kendisini şaibe altına sokacak laubaliliklerden uzak kalmalı, kolay elde edilen, kolayca da terk edilen eğlence metaı haline gelmemelidir.

    Bilindiği üzere kolay elde edilen şeyin kıymeti pek bilinmez, kolayca da terk edilmesinde mahzur düşünülmez. Değerli şeyler ise hep zor elde edilir, böylece de kolayca terk edilmezler. Kadın değerlerin en yücesi, itibarını korunması lazım gelenlerin de en önde gelenidir. Kadının bir gün falanın yanında, öteki günü de filanın kolunda olması, bir başka gün ise kimin yanında olacağının bilinmez hale düşmesi, onu hayatı boyunca itibarsızlığa mahkum eder. Bir değerli hayatı böylesine değersiz ve itibarsız hale düşüren şeye ise siz ister flört deyin, isterse başka bir şey; ne savunulur ne de sonucu basite alınacak bir doğallık olarak görülebilir.

    Yine bir kudsi beyandan öğrenmekteyiz ki sonu evliliğe varmayan gayrımeşru yakınlaşmalardan taraflar öylesine pişmanlık duyacak ki ahirette:

    – Keşke ateş parçası tutsaydım da böyle sonuçlar verecek başlangıçlar yapmasaydım diye feryat edeceklerdir.
    Ama bunun faydası olmayacaktır. Çünkü ok yaydan çıkmış, kurşun hedefi vurmuş; tamiri mümkün olmayan tahribat vaki olmuştur.

    Onun içindir ki dindar ailelerde kadın, kuracağı yuvada mutlu ve huzurlu olmak için geride şaibeli bir geçmiş bırakmamaya çok dikkat eder, vardığı yerde başına kakılacak bir sürü yanlışların sahibi olmama konusunda büyük titizlik gösterir. Bu dikkat ve titizliğinden dolayı da ömür boyu sevinç duyar, itibar sahibi olmanın mutluluğunu yaşar.

    Kadını tertemiz mutlu bir ailenin kurucusu değil de, günlük zevklerin malzemesi haline getiren erkekler, yahut da kendilerini bu duruma düşürmüş kadınlar elbette konuyu bizim gibi yorumlamayacak, hallerine uygun düşen hayatın savunucusu olacaklardır. Böylelerine bizim ne söyleyecek sözümüz, ne de verecek cevabımız olur. Kendi düşen ağlamazdan başka.

    Ahmed Şahin, Aile İlmihali, 142.

  18. Teşekkür edenler leyla-1 Bu yazı için teşekkür etti
    Beğenenler leyla-1 Bu yazıyı beğendi
  19. #10
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 21.01.13
    Mesajlar: 6.699
    Teşekkür ve Beğeni


  20. Teşekkür edenler leyla-1 Bu yazı için teşekkür etti
    Beğenenler leyla-1 Bu yazıyı beğendi
Sayfa 1 Toplam 11 Sayfadan 123 ... SonuncuSonuncu

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Bu Konu için Etiketler

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu açma yetkiniz yok
  • Cevap yazma yetkiniz yok.
  • Eklenti yükleme yetkiniz yok.
  • Mesajınızı değiştirme yetkiniz yok.
  •