Sayfa 2 Toplam 7 Sayfadan BirinciBirinci 1234 ... SonuncuSonuncu
11 den 20´e kadar. Toplam 67 Sayfa bulundu
Like Tree2Kişi Beğendi

Konu: Sabır ve Şükür

  1. #11
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 04.01.09
    Yer: -55- سا مْ سونْ
    Yaş: 29
    Mesajlar: 1.879
    Blog Mesajları : 1

    * ŞÜKÜR ile ilgili AYET VE HADİSLERden bir demet *

    Verilen herhangi bir nimetten dolayı, bu nimeti verene karşı söz, fiil veya kalb ile gösterilen saygı ve karşılık, iyiliğin kıymetini bilme ve iyilik yapana bu hissi gösterme, nimet ve iyiliği anıp sahibini övme.

    * Rabbinin nimetine ihsanına gelince, onu minnet ve şükranla an *

    * Gerçekten İbrãhim, Hakka yönelen, Allaha itaat eden bir önder idi. Allaha ortak koşanlardan değildi. Allahın nimetlerine Şükrediciydi. Çünkü Allah, onu seçmiş ve doğru yola iletmişti *

    * Onlar Süleymana kalelerden, heykellerden, havuzlar kadar geniş leğenlerden, sabit kazanlardan ne dilerse yaparlardı.Ey Dâvud ailesi, şükredin! Kullarımdan şükreden azdır *

    * Siz hiç bir şey bilmezken Allah, sizi analarınızın karnından çıkardı şükredesiniz diye size kulaklar, gözler ve kalpler verdi *

    * Yüce Allah diyor ki Ey kullarım! Geçmiş ve gelecek, siz bütün ins ve cinler bir araya gelerek, aranızdaki en muttaki kimsenin kalbi gibi olsanız, sizin bu durumunuz, Benim hakimiyetimi zerre kadar artırmaz. Gene ey kullarım! Geçmiş ve gelecek bütün ins ve cin bir araya toplansanız, aranızdaki en günahkâr birinin kalbi gibi olsanız, benim hakimiyetime en ufak bir noksanlık getiremezsiniz. Ey kullarım! Hakkınızda itibar ettiğim şey, amellerinizdir. Daha sonra siz onlara göre eksiksiz olarak mükafatlandırılacak veyâ cezalandırılacaksınız. Öyleyse kim bir hayır işlemeye muvaffak olursa, bundan dolayı Allaha şükretsin. Kim de hayrın dışında başka bir şey işlerse, bundan dolayı da kendi nefsini suçlasın *

    * Lûtun kavmi de uyarıcı peygamberleri yalanladı. Biz de üstlerine taş yağdıran bir fırtına gönderdik. Ancak Lût ailesi müstesna, katımızdan bir nimet olarak onları seher vaktinde kurtardık. Biz şükredeni böyle mükafatlandırırız *

    * Şükreden, ancak kendisi için şükretmiş olur. Nankörlük eden de bilsin ki, Allah müstağnidir, her türlü övgüye layıktır *

    Kaynak :
    * Riyasüz Salihin
    * Lokman, 31/12
    * Duha, 93/11
    * Nahl, 16/120, 121, 78
    * Sebe, 34/13
    * Ahmed b. Hanbel, V, 160
    * Müslim, Birr, 55
    * Tirmiz, Kıyâm, 48
    * İbni Mace, Zühd, 30
    * Kamer, 54/33
    Konu ismaile tarafından (23-05-2009 Saat 12:43 ) değiştirilmiştir.

  2. #12
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 21.10.07
    Yer: van
    Yaş: 26
    Mesajlar: 306

    elleriniz dert görmesin paylaştığınız için sağolun.eyvallah

  3. #13
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 04.01.09
    Yer: -55- سا مْ سونْ
    Yaş: 29
    Mesajlar: 1.879
    Blog Mesajları : 1

    Alıntı armour´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    elleriniz dert görmesin paylaştığınız için sağolun.eyvallah
    Sağol kardeşim selametle ...

  4. #14
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 24.05.09
    Mesajlar: 2

    çOk gzll sözler we çok gzll site ii ki bulmşm böle bi siteyi Dünyaya nie geldiqmizi Unuttmş ademoqlu için gzll mekan Müslüman kardeşlerim we büyüklerim herşey için saolun ALLAH HEPİNİZDENDE Razı oLsn

  5. #15
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 04.01.09
    Yer: -55- سا مْ سونْ
    Yaş: 29
    Mesajlar: 1.879
    Blog Mesajları : 1

    Hak Teala razı olur inşALLAH
    Konu ismaile tarafından (27-05-2009 Saat 21:20 ) değiştirilmiştir.

  6. #16
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 01.02.07
    Mesajlar: 998

    allah razı olsun

  7. #17
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 19.12.08
    Yaş: 24
    Mesajlar: 1.042

    ALLAH razı olsun kardeşimm

  8. #18
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 04.01.09
    Yer: -55- سا مْ سونْ
    Yaş: 29
    Mesajlar: 1.879
    Blog Mesajları : 1

    Hak Teala hepimizden razı olsun inşALLAH hayırlı akşamlar

  9. #19
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 04.01.09
    Yer: -55- سا مْ سونْ
    Yaş: 29
    Mesajlar: 1.879
    Blog Mesajları : 1

    Şükür ve hamd

    Sual: Şükür nedir?
    CEVAP
    İslam âlimleri şükrü şöyle tarif etmişlerdir:
    Şükür, her nimetin Allah’tan geldiğini bilip dil ile de hamd etmektir. Allahü teâlânın emirlerini yapıp yasak ettiklerinden sakınmak şükretmek olur. İnsanların hidayeti için çalışmak, onları irşat etmek de şükür sayılır.

    Şükür, Allahü teâlânın verdiği nimetleri yerinde sarf etmek, günahlardan kaçınmaktır. İnsan, Rabbin verdiği nimetlerle günah işlerse, nankörlük etmiş olur.

    Şükür, nimeti değil, nimeti vereni görmektir. Nimeti vereni bilip gereğiyle amel etmektir. Bu amel, kalb, dil ve diğer azâlarla olur. Kalb ile iyiliğe niyet eder. Dil ile hamd eder, şükrünü açıklar. Uzuvlarla şükür ise, Allahü teâlânın verdiği nimetleri yerli yerinde kullanmaktır. Mesela gözün şükrü, müslümanların, arkadaşların kusurunu görmemektir. Kulağın şükrü, söylenilen ayıpları duymamış olmaktır.

    Şükür, Allahü teâlânın verdiği nimetleri Onun sevdiği yerlerde kullanmaktır. Allahü teâlâ bir kula birbirini takip eden çeşitli nimetler verince, kul buna layık olmadığını düşünüp utanması da şükür olur. Şükürdeki kusurunu bilmesi de şükür olur. Şükredemiyoruz diye özür beyan etmesi de şükürdür. (Allahü teâlâ, kusurlarımı örtüyor) demesi de şükürdür. Şükür vazifesini yerine getirmenin Allahü teâlânın bir lütfu olduğunu düşünmek de şükürdür.

    Şükür, kendini o nimete layık görmemektir. Şükür, İslamiyet’e uymak demektir.
    Şükür, yapılan iyiliği anarak ihsan edeni övmektir. Yani dil ile teşekkür de şükürdür.

    Nimeti muhafaza ve artırmak için
    Şu üç şeyi yapan tam şükretmiş olur:

    1- Gelen her nimeti Allah’tan bilip şükretmek.
    2- Allahü teâlânın verdiği her şeye razı olmak.
    3- Nimetlerden istifade edildiği müddetçe, Allahü teâlâya isyan etmemek.
    Şükür, hem eldeki nimeti yok olmaktan kurtarır, hem de yeni nimetlere kavuşturur.

    Kuran-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
    Bana şükredin, nankörlük etmeyin!) (Bekara 152)

    (Allah’tan sakının ki şükredebilesiniz.) [Nisa 123]

    (Şükrederseniz elbette nimetimi artırırım.) (İbrahim 7)

    Allahü teâlâ, şükredene bol bol nimet verir. (Fâtır 30)
    Hazret-i İbrahim, Rabbinin nimetlerine şükretti, Rabbi de onu doğru yola iletti. (Nahl 121)


    Cenab-ı Hak, kudretinin eseri olarak insanların istifadesi için birçok hayvan yaratmıştır. Kimine binilir, kiminin etinden, sütünden, yününden, derisinden vesairesinden istifade edilir. (Yâsin 71-73)
    Bu hayvanlar, şükretmemiz için istifademize verilmiştir. (Hac 36)

    Çoğu bilmez, azı şükreder
    Allahü teâlâ, insanlara bol nimet vermiştir; fakat insanların çoğu şükretmez. (Bekara 243, Yunus 60, Neml 73, Mümin 61)

    Allahü teâlâ, çeşitli nimetler verdiğini, fakat şükredenlerin az olduğunu, az şükredildiğini bildiriyor. (Secde 9, Sebe 13, Araf 10, Müminun 78, Nahl 78, Mülk 23)


    Kıymetli şeyler ekseriya az olur. Mesela altın pek çok olsa, bu kadar kıymeti olmaz.

    Azların kıymetli olduğunu bildiren âyet-i kerimelerden birkaçı şöyle:
    Emrimiz gelip, tandırdan sular kaynamaya başlayınca, [Hazret-i Nuha] "Her cinsten birer çifti ve aleyhine hükmedilmiş olanın dışında kalan çoluk çocuğunu ve inananları gemiye bindir" dedik. Pek azı, onunla beraber iman etmişti. (Hud 40)

    İnanıp yararlı iş işleyenler bunun dışındadır ki sayıları da çok azdır! (Sad 24)
    İsrailoğullarından, "Allah’tan başkasına kulluk etmeyin, ana-babaya, yakınlara, yetimlere, düşkünlere iyilik edin, insanlarla güzel konuşun, namazı kılın, zekatı verin" diye söz almıştık. Sonra pek azınız müstesna, sözünüzden döndünüz. (Bekara 83)

    İnkârlarından dolayı, Hak teâlâ, onları lanetlemiştir. Onların pek azı inanır. (Bekara 88)

    Allah yolunda savaşacaklarını söylemişlerdi ama savaş onlara farz kılınınca, azı hariç, yüz çevirdiler. (Bekara 246)

    Nice az topluluk, çok topluluğa Allah’ın izniyle üstün gelmiştir, Allah sabredenlerle beraberdir. (Bekara 249)

    Allah’ın size bol nimeti ve rahmeti olmasaydı, pek azınız hariç, şeytana uyardınız. (Nisa 83)

    İçlerinden pek azı hariç, onlardan daima bir hainlik görürsün, yine de sen, onları affet ve aldırış etme! Allahü teâlâ, iyilik edenleri elbette sever. (Maide 13)

    Yaptıklarının cezası olarak, bundan böyle az gülsünler, çok ağlasınlar. (Tevbe 82)

    Günahlarımızı düşünerek elbette üzülmemiz, ağlamamız gerekir. (Az gülsünler) demek, (Güler yüzlü olmayın) demek değildir. Müslüman her zaman güler yüzlü olur. Fakat günahlarını düşünerek üzülür ve ağlar.

    Namaz, şükür ve kanaat
    Namazı doğru kılan, Allahü teâlânın sayılamayacak kadar çok olan bütün nimetlerine şükretmiş sayılır. Nitekim, (Namaz, şükrün bütün aksamını câmidir) buyurulmuştur. Demek ki doğru namaz kılan şükretmiş olur. Namaz kılmayan ise, nankörlük etmiş olur.

    Hadis-i kudsilerde buyuruldu ki:
    (Beni anan şükretmiş, beni unutan nankörlük etmiş olur.) [Hatib]

    (Bir kimse, kendine verdiğim nimeti benden bilip kendinden bilmezse, nimetlerin şükrünü eda etmiş olur. Bir kimse de, rızkını kendi çalışması ile bilip, benden bilmez ise, nimetin şükrünü eda etmemiş olur.) [İ.Gazali]

  10. #20
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 04.01.09
    Yer: -55- سا مْ سونْ
    Yaş: 29
    Mesajlar: 1.879
    Blog Mesajları : 1

    Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Kanaat eden, en çok şükredenlerden sayılır.) [İbni Mace]

    (Kıyamette “Şükredenler gelsin!” diye seslenilir. Onlar bir bayrak altında Cennete girer. Bunlar, darlık ve genişlikte, her hâlükârda Allahü teâlâya şükredenlerdir.) [İ.Gazali]

    (Bir nimet için, Elhamdülillah diyen, daha iyisine kavuşur.) [T.Gafilin]

    (Yiyip içtikten sonra Elhamdülillah diyen Cennete girer.) [Hakim]

    (Bir nimet için Elhamdülillah diyen, nimetin şükrünü eda etmiş olur.) [Beyheki]

    (İnsanlara teşekkür etmeyen kimse, Allahü teâlâya şükretmez. Aza şükretmeyen de, çoğa şükretmez. Allahü teâlânın nimetini söylemek şükürdür, hiç bahsetmemek ise nankörlüktür.) [Beyheki]

    (Nimete şükür, o nimetin gitmesine karşı emandır.) [Deylemi]

    (Nimete kavuşunca şükreden, belaya uğrayınca sabreden, haksızlık yapınca af dileyen, zulme uğrayınca bağışlayan, emniyet ve hidayettedir.) [Taberani]

    (İyiliği anmak şükür, iyiliği gizlemek nankörlüktür.) [Ebu Davud]

    (Bir kimse, kavuştuğu nimeti her hatırlayışta, Allah'a şükrederse, Allahü teâlâ da, onun her şükrüne karşı yeniden sevab verir. Kim de başına gelen musibeti her hatırlayışta, "İnna lillah ve inna ileyhi raciun" derse, Allahü teâlâ da her seferinde onun sevabını artırır.) [Tirmizi]

    Mümin kabirde doğru cevap verince, hemen o anda kabrin sağ tarafından ay yüzlü bir kişi çıka gelir. (Ben senin, dünyada, sabrından ve şükründen yaratıldım. Kıyamete kadar, sana yoldaş olurum) der. Ne mutlu sabredip şükredenlere...

    Hâline şükret, haset etme
    Nice fakirler vardır ki, bir lokma ekmek kazanınca, Allahü teâlâya şükreder ve zenginlerin hâlini düşünmez bile. Nice zenginler de vardır ki, milyarlarına daha birkaç milyar ekleyemediği için üzüntü içindedir. Kıskanç insan, başka bir insanın kendinden iyi giyinmesini, iyi yaşamasını hazmedemez. Yani onun boyunu bosunu, güzelliğini, çalışkanlığını, başarısını kıskanır. Daha kötüsü, onun başına gelen fenalıklara sevinir.

    İşte bu hâl, kıskançlığın en kötü derecesidir. Böyle insandan, Allahü teâlânın yardımı kesilebilir. Daha da mahrum olur. İyi kalbli ve herkesin iyiliğini isteyen insan, Allahü teâlânın himayesinde demektir.

    Bir hadis-i şerifte, (Bir müslüman, kendisine istediği bir iyiliği, başka bir müslüman için istemezse ve bir müslüman, kendisine gelecek bir kötülüğü, istemediği halde, o kötülüğü başka bir müslüman için isterse, onun imanı tam değildir) buyuruldu. Yani, Peygamber efendimiz yalnız kendisini düşünenleri beğenmiyor. Başka müslümanları düşünenleri beğeniyor ve öyle yapmalarını istiyor. Düşünün bir kere; bütün dünya, Peygamber efendimizin bu emirlerini yapmış olsa, dünyada kavga, gürültü kalır mı?

    Haset, tekebbüre sebep olur. Başkasında bulunan nimetlerin ondan ayrılarak kendisine gelmesini ister. Onun haklı olan sözlerini ve nasihatlerini reddeder. Ondan bir şey sorup öğrenmek istemez. Kendinden yüksek olduğunu bildiği halde, ona tekebbür eder. İmam-ı Gazali hazretleri, (Bütün kötülüklerin başı, kaynağı üçtür: Haset, riya, ucub) buyurdu.

    Haset eden, çekemediği kimseyi gıybet eder, çekiştirir. Onun malına, canına saldırır. Kıyamette, bu zulümlerinin karşılığı olarak, hasenatı alınarak ona verilir. Haset edilendeki nimetleri görünce, dünyası azap içinde geçer. Uykuları kaçar. Hayır hasenat işleyenlere, on kat sevap verilir. Haset bunların dokuzunu yok eder, birisi kalır. Haset edenin duası kabul olmaz.


Benzer Konular

  1. Sabır ve Şükür
    Konu Sahibi imported_Mehmet_Aydin Forum Dini sohbet
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 28-04-2009, 13:11
  2. Sabır ve Şükür (1)
    Konu Sahibi imported_Mehmet_Aydin Forum Dini sohbet
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 28-04-2009, 13:09
  3. Sabır ve şükür
    Konu Sahibi lütfi Forum Dini sohbet
    Cevaplar: 8
    Son Mesaj: 11-02-2009, 22:45
  4. Sabır ve şükür
    Konu Sahibi lütfi Forum Sesli Görüntülü Dini Sohbetler
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 11-02-2009, 14:59
  5. Şükür ve Sabır üzerine ...
    Konu Sahibi nihalim Forum Nasihatler
    Cevaplar: 16
    Son Mesaj: 30-06-2008, 00:20

İşaretlemeler

Yetkileriniz

  • Konu açma yetkiniz yok
  • Cevap yazma yetkiniz yok.
  • Eklenti yükleme yetkiniz yok.
  • Mesajınızı değiştirme yetkiniz yok.
  •