Islamiyet.gen.tr - islami forum
Geri git   Islamiyet.gen.tr - islami forum > >

Text here

account_circle Kayıt ol help Yardım Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et

Dini sohbet Dini sohbet bölümü

Etikenlenen Kullanıcılar

Cevapla
 
Seçenekler Stil
orumceq orumceq isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kayıtlı Kullanıcı
orumceq - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Forum ÜyesiForumdaki Yaşınız
Üyelik tarihi11.01.08
Mesajlar42
Alt 06-03-2012, 17:11
#1
Çalıştığım için gündüz namazlarımı vaktinde kılamayıp akşam gelip hepsini kaza ediyorum ama öğle ve ikindiyi nasıl cem edip kılabilirim? yani 8 rekatın hepsini selam vermeden mi kılacağım bu konuda bilgisi olan arkadaşlar yardım ederse çok sevinirim şimdiden teşekkür ederim.
Alıntı ile Cevapla
orumceq orumceq isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kayıtlı Kullanıcı
orumceq - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Forum ÜyesiForumdaki Yaşınız
Üyelik tarihi11.01.08
Mesajlar42
Alt 07-03-2012, 08:29
#2
15 kişi okumuş ancak kimse cevaplamamış valla şaştım bu kadar zor mu yardım etmek
Alıntı ile Cevapla
kardelele kardelele isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kayıtlı Kullanıcı
kardelele - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Forum Üyesi14,000+ Mesajlı ÜyeForumdaki Yaşınız
Üyelik tarihi28.01.09
Mesajlar14.422
Nerdenistanbul
Alt 07-03-2012, 09:12
#3
Mukimken iki namazı cem etmek
Bir harac, yani bir sıkıntı, bir meşakkat olursa, iki namaz Hanbelî mezhebi taklit edilerek cem edilebilir; çünkü S. Ebediyye’de, (Namaz kılmak için işlerinden ayrılmaları mümkün olmayanların, Hanbeli mezhebini taklit ederek iki namazı cem etmeleri caizdir) diyor. Namaz kıldığı için maişetine zarar gelmese bile, siciline işlenebiliyorsa veya başka mahzurları varsa, onların gözleri önünde kılmamak için iki namazı, mukimken cem etmek caiz olur. Caiz olan durumlardan birkaç örnek verelim:
1- Ebe doğumdaysa, namaz kazaya kalacaksa, iki namazı cem caiz olur.

2- Ameliyattaki doktorun namazı kazaya kalacaksa, iki namazı cem etmesi caiz olur.

3- Öğrenci sınavdayken namaz kazaya kalacaksa, iki namazı cem caiz olur.

4- Abdest ve namaz kılmakta zorluk çeken hasta veya yaşlı, iki namazı cem edebilir.

5- Uçakta abdest alıp namaz kılmak zor olacaksa, iki namazı cem caiz olur.

6- Abdest veya namaz için yer bulunmazsa, iki namazı cem caiz olur.

7- Abdest ve teyemmüm için zorluk varsa, iki namazı cem caiz olur.

8- Güvenlik görevlisinin namaz kılma imkânı yoksa iki namazı cem etmesi caiz olur.

9- Dağda, gurbette, kışta kalıp vakitleri anlamak zor olursa, iki namazı cem caiz olur.

10- Yağmur, fırtına gibi sebeple namaz kaçacaksa, iki namazı cem caiz olur.

11- Namazı tuvalette bile kılma imkânı yoksa iki namazı cem caiz olur.

12- Mescidi olmayan otel, restaurant, hava limanlarında, uluslararası toplantılarda, namaz kazaya kalacaksa, iki namazı cem etmek caiz olur.

13- Gayrimüslimlerin de katıldığı iftar yemeklerinde namaz kılmak, fitneye sebep olacaksa, iki namazı cem caiz olur.

14- Önemli bir toplantıda bulunan bir memur, toplantıyı bırakırsa işine, maişetine zarar gelecekse, iki namazı cem caiz olur.

15- Şehirlerarası yolculukta, otobüs durmayacaksa, yanında hastası varsa yahut ikinci otobüs için parası yoksa bunun gibi sebeplerle iki namazı mukimken de cem caiz olur.

16- İstanbul gibi trafik problemi olan bir yerde, şehir içinde özel arabasıyla giderken trafik sıkışıp namaz kazaya kalacaksa, mukimken de cem caiz olur.

17- Boğulacak olanı kurtarırken namaz vakti çıkacaksa, iki namazı cem caiz olur.

18- Namaz kılarken düşmanın, anarşistin veya eşkıyanın bir zarar verme ihtimali varsa, iki namazı cem edebilir.

19- Yeni Müslüman olmuş kimse, namaz kıldığı görülürse bir zarara uğrama ihtimali varsa, iki namazı cem edebilir.

20- Abdesti bozan özrü olan, mesela ishalini veya idrarını tutamayan, çıbanından, yarasından kan akan, basurdan kan, fistüllerden, göbekten akıntı çıkan, elde olmadan gaz kaçıran yani gelen yeli tutamayan, ağız dolusu kusan, bunlar gibi abdesti bozan bir özrü olan kimsenin, iki namazı cem etmesi caiz olur.
Alıntı ile Cevapla
Muhtazaf Muhtazaf isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kayıtlı Kullanıcı
Muhtazaf - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Forum Üyesi8,000+ Mesajlı ÜyeForumdaki Yaşınız
Üyelik tarihi30.03.08
Mesajlar8.876
Alt 07-03-2012, 09:43
#4
İKİ NAMAZI BİR VAKİTTE KILMAK (CEM`)

Cem` kelimesi, sözlük anlamı itibariyle "iki veya daha fazla şeyi bir araya getirmek, toplamak" anlamlarına gelir. Cem`in fıkıhtaki terim anlamı ise, "birbirini takip eden iki namazın (öğle ile ikindinin veya akşam ile yatsının), bu ikisinden birinin vaktinde, birlikte ve peşipeşine kılınması"dır. Eğer bu birlikte kılma birinci namazın vaktinde ise buna cem`-i takdîm, ikincisinin vaktinde ise cem`-i te'hîr denilir.

Âlimler, hac zamanında Arafat'ta öğle ile ikindinin öğle namazının vaktinde birlikte kılınması (cem`-i takdîm) ve Müzdelife'de akşam ile yatsının yatsı namazının vaktinde birlikte kılınması (cem`-i te'hîr) konusunda görüş birliği etmişlerdir. Bu iki yer dışında iki namazı cemederek birlikte kılmanın câiz olup olmadığında ve cemetmeyi câiz kılan mazeretlerin neler olduğunda farklı görüşler öne sürmüşlerdir.

Hanefî mezhebinde, hac zamanında Arafat ve Müzdelife'deki cem`in dışında, iki namazın bir vakitte cemedilmesi câiz görülmez. Bununla birlikte Hanefîler'e göre yolculuk, yağmur gibi cem`i mubah kılan mazeretlerin bulunması durumunda şöyle bir cem` uygulaması mümkündür: Bir namaz (öğle veya akşam), diğer namazın (ikindi veya yatsı) vaktinin girmesine yakın bir zamana kadar geciktirilip, bu namazın kılınmasından sonra diğerinin vaktinin girmesi ve bu namazın da kendi vaktinde kılınması mümkündür. Bu uygulamada, bir namaz hemen diğerinin ardından kılındığı için buna "cem`ü'l-fiil" ve "cem`ü'l-muvâsala" denildiği gibi, bir namaz son vaktinde diğeri de ilk vaktinde olmak üzere her namaz kendi vakti içinde kılınmış olacağı için buna "mânevî cem`" ve "şeklî (sûrî) cem`" de denilir. Bu şekildeki cem`, yukarıda tanımı verilen gerçek anlamda bir cem` değildir. Çünkü bu uygulamada vakit değil, fiil birleştirilmektedir.

Ebû Hanîfe, arefe günü Arafat'ta birlikte kılınan öğle ve ikindi namazının cemaatle kılınmasını şart koştuğu halde diğer mezhepler bu şartı aramazlar. Cem` ile namaz kılınırken bir ezan okunur, fakat iki namaz için ayrı ayrı kamet getirilir. Öğle namazının farzı eda edildikten sonra sünnet kılınmaksızın ikindi namazına geçilir. İkindi namazı öğle namazına tâbi olduğundan, öğle namazı herhangi bir nedenle sahih olmamışsa ikindi namazının da öğle ile birlikte iade edilmesi gerekir. Müzdelife'de ise akşam ile yatsı namazı tek ezan ve tek kamet ile kılınır. Akşamın farzı ile yatsının farzı arasında sünnet namaz kılınmaz. Arada sünnet kılınmışsa yatsı için tekrar kamet getirilir.

Diğer mezheplerde cem`, belirli sebep ve şartlarla câiz görülmüştür. Şiî-Ca`ferî mezhebinde ise, hiçbir mazerete gerek olmaksızın iki namazın bir vakitte cemedilmesi câizdir. Cem`i kabul edenlere göre, iki namazın cemedilmesini câiz kılan sebepler, ayrıntıdaki görüş ayrılıkları bir tarafa bırakılacak olursa şunlardır: 1. Yolculuk (sefer), 2. Yağmur, çamur, kar, dolu, 3. Hastalık, 4. İhtiyaç ve meşguliyet.

1. Yolculuk. Hanefîler dışındaki çoğunluk âlimler, yolculuğu bir mazeret kabul ederek, yolculukta cem` yapılmasını câiz görmüşlerdir. Ancak bazı ayrıntılarda aralarında görüş ayrılığı vardır. Buna göre Mâlikîler, cem` yapmanın câiz olabilmesi için yolculuğun yorucu bir yolculuk olmasını şart koşarken, Şâfiîler ve Hanbelîler, yorucu olup olmamasına bakılmaksızın yolculuğun her hâlükârda cem` için bir mazeret olduğunu söylerler. Bu noktada Şâfiîler, Mâlikîler'in ve Hanbelîler'in aksine, ayrı bir şart ileri sürerek, cem` yapmayı câiz kılan yolculuğun, herhangi bir yolculuk değil, namazların kısaltılmasını câiz kılan nitelik, süre veya mesafedeki yolculuk olduğunu söylerler. Bu arada yolculuğun türüne ve amacına bağlı olarak da bazı görüş ayrılıkları ortaya çıkmıştır. Kimi Mâlikîler, deniz yolculuğunu da sefer hükmünden istisna etmişlerdir.

2. Yağmur, Kar, Dolu. Yağmur, şiddeti konusundaki görüş ayrılıkları bir tarafa bırakılacak olursa, Mâlikî, Şâfiî ve Hanbelî mezheplerinde, yolcu olmayan (mukim) kişiler için bir mazeret kabul edilmiş ve böyle günlerde namazın cem`i belli şartlarla câiz görülmüştür. Mâlikîler ve Hanbelîler, sadece akşam ile yatsının mescidde cem`-i takdîm olarak cemedilmesini câiz görürken, Şâfiîler buna öğle ve ikindinin cem`ini de ilâve etmişlerdir. Bu ve benzeri sebepler, evde değil, sadece mescidde cemaatle birlikte cem` yapmayı câiz hale getirir.

Şâfiîler, yerlerin çamurlu olmasını cem` yapmayı câiz kılan mazeret kabul etmezken, Hanbelîler bunu bir mazeret saymış, Mâlikîler ise cem`in câiz olabilmesi için çamurla birlikte zifiri karanlık durumunun bulunmasını şart koşmuşlardır.

3. Hastalık. Mâlikîler'e göre hasta bir kişi, ikinci bir namazın vaktine kadar durumunun namaz kılamayacak derecede kötüleşeceğinden veya bayılacağından endişe ediyorsa, cem` yapabilir. Hanbelîler de hastalık sebebiyle meşakkat söz konusu olduğunda cem`i câiz görmüşler ve emzikli kadını, istihâze kanı gören kadını, özür sahibi kişileri ve her vakit için abdest almaktan âciz olan kişileri de aynı hükümde tutmuşlardır. Şâfiîler'e göre ise hastalık sebebiyle cem` câiz değildir.

4. İhtiyaç, Meşguliyet ve Sıkıntı. İhtiyaç ve sıkıntı sebebiyle cem` genelde câiz görülmemiştir. Cem` konusunda en geniş görüşe sahip olan Hanbelî mezhebinde sıkıntı ve meşguliyetin cem`i câiz kılacağı söylenmektedir. Hanbelî fakihi Ebû Ya`la'nın bu hususta getirdiği ölçü şudur: "Cumanın ve cemaatle namazın terkedilmesini câiz kılan her sebep, cem`i de câiz kılar". İbâzî mezhebine göre ise, namazın vaktinde kılınmasında sıkıntı doğuran her mazeret cem` için bir sebep teşkil eder. İbn Sîrîn, İbn Şübrüme, Eşheb gibi ünlü âlimler ve bazı Şâfiî fakihleri, bir sebep olmaksızın cem` yapılmasını da -itiyat haline gelmemesi şartıyla- câiz görmüşlerdir. Saîd b. Müseyyeb'in de bu yönde bir fetvası bulunmaktadır.

Mezheplerin cem` konusunda görüş ayrılığına düşme sebepleri üç noktada toplanabilir:

1. Namazların vakitlerini tayin eden hadisler yanında, cem` konusunda birbiriyle çelişir gözüken haberlerin bulunması. Bu durumda kimi âlimler, cem` konusundaki haberlerin, vakitlemeye ilişkin hadisleri tahsis ettiğini ileri sürerek cem`i câiz görürken, kimileri de cem` konusundaki haberleri te'vil ederek cem`e karşı çıkmışlardır.

2. Arafat ve Müzdelife'de cem` yapmanın meşrûluğunda ittifak vardır. Diğer zaman ve yerlerdeki namazın buna kıyas edilip edilmeyeceği tartışma konusu olmuştur. Bu kıyası câiz görenler, cem`i de câiz görmüşlerdir.

3. Namazların müşterek vakitleri olup olmadığı noktasındaki tartışma da, cem` konusundaki görüş ayrılığının önemli bir nedeni olmuştur.

Beş vakit namazın ilk ve son vakitleri, ayrıntıdaki ihtilâflar bir yana, bellidir ve herkes tarafından kabul edilmektedir. Ca`ferî mezhebinin vakit anlayışı, Ehl-i sünnet'ten farklı olup, olağan durumlarda bile cem`e imkân veren bir şekildedir. Şiîler genelde cem` yaparak namaz kıldıkları için, onların namazı üçe indirdiği zannedilir.

Burada cem`i câiz görenlerin ve câiz görmeyenlerin gerekçelerini tartışmayacağız. Hanefîler iki yer dışında cem`i kabul etmemiş, diğer mezhepler belli mazeretler sebebiyle cem`i kabul etmişlerdir. Hanefî mezhebinin görüşü, teorik olarak daha tutarlı ve savunulabilir olmakla birlikte, günümüzde cem`in yapılmasının namaz kılanlara sağlayacağı birtakım kolaylıklar bulunmaktadır. Cem` yapmak sonradan ortaya çıkmış, uydurulmuş bir uygulama değildir. Nitekim Arafat ve Müzdelife'de cem` yapılacağını bütün mezhepler söylemektedir. Bunun yanında Hz. Peygamber'in çeşitli zamanlarda ve çeşitli durumlarda iki namazı birleştirerek bir vakitte kıldığı yönünde rivayetler bulunmaktadır. Gerek Arafat ve Müzdelife'deki cem`in, gerekse öteki rivayetlere göre çeşitli zamanlarda yapılan cem`in gerekçesi ve hikmeti namaz kılanlara kolaylık sağlanmasıdır. Hz. Peygamber'in, korku ve yolculuk durumu olmaksızın da öğle ile ikindiyi ve akşam ile yatsıyı birlikte kıldığına dair rivayetler bulunduğu gibi (Muvatta, I, 144; Müslim, "Salâtü'l-müsâfirîn", 49), bazı sahâbîlerin de cem` yaptığı nakledilmektedir.

Cem`in Arafat ve Müzdelife dışında câiz olmadığını savunan Hanefîler ise büyük ölçüde, namazların belli vakitlere göre belirlendiğini bildiren âyetlere (el-Bakara 2/238; en-Nisâ 4/103) ve Cibrîl'in peş peşe iki gün Hz. Peygamber'e imamlık yaparak namazların ilk ve son vakitlerini göstermesine dayanmışlardır. Bu âyetler ve bu rivayet, her bir namazın kendine özel bir vakti bulunduğuna ve bu vaktin öncesine veya sonrasına alınmasının câiz olmadığına delâlet etmektedir. Hanefîler ayrıca, namazın kasten geciktirilerek vaktinin çıkmasına yol açmayı tehditli ifadelerle yasaklayan hadislere ve İbn Mes`ûd'dan gelen mukabil rivayetlere de tutunmuşlardır.

Namaz için özel vakitler konulmuş ve bu vakitler namazın vücûbu için sebep kılınmıştır. Kur'an'da mücmel olarak belirtilen vakitler, Hz. Peygamber tarafından belirlenmiş ve namaz vakitleri tevâtürle sabit olmuştur; tevâtürle sabit olan bir şeyi de haberi vahidle terketmek kesinlikle câiz değildir. Şu kadar ki, namaz vakitlerini fiilî olarak uygulayan ve belirten Hz. Peygamber olduğu gibi, cem`in meşruiyetini söz ve fiili ile belirten de odur. Sünnetin bir kısmı alınıp bir kısmı atılamayacağına göre, bunların arasını uzlaştırmak gerekir.

Buna göre, olağan ve normal durumlar için beş vakit namazın vakitlerine titizlikle uyulması kuraldır. Ancak bazı özel durumlarda, ihtiyaç ve zaruret sahiplerine de cem` ruhsatı tanınmış olmaktadır. Burada dikkat edilmesi gereken nokta şudur: Cem`, bir ruhsat ve kolaylaştırmadır; gerektiğinde bu ruhsattan istifade edilmelidir. Sünnî fıkıh mezheplerine göre kural, her namazın kendi özel vaktinde kılınmasıdır. Ancak geçerli bir mazeretin olması durumunda cem` yapılabilir. Namaz dinin direği kabul edildiği için, hiçbir mazeret nedeniyle terkine izin verilmemiş, fakat kılınabilmesi için birtakım kolaylıklar getirilmiştir. Bu bakımdan olağan dışı durumlarda, alışkanlık haline getirmemek kaydıyla ve belirli şartlarla cem` yapılabilir. Namazı vaktinde kılmalarında bir sıkıntı ve güçlük söz konusu olan kişilerin, kendi durumlarını yukarıdaki bilgi ve ruhsatlar çerçevesinde değerlendirerek netice itibariyle Allah'a karşı şahsî sorumluluğunu ilgilendiren bu konuda kendilerinin karar vermesi en uygun olan yoldur. Ayrıca bilinmelidir ki, cem`-i takdîm veya cem`-i te'hîr yapmak, namazın amacının gerçekleşmesi bakımından, namazın kazâya kalmasından daha uygun bir çözüm olarak görünmektedir.

Cem` Yaparken Dikkat Edilecek Hususlar

Sabah namazı hiçbir şekilde cemedilemez. Cem` yalnızca öğle ile ikindi ve akşam ile yatsı arasında olabilir.

Şayet cem`-i takdîm yapılacaksa, meselâ öğle ile ikindi, öğlenin vaktinde birlikte kılınacaksa, öğle namazına başlarken cem` yapmaya niyet etmek gerekir. Kimilerine göre, birinci namazı bitirmedikçe de niyet edilebilir. Cem`-i tehîrde ise, birinci namazın vakti içerisinde cem` yapmaya niyet etmek gerekir. Aksi takdirde, namazı vaktinden sonraya ertelemiş olur ki bu haramdır.

Cem`-i takdîmde, sırayı gözetmek (tertibe riayet etmek) gerekir. Öğle ile ikindi cem` ediliyorsa önce öğle, sonra ikindi kılınmalıdır. Cem`-i te'hîrde ise sıraya riayet edilmezse Hanbelîler'e göre sahih olur; Şâfiîler'e göre de sahih olmakla birlikte ikinci namaz kazâ olarak kılınmış olur.

Cem` yapılırken, iki namazın ara vermeksizin peşi peşine kılınması (muvâlât) gerekir. Mâlikîler, birlikte kılınan iki farzın arasına nâfile katmayı dahi uygun görmemişlerdir. Şâfiî ve Hanbelîler'e göre eğer cem` birinci namazın vaktinde yapılıyor (cem`-i takdîm) ise, peş peşelik şarttır; ikinci namazın vaktindeki yapılıyor ise bu şart değildir. İki namaz arasında verilebilecek aranın belirlenmiş bir miktarı olmayıp, abdest alacak ve kamet getirecek kadar bir süre olduğu söylenmektedir.

Akşam ile yatsının cem`-i takdîm olarak birlikte kılınması durumunda vitir namazının ne olacağı konusunda da ağırlıklı görüş, bunun yatsı namazına tâbi olduğu ve dolayısıyla yatsı namazı kılındıktan sonra kılınabileceği yönündedir.

http://www.diyanet.gov.tr/yayin/basi...ayfa=57&yid=33
Alıntı ile Cevapla
orumceq orumceq isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kayıtlı Kullanıcı
orumceq - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Forum ÜyesiForumdaki Yaşınız
Üyelik tarihi11.01.08
Mesajlar42
Alt 07-03-2012, 11:03
#5
çok sağolun şimdi netleştirdim sorularımı ...Allah razı olsun
Alıntı ile Cevapla
kardelele kardelele isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kayıtlı Kullanıcı
kardelele - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Forum Üyesi14,000+ Mesajlı ÜyeForumdaki Yaşınız
Üyelik tarihi28.01.09
Mesajlar14.422
Nerdenistanbul
Alt 07-03-2012, 11:26
#6
Sizden de allah razı olsun.
Rabbim yolundan ayırmasın.
Selametle kalın inşallah.
Alıntı ile Cevapla
Muhtazaf Muhtazaf isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kayıtlı Kullanıcı
Muhtazaf - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Forum Üyesi8,000+ Mesajlı ÜyeForumdaki Yaşınız
Üyelik tarihi30.03.08
Mesajlar8.876
Alt 07-03-2012, 15:47
#7
ALLAH c.c. cümlemizden razi olsun. ALLAH yar ve yardimcin olsun Selam ve dua ile.
Alıntı ile Cevapla
gurbette gurbette isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kayıtlı Kullanıcı
gurbette - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Forum Üyesi2,000+ Mesajlı ÜyeForumdaki Yaşınız
Üyelik tarihi11.10.08
Mesajlar2.852
Alt 07-03-2012, 20:34
#8
Namazlar 3 vakitte cem edilebilir mi? Yani öğleyi ikindi ile ve akşamı da yatsı ie birlikte olmak üzere namaz 3 vakitte cem edilebilir mi?
Soran adikoray
Tarih 09.08.2011

Cevap

Bismillahirrahmanirrahim

Böyle bir görüş doğru değildir.

Namazların cem edilmesi yani İki namazı birleştirerek kılmaktan maksat:

Öğle ile ikindi namazının, öğle namazının veya ikindi namazının vaktinde; bir de akşam ile yatsı namazının, akşam namazı veya yatsı namazı vaktinde kılınmasıdır. Eğer bu, ilk namazın vaktinde yapılırsa, “cem’i takdim”; ikinci namazın vaktinde yapılırsa, buna da “cem’i te-hir” denir.

Ayet-i kerime1, hadis-i şerifler ve Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimizin hayat boyu fiili tatbikatı gereğince; “her namazın kendi muayyen (belirli) vakti içinde kılınması” bütün ehli sünnet mezhep ve müçtehidlerinin icması ile karar kılmış bir prensiptir. Ve bu prensibin iki istisnası bulunmaktadır:

1- Hac yapanların arefe günü Arafat’ta vakfeden önce öğle ile ikindi namazını, tek ezan ve iki kamet ile öğle vaktinde (cem’i takdim) kılmaları

2- Hac yapanların Arafat’tan Müzdelife’ye geldikleri bayram gecesi Müzdelife’de akşam ile yatsı namazını, tek ezan ve kametle yatsı namazı vaktinde birleştirerek (cem’i tehir) kılmaları.

İşte yeri ve zamanı belirli bu iki durumun dışında cem’i takdim ve cem’i tehir yapılması kesinlikle caiz değildir.2 Her namazın vaktinde kılınması gerekmektedir. Bunun dışında özürsüz olarak iki namazı cem edenler hakkında uyarı ve tehditler içeren hadis-i şerifler de varid olmuştur.3

Hacda Arafat ve Müzdelife’deki cem’i takdim ve cem’i tehir konusunda müçtehidler arasında tam bir ittifak vardır. Fakat bu iki durum dışındaki zaman ve yerlerde ( seferlik halinde, şiddetli yağmurlu havada, ağır hastalık halinde, çocuk emzirmek, acziyet ve özür sahibi olmak) namazın birleştirilmesi konusunda ise, mesele ihtilaflıdır. Bu nedenle en doğrusu, bu ihtilafa düşmemek için namazları birleştirmekten vazgeçmektir. Çünkü aksi daha doğru olsaydı, Sevgili Efendimiz (S.A.V.) seferilik halinde farz namazların iki rekât kılınmasını emrettiği gibi, böyle yapılmasını da emrederdi.
Aslında Arafat ve Müzdelife dışında iki namazın birleştirilmesi, şeklen olmuştur. Çünkü iki namaz kendi vakitleri içinde kılınmış fakat ilk namaz vaktin sonuna kadar geciktirilmiş ve ikincisi de hemen vaktin başında kılınmıştır.

Ve bu uygulama, hac vazifesi dışında normal yolculuk, ağır hava şartları, hastalık ve benzeri darlık zamanlarında, öğle ve akşam namazlarının son vakitlerinde, ikindi ve yatsı namazlarının da ilk vakitlerinde kılınması mümkün olup dinimizin bizlere getirdiği bir kolaylıktır.

Mehmet Talu
dipnot

(1) Bakara Suresi:238
(2) İbn-i Abidin:1/255-256
(3) İbn-i Ebi Şeyme, el Kitabul Musannef:2/212, No:8252-8253-8256


Selam Ve Dua ile
Alıntı ile Cevapla
gurbette gurbette isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kayıtlı Kullanıcı
gurbette - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Forum Üyesi2,000+ Mesajlı ÜyeForumdaki Yaşınız
Üyelik tarihi11.10.08
Mesajlar2.852
Alt 07-03-2012, 20:48
#9
[video=youtube_share;_bdp9tQ0f48]http://youtu.be/_bdp9tQ0f48[/video]
Alıntı ile Cevapla
orumceq orumceq isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kayıtlı Kullanıcı
orumceq - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Forum ÜyesiForumdaki Yaşınız
Üyelik tarihi11.01.08
Mesajlar42
Alt 08-03-2012, 02:47
#10
Gurbette çok teşekkür ederim sağolasın
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Yer imleri


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Sultan, Sultanım, Sultanımız.. başkentli Allah (c.c) Hazretleri 27 14-04-2016 00:27
cehennemin 7 katı isimleri ve kimlerin gideceği kurt26 Ahiret ve Kıyamet 7 18-03-2011 01:15
Besmelenin farkı (hayvan kesimlerinde) kaniirfan Dini sohbet 2 04-07-2009 10:14
40 hadis vatankız Hadis-i Şerif 2 13-09-2008 23:41
Kolaylık dini kemal12 İslami Bilgi ve Kaynaklar 4 24-12-2007 00:45


Şu Anki Saat: 05:58


Powered by vBulletin® Version 3.8.9
Copyright ©2000 - 2016, Jelsoft Enterprises Ltd.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204