Islamiyet.gen.tr - islami forum
Geri git   Islamiyet.gen.tr - islami forum > >

Text here

account_circle Kayıt ol help Yardım Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et

Dini sohbet Dini sohbet bölümü

Etikenlenen Kullanıcılar

Cevapla
 
Seçenekler Stil
hafize hafize isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kayıtlı Kullanıcı
hafize - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Forum Üyesi14,000+ Mesajlı ÜyeForumdaki Yaşınız
Üyelik tarihi24.07.06
Mesajlar14.121
NerdenBURSA
Alt 31-07-2008, 03:45
#1




Din adına her şeyin yasak olduğu dönemde Kur’an-ı Kerim’i gizli gizli öğrenmeye başladı. Ders notlarını İngilizce aldığında arkadaşları tarafından ayıplanmazken, Arapça not tutarken yadırgandı. Kendini yangından çıkmış bir neslin çocuğu olarak gören yazar Hekimoğlu İsmail, Kur’an-ı Kerim’i okuyarak insan olmanın şerefine eriştiğini söylüyor.

Kırk yıl önce yazdığı Minyeli Abdullah romanı ile yazarlığa ilk adımını attı. Büyük ilgi uyandıran bu eserinden sonra otuzdan fazla kitabı yayımlandı. Geçtiğimiz yıllarda geçirdiği beyin kanaması sonucu vücudunun yüzde ellisi felç oldu. Çocukluğunda polisten, jandarmadan, zabıtadan kaçarak öğrenmeye çalıştığı Kur’an-ı Kerim’i rahatsızlığından sonra rahat okuyamamaya başladı. Şimdi çantasında taşıdığı ‘Elifba’yı okuyor. Hekimoğlu İsmail ile Kur’an-ı Kerim’in insan hayatındaki önemini konuştuk.

Bir vesile ile görüştüğümüzde rahatsızlığınız dolayısı ile Kur’an-ı Kerim’i unuttuğunuzu ve yeniden öğreneceğinizi söylemiştiniz. Bu süreci anlatır mısınız?
Tabii. Ben beyin kanaması geçirdim. Hastanede çok uzun yattım. Şu anda Kur’an-ı Kerim’in ağırlığını elimde taşıyamıyorum. Dolayısıyla elif cüzü aldım, ondan okuyabiliyorum ancak. Fakat tamamen iyileştiğimde ‘Kur’an Öğreniyorum’ diye CD’ler çıkmış, onları alacağım. Baştan başlayacağım tecvitli olarak çalışmaya.

Kur’an-ı Kerim’i ilk ne zaman öğrendiniz?
1939’da kendi kendime öğrendim. Bir hanımdan Kur’an-ı Kerim dersi alıp, okumaya başladık. O dönemde durum şöyleydi; koşa koşa gidiyorduk o hanımın evine. Sağa sola bakıyorduk. Bir, polis var mı; iki, jandarma var mı; üç, zabıta var mı? Bunların hepsi bizi yakalıyordu. Bunlar yoksa hemen kapıyı açıp içeriye dalıyorduk. Zaten evler o zaman kerpiçten ve tek katlıydı. O hanım hocanın ilk sorduğu ‘Kimse gördü mü?’ olurdu. ‘Yok’ derdik ‘kimse görmedi, biz koşarak geldik’. Ondan sonra başlardı okutmaya. Çok da acayip, zor bir öğretme metodu vardı.

Tam olarak o dönem öğrenemediniz mi?
Hayır öğrenemedim. 1956’da Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri, “Kardeşlerimiz, eskimez yazıyı öğrensinler.” dedi. Nasıl öğreneceğiz? Kendi kendimize. Birr Kur’an alfabesi kitabı vardı. Türkçe ve Arapça. Ondan başladık öğrenmeye. Epeyce öğrendim. Bir gün cami imamına gittim. Dedim; “Hocam ben kendi kendime Kuran öğreniyorum.” “Olmaz” dedi. “Ne öğrendin?” dedi. “Tebareke’yi öğrendim, ezberledim.” dedim. “Peki oku bakalım.” dedi. Okumaya başladım, hoca uçmaya başladı. Hayır, hayır olmaz olmaz, eyvah eyvah diyor. Yahu ne oldu? Yok dedi, her harfin hakkını vermek lazım, sen harflerin hakkını vermiyorsun. Telaffuz bozukluğu varmış. Tabii ben İngilizce bildiğim için orada anladım. Sonra anladım ki Arapçada da bir telaffuz durumu var. Onu biz yapamıyoruz. Velhasıl Bediüzzaman’a gittik. “Biz Kur’an okumasını bilmiyoruz. Ne yapacağız?” dedik. “Günahı terk edin, sünneti seniyyeyi ihya edin, namazı vaktinde kılın ve tesbihatı bırakmayın.” dedi. Bizim imanımızı yakmışlardı tabiatçılıkla. Öğretmenler, kuşu tabiat yarattı, yağmuru tabiat yağdırdı deyip durdular ve böylece biz tabiatçı yetiştik. Sonra Tabiat Risalesi’ni okuyunca anladım ki hâşâ ben tabiat dinindenmişim. Tövbe ettim ona. İslam dinine girdim. Biz öyle deriz, biz sonradan Müslüman olduk deriz. Ben ve arkadaşlarım. Ne kadar becerebiliyorsak öyle gidiyor.

“Biz yangından çıkmış bir nesiliz.” dediniz. O dönemde insanların Kur’an-ı Kerim’le olan bağları nasıldı?
Şimdi bir hatıramı anlatayım bu mesele ile ilgili. Babaeski’deyim. Bir kiralık ev tuttuk. Bir baktım ki sayfa sayfa dağılmış, döşemeye atılmış bir kitap. Ama eskimez yazı. Onu sayfa sayfa topladım. Ev sahibine dedim: ‘Bu nedir?’ ‘Ne bileyim’ dedi. Biz de okuyamıyoruz, böyle parçalandı dağıldı. Bir baktım ki Kur’an-ı Kerim. O hanıma dedim ki, “Bu Kur’an’dır; ben sana ciltli güzel bir Kur’an getireyim, bunu bana ver.” Gittim kitapçıdan aldım, ona verdim. Bugünkü değeri 500 veya 1.000 lira. Onun Kur’an olduğunu bilmiyorlar. O devirde biz böyleydik. Ben birazcık okuduğum için hiç değilse namaz sureleri ezberimde, oradan baktım.

Kur’an-ı Kerim’in sizin hayatınızda dokunduğu yer nedir?
Efendim beni Kur’an-ı Kerim kurtardı, İslamiyet kurtardı. Nasıl kurtardı? Mesela arkadaşların kimi ayyaş oldu, kimi kumarbaz oldu, kimi çıldırdı, kimi çok fakir düştü. Kur’an-ı Kerim’de içki içmek, kumar oynamak haram olarak belirtilmiş. Onlardan uzak kalıyorum. Kahvehaneye gitmiyorum, gazinoya gitmiyorum, bara gitmiyorum. O zaman oturup kitap okuyorum veya camilere vaaz dinlemeye gidiyorum.

Rahatsızlığınızdan sonra “Bu kadar kitap yazacağıma insanlara Kur’an-ı Kerim öğretmeyi tercih ederdim” demiştiniz...
Şimdi iyileşirsem televizyonda Kur’an-ı Kerim öğrenme seti çıkıyor, onu alacağım ve eliften başlayıp yeniden Kur’an öğreneceğim. İYani iyileşirsem roman yok. Kur’an çalışacağım doğrudan. Çünkü buyurulmuş: “Sizin en hayırlınız Kur’an’ı öğrenen ve öğretendir.” Yaşlandım; ölürken Kur’an öğrenirken öleyim, ahiretime yararlı olur.

Şu anda Kur’an-ı Kerim’i rahat bir şekilde okuyamamak sizi nasıl etkiliyor?
Yarama dokundun. Ben Kur’an okuyorum da kendime göre okuyorum. Ben İngilizce bildiğim kadar Arapça bilseydim fevkalade olurdu. Şimdi ben öldüm gittim ahirete, melek soruyor; İngilizce biliyorsun Arapça bilmiyorsun. Ne kadar utanırım. Cehennem azabı gibi bana azap verir. İngilizce bildiğim kadar Arapça bilseydim ne güzeldi. Ama öğrenmemişiz, öğrenememişiz, bu imkânı bulamamışız. Öğrenmek için eskimez yazı ile bazı yazılar yazıyorum okulda. Yanımdaki arkadaş ne oluyor ya dedi. Bu defa İngilizce yazmaya başladım. Bir şey söylemedi. Kur’an yazısı ile yazarken kızdı, İngilizce yazarken bir şey söylemedi. O dönemler öyleydi.

Bu neslin çocuğu olsaydınız her şey daha mı farklı olurdu?
Tabii, şimdi her şey serbest. Arapça öğrenmek, ibadet yapmak serbest. Şimdiki gençlerin İslam âlimi olmamasına şaşıyorum. Ne acayip insanlar. Her şeyin imkânı var. Mesela bazı gençlere anlatıyorum. Kardeşim gramersiz Arapça öğrenin. Al bir tane teyp, oradan dinle, tercüme et. Defalarca dinleye dinleye öğrenirsin. Arapçayı öğrendikten sonra gramere geç. Allah gramersiz lisan öğretiyor.

İnsanlar neden Kur’an-ı Kerim’e sarılmalı? Başvurduklarında orada neyin cevabını bulurlar?
Allah sadece insanlara Kur’an, Peygamber göndermiştir. Ben niye Arapçayı, Kur’an okumayı öğrendim? Hayvan olmamak için. Çünkü hayvanlar ibadet etmez, Kur’an okumasını bilmez. Bu açık, insan aklıyla bunu buluyor. Organlarımız var; benim de ayağım var, hayvanın da; benim de midem var, hayvanın da. Öküzün de gözü var, benim de gözüm var. Ama öküzün gözü okuyamaz, Allah bana okuyan göz vermiş. Öküzün beyni ilim tahsil edemez; ama insan eder. Ahirette bana İngilizce öğrendin de Arapça öğrenmedin deseler ne diyeceğim? İyileşince hemen Kur’an Öğreniyorum setini alacağım. Melek sordu mu; ‘ben Kur’an öğrenmeye karar vermiştim. Başladım, şu kadar da okudum’ diyeceğim. Allah, rahman ve rahimdir. Bu kulum Kur’an öğrenmeye başlamış; ama ömrü yetmemiş. Öyleyse affettim der. Aklıma yatıyor. İşte bütün mesele bu.

İnsan ömrünün en önemli vazifesi Kur’an’ı anlamaktır diyorsunuz.
İnsanın vazifesi İslamiyet’i öğrenmek, anlamak, yaşamaktır. İslamiyet, Kur’an, hadisler ve insan beyninin toplamıdır. Birini çıkarınca İslamiyet ayağının biri kırılır.

Kur’an-ı Kerim’i okuyoruz; ama anlayamıyoruz meselesi var bir de...
Elma yiyoruz, armut yiyoruz. Bunlarda ne vitamin var biliyor muyuz? Yediğimiz nedir bilmiyoruz; ama besleniyoruz. İşte Kur’an böyledir. Kur’an’ı okuyoruz, biz anlamıyoruz; fakat ruhumuz ondan pay alıyor. Kur’an’ı anlamadan da okusak yine çok faydalıdır.



http://www.hekimogluismail.com
Alıntı ile Cevapla
berat05 berat05 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Senior Member
berat05 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıdemli Moderator7,000+ Mesajlı ÜyeForumdaki Yaşınız
Üyelik tarihi26.10.07
Mesajlar7.243
NerdenGönlün olduğu yerde
Alt 31-07-2008, 09:14
#2
selamün aleyküm hafize anne...

emeğinize sağlik....hekimoğlu öyle güzel anlatmiş ki...

o zaman da bu kadar kisitlama,yasak varken koşa koşa kur'an öğrenmeye giderler miş,,,,şimdi herşey serbestken genç-yaşli çoğumuzun kur'an öğrenmeyi birak aklimiza bile gelmiyor....öğrenmeyi düşünemiyoruz bile..


bu konu umarim hepimize bir ders olur....
hayatta hiç birşey geç değil

Allah c.c. Razi olsun
Alıntı ile Cevapla
hafize hafize isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kayıtlı Kullanıcı
hafize - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Forum Üyesi14,000+ Mesajlı ÜyeForumdaki Yaşınız
Üyelik tarihi24.07.06
Mesajlar14.121
NerdenBURSA
Alt 31-07-2008, 09:44
#3
Alıntı:
berat05´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
selamün aleyküm hafize anne...

emeğinize sağlik....hekimoğlu öyle güzel anlatmiş ki...

o zaman da bu kadar kisitlama,yasak varken koşa koşa kur'an öğrenmeye giderler miş,,,,şimdi herşey serbestken genç-yaşli çoğumuzun kur'an öğrenmeyi birak aklimiza bile gelmiyor....öğrenmeyi düşünemiyoruz bile..


bu konu umarim hepimize bir ders olur....
hayatta hiç birşey geç değil

Allah c.c. Razi olsun
Aleykümselam berat Sahip olduklarimizin kiymetini, gecmis ve gelecek hedeflerimizi anlayip kavramak icin cok guzel bir roportaj..
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Yer imleri


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Çekiyorum çeeeektim! EbuRudeyha Edebiyat 8 04-06-2009 22:41
Leyla'mın evi önünden geçme ihtimali vardır. mektubat Dini Hikayeler 11 14-04-2009 18:34
Risale-i Nuru Anlamak İçin Kesin Çözüm Buyurun rakibsiznur Risale-i Nur 3 22-10-2008 23:22
ALLAH'ın En GüZeL İsimLeR(esmaüL Hüsna) asaint Bilmece-Bulmaca ve Oyun 21 25-07-2008 19:16


Şu Anki Saat: 09:26


Powered by vBulletin® Version 3.8.9
Copyright ©2000 - 2016, Jelsoft Enterprises Ltd.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204