Teşekkür edenler Teşekkür edenler:  0
Beğenenler Beğenenler:  0
Beğenmeyenler Beğenmeyenler:  0
Sayfa 1 Toplam 2 Sayfadan 12 SonuncuSonuncu
1 den 10´e kadar. Toplam 17 Sayfa bulundu

Konu: Kabirle İlgili Merak Edilen 8 Soru ve Cevap

  1. #1
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 24.07.06
    Yer: BURSA
    Mesajlar: 14.181
    Teşekkür ve Beğeni

    Kabirle İlgili Merak Edilen 8 Soru ve Cevap

    kabirle ilgili merak edilen 8 soru ve cevap


    Kabirle ilgili sorular

    “1. Kabirde sorgu sual kabre ilk girildiğinde mi veya ruh alındığında mı başlar? Günlerce, ruhu alınıp da bekletilen kişiler için sorgulama nasıl olur? 2. Yeni vefat etmiş kişinin ruhu bulunduğumuz şehadet âlemine gelmesi mümkün mü? Mesela ölmüş baba geride bıraktığı çocukları, annesi... yakınlarının üzüntüsünden haberdar olur mu? 3. Ölü için kabir ile evde Kur’ân okuma sevap fazileti açısından bir fark var mı? 4. Kabir başında özellikle okunması gereken dua ve sureler nelerdir? 5. Kabirde ölünün ayak ucunda durup da Kur’ân-ı Kerim okurken ölü bundan haberdar olur mu? 6. Ölü için yas tutanların sesli ağlamasının ölüye zararı var mı? 7. Komşu kabirlerde bulunanlar birbirinden haberdar olurlar mı? 8. Kabirde zaman nasıl işler?”



    1- İnsan öldükten sonra, insan ruhu âlem-i berzaha gider. Berzah âleminde kişi sorgu meleklerinin sorularıyla gözünü açar. Yani kabirde sorgu ve sual insan öldüğü anda başlar. İnsan öldüğünde cesedi her ne kadar kabre defnedilmekte geciktirilmiş olsa da, insan ruhu âlem-i berzaha girmiş olur ve cesediyle ilişkisiz olarak sorguyla muhatap olur.

    2- Vefat etmiş kişinin şehadet âlemi ile ilişkisi zahirde bitmiş olur. Fakat geride bıraktığı yakınları ile aralarında manevî hatlar kesik olmaz. Meselâ rüya manevî bir hattır. Kimi zaman ölmüş kişilerin ruhlarının evine geldiği, geride bıraktığı çocuklarının üzüntüsünden haberdar olduğu şeklinde yaşanmış vakalar anlatılmaktadır. Bediüzzaman Hazretleri de “Ehl-i Cennet ruhları berzah âleminde yeşil kuşların cevflerine girerler ve Cennette gezerler”1 hadisinin yorumunda, bazı ruhların, Allah’ın izni ile, sinek gibi bir kısım hayvanların içerisine girerek şehadet âlemini temâşâ edebildiklerini kaydeder.2 Çünkü her iki âlem arasında çok ince bir perde bulunduğu bilinmektedir.

    3- Ölü için kabirde Kur’ân okuma ile evde Kur’ân okuma arasında sevap ve fazilet bakımından fark yoktur. Fakat kabir başında Kur’ân okurken ahireti daha çok hatırlayarak aldığımız ibret nedeniyle daha fazla hüzünlenip, daha fazla ihlâs içine girebiliriz. Kur’ân’ı hüzünle ve ihlasla okumak ise daha çok sevaptır. Peygamber Efendimiz (asm): “Hüzünlü insanlar Allah’ın himayesindedir”3 buyurmuştur.

    4- Kabir başına varıldığında kabristanda yatanlara selâm verilir. Bu sünnettir. Selâm şöyle verilir: “Esselâmü aleyküm ehle’d-diyari mine’l-Mü’minine ve’l-Müslimin. Ve innâ inşaallahü biküm lâhikûn. Es’elüllahe lenâ ve lekümü’l-âfiye.” (Meâli: “Allah’ın selâmı burada yatan Mü’min ve Müslümanların üzerine olsun. Bizler de inşallah size katılacağız. Allah’tan bize ve size afiyet dilerim.”)

    Ölenlere selâm verdikten sonra duâ okuyarak onların bağışlanmalarını, azapları varsa kaldırılmasını veya hafifletilmesini Cenab-ı Allah’tan dileriz. Üç ihlâs ve bir Fatiha-i Şerife okunabileceği gibi, zamanımız kısıtlı değilse Yasin Sûresi veya Mülk Sûresi de okunarak bağışlanabilir. Peygamber Efendimiz (asm): “Yasin Kur’ân’ın kalbidir. Bir kimse Yasin’i okur ve Allah’tan ahiret saadeti dilerse, Allah onu bağışlar. Yasin Sûresini ölüleriniz üzerine okuyunuz”4 buyurmuştur.

    5- Ölen kişinin kendisini ziyaret edenleri görebileceği ve kendisi için okunan duâlardan ve Kur’ân’dan manevî feyiz noktasında hissedar olabileceği şeklinde rivayetler vardır.

    6- Ölen kişi eğer kendisi için yas tutulmasını istemişse, kendisinden sonra tutulan yasla ilgili rahatsız olur ve azap görür. Fakat böyle bir vasiyeti yok idiyse, yas tutan kişi kendisi günahkâr olur. (Ölü için isyansız ve teslimiyet içinde gözyaşı dökmekte bir sakınca yoktur ve bu konumuzun dışındadır.)

    7- Âlem-i berzaha gidenler komşu kabirlerde olmasalar da birbirleriyle görüşebilirler.

    8- Âlem-i berzah ebedî hayatın bir parçasıdır. Orada zaman, dünya zamanı ile ölçülmeyecek ve kıyaslanmayacak derecede farklıdır.


    Dipnotlar:
    1- Müslim, 3:1502, Müsned: 1: 238.
    2- Sözler, s. 466
    3- İbni Ebi’d-Dünyâ
    4- Müsned, 5/256

  2. #2
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 24.07.06
    Yer: BURSA
    Mesajlar: 14.181
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: Kabirle İlgili Merak Edilen 8 Soru ve Cevap

    merak etmiyormusunuz ?

  3. #3
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 23.08.06
    Mesajlar: 193
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: Kabirle İlgili Merak Edilen 8 Soru ve Cevap

    allah razı olsun.bunları bilmek çok önemli..allah tüm müslümanların mekanını cennet etsin inşaallah

  4. #4
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 20.10.06
    Mesajlar: 2.187
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: Kabirle İlgili Merak Edilen 8 Soru ve Cevap

    ALLAH RAZI OLSUN
    AKŞAMA KADAR GEÇİCİ OLAN DÜNYA İŞLERİ İÇİN KAFA PATLATIYORUZ AMA EBEDİ HAYATIMIZIN EŞİĞİ OLAN KABİR VE SONRASI İÇİN İSE DÜŞÜNMEKTEN ACİZ KALIYORUZ.KIYASLA DÜNYA HAYATI OKYANUSTA BİR DAMLA SU DAHİ DEĞİL.
    BENİMDE KABİR HAYATI İLE İLGİLİ EKLEMEK İSTEDİĞİM ŞEYLER VAR.
    İNSAN KABİRDE SORGU SUALİ BİTTİKTEN SONRA DURUMUNA GÖRE İKİ PENCERE AÇILIR SAĞ VEYA SOL TARAFINDA.EĞER İMAN VE İHLAS ÜZERE İSE SAĞ TARAFINDAN CENNETTE BULUNACAĞI HALİ GÖSTERİLİR VE O KİŞİ BİR AN ÖNCE ORAYA KAVUŞMAYI DİLER.VE KABİR HAYATI ONA ÇOK KISA GELİR.DİĞER KİŞİYE İSE SOL TARAFINDAN CEHENNEMDE BULUNACAĞI KONUM GÖSTERİLİR VE ONUN AZABINDAN ATAŞİNDEN BİR NEBZE OLSUN HİSSETTİRİLİR.O KİŞİ İSE O ZAMANIN GELMEMESİNİ DİLER VE KABİR HAYATI ONA UZADIKÇA UZAR.AZAP İÇİNDE PİS KOKULAR İÇİNDE HARARETİ SICAK İÇERİSİNDE EBEDİ HAYATINIA KADAR O ÇUKURDA BEKLER.

    RABBİM BİZLERİ KABRİN ZORLUKLARINDAN AZAD ETSİN İNŞAALLAH.

  5. #5
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 27.06.06
    Mesajlar: 3.542
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: Kabirle İlgili Merak Edilen 8 Soru ve Cevap

    ABLA ALLAH RAZI OLSUN.

  6. #6
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 24.07.06
    Yer: BURSA
    Mesajlar: 14.181
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: Kabirle İlgili Merak Edilen 8 Soru ve Cevap

    mk5834 yazdı:
    ALLAH RAZI OLSUN
    AKŞAMA KADAR GEÇİCİ OLAN DÜNYA İŞLERİ İÇİN KAFA PATLATIYORUZ AMA EBEDİ HAYATIMIZIN EŞİĞİ OLAN KABİR VE SONRASI İÇİN İSE DÜŞÜNMEKTEN ACİZ KALIYORUZ.KIYASLA DÜNYA HAYATI OKYANUSTA BİR DAMLA SU DAHİ DEĞİL.
    BENİMDE KABİR HAYATI İLE İLGİLİ EKLEMEK İSTEDİĞİM ŞEYLER VAR.
    İNSAN KABİRDE SORGU SUALİ BİTTİKTEN SONRA DURUMUNA GÖRE İKİ PENCERE AÇILIR SAĞ VEYA SOL TARAFINDA.EĞER İMAN VE İHLAS ÜZERE İSE SAĞ TARAFINDAN CENNETTE BULUNACAĞI HALİ GÖSTERİLİR VE O KİŞİ BİR AN ÖNCE ORAYA KAVUŞMAYI DİLER.VE KABİR HAYATI ONA ÇOK KISA GELİR.DİĞER KİŞİYE İSE SOL TARAFINDAN CEHENNEMDE BULUNACAĞI KONUM GÖSTERİLİR VE ONUN AZABINDAN ATAŞİNDEN BİR NEBZE OLSUN HİSSETTİRİLİR.O KİŞİ İSE O ZAMANIN GELMEMESİNİ DİLER VE KABİR HAYATI ONA UZADIKÇA UZAR.AZAP İÇİNDE PİS KOKULAR İÇİNDE HARARETİ SICAK İÇERİSİNDE EBEDİ HAYATINIA KADAR O ÇUKURDA BEKLER.


    Cenabı mevlam herkeze ve bizede ölümün hayırlısını ve kabirlerimizi cennet bahçelerinde olmayı nasip etsin amin

    RABBİM BİZLERİ KABRİN ZORLUKLARINDAN AZAD ETSİN İNŞAALLAH.

  7. #7
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 24.07.06
    Yer: BURSA
    Mesajlar: 14.181
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: Kabirle İlgili Merak Edilen 8 Soru ve Cevap

    FATMA_ERGUN yazdı:
    ABLA ALLAH RAZI OLSUN.
    Allah cümlemizden razı olsun inş

  8. #8
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 24.07.06
    Yer: BURSA
    Mesajlar: 14.181
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: Kabirle İlgili Merak Edilen 8 Soru ve Cevap

    Kabirde hayat var!

    İsim belirtmeyen okuyucumuz: “Hayat yolculuğumuz sadece dünya ile mi sınırlıdır, yoksa kabirden sonra da devam ediyor mu? Kabirde suâl ve hayat nasıl olacaktır?”



    Kabir hayatı âhiret hayatının ilk durağıdır. Dünyadan başlayıp kabre, haşre ve ebede kadar uzanıp giden beşer yolculuğunun ilk istasyonudur.1

    Kabir istasyonundan sonra yolculuk da devam ediyor, hayat da! Hayat devam ediyor; çünkü ruh bâkîdir. Kabirde insan ceset bakımından ölmüştür; fakat rûhen hayy’dır, yani hayattadır, yani yaşıyor.

    Kabir suâli haktır. Kabir azabı haktır. Kabir saadeti haktır. Kabirden sonra ruhun cesetle birlikte yeniden dirilişi haktır. Cenâb-ı Hak buyuruyor ki: “İnsan diyor ki: ‘Öldüğüm zaman gerçekten diri olarak (kabrimden) çıkarılacak mıyım?’ İnsan düşünmez mi ki, daha önce o hiçbir şey olmadığı halde biz kendisini yaratmışızdır?”2

    Kabirde azabı ruh çeker, saadeti de ruh görür. Fakat ceset hissesiz de kalmaz! Kabir hayatı açısından ceset ölmüştür; fakat rûha gelen darbelerin veya mutlulukların çok da uzağında değildir. Çünkü günahlarda ruhun irâde beyanı ve şer tercihi her ne kadar ön plânda idiyse de; cesedin fiilî rolü ve bizâtihî iştirâki göz ardı edilebilir mi? Meselâ, koğuculuğu isteyen ve teşvik eden rûhî kuvveler ise de, bilfiil icrâ eden dil değil mi? Meselâ, hırsızlığa yönlendiren rûhî güçler ise de, hırsızlıktan fiilen beslenen ve faydalanan beden değil mi? Meselâ, içkiye sürükleyen rûhî temâyüller ise de, içkiyi tadan, haram eğlenceden beslenen ve keyif alan beden değil mi?

    Bunun aksi sevap ve hayır noktasında da düşünülebilir. Hayra yönlendiren kalbin duyarlılığı ise de, hayır için çok çilelere katlanan bedenden başkası değildir. Meselâ, namaz için camiye gitmeye yönlendirdiğimiz ayaklarımızın hakkından geçebilir miyiz? Bir ihtiyaç sahibinin elini tutmakta kullandığımız ellerimizin hakkını görmezden gelebilir miyiz? Haramlardan yana sevk etmediğimiz ve helâl dâirede terbiye ettiğimiz bedenimizin muhtelif organlarının mükâfâtı hak etmediğini söyleyebilir miyiz?

    Hiç şüphesiz asıl cismânî lezzet de, cismânî azap da “ba’sü ba’de’l-mevtten” sonra, yani dirilişi müteâkip kurulacak mîzandan sonra, yani mahşerden sonra hayatın Cennet ve Cehennem şeklinde tecellîsi çerçevesinde görülecektir. Ve kabir hayatı genel itibariyle ruhânîdir. Fakat bir takım tecellîlerden cesedin de hissesini alacağı anlaşılmaktadır.

    Peygamber Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselâm şöyle buyurmuştur: “Kabir, âhiret konaklarından ilkidir. Eğer insan ondan kurtulursa, gerisi kolaydır! Şâyet kurtulamazsa, gerisi daha ağırdır.”3

    Ebû Hüreyre (ra) anlatmıştır: Resûl-i Ekrem Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselâm şöyle buyurdu:

    “Ölen kişi defnedildiği zaman ona siyah ve mavi gözlü iki melek gelir. Bunlardan birine Münker, öbürüne de Nekir denir.

    “Melekler sorarlar: ‘Bu zât için ne demiştin?’

    “Adam, ölmeden önce söylediğini aynen söyler: ‘O, Allah’ın kulu ve Resûlüdür. Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâm’ın O’nun kulu ve Resûlü olduğuna şehâdet ederim.’

    “Melekler: ‘Senin bunu söylediğini esasen biliyorduk!’ derler.

    “Sonra onun kabri yetmiş metre kare olarak genişletilir, içi onun için aydınlatılır. Sonra ona: ‘İstirahat et!’ denir.

    “O da öyle sevinir ki: ‘Âileme dönüp onlara haber vereyim mi?’ der.

    “Melekler: ‘Gelin-güvey gibi uyu’ derler.

    “Onları âilesinden en çok sevdiği kişi uyandırır! O kişi, Allah onu yatağından mahşerde kaldırıncaya kadar rahatça istirahat eder.

    “Şâyet ölen münâfık ise, meleklerin sorusuna: ‘İnsanların ona Peygamber dediklerini işitirdim! Ve ben de aynı şeyi söylerdim! Fakat hakikat mıdır, bilemiyorum!’ der.

    “Bunun üzerine melekler: ‘Senin böyle söylediğini esasen biliyorduk!’ derler.

    “Sonra toprağa: ‘Onun üzerine eğil!’ denilir. Toprak onun üzerine eğilir. Yan kaburga kemikleri yerlerinden oynar. Ve Allah onu yatağından mahşerde kaldırıncaya kadar, böylece toprakta devamlı olarak azap içinde kalır.”4

    Yâ İlâhenâ, Rabbimiz sensin. Bizi kabir azabından, âhiret azabından ve Cehennem ateşinden muhafaza eyle. Âmîn
    s.a

  9. #9
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 03.12.06
    Mesajlar: 94
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: Kabirle İlgili Merak Edilen 8 Soru ve Cevap

    ALLAH RAZI OLSUN ORADA KABİRDE ALLAH YARDIMCIMIZ OLSUN YÜZÜMÜZÜ AK ETSİN İNŞALLAH

  10. #10
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 24.07.06
    Yer: BURSA
    Mesajlar: 14.181
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: Kabirle İlgili Merak Edilen 8 Soru ve Cevap

    --------------------------------------------------------------------------------

    Her insan ister ölerek toprağa gömülsün, ister boğularak denizin dibinde kalsın veya yırtıcı bir hayvan karnında bulunsun veya yanarak külü havaya karışsın, mutlaka kabir hayatı geçirecektir.


    Kabir azabının aslı, Dünya sevgisidir. Fakat şiddet derecesi ayrıdır. Azlığı, çokluğu Dünya sevgisine göre değişir. Azap, kalbin Dünyaya bağlanmasının sonucudur.


    Kafirlerin kabir azabı, kıyamete kadar devam eder. Yalnız cuma ve Ramazan günleri kalkar. İtaat erbabı için kabir azabı yoktur. Ancak kabrin şiddet ve azametini hisseder. Asilere gelince bunlar için kabir azabı vardır. Ancak kıyâmete kadar devam etmez. Cuma günleri kalkar. Hatta cuma gecesi ölen asi, bir saat kabir azabı görür.
    Resulullah (a.s) buyuruyor:

    Kabir ahiret menzillerinin birinci menzilidir. Kişi ondan kurtulabilirse, ondan sonrakiler daha kolaydır. Ondan kurtulamazsa ondan sonrakiler bundan daha zordur, daha şediddir.

    Kabir azabı haktır. Onlar kabirde azap çekerler, onların azabını hayvanlar işitir.
    Kabir ya Cennet bahçelerinden bir bahçedir veya Cehennem çukurlarından bir çukurdur.

    Manzaraların hiçbiri kabir kadar korkutucu ve ürkütücü değildi!.
    Resulullah (a.s) bir mezarlıktan geçerken, iki mezardaki ölünün bazı küçük şeylerden dolayı azap çekmekte olduklarını gördü. Bu iki mezardaki ölülerden biri hayatında laf taşıyıcılık yapıyor, diğeri ise idrardan sakınmıyordu. Bunun üzerine Resulullah (a.s) yaş bir dal almış, ortadan ikiye bölmüş ve her bir parçayı iki kabre de birer birer dikmiştir. Bunu gören ashap, niye böyle yaptığını sorduklarında: "Bu iki dal kurumadığı sürece, o ikisinin çekmekte olduğu azabın hafifletilmesi umulur" buyurmuşlardır.

    S.A

Sayfa 1 Toplam 2 Sayfadan 12 SonuncuSonuncu

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Benzer Konular

  1. Hilâfet Sözleşmesinin Yapılması
    Konu Sahibi HUSEYIN SASMAZ Forum Fıkıh ve Akaîd
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 05-02-2011, 15:44
  2. Soda böbrek düşmanıymış!
    Konu Sahibi Alikan Forum Sağlık ve Yaşam
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 15-02-2009, 23:34
  3. annemin keki
    Konu Sahibi imported_crazy_omer Forum Yemek Tarifleri
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 24-10-2007, 22:26

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu açma yetkiniz yok
  • Cevap yazma yetkiniz yok.
  • Eklenti yükleme yetkiniz yok.
  • Mesajınızı değiştirme yetkiniz yok.
  •