Hz. Muhammed’in peygamberliğinin 13. yılında başladı Medine’ye “Hicret” dönemi. Kaçış değil; geride bırakılana, zamanı gelince dönüleceğini bilerek çıkılan bir yolculuk olarak kabul edildi.

Mekke’de karşılaştıkları baskılarından kurtulmanın bir yolu olarak, Medinelilerle yapılan II. Akabe Biatı’nın hemen ardından Hz. Muhammed, Müslümanların hicret etmelerini istedi. Medineliler, “Hz. Muhammed’i ve diğer Müslümanları koruma, gerekirse savaşma” sözü vermişlerdi. Rivayetlere göre 622 yılının Nisan aylarında başladı hicret süreci.
Cebrail’in uyarısı
Hemen hemen tüm Müslümanların Mekke’den ayrılmalarını bekleyen, Hz. Muhammed’e hicret emrini ise Cebrail iletti. Kimi kaynaklara göre 9 Eylül akşamı, Cebrail’in “Bu gece, her zaman yatmakta olduğun yatağında yatmayacaksın, evini terk edeceksin” uyarısıyla evinden ayrıldı; yatağına Hz. Ali’yi yatırarak. Hz. Muhammed’in hicretinin ilk günlerinde yanında sadece Hz. Ebubekir vardı. Hz. Muhammed’in “Acele etme, belki Allah sana bir arkadaş bulur” diyerek beklemesini söylediği Hz. Ebubekir, bu yolculuğa iki deve alarak hazırlanmıştı.
Rehberleri Uraykıt
13 Eylül akşamına kadar Serv Dağı mağarasında saklandılar. Bu süre içinde Hz. Ebubekir’in kızı, oğlu ve yardımcısı Amir b. Füheyre zaman zaman mağaraya geldi. Sonrasında henüz Müslüman olmamış Abdullah b. Uraykıt’ın rehberliğinde yola çıkıldı. Uraykıt yanında Ebubekir’in aldığı develeri de getirmişti.
Hz. Muhammed bedelini ödeyerek develerden birini aldı ve ismini “Kasva” koydu. Ki “Adba” ve “Cedva” olarak da anıldı İslam tarihinde. Hemen hemen tüm Müslümanların bildiği bir meseldir; Hz. Muhammed Medine’ye vardığında Kasva’nın ilk çöktüğü yere Mescid-i Nebi (Peygamber Mescidi) yapıldı. Hz. Muhammed, mescit tamamlanana kadar da Kasva’nın çöktüğü en yakın evde; Zeyd oğlu Halid’in evinde konakladı.

Maide suresi ve Kasva

Kasva’yı Müslümanlar için ölümsüz kılan bir başka rivayet de Maide suresiyle ilgilidir. Maide Suresi’nin büyük bir kısmının Hz Muhammed’e Kasva’nın sırtındayken indiğine inanılır. 112 ve 114. ayetlerde, Hz. İsa zamanında, gökten indirilmesi istenen bir sofradan bahsedildiği için sureye bu isim verilmiştir.
Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından basımı yapılan “Kuran Yolu Türkçe Meali ve Tefsiri” adlı eserin “Maide Suresi’nin Fazileti” bölümünde Abdullah b.Amr b.As’ın rivayeti şöyle aktarılır: “Hz. Peygamber bineği üzerinde iken ona Maide suresi indi. Binek taşıyamadı, bunun üzerine Hz. Peygamber bineğinden indi.