وَلَكُمْ sizindir نِصْفُ yarısı مَا تَرَكَ bıraktıklarının أَزْوَاجُكُمْ hanımlarınızın إِنْ لَمْ يَكُنْ yoksa
لَهُنَّ وَلَدٌ çocukları
فَإِنْ كَانَ varsa لَهُنَّ وَلَدٌ çocukları فَلَكُمْ sizindir الرُّبُعُ dörtte biri مِمَّا تَرَكْنَ bıraktıklarının
مِنْ بَعْدِ وَصِيَّةٍ vasiyetinden sonradır يُوصِينَ بِهَا vasiyet eden kadınların أَوْ veya
دَيْنٍ borçtan وَلَهُنَّ onlarındır الرُّبُعُ dörtte biri مِمَّا تَرَكْتُمْ bıraktığınızın إِنْ لَمْ يَكُنْ yoksa لَكُمْ sizin
وَلَدٌ çocuğunuz فَإِنْ كَانَ varsa لَكُمْ وَلَدٌ çocuğunuz فَلَهُنَّ o kadınlar için الثُّمُنُ sekizde biri vardır
مِمَّا تَرَكْتُمْ bıraktığınızın مِنْ بَعْدِ وَصِيَّةٍ vasiyetten sonradır تُوصُونَ بِهَا vasiyet ettiğiniz أَوْ veya
دَيْنٍ borçtan وَإِنْ كَانَ ise رَجُلٌ erkek يُورَثُ varis olunan كَلَالَةً babası veya çocuğu bulunmayan
أَوْ veya امْرَأَةٌ kadın وَلَهُ ve onun için varsa أَخٌ bir erkek أَوْ veya أُخْتٌ kız kardeş فَلِكُلِّ وَاحِدٍ مِنْهُمَا her ikisi için vardır
السُّدُسُ altıda biri فَإِنْ كَانُوا eğer onlar iseler أَكْثَرَ daha fazla مِنْ ذَلِكَ bundan فَهُمْ شُرَكَاءُ ortaktırlar
فِي الثُّلُثِمِنْ üçte birde بَعْدِ وَصِيَّةٍ vasiyetinden sonradır يُوصَى بِهَا vasiyet edenin أَوْ veya دَيْنٍ borçtan غَيْرَ
olmaksızın مُضَارٍّ zarar verici وَصِيَّةً vasiyet مِنْ tarafındandır اللَّهِ Allah وَاللَّهُ şüphesiz Allah
عَلِيمٌ Alîm’dir حَلِيمٌ Halim’dir (12) تِلْكَ işte bunlar حُدُودُ sınırlarıdır اللَّهِ Allah’ın وَمَنْ her kim
يُطِعْ itaat ederse اللَّهَ Allah’a da وَرَسُولَهُ Rasulü’ne de يُدْخِلْهُ onu koyacaktır جَنَّاتٍ Cennetlere
تَجْرِي akan مِنْ تَحْتِهَا altından الْأَنْهَارُ nehirler خَالِدِينَ kalıcıdırlar فِيهَا orada وَذَلِكَ işte bu الْفَوْزُ bir kurtuluştur
الْعَظِيمُ çok büyük (13) وَمَنْ her kim يَعْصِ isyan edip اللَّهَ Allah’a وَرَسُولَهُ ve Rasulü’ne وَيَتَعَدَّ aşarsa
حُدُودَهُ O’nun sınırlarını يُدْخِلْهُ onu girdirir نَارًا ateşe خَالِدًا kalacağı فِيهَا içinde وَلَهُ ayrıca onun için vardır
عَذَابٌ bir azap مُهِينٌ alçaltıcı (14)
12) Hanımlarınızın çocukları yoksa bıraktıklarının yarı-sı sizindir. Çocukları varsa bıraktıklarının dörtte biri si-zindir. Vasiyet eden kadınların vasiyetinden veya borç-tan sonradır. Sizin çocuğunuz yoksa bıraktığınızın dört-te biri onlarındır. Çocuğunuz varsa o kadınlar için bı-raktığınızın sekizde biri vardır. Vasiyet ettiğiniz vasi-yetten veya borçtan sonradır. Varis olunan erkek veya kadın babası veya çocuğu bulunmayan ise ve onun için bir erkek veya kız kardeş varsa her ikisi için altıda biri vardır. Eğer onlar bundan daha fazla iseler üçte birde ortaktırlar. –Zarar verici olmaksızın- Vasiyet edenin vasiyetinden veya borçtan sonradır. Vasiyet Allah ta-rafındandır. Şüphesiz Allah Alîm’dir, Halim’dir.
13) İşte bunlar Allah’ın sınırlarıdır. Her kim Allah’a da Rasulü’ne de itaat ederse onu altından nehirler akan Cennetlere koyacaktır orada kalıcıdırlar. İşte bu çok bü-yük bir kurtuluştur.
14) Her kim Allah’a ve Rasulü’ne isyan edip O’nun sı-nırlarını aşarsa, onu içinde kalacağı ateşe girdirir. Ayrı-ca onun için alçaltıcı bir azap vardır.