[m****[/m****"Kurtulduk azaptan !" derler dururlar. (Tûr 27.)
Sonsuz nîmet dolu cennetlerdeler, (Yûnus 9.)
Alttan ırmak akan saraylardalar... (Yûnus 9.)
Bu büyük nîmete şükür ederek: (Yûnus 10.)
"Ne yüce Rabbimiz !" derler dururlar. (Yûnus 10.)
Na`îm cennetinde, o hâlis kullar, (Sâffât 43.)
Karşılıklı tahtlar üzerindeler... (Sâffât 44.)
İkrâm olunurken birçok nîmetle: (Sâffât 41,42,45.)
"En büyük kazanç bu !" derler dururlar. (Sâffât 60.)
Çevrelerinde hep, genç hizmetçiler... (Vâkıa 17.)
Canları ne çekse yiyebilirler... (Vâkıa 20,21.)
Cennet dostlarına rastladıkça hep: (Yunus 10.) " 27.)

Sonsuz nîmet dolu cennetlerdeler, (Yûnus 9.)
Alttan ırmak akan saraylardalar... (Yûnus 9.)
Bu büyük nîmete şükür ederek: (Yûnus 10.)
"Ne yüce Rabbimiz !" derler dururlar. (Yûnus 10.)
Na`îm cennetinde, o hâlis kullar, (Sâffât 43.)
Karşılıklı tahtlar üzerindeler... (Sâffât 44.)
İkrâm olunurken birçok nîmetle: (Sâffât 41,42,45.)
"En büyük kazanç bu !" derler dururlar. (Sâffât 60.)

Çevrelerinde hep, genç hizmetçiler... (Vâkıa 17.)
Canları ne çekse yiyebilirler... (Vâkıa 20,21.)
Cennet dostlarına rastladıkça hep: (Yunus 10.)
"Selâm olsun size !" derler dururlar. (Yunus 10.)
Ellere bakmayan, tertemiz eşler... (Rahman 56.)
Hurma, nar ve nice türlü meyveler... (Rahman 68.)
Artık yorgunluk yok !" derler dururlar. (Fâtır 35.)


"Selâm olsun size !" derler dururlar. (Yunus 10.)
Ellere bakmayan, tertemiz eşler... (Rahman 56.)
Hurma, nar ve nice türlü meyveler... (Rahman 68.)
Artık yorgunluk yok !" derler dururlar. (Fâtır 35.)

İpek elbiseler giyinmişlerdir, (Fâtır 33.)

Altın ve inciyle süslenmişlerdir, (Fâtır 33.)
"İşte asıl yurt bu !" diye sevinip, (Fâtır 35.)"
Artık üzülmek yok !" derler dururlar. (Fâtır 34.)
Bir de kâfirler var; inanmayanlar, (Sebe` 31.)
Doğruyu bilse de; yalanlayanlar. (Âl-i İmran 70.)
Çürümüş kemiği misal vererek: (Yâ-sîn 78.)
"Bunu kim diriltir ?" derler dururlar. (Yâ-sîn 78.)
Nihâyet din günü hesap görülür. (Sâffât 20...39.)
Kâfirin kitabı soldan verilir. (Hâkka 25.)
Bakar, ne yapmışsa hepsi yazılmış. (Kehf 49.)
"Keşke yok olsaydım !" derler dururlar. (İnşikak 11.)
Bir sıkıntı basar zavallıları. (Şûrâ 44.)
Hem ön, hem arkadan yollar kapalı. (Şûrâ 44.)
"Ah toprak olsaydım !" derler dururlar. (Nebe` 40.)
Azâbı görünce artık anlarlar. (Şûrâ 44.)cc<hayret>
Atlas minderlere yaslDünyaya dönmeye bir yol ararlar. (Şûrâ 44.)
Dönüp de orada îmân etmeye. (Şuarâ 102.)
"Mühlet verilir mi ?" derler dururlar. (Şuarâ 203.) ScripT)
Ne mal fayda verir, ne de evlatlar. (Şuarâ 88.)
Cehennem bekliyor, bir de bakarlar. (Şuarâ 91.)
"Hep yanıldık !" deyip, dönmek isteyip, ( Şuarâ 97.)
"Mü`minlerden olsak !" derler dururlar. (Şuarâ 102.)
Derler ki: "Rabbimiz ! Gördük ve duyduk !
Artık hiç şüphesiz, biz de inandık !" (Secde 12.)
Bizleribu dünyaya,bir göndersen de (secde12)

"İyi amel yapsak !" derler dururlar. (Secde 12.)
O gün günahkârlar dost bulamazlar. (Şuarâ 100,101.)
Âzâları bile şâhit olurlar. (Fussılet 20.)
Tüm yaptıklarını, bir bir sayınca. (Fussılet 20.)
"Neden konuştunuz ?!" derler dururlar. (Fussılet 21.)
Cehenneme girme günü gelmiştir. (Ahkaf 34.)
Artık inkârcılar ümit kesmiştir. (Ahkaf 34.)
"Bu, hâk değil miymiş ?" diye sorulur, (Ahkaf 34.)

"Vallâhi de hâkmış !" derler dururlar. (Ahkaf 34.)
Çok acı bir azap içindedirler. (Mü`min 46,48)
Biraz hafiflesin, dursun isterler. (Mü`min 49.)
Zebâniden bile medet umarak: (Mü`min 49.)
"Yardım edin bize !" derler dururlar. (Mü`min 49.)
"Gelmedi mi size, bir Rasul ?" denir. (Mülk 8.)
Derler ki: "Geldi de, biz yalanladık !" (Mülk 9.)
"Şâyet dinleseydik ve düşünseydik," (Mülk 10.)
"Burada olmazdık !..." derler dururlar. (Mülk 10.)
[img][/img]