Unutmak da nimettir
Önemli olan sevgiliyi hiç unutmamak, hep hatırlamak aslında. Ama bazen öyle olumsuz şartlar olur ki, onu unutmak zorundasınızdır.

Sevmek bir nimet olduğu gibi, unutmak da bir nimettir. Maalesef çoğu kez başaramayız. İsterseniz, önce yanlış yolda olduğunu bile bile şartları zorlayan bir gencin, şu e-mailîni okuyup bu çetrefilli konuyu değerlendirelim:

"Şu anda çıkmaz bir sokakta kendimi kaybetmiş bulunuyorum. 19 yaşındayım ve lise son sınıfta okuyorum. Yaklaşık on ay okuduğum okuldaki bir kızdan hoşlandım ve arkadaş olmak isledim. Teklif ettim, fakat kabul etmedi. Önceleri fazla kafama takmadım. Hatta düşünmedim bile, sonradan birisiyle çıktığını öğrendim. Ama bir ay sonra ayrıldılar. Bunun üzerine ben onu tekrar aradım. Yine olumlu bakmadı.




"Artık ben onunla arkadaş olmak değil, ciddî bir şekilde ileriyi düşündüm ve hâlâ düşünüyorum. Ama o benle çıkmak dahi istemiyor. Fakat çek git de demiyor. Verdiğim çiçekleri ve aşk şiirlerini hâlâ alıyor. Yani sevip sevmediğini anlamış değilim.

"Ayrıca onunla benim ailem tamamen birbirine zıt. O çok serbest yetişmiş, ben öyle değilim. Defalarca unutmak istedim, nefret etmek istedim, fakat yapamadım. Kısacası, ben onun yaptığı hiçbir hatayı görmüyorum ve ciddî manada seviyorum. Onun bana karşı yaptıklarını da, yaşına ve çevresine veriyorum. Şu an ne yapacağımı bilmiyorum."

Şimdi bu gencin nerelerde hata yaptığına bakalım:

Kızın ailesi çok serbest ve çocuklarını da serbest bırakmış; ama kendi ailesi mazbut ve bu konularda işi sıkı tutuyor.

Kızın bir başkasıyla aşk ilişkisi olmuş, bitirmiş. Belki o küçük yaşta nice ilişkisi oldu. Delikanlı muhafazakâr bir yapıda olmasına rağmen, bunu hiç dikkate almıyor; oysa ileride başına iş açabilir.

Delikanlı daha önce arkadaşlık teklif etmiş, reddetmiş. Şu anda hâlâ peşinde, ama yine olumlu cevap vermiyor. Peki şiirleri, çiçekleri niye alıyor?

Bütün kızlar sevilmekten, takdir edilmekten hoşlanır. Hatta şiirleri, hediyeleri, çevresine gösterip, "Bakın, ben ne çok sevilen bir kızım" havası atarlar.

İyi ama karşılığında sevgi veriyor mu? Vermiyor. Söz konusu genç, bu olumsuzlukları görüyor, bunun için unutmak istiyor, ama başaramıyor.

Hangi durumlarda unutmak istersiniz?

Nasıl unutulabileceğini anlatmadan önce hangi durumlarda unutulabileceğini ele alalım. Bir süre ölümüne sevmişsiniz, ama terk edilmiş veya ihanete uğramış olabilirsiniz. Müthiş bir hayal kırıklığı yaşarsınız. Ama bitmiştir her şey. Artık çaresizsiniz ve unutacaksınız.

Çok sevmişsiniz, her şey yolunda gidiyor, evlilik hazırlıklarına bile başlamışsınız. Ama, sizi ölüm ayırmış olabilir. Eliniz kolunuz bağlanır, duadan başka yapacağınız bir şey yoktur.

Ya da yukarıdaki gencin durumunda olduğu gibi, siz ona vurulursunuz, ama o size ilgisizdir. Belki de baştan bir süre ümit vermiş, sonra sırtını dönmüştür. Unutmak kaçınılmazdır.

Bütün yolları denemiş, her şeyi yapmış, ama almaya bir türlü muvaffak olamamışsınızdır. Hadi; kız veya erkek sevdiğiniz beklese bir ümidiniz olur. Ya o da isteyerek veya baskı sonucu evlenmişse, yapacağınız bir şey yoktur. Tek çare unutmaktır.

Buradaki verdiğim örnekler, sizin durumunuzla bire bir örtüşmeyebilir. Hatta bu verdiğim misaller de sübjektiftir. Yani size göre bu durumlarda da unutmak ille de gerekli olmayabilir. Ama, kişilerin içinde bulunduğu şartlara göre unutmanın kaçınılmaz olduğu durumlar vardır. Bu yüzden birkaç unutma formülünü öğrenelim.

Unutma formülleri

İşte "Mutlaka unutmam gerek" dediğiniz durumlar için şu önerilerimi dikkate alın:

1. Öncelikle sizin mutlu olabilmeniz için bir dizi şart gereklidir. Eski sevgilinizin de bunlardan sadece biri olduğunu düşünün. Onun gitmesiyle kıyamet kopmaz, hayat yine devam eder.

2. Kendinizi sevin, önemseyin, değer verin. Sizin dünyanızın direği, yine sizsiniz. Siz olmazsanız, zaten sizin sevdiklerinizin ve sizi mutlu edecek şeylerin önemi yoktur. Çünkü bunlar sizin varlığınıza bağlıdır. O halde yıkılmayın, dik durun, kendinizi bırakmayın.

3. Onu hatırlatacak ne varsa uzak durun. Eğer mektup, resim gibi hatıralar veya size verdiği hediye eşyalar varsa, onları yok edin. Tabii bunu hastalık, ölüm vb. durumlarda değil, ihanet, vefasızlık gibi durumlarda yapın.

4. Onu hatırlatacak yerlerden hemen uzaklaşın. Ortak zevkiniz olan film, kaset, şarkı varsa izlemeyin, dinlemeyin.

5. Sizi üzecek, acı verecek şarkı, türkü ne varsa ilgilenmeyin. Aşk yüklü müziklere kulağınızı kapatın.

6. Sakın ola ki, derbederliği, boş vermişliği, aylaklığı, pejmürde bir hâli tercih etmeyin. Aksine, "Yıkılmadım, ayaktayım" mesajı verin. Okula gidiyorsanız dersinizi, çalışıyorsanız işinizi ihmal etmeyin.

7. Hemen bir psikiyatriste gidin, içinizi dökün. Çünkü, bu tür hayal kırıklıklarından sonra depresyon olabilir. Hemen tedbirinizi alın. Yangın büyümeden söndürün. Belki rahatlatıcı bir ilâç verecektir, belki tavsiyelerde bulunacaktır. Büyük bir titizlikle dediklerini uygulayın.

8. Bu süreçte intiharı falan düşünmeyin. Dünyanıza ve ahiretinize yazık etmeyin. Kendinize ve ailenize acıyın.

9. Derhal bir seyahate veya tatile çıkın. Okuyorsanız da, çalışıyorsanız da izin alın. Rapor ve benzeri formüller bulun. İyi bir tatil, iyi bir seyahat sizi rahatlatacak, acınızı hafifletecek ve onu unutmanıza yardım edecektir.

10. "Gözden ırak olan, gönülden ırak olur" sözü, meselemize tam oturuyor. Nasıl olsa görmüyorsunuz, konuşmuyorsunuz, onu hatırlatacak şeylerden uzaksınız. Göreceksiniz, kesinlikle unutacaksınız. Ancak ikide bir aklınıza gelecek. Çözüm, kendinizi ve zihninizi meşgul etmektir. Bunun için sizi oyalayacak ne varsa yapın. Söz gelişi, ilgilendiğiniz bir sanat dalı varsa üzerinde yoğunlaşabilirsiniz. Gazete, dergi, roman okuyarak farklı ilgi alanlarına yönelebilirsiniz.

11. Tüm bunların başarılı olabilmesi için eksiksiz ve titizlikle uygulamanız şarttır. Yapacağınız bir ihmal ve yanlış, sizi tekrar başa döndürecektir.

12. Allah'ın sabır ve tahammül vermesi için dua edin. Sevgi ve aşk, Rabbimizin isimlerini zikredin. Arkasından, "Ya Rabbi, bana sabır ve tahammül ver. Kalbimden onun sevgisini ve ilgisini al, Senin, sevdiklerinin ve razı olacağın kimselerin sevgisini koy" diye dua edin.

Kaynak: Cemil Tokpınar, Gençlik ve Aşk, Nesil Yayınları.


CEMİL TOKPINAR