Teşekkür edenler Teşekkür edenler:  0
Beğenenler Beğenenler:  0
Beğenmeyenler Beğenmeyenler:  0
Sayfa 17 Toplam 31 Sayfadan BirinciBirinci ... 7151617181927 ... SonuncuSonuncu
161 den 170´e kadar. Toplam 302 Sayfa bulundu

Konu: Sahabe-i Kiram (Soru - Cevap)

  1. #161
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 26.09.06
    Yer: Oradan
    Mesajlar: 5.630
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: Sahabe-i Kiram (Soru - Cevap)

    nurrumeysa yazdı:
    Elinde kazma, kendisi için mezar kazmaya giden kimseye Hz. Ebubekir (r.a.) ne
    söylemiştir
    Kabri kendine hazırlama, kendini kabre hazırla”

    ne güzel bi söz
    Allah onların şefaatlerinden ayırmasın

  2. #162
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 26.09.06
    Yer: Oradan
    Mesajlar: 5.630
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: Sahabe-i Kiram (Soru - Cevap)

    Ölümünde Rahmanı arşı titreyen sahabe kimdir?

    Bunu bi arkadaşın çok iyi bilmesi gerekir

  3. #163
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 26.09.06
    Yer: Oradan
    Mesajlar: 5.630
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: Sahabe-i Kiram (Soru - Cevap)

    Abdullah Akbulak - Sahabeler

    http://dosyam.net/?id=lkvq9b

    İndir

  4. #164
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 20.10.06
    Mesajlar: 2.187
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: Sahabe-i Kiram (Soru - Cevap)

    S.A

    Sa'd bin Muaz ALLAH KENDİLERİNDEN RAZI OLSUN.BİZLERİ ŞEFAATLARINA MAZHAR EYLESİN.

  5. #165
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 26.09.06
    Yer: Oradan
    Mesajlar: 5.630
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: Sahabe-i Kiram (Soru - Cevap)

    Allah razı olsun kardeşim

    Abdullah Akbulak - Sahabeler

    http://dosyam.net/?id=lkvq9b

    İndir

  6. #166
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 20.10.06
    Mesajlar: 2.187
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: Sahabe-i Kiram (Soru - Cevap)


    * Evladınıza ilim öğretiniz, vakıa küçüktür, ilerde büyük olur.

    * Bir kavmin küçüğü fakir olsa da ilim sahibi olursa büyüktür.

    sözlerinin sahibi olan ve hz.aişeden hadis rivayet eden sahabe.

  7. #167
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 28.10.06
    Mesajlar: 7.372
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: Sahabe-i Kiram (Soru - Cevap)

    mk5834 yazdı:

    * Evladınıza ilim öğretiniz, vakıa küçüktür, ilerde büyük olur.

    * Bir kavmin küçüğü fakir olsa da ilim sahibi olursa büyüktür.

    sözlerinin sahibi olan ve hz.aişeden hadis rivayet eden sahabe.

    S.A.
    KARDEŞİM..

    URVE BİN ZÜBEYR BİN AVVAM R.A.

  8. #168
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 28.10.06
    Mesajlar: 7.372
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: Sahabe-i Kiram (Soru - Cevap)

    Ordunun hareket vakti gelince hiç dönmeyecekmiş gibi hanımına veda etti, sonra kıbleye yönelip şöyle dua etti: "Allah'ım! Bana şehitlik ver. Beni şehitliği kaybetmiş olarak aileme döndürme." Savaşın kızışıp müşriklerin Resulullah (s.a.s.)'i kuşattığı sırada o tek ayağı üzerinde sıçrayarak cihada devam ediyordu. Oğlu Hallad'la beraber Resulullah (s.a.s.)'i koruyan müminlerin ön safında çarpışırken bir taraftan da: "Ben cenneti istiyorum, ben cenneti istiyorum" diyordu. Derken ikisi de şehid olup cenneti garantileyenlere katıldılar.


    KİMDİR BU SAHABE..

  9. #169
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 20.10.06
    Mesajlar: 2.187
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: Sahabe-i Kiram (Soru - Cevap)

    [big]Amr ibnu Cemuh[/big],

    cahiliyede Yesrib ileri gelenlerinden, Celemeoğullarının efendilerinden, Medine cömertlerinden, karakter sahibi biriydi.

    Cahiliye devrinde soylu kişilerin evlerinde put bulundurma adeti vardı. Bunu her sabah ve akşam puttan uğur dilemek, törenlerde kurban kesmek, saygı duruşunda bulunarak felaket anlarında sığınmak vb. şeyler için yaparlardı. Amr'ın putu da Menat idi. Onu kaliteli bir ağaçtan yapmıştı. Saygıda kusur etmez, ona en güzel kokuları sürerdi.

    Mus'ab ibnu Umeyr (r.a.)'ın Medine'ye davetçi olarak gelmesinden kısa bir zaman sonra insanların bir çoğu İslam'a girdiler. O sırada altmış yaşını geçmiş olan Amr ibnu Cemuh'un oğulları Muavvez, Muaz, Hallad ve eşi Hind de ondan gizli bir şekilde iman ettiler.

    Kocası ve ondan başka birkaç kişinin dışında kimsenin şirkte kalmadığını gören Hind (r.a.) sevip saydığı kocasının şirk üzere kalmasını asla isteyemezdi. Amr ibnu Cemuh ise çocuklarının atalarının dininden çıkıp Müslüman olmalarından korkuyordu. Karısına: "Hind, çocukları sakın şu Mus'ab'la görüştürme" dedi. Kadın: "Olur ama o adamın anlattıklarını oğlun Muaz'dan dinlemek ister misin?" dedi. O: "Vay be haberim yokken Muaz da mı dinden çıktı?" diye sordu. Hind: "Hayır, Mus'ab'ın bazı toplantılarına katılıp söylediklerinden bazılarını öğrenmiş" cevabını verdi. Amr: "Muaz'ı bana çağır" dedi. Muaz babasının huzuruna gelip ona Fatiha suresini okuyunca, aralarında şu konuşma geçti:

    -Bu söz ne kadar şahane, ne kadar güzel. Bütün sözleri böyle mi?

    -Hepsi birbirinden güzel babacığım! Sen de ona biat eder misin? Halkın tamamı ona biat etti.

    -Menat'a danışmadıkça bir şey yapmam. O ne derse öyle yaparım.

    -Babacığım Menat konuşmaz ki onun dili ve aklı yok. O sadece bir ağaç.

    -Sana söyledim ona danışmadan atalarımın dininden vazgeçmem.

    Derken Amr ağaçtan yontma putun huzuruna geçip saygıyla fikrini sordu. Cevap alamayınca da onu kızdırdığını zannedip bir kaç gün öfkesinin dinmesini beklemeye karar verdi. Bu esnada çocukları da düşünmeye başladılar. Derken putu alıp Selemeoğullarının tuvalet çukurlarından birine attılar.

    Amr buna çok hiddetlendi arayıp putu buldu. Temizleyip kokular sürdü ve aynı yerine koydu. Aynı durum günlerce tekrar etti derken en son gün Amr, Menat'ın boynuna kılıcını astı ve: "Ey Menat! Bunları sana kimin yaptığını bilmiyorum. Eğer sen de hayır varsa işte kılıç kendini koru" dedi. Ancak aynı durum o gece de tekrarlanınca artık onu tuvalet çukurundan çıkarmadı ve: "Vallahi sen tanrı olsaydın bir tuvalet çukurunda olmazdın" dedi ve İslam'a girdi. Amr İslam'ı tanıdıkça cahiliyede geçen dakikaları için pişmanlık gözyaşları döküyordu. Artık o da iman ve İslam'ın fedakar bir hizmetçisi, davanın yılmaz bir bekçisiydi her mümin gibi.

    Uhud savaşı için cihada çağrı yapıldığında üç oğlu gibi Amr ibnu Cemuh da cihad için hazırlanmaya başladı. Halbuki Amr (r.a.) o anda çok yaşlı ve bir ayağı tamamen sakat idi. Bu yüzden çocukları onun mazur olduğunu anlatıp cihada katılmamasını istediler. Bunun üzerine baba oğullarını şikayet için Resulullah (s.a.s.)'in huzura çıktı ve: "Ey Allah'ın Resulü, şu benim oğullarım topal olduğumu bahane ederek beni bu hayırlı işten alıkoymak istiyorlar. Vallahi ben topallığımla cennete girmek istiyorum" dedi. Resulullah (s.a.s.) oğullarına: "Ona engel olmayın. Herhalde Allah (c.c.) ona şehitlik verecek" buyurdu.

    Ordunun hareket vakti gelince Amr (r.a.) hiç dönmeyecekmiş gibi hanımına veda etti, sonra kıbleye yönelip şöyle dua etti: "Allah'ım! Bana şehitlik ver. Beni şehitliği kaybetmiş olarak aileme döndürme." Savaşın kızışıp müşriklerin Resulullah (s.a.s.)'i kuşattığı sırada o tek ayağı üzerinde sıçrayarak cihada devam ediyordu. Oğlu Hallad'la beraber Resulullah (s.a.s.)'i koruyan müminlerin ön safında çarpışırken bir taraftan da: "Ben cenneti istiyorum, ben cenneti istiyorum" diyordu. Derken ikisi de şehid olup cenneti garantileyenlere katıldılar.


  10. #170
    Forum Üyesi
    Durum: Çevrimdışı
    Üyelik Tarihi: 20.10.06
    Mesajlar: 2.187
    Teşekkür ve Beğeni

    RE: Sahabe-i Kiram (Soru - Cevap)

    s.a

    Dört yaşındayken Kur'ân-ı kerîmi ezberledi. Yedi yaşında hadîs-i şerîf yazmaya başladı. Zührî, Şa'bî, Amr ibni Dînâr, Abdullah bin Dînâr gibi büyük âlimlerden hadîs-i şerîf rivâyet etti. Babası tarafından Mekke-i mükerremeye götürüldü. Orada yerleşti. İmâm-ı A'zam Ebû Hanîfe ile görüşüp sohbet etti.Yetmiş defâ hac yaptı. Fıkıh ilminde İmâm-ı Şâfiî hazretlerine ders verdi. Kendisinden İmâm-ı A'meş, Süfyân-ı Sevrî, İbn-i Mübârek, İmâm-ı Şâfiî, Ahmed bin Hanbel gibi zâtlar hadîs rivâyet ettiler.



    Hâfızası fevkalâde kuvvetli olduğundan yanında kitap bulundurmazdı. Kendisinden rivâyet edilen hadîs-i şerîflerin sayısı 7000 civârındadır. Sika, güvenilir, hâfız (râvileri ile birlikte yüz bin hadîs-i şerîfi ezbere bilen), fıkıhta, tefsîrde derin âlim ve dinde sözü senet, mutlak müctehid ve mezheb sâhibi bir imâmdır. Mezhebi zamanla unutulup, mensubu kalmamıştır. Haram ve şüphelilerden kaçması son derece fazlaydı. Rivâyet ettiği hadîs-i şerîflerin sahîh olduğunda, icmâ, sözbirliği vardır. Tâbiînin büyüklerinden 87 zât ile görüşüp, 70'inden hadîs-i şerîf dinlemiştir. Mekke-i mükerremede, hadîs-i şerîfleri ilk defâ toplayıp tasnif eden bu zâttır. Sahîh-i Buhârî'nin ilk sayfasındaki; "Ameller ancak niyetlere göredir..." hadîs-i şerîfinin râvilerinden biri de Süfyân bin Uyeyne'dir. (Muhaddis-ul Harem) "Mekke'nin hadîs âlimi" ünvânına lâyıktı. Et-Tefsîr ve El-Câmî adında iki eseri vardır.


    kimdir bu büyük sahabe


Sayfa 17 Toplam 31 Sayfadan BirinciBirinci ... 7151617181927 ... SonuncuSonuncu

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu anda 5 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 5 misafir)

Benzer Konular

  1. tecvitli namaz sureleri
    Konu Sahibi ismaile Forum Kuran-ı Kerim
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 17-03-2009, 23:26
  2. BANA YALAN SÖYLEDiN ANNE !!!
    Konu Sahibi Gülüşü Yaralı Forum Şiirler
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 15-03-2009, 14:20

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu açma yetkiniz yok
  • Cevap yazma yetkiniz yok.
  • Eklenti yükleme yetkiniz yok.
  • Mesajınızı değiştirme yetkiniz yok.
  •