PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : ÇOCUK SAHİBİ OLANLARA VE OLACAKLARA...



gunahkar_8174
29-04-2007, 17:48
ÇOCUK SAHİBİ OLANLARA VE OLACAKLARA...

SUSMAK VE ÖĞRENMEK
Bir gün susmayı öğrendim. Öyle bir sustum ki belki sonsuza kadar
susacaktım.
Çünkü susmak benim küçücük dünyamda babamla kurduğum iletişim
tarzıydı. Babam akşamları eve yorgun dönerdi. Ben bütün gün evde
sıkılır onun gelişini iple çekerdim.
Daha o kapıdan girer girmez boynuna atılır onunla oynamak isterdim.
Babam sarılır, öper sonra da, hadi odana git, derdi. Yemek
hazırlanınca annem çağırır bu defa masada bir araya gelirdik
babamla.Onlar annemle konuşurken ben araya girer, sesimi
duyuramayınca da bağırırdım. Babam sinirlenir, 'Bütün gün insanlara
kafa patlatmaktan bunaldım, birde sen kafamı ütüleme!' derdi. Annem
de 'Bütün gün zaten seninle uğraştım, bir çift laf da mı
konuşturtmayacaksın babanla?' diye
çıkışır, beni odama gönderirdi.
Çaresiz bir şekilde boynumu büker odama yani hapishaneme doğru yol
alırdım. Babam arkamdan, 'Bizim bir odamız bile yoktu, her şeye
sahip, hâlâ ne istiyor anlamadım.' diye bağırmaya devam ederdi.
'Keşke benim de bir odam olmasaydı, keşke bizim de evimiz bir odalı
olsaydı da hep birlikte otursaydık' derdim içimden; ama yüksek
sesle söylemeye cesaret edemezdim.
Yemekten sonra babam kanepeye uzanır, eline kumandayı alır,
televizyon seyrederdi. Beni yanına çağırır biraz severdi. Onun
izleyeceği önemli birşey varsa
beni adeta yerimden bile kıpırdatmazdı. Azıcık hareket edip koşup
oynamaya çalışsam oda hapsim yeniden başlardı. Bir gün anladım ki
susunca babamla daha iyi anlaşıyoruz. Bu defa susarak yapabileceğim
oyunlar geliştirmeye başladım. Önce resim yaparak başladım işe.
Babam çizdiğim resimleri çok beğeniyor; 'Bak, böyle uslu uslu oyna
işte.' diyordu. Babam bazen göz ucuyla bakıyor, resimle ilgili bir
şey sorsam afallıyordu. Ama bana kızarak beni artık odama
göndermiyordu.
'Son günlerde ne de akıllandı benim oğlum.' diye komşulara
anlatıyordu annem halimi.
Resimlerim arttıkça ortalık dağılmaya başladı. Annem 'Odanı
topla!'diye odama kapattığında işe nereden başlayacağımı
bilemiyordum.
Ben bunlarla uğraşırken zaman geçiyor; ama odamı toparlamayı
beceremiyordum. Annem odama gelip 'Bak sana resim yapmayı
yasaklayacağım.' dedi bir gün. Susuyor olmamı usluluk olarak
değerlendiren ailem resim yapmayı da elimden alırsa ben ne
yapacaktım?

Bu düşüncelerle bir aile tablosu yaptım. Babam eve gelince uygun
zamanı kolladım. Her zamanki gibi yemekler yendi, odaya geçildi.
Babam oturur oturmaz çizdiğim resmi getirdim. Babam baktı. Hım,
dedi 'Çok güzel olmuş.Bu adam benim herhalde.' dedi.
Ben 'Hayır o adam değil, bu çocuk sensin.'dedim. O 'Hayır, bu adam
benim, bu çocuk sensin, bu küçük kız da arkadaşın.'dedi.
Ben yine 'Hayır, o büyük adam benim, bu küçük adam sensin, bu küçük
kız da annem.' dedim.
Babam benimle uğraşmaktan vazgeçip: 'Peki neden bizi küçük çizdin?'
dedi. Heyecanla başladım anlatmaya.Ben büyüyüp adam olacağım. İş
bulup çalışacağım. Siz yaşlanıp küçüleceksiniz. Beliniz bükülecek,
komşumuz Ahmet amca ile Ayşe teyze gibi küçücük kalacaksınız. Ben
işten geldiğimde yorgun olacağım. Siz benimle konuşmaya
çalıştığınızda işyerinde kafam şişmiş olacağından sizi duymayacağım
bile. Siz benimle bir şeyler paylaşmak istediğinizde 'Hadi odanıza
çekilin de kafa dinleyeyim.' diyeceğim. Ve bir de bağıracağım 'Her
şeylerini alıyorum. Sıcacık odaları da var, daha ne istiyorlar'
diye.

Annemle babamın gözleri fal taşı gibi açılmıştı. Duyduklarına
inanamıyorlardı. Bana sarılıp beni öyle içten bir okşayışları vardı
ki sonsuza kadar konuşsam hiç bıkmadan dinleyecekler gibiydi

Farkında' Olmalı İnsan...Kendisinin, Hayatın Olayların, Gidişatın
Farkında Olmalı