PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : CUMA HUTBESİ



by_cansuyu
12-01-2007, 14:42
İL : KARAMAN
AY-YIL : OCAK 2007
TARİH :12/01/2007 (2 Hafta)




Furkan 47

ZAMAN EN BÜYÜK SERMAYEDİR

Muhterem Müslümanlar;
Zaman, Allah’ın insana bahşettiği en büyük nimetlerden biri olup, önemli olan bu nimetin kadrini bilmek suretiyle değerlendirmektir. Zamanı değerlendirmek onu ölçülü ve bilinçli kullanmakla olur. Bunun yolu da zamanı iş, ibadet ve istirahat saatlerine bölerek bir disiplin dahilinde zamanı iyi kullanmaktan geçer.

Yüce Allah kelâmında
“Sizin için geceyi örtü, uykuyu istirahat kılan, gündüzü de dağılıp çalışma (zamanı) yapan, O’dur.” buyurmuştur. Ömrümüz sınırlı ve sonlu olduğundan, sınırsız ve sonsuz mükafatları kazanabilmenin ve dünya hayatında başarılı olabilmenin yolu, zamanı doğru ve verimli kullanmaktan geçer.

Muhterem Mü’minler;
Kaybedilen bir çok şey zamanla telafi edilebilir. Kaybedilen servetler yeniden kazanılır, ayrılanlar tekrar kavuşur. Fakat giden zaman asla geri dönmez. Onun için her şeyden değerli olan bu sermayemizi, nereye harcadığımıza dikkat edelim. Niçin yaşadığımızı bilip, kendimiz ve ailemiz için kısa ve uzun vadeli planlar yapıp geleceğe hazırlanalım. Dünyamıza ve ahiret hayatımıza faydası olmayan şeyleri zaman sermayemizden harcarken dikkatli davranalım. Hayatımızın dakikalarını ucuza harcamayalım.

İbn Ömer (R.A.) anlatıyor; “Resûlüllah (S.A.V) omzumdan tuttu ve; “Sen dünyada bir garip veya bir yolcu gibi ol. Akşama erdin mi,

sabahı bekleme, sabaha erdin mi, akşamı bekleme. Sağlıklı olduğun sırada hastalık halin için hazırlık yap. Hayatta iken de ölüm için hazırlık yap.” diye buyurdu.

Aziz Kardeşlerim;
Yüce Allah bize değerli bir ömür bahşetmiştir. Bu bakımdan hayatımızın kıymetini bilerek zamanımızı ona göre değerlendirelim. Zaman gibi en büyük sermayeyi Allah’a kulluk bilinci ile insanlığa hizmet ve fayda yolunda harcayalım. Gelecek nesillerimize de bu duyguyu aşılayarak, zamanlarını en iyi şekilde değerlendirmeleri için üzerimize düşen görevi yerine getirelim.

Hutbemizi konuyla ilgili bir Hadîs-i Şerif mealiyle bitirmek istiyorum. “Resûlüllah (S.A.V) yere bir çizgi çizdi ve; “Bu insanı temsil eder”, sonra bunun yanına ikinci bir çizgi daha çizerek; “Bu da ecelini temsil eder” buyurdu. Ondan daha uzağa bir çizgi daha çizdikten sonra; “Bu da emeldir” dedi ve ilâve etti: “İşte insan daha böyle iken (yani emeline kavuşmadan) O’na daha yakın olan (eceli) ansızın geliverir.”